Life in a Day 2020
2010 yılında yönetmen Kevin Macdonald bu projeye giriş yaptı. Bir çok insan bu projeye katılarak, video klipleri gönderdi.
Life in a Day 2020

2010 yılında yönetmen Kevin Macdonald bu projeye giriş yaptı. Bir çok insan bu projeye katılarak, video klipleri gönderdi.
Bu olaydan 10 yıl sonra Kevin MacDonald tekrar bu görevi üstlendi dünya çapında herkesten video klipleri istedi.
Barış Özcan sayesinde bu projeyi tekrar hatırladım 2020'de. 2010'da ki ilk versiyonunu çok önceleri izlemiştim, ama çocuktum o zamanlar. Bende bir klip göndermeye karar verdim. Tüm gün göndermeye değer bir şeyler aradım ama o gün çok sade bir gün geçirmiştim. Üstelik pandemi nedeniyle de evde kalmayı tercih ediyordum. (Hala da ediyorum, evde kalın!) Gün sonunda nihayet kısa da olsa bir klip çekip düşüncelerimi ifade ederek bu klibi istenen kişilere e-mail attım. Bu belgeselin içinde yer alabilmek isterdim :)
Gel zaman git zaman, bu belgesel aklımdan çıkmıştı. Şubata girmeden 2 gün önce bir e-mail aldım, Life in a Day hakkındaydı. Şaşırdım ve heyecanlandım, çünkü izlemeyi çok istiyordum. Sayıyı tam olarak hatırlamıyorum ama 300 000'den fazla video klip gönderilmiş. Tabii ki her birini kullanamayacakları için düzenleyerek, seçerek ve gerçekten ilgi göstererek bu filmi ortaya çıkarmışlar.
Gelelim belgeselimize. İnanılmaz güzeldi. Gerçekten beklentimin de üstündeydi. Kendinizden bir parça bulmamak imkansız. Aşk, sevgi, öfke, sinir, hüzün ve dahası belgeselin içindeydi.
Öyle hayatlar, öyle karakterler varmış ki dünyada dedirtiyor sizlere. Küçücük şeylerle mutlu olabilen insanlar, ellerinde her şey olsa bile mutlu olamayan insanlar… Hayatı bir film gibi düşünüp senaryosuna göre yaşayanlar… İnançları için çalışanlar… Doğa ile iç içe yaşayan, hayvanlar ile ilgilenenler… Fikirlerini savunup, protesto edenler… Sahip olduğu sevgi için çatılara çıkanlar… Pandemi nedeniyle her şeyini kaybetmesine rağmen tutkusunu kaybetmeyenler… Sevdiklerini kaybedenler… Yeni, küçük, tatlı mı tatlı bebeklere sahip olan anneler, babalar… Sevdikleriyle vakit geçirenler… Sırf gösterebilmek adına o trenleri sayan çocuk… Harikaydı.
Gerçekten gözlerimin dolduğu anlar oldu, sevinçten çokça sırıttığım da. İnsan olduğumuzu hatırlamak adına çok güzel ve kaliteli bir yapım olmuş. İşin en iyi tarafı bu bir senaryo değil, gerçek yaşam. Hayatın ta kendisi.
İşini yaptığı için ona kızan insanlara sitem eden bir polis memuru vardı, arkadaşının dertlerini dinlerken bunu kameraya alıp ona fark ettirmeden kayıt eden bir genç vardı. Sokak sokak gezen bir ayakkabı tamircisi, kötü davranılan bir temizlikçi vardı. Drone koleksiyonu olan bir abimizin sözlerinde bir tutku vardı. Oğlunu kaybeden bir anne, kardeşiyle vakit geçiren bir ağabey, karısından kalan köpeğiyle bizlerin karşısına çıkan bir abimiz vardı.
Ben bu belgeselden şunu çıkarıyorum; İnsan olmak bu dünyada ki en güzel şey. İyisiyle kötüsüyle, gülmek ve ağlamakla, her şeyle. Ben şunu öğrendim ki; anın tadını çıkarmakta fayda var. Gülüyorsak içten gülmeliyiz, üzüntülüysek derinden üzülmeliyiz. Bizler hep beraber yaşayan aynı tür varlıklarız.
Hayat onu kötüye kullanıp boşa harcanamayacak kadar kısa…
Originally published at https://www.itstillyagiz.com on February 14, 2021.
메타데이터
- post_id
- cbd84f9fdfd3
- slug
- life-in-a-day-2020-cbd84f9fdfd3
- url
- https://medium.com/@itstillyagiz/life-in-a-day-2020-cbd84f9fdfd3
- canonical_url
- https://medium.com/@itstillyagiz/life-in-a-day-2020-cbd84f9fdfd3
- author_url
- https://medium.com/@itstillyagiz
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-31 18:50:38