← Back to list

AB Tasarım Hukukunda Yeni Dönem: Delegated Regulation Taslağı Üzerine Bir Değerlendirme

Giriş

Ömer Faruk Altındağlı · 2025-11-15 14:07 · 0 claps · 4.6 min read
#law #design #european-union #euipo #turkish
Open on Medium ↗
Wiki topics: DSN · Design · General ⚖️ · Law & Justice 📊 · Economic Policy

AB Tasarım Hukukunda Yeni Dönem: Delegated Regulation Taslağı Üzerine Bir Değerlendirme

Giriş

Avrupa Birliği tasarım hukukunda köklü bir yenilenme sürecine girdi. 2024 yılında kabul edilen değişikliklerle tasarım düzenlemelerinin hem teknolojik dönüşüme hem de sektörün hızına ayak uydurması zorunluluk hâline geldi. Bu kapsamda yayımlanan Delegated Regulation taslağı yalnızca teknik değişikliklerden ibaret olmayan tasarım başvurularından hükümsüzlük prosedürlerine, iletişim yöntemlerinden süre yönetimine kadar pek çok temel alanda etkisini gösterecek kapsamlı bir düzenleme niteliği taşıyor. Tasarım hukuku ile marka hukukunun uyumlaştırılması yönünde uzun süredir beklenen adımlar, bu taslakla birlikte somut bir çerçeveye oturmuş durumda.

Tasarım Temsilinde Yeni Esneklik

Tasarım başvurularındaki temsil unsuruna ilişkin getirilen değişiklik imkânı taslaktaki en çarpıcı yeniliklerden biri. Tasarım temsilinin niteliği AB tasarım hukukunda ciddi bir önem taşımaktadır. Çünkü tasarımın koruma kapsamı, doğrudan temsil üzerinden belirlenir. Bu nedenle küçük bir hata bile hem hukuki belirliliği etkileyebilir hem de başvuru sahibini gereksiz bir hükümsüzlük riskiyle karşı karşıya bırakabilir.

Bu noktada taslağın Madde 1(1) hükmü dikkate değer bir yenilik getiriyor:

“an indication of the features to be amended and of the view or views to be amended or withdrawn” “değiştirilecek özelliklerin ve değiştirilecek veya geri çekilecek görünüşlerin belirtilmesi”

Bu düzenleme, özellikle çoklu görünüşle yapılan tasarım başvurularında küçük görsel hataların başvuruyu tümden sakatlamasını engelleyerek pratik bir esneklik sağlıyor. Tasarımın karakteristik özelliklerine dokunmadığı sürece temsil üzerindeki bazı görüntülerin geri çekilebilmesi kabul edilecek. Bu yaklaşım, marka hukukundaki değişiklik/geri çekme rejiminin tasarım hukukuna uyarlanması bakımından da dikkat çekici.

Hükümsüzlük Başvurularında Netlik ve Sistematik Yaklaşım

Hangi bilginin ve delilin nasıl sunulması gerektiği önceki düzenlemelerde ve uygulamada zaman zaman yoruma açık kalıyordu. Taslak, hükümsüzlük başvurularında netliği artırmak adına ayrıntılı bir çerçeve sunuyor. Özellikle Madde 2(1) hükmü bunu açıkça tanımlamaktadır:

“a reasoned statement setting out the facts, evidence and arguments” “olguları, delilleri ve hukuki argümanları içeren gerekçeli açıklama”

Delillerin sunulmasında dijital kaynaklara atıf yapılabilmesi ise daha modern bir imkan sunuyor. Madde 2(3) bu konuda:

“evidence… may be provided by making reference to an online source recognised by the Office” “deliller, Ofis’in tanıdığı çevrimiçi kaynaklara atıf yapılarak sunulabilir”

Bu düzenleme ile ulusal hukuk hükümlerinin, tescil belgelerinin veya önceki tasarım-referanslarının internet bağlantısı üzerinden sunulmasını mümkün hâle geliyor. Bu da hem dosya miktarını küçültüyor hem de süreçleri hızlandırıyor. Özellikle avukatlar açısından delil sunumunun sadeleşmesi, hazırlık sürecinde ciddi bir kolaylık sağlayacaktır.

Admissibility (Hükümsüzlük) Aşamasının Yeniden Tasarlanması

Taslak ile hükümsüzlük başvuruları kabul edilebilirlik (admissibility) aşamasında daha öngörülebilir bir çerçeveye kavuşuyor. EUIPO’nun, eksiklikleri başvuru sahibine bildirme ve tamamlama için süre verme yükümlülüğü Madde 5(2) hükmünde şöyle düzenleniyor:

“the Office shall… require the applicant to remedy the deficiencies within a period of two months” “Ofis, başvuru sahibindne eksiklikleri iki ay içinde tamamlamasını talep eder”

Bu mekanizma, eksikliklerin usul ekonomisi ilkesine uygun biçimde giderilmesine olanak tanıyor. Çeviri eksiklikleri ve delilin niteliğine ilişkin düzenlemeler de başvuruların gereksiz şekilde reddedilmesini engelleyen bir güvenlik mekanizması oluşturuyor.

Yalnızca Sessiz Tasarım Sahipleri İçin Hızlandırılmış Prosedür

Taslakta yer alan bir diğer dikkat çekici yenilik, tasarım sahibinin hükümsüzlük talebine hiç yanıt vermediği durumlarda uygulanacak hızlandırılmış inceleme yöntemidir. Bu yaklaşım Madde 7 hükmünde şöyle ifade ediliyor:

“the Office shall rule on the invalidity as a matter of priority” “Ofis hükümsüzlüğe öncelikli olarak karar verir”

Bu mekanizmanın başvuru sahibinin talebiyle tetiklenememesi, suiistimal riskini azaltan bilinçli bir tercihdir Buna göre sistem, çekişmesiz olduğu belirlenen dosyaların hızlı sona erdirilmesini hedefliyor. Tasarım sisteminin tescil sonrası denetim (ex post) süreci düşünüldüğünde bu yenilik hukuka aykırı tescillerin daha hızlı ayıklanmasını sağlayacak.

Marka Hukuku ile Uyumlanma ve EUIPO Uygulamalarında Teklik

Delegated Regulation taslağı yalnızca tasarım hukukunu düzenlemekle kalmıyor; aynı zamanda AB marka hukukuyla uyumlu bir usul sistematiği oluşturuyor. Temyiz süreçleri, delil toplama yöntemleri ve sözlü yargılama usulleri, büyük ölçüde EU Trade Mark Delegated Regulation 2018/625 ile paralel hâle getirilmiş durumda.

Bu uyum, hem uygulayıcı avukatlar açısından süreci sadeleştiriyor hem de EUIPO’nun iç işleyişinde yeknesaklık sağlıyor. Marka ve tasarım portföyünü bir arada yöneten profesyoneller için sistemin bütünleşmesi önemli bir avantaj yaratıyor.

Tamamen Dijital Bir Prosedüre Geçiş

Taslağın en belirgin modernleşme adımı EUIPO ile taraflar arasındaki iletişimin tamamen dijital hâle getirilmesi ile sağlanmak isteniyor. Bu konuda önemli bir hüküm olan Madde 12'de şöyle deniyor:

“The transmission may be effected by providing electronic access to that document.” “Bildirim, belgenin elektronik erişime açılması yoluyla yapılmış sayılır”

Bu yaklaşım, tebligat kavramının modernize edilerek fiziksel belgeleri devre dışı bırakılmasını sağlıyor. Süre hesaplamaları, elektronik sistem arızaları ve dosya yönetimi gibi tüm süreçler dijital düzlemde yeniden düşünülmüş durumda. Elektronik erişimin bildirim sayılması ile hem işlem hızı artacak hem de taraflar arasındaki iletişim daha şeffaf hâle gelecek.

Türk Hukuku ile Karşılaştırma

AB tasarım taslağı ile Türk tasarım hukuku arasında özellikle temsil değişiklikleri, delil sunumu, hızlandırılmış hükümsüzlük ve dijital bildirim alanlarında belirgin ayrışmalar bulunuyor. AB taslağı daha esnek, dijital ve kullanıcı dostu bir yapıyı benimserken; Türk sisteminin daha katı, daha geleneksel ve temsil değişikliklerine oldukça sınırlayıcı yaklaştığı görülüyor.

Temsil üzerinde “immaterial details” düzeyinde değişiklik yapılması AB hukukunda açıkça mümkün hâle gelirken, Türk hukuku bu değişiklikleri çoğu zaman tescil kapsamını etkilediği gerekçesiyle reddediyor. Benzer şekilde, AB’de delillerin çevrimiçi kaynaklara atıf yoluyla sunulabilmesi açıkça düzenlenmişken, Türk mevzuatında bu yöntem uygulamadan ibaret olup mevzuatta net bir karşılığı bulunmuyor.

Hızlandırılmış hükümsüzlük ve dijital bildirim sistemleri de iki rejim arasındaki farkı derinleştiren unsurlar. AB taslağı çekişmesiz dosyaların hızlı kapanmasını sağlarken, Türk hukukunda böyle özel bir mekanizma yer almıyor. Bildirim bakımından ise AB’nin “erişim sağlanmasını bildirim kabul eden” anlayışı, Türk hukukuna kıyasla çok daha ileri düzeyde bir dijitalleşme modeli sunuyor.

Tasarım Temsilinde Değişiklik AB taslak düzenleme: “İmmaterial details” kapsamında temsil değişikliği yapılabilir; bazı görünümler geri çekilebilir (Madde 1). Türk hukuku: Temsil değişikliği çoğunlukla tescil kapsamını değiştirdiği gerekçesiyle kabul edilmez (SMK m.64; Tasarım Yön. m.12–13).

Delil Sunumu AB taslak düzenleme: Deliller çevrimiçi kaynaklara atıf yoluyla sunulabilir (Madde 2(3)). Türk hukuku: Çevrimiçi atıf uygulamada kabul görse de mevzuatta açık bir hüküm yoktur (SMK m.67–68).

Admissibility / Eksiklik Tamamlama AB taslak düzenleme: Ofis eksiklikleri bildirir ve iki ay süre verir (Madde 5). Türk hukuku: Eksiklik tamamlama bildirimle yapılır; ancak çerçeve AB kadar detaylı değildir (SMK m.64/3; Tasarım Yön. m.11).

Hızlandırılmış Hükümsüzlük AB taslak düzenleme: Tasarım sahibi cevap vermezse “priority examination” uygulanır (Madde 7). Türk hukuku: Böyle bir hızlandırma mekanizması yoktur; cevap verilmemesi süreci otomatik olarak hızlandırmaz (SMK m.77).

Bildirim / Tebligat AB taslak düzenleme: Belgeye elektronik erişim sağlanması bildirim sayılır; tamamen dijital bir model benimsenmiştir (Madde 12). Türk hukuku: Elektronik tebligat sistemi vardır ancak “erişim = bildirim” prensibi açıkça düzenlenmemiştir (ETK; SMK m.76).

Süre Uzaması ve Sistem Arızaları AB taslak düzenleme: Elektronik sistem arızası hâlinde süre kendiliğinden uzar (Madde 22). Türk hukuku: Sistem arızası otomatik süre uzamasına yol açmaz; ancak mücbir sebep çerçevesinde değerlendirilebilir (SMK m.86).

Sonuç: Uyumlu, Dijital ve Öngörülebilir Bir Tasarım Sistemi

Tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, taslak Delegated Regulation’ın AB tasarım hukukunu çok yönlü bir dönüşüme hazırladığı görülüyor. Esnek temsil değişiklikleri, sistematik hükümsüzlük koşulları, hızlandırılmış prosedür, marka hukuku ile uyum ve dijitalleşmiş iletişim modeli tasarım sistemini daha öngörülebilir ve kullanıcı dostu bir yapıya kavuşturuyor.

1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmesi beklenen düzenleme, uygulamada tasarım sahipleri ve hukukçular için daha hızlı ve daha şeffaf bir süreç vadediyor. Tasarım portföyü yöneten işletmelerin ve bu alanda çalışan avukatların süreçlerini yeni sisteme uyumlu hâle getirmesi büyük önem taşıyor.

Yazar: Staj. Av. Ömer Faruk Altındağlı (LinkedIn)


메타데이터
post_id
014c8b3c2dd4
slug
ab-tasarım-hukukunda-yeni-dönem-delegated-regulation-taslağı-üzerine-bir-değerlendirme-014c8b3c2dd4
url
https://medium.com/@faraltin/ab-tasar%C4%B1m-hukukunda-yeni-d%C3%B6nem-delegated-regulation-tasla%C4%9F%C4%B1-%C3%BCzerine-bir-de%C4%9Ferlendirme-014c8b3c2dd4
canonical_url
https://medium.com/@faraltin/ab-tasar%C4%B1m-hukukunda-yeni-d%C3%B6nem-delegated-regulation-tasla%C4%9F%C4%B1-%C3%BCzerine-bir-de%C4%9Ferlendirme-014c8b3c2dd4
author_url
https://medium.com/@faraltin
status
ok
fetched_at
2026-06-24 04:09:36