← Back to list

BES’te Reel Fon Getirileri Raporu: OKS(Otomatik Katılım Sistemi)

Herkese merhabalar,

erkut perek · 2026-02-12 05:27 · 1 claps · 8.6 min read
#bireysel-emeklilik #erkutperek #bespremium #finansal-okuryazarlık #emeklilik
Open on Medium ↗

BES’te Reel Fon Getirileri Raporu: OKS(Otomatik Katılım Sistemi)

BES Premium’un AR-GE ve Raporlama Markası BES Analytics Sunar

BES Premium’un AR-GE ve Raporlama Markası BES Analytics Sunar

Herkese merhabalar,

Kendi adıma ben yaşamın her bir anını bir nedensellik ilişkisi bağlamında değerlendiririm. Hayatta başıma iyi bir şey geldiyse, ben bu olumlu sonucu nasıl aldım, bu çıktıya nasıl eriştim, bu süreçte doğru yaptığım şeyler nelerdi diye bir iç muhasebe yaparım. Elbette amacım başıma gelen tüm bu iyi ve güzel, beni mutlu eden sonuçları sistematize etmeye çalışmak ki kalan hayatımda da daim olsunlar.

Aynı nedenselliği başıma gelen kötü şeyler ve hayatta karşılaştığım olumsuzluklar için de her zaman uygulamayı adet edinmişimdir. Yine aynı şekilde “neden” sorusunu sorar; hiçbir zaman matematik ve felsefe yerine kaderciliğe sığınmam. Madde madde tüm süreci önüme serip, ben nerede hata yaptım diye süreçle ve sonuçla yüzleşirim. Bu mutsuzluğun kaynağı içsel miydi (yani benden mi kaynaklandı) yoksa dışsal mıydı (benim elimde olmayan şartlar, insanlar ve kararlardan), yine detaylı bir muhasebe çıkararak, eğer sorun içsel ise kendi kararlarımı düzeltmeye, dışsal ise sorunu yaratan kaynaktan uzaklaşmaya çalışırım.

Bu metodolojiyi gerek kendi hayatımda, gerekse kişisel ilişkilerimde ve finans piyasalarında çokça kullanmışımdır. Özellikle finans piyasalarında hata, yani kayıplar, genelde içseldir (bireyseldir). Çünkü tüm bu para oyunundaki oyun aslında insanların birbirlerinin paralarını almaya çalışmasına dayalıdır. Sizin karınız başkasının zararıdır. O yüzden para kaybediyorsanız, kararlarınız doğru değildir ve bu sebeple başkasını değil yalnızca kendinizi suçlayabilirsiniz.

Eğer doğru karar alamıyorsanız, tüm bu eğitiminize, emeğinize, bilginize ve tecrübenize rağmen çok ciddi kayıplar yaşarsınız. Diğer sektörlerde çalışan insanlar genelde bizim bu rahat (istediğimiz zaman ekran açtığımız, istediğimiz saatte yatıp kalktığımız, istersek aylar boyunca yurt dışından ülke ülke gezerek fotoğraflar paylaştığımız) toksik hayatın içeriğini çok da bilmeden özenirler. Çünkü insan doğası gereği bir hayal kurarken olumlu yönleri ele alır, çekilen çileleri değil.

Bu tür sohbetlerde her zaman anlattığım şeydir; siz yaptığınız işe göre bir liyakat kazanmak için bir eğitim aldınız, bu eğitimin sonucu bir işe girdiniz, para kazanabilmek için sabah kalktınız işinize gittiniz, orada size ihtiyaç duyulan neyse o alanda bilginizle, emeğinizle ve vaktinizi ayırarak önceden belirlenmiş bir miktar para karşılığında bu hizmeti sundunuz.

Hayatta 4 tip sermaye vardır; BİLGİ, EMEK, ZAMAN VE PARA. Bunların arasında en önemsizi ise sanılanın aksine paradır. Para, bir değer değil, değer taşıma aracıdır ve sermaye sınıfında sayılsa bile aslında neden ve sonuçtur.

En kötü senaryoda bile başınıza gelebilecek şey o sonucu alamamanızdır. Yani, paranızı ödemeyebilirler sadece bu kadar. Evet, emeğiniz ve vaktiniz boşa gitmiş olur, ama bilginiz değil… Bizim sektörde ise gece gündüz bayram, tatil, hafta sonu demeden, günde genelde 14–16 saat çalışarak, tüm bu eğitim, bilgi, emek ve zamanı bir konuya akıtarak alacağımız sonuç para alamamak değil, üzerine para vermek, hatta bir servet ödemek bile olabilir — ki benim de herkes gibi çokça ödemişliğim vardır.

Bir insanın profesyonel finans oyuncusu olduğunu da bu konuşmalarından rahatça anlarsınız. Diğer insanlar genelde finansla alakalı konuşurlarken, istisnasız olarak her zaman falanca vakitte filanca üründen nasıl bir kâr elde ettiklerini konuşurlar. Dikkat edin, asla yaşadıkları kayıpları anlatmazlar, çünkü yine doğası ve psikolojisi gereği insan, kendi ayıplarını/kusurlarını örtmeye meyilli bir canlıdır.

Gerçek finans oyuncuları ise -genelde kahkahalarla- kârlı dönemlerini veya işlemlerini değil; nerede ve nasıl battıklarını, hangi karar veya olay sonucu sıfırı çektiklerini ve bunların nedenlerini anlatırlar. İşte tüm bu yukarıda anlattığım nedensellik ve kararlardan ders çıkarma; onları sistematize edip kötü kararları, süreçlerini (gerçek bir sermaye olan vaktin kaybı) ve sonuçlarını eleme ya da iyi kararları, süreçlerini (performans) ve sonuçlarını elde etme üzerine kuruludur. Para sadece bir sonuçtur. Ama ödül ama ceza olarak…

O yüzden bir finans oyuncusu size sadece nasıl paralar kazandığını anlatıyorsa, bilin ki profesyonel değildir ve hayatını aslında bu alandan geçindirmiyordur. -Hayatım boyunca tek bir finans oyuncusunun bile parasıyla veya parasının alabildikleriyle hava attığını görmemişimdir.- Bir iki kez herkes şanslı olabilir. Ben şahsım adına herkese nasıl 4 defa battığımı -son kertede sigma 6'ya çıktığım “Gümüş’ten” 2 defa (Covid düşüşü) olmak üzere, bir defa kriptolardan (2018), biri de KKM (2021) sebepleriyle- anlatırım ki insanlar ders çıkarsın, ben de şımarıp o hatalı kararları asla unutmayayım diye.

Dolayısıyla finansal piyasalar aslında size para kazandırmak üzerine kurulmamıştır. Sizin paranızı, sizden almak amacıyla kurulmuştur.

O zaman Bireysel Emeklilik Sistemi esasen bir “Sosyal Güvenlik Tamamlayıcısı” ürün müdür? Yoksa “Finansal Bir Araç” mıdır? -çok da yorum katmadan- hep birlikte inceleyelim. Ancak konu biraz uzun; siz de uzun yazıları okumaktan sıkıldığınız için bu yazıyı iki başlık halinde yayınlayacağım. OKS-Otomatik Katılım Sistemi ve Gönüllü BES getirileri olmak üzere. OKS’den bakalım kimler ne servetler yaratmış.

GELİŞME: Metodoloji

Bu sistemi incelemek için esasen bize iki tane veri lazım, öyle çok değil. İlki TEFAS/BEFAS sistemindeki tüm fonların dönemsellik getirilerinin çekilmesi. İkincisi ise bu dönemlerdeki enflasyon verileri;

Bu gayet basit ve erişilebilir iki veri elimizde olunca şunu yapabiliyoruz: OKS sistemi içerisindeki fonlar reelde bize para kazandırmış mı? Yani biz boş yere BES’in bu “emekçi sınıfı” sistemine, her ay yıllar boyu taksit öder gibi maaşımızdan kesilen meblağlarla yatırım yaptığımızı zannederken, bizim paramız aslında artmış mı yoksa erimiş mi?

Hadi, başlayalım. Önce dönemsel olarak inceleyeceğiz, yani tek tek 6 aylık, 1 yıllık, 3 yıllık ve 5 yıllık vadelerde önce enflasyon ne olmuş, her iki veri sağlayıcısı TÜİK ve ENAG’tan bu dönemlerin verilerini çekip sonrasında ortalamalarını (averaj yöntemi) alacağız.

Daha basit anlatayım; Bundan tam 5 yıl önce **1 dolar = 7,04 TL** idi.

  • 100.000 TL = 14.200~ USD yapıyormuş. Bugünse 14.200 USD = 619.120 TL yapıyor
  • Eğer Tüik’in 5 yıllık enflasyonunu (%545) kabul etmiş olsaydık Bizim 100.000TL’nin bugünkü ederi 645.000 TL olması gerekiyormuş
  • Fakat Enag’a göre (%2.630) hesaplarsak iş biraz çığrından çıkıyor çünkü 5 yıl önceki 100.000TL’nin bugünkü değeri 2.730.000 TL olmalıymış
  • Ben de ne yapıyorum, kimseyi kırmamak adına, iki kuruluşun ortalamasını alıyorum yani tablonun en sağ alt köşesindeki 5 yıllık enflasyon konsensüsünü (%1.578,50) Buna göre ise 100.000TL’nin olması gereken rakam 1.687.500 TL

BİR BİLMECE: Bir de finansal okur yazarlığı arttırma namına bir tüyo verelim. Eğer TÜİK veya Enag’ı değil de konsensüs enflasyonu kabul edersek, yani %1.578,50'yi, bizim 5 yıl önceki 14.200 US Dolar’ımız bugün ne olur diye bir reel kur hesaplaması yapmaya kalkarsak sonuç kaç çıkar. Yani bu hesaba göre 1 dolar kaç TL’dir/olmalıdır : ? İpucu: 1.687.500 / 14.200 = ? (+-%10) Not-1: 12 Şubat 2026 — 1 Dolar 43.60~TL Not-2: Aqua blue ve kamyoncu sigarası diye tabir edilen sigaradan içiyorum, atlet giymiyorum L beden t-shirt kafi :)

Nominal-reel getiriyi pekiştirdiğimize göre konuyu çok dağıtmayalım. Ne diyorduk yüksek OKS getirileri... Evet, şimdi de çok basit bir başka şey yapıyoruz. TEFAS/BEFAS’tan, yani Takasbank’tan, resmi BES fon getirilerinin ortalamalarını çekip, OKS fonlarımızın içerisinden ayıklıyoruz ve nominal olarak (enflasyonu düşmeden) getirilerini çıkartıyoruz.

Makul olanı yine TÜİK ve ENAG’ın ortalama enflasyon verilerini alıp şimdi 6 ay, 1 yıl, 3 yıl ve 5 yıllık vadede enflasyon ne olmuş, OKS getirileri ne olmuş onu kıyaslamak:

Son 1 yıllık getiri hariç, durum tam bir hezimet tablosu; onda da reelde 100.000 TL’niz 103.000 TL olmuş, yani OKS fonlarının ağırlıklı ortalaması sadece enflasyonu yenebilmiş son 1 yılda.

Fakat daha vahim soru şu: 5 yıl önce OKS’de biriktirdiğimiz 100.000 TL’nin bugünkü durumu nedir?

Ben Türkçe mealini yine yazayım; Otomatik Katılım Sistemi’nde ağırlıklı ortalama alınarak, yani herkes gibi temkinli ve başlangıç fonlarında kalarak, aktif bir fon yönetimi yapmayarak eğer 100.000 TL’niz varsa ve o tasarruf bugün 1.687.500 TL ise kafa kafaya geliyorsunuz. Fakat genel tablo bize gösteriyor ki ortalama getiride bu paranız 490.000 TL’ye çıkabilmiş. Ne güzel artmış, gene de değil mi? Hayır, 5 yıl önceki 100.000 TL’niz bugün artık 29.037 TL’ye düşmüş.

Bu hesaplamaları yaptırdığım “Yapay Zeka” bile şu notu düşmüş:

BES Academy kapsamındaki eğitimlerde “Enflasyon gerçekte nedir?” ve “Vergi çeşitleri nelerdir” başlıkları altında bu konuları daha geniş anlatacağım.

BES Academy kapsamındaki eğitimlerde “Enflasyon gerçekte nedir?” ve “Vergi çeşitleri nelerdir” başlıkları altında bu konuları daha geniş anlatacağım.

SONUÇ

Kıymetli dostlar, buradaki hesaplamalar aşağıdaki Metodoloji ve Analist Notu’nda da belirtildiği üzere OKS sisteminde bulunan 7.758.495 katılımcının maaşlarından kesilen tasarruflarının ağırlıklı olarak “Standart” ve “Muhafazakâr” fon profillerinde olduğu hesaba katılarak yapılmıştır.

Eminim aralarında fonlarını gerçekten çok iyi değerlendirmiş az sayıda da olsa insan bulunmaktadır. Ancak matematik ve nedensellik dahilinde şunu da belirtmek gerekir ki eğer 9 yıldır hayatımızda olan OKS başarılı bir emeklilik projesi olsaydı, devlet OKS sistemini kapatıp TES sistemine geçmeye çalışmazdı.

Buradaki handikapları ise şimdi beraberce değerlendirelim; SGK’nın an itibarıyla geldiği nokta aşikâr olduğu için siz önlem olarak bir OKS sistemi kuruyorsunuz. Bu sistemdeki fonların yönetimini Portföy Yönetim Şirketleri’ne, bu fonların yönetimini ise finanstan hemen hiç anlamayan 7.758.495 kişiye veriyorsunuz.

İster istemez insanın aklına şu video geliyor:

[embed]

Ben bir gazeteci değilim ama odadaki file ben dikkat çekmezsem zannediyorum çeken kimse olmayacak bu ülkede; Tüm bu milyonlarca çalışan insanın emeklilik paralarının bulunduğu Fonları yöneten Portföy Yönetim Şirketleri — bu OKS’leri müşterilere satan Emeklilik Şirketlerine ait, bu Emeklilik Şirketleri’nin neredeyse tamamı ise Bankaların iştirakleri. Aynı Bankaların ne tesadüftür ki bir de likit paralarını yöneten birer de Yatırım Şirketleri bulunuyor.

Z Bank-Z Yatırım-Z Emeklilik-Z Portföy Yönetimi : 1 Ocak 2017 tarihinde devreye alınmış OKS sisteminin ben 5 senesini irdeleyebildim çünkü daha eski verilere ulaşamıyorum. Fakat şansıma yapay zeka sadece ilk 3 senesinde OKS sistemine 20 milyon kişinin zorunlu olarak katılıp, bunun 14 milyonun sistemden çıkış verdiğini anlatan bir haber linki bulabildi. Benim değil, yine yapay zekanın tahminlerine göre 40 milyon civarı insan bu sisteme bir şekilde dahil olup sonrasında geri çıktı.

Eminim, bizim her yıl daha fazla kârlılık rekorları kıran, sermaye yapıları birbirinden güçlü, son derece saygıdeğer finans kuruluşlarımız böyle bir şey yapmamışlardır, yapmazlar… Zaten kimseyi de itham etmiyorum.

Fakat ben kötü niyetli bir insan olsam mesela şöyle yapardım: Bankama ait bir emeklilik kuruluşu iştiraki açar, buraya zorunlu olarak yatırılan tüm paraları kendi yönettiğim fonlarda değerlendirtir, ardından kendi yatırım kuruluşumun elinde zararda kalacağını bildiğim ne varsa(Hisse, tahvil, altın, vb) ne kadar araç varsa buraya yığar ve tüm bu finanstan anlamayan “müşteri kitleme” mesajlar, mailler yağdırırdım, telefonla aramalar yaptırır, onlara özel “sözde robot fon önerileri” sunarak zararlarının büyümesini sağlardım.

Hatta daha da ileri gidip, milyarlarca dolarlık tüm bir sistemi buna göre dizayn ettirir, yasayı ve regülasyonları da bu şekilde lobi faaliyetleriyle çıkartırdım. İnsanların cehaletine güvenip o kadar ileri giderdim ki, mesela benim gibi BES Aracısı Lisansı olan insanları alım şartlarında “Finansal Yatırım Bilgisine Sahip Olma” unsurunu es geçer yerine, kimsenin işine yaramayacak bir mevzuat ezberletirdim ki sınavda sorabileyim. 100 sorunun 15 adedini oluşturan katılım finans başlığı altındaki din sorularını saymıyorum.

Böyle yapmış olsaydım -ki bizim finans kuruluşlarımız buna tenezzül etmezler- OKS sisteminde bulunan 138,9 milyar TL (3.18 Milyar Dolar) parayı likit havuzum olarak kullanabilirdim ve müşterilere de bu OKS’yi bir finansal araç değil, cazibe merkezi %20–30 neyse devlet katkısı olan (Devlet Katkısı İllüzyonu yazımı okumanızı tavsiye ediyorum) bir kumbara hesabı gibi pazarlardım. Bu sayede sistemde bulunan herkes sadece birikimlerinin arttığını görür ama enflasyon hesabı yapamadığı için aslında ne kadar büyük zararda olduklarını anlamaz ve ben de bundan her yıl sistematik bir kâr elde etmiş olurdum.

Gerçekten şeytanın aklına gelmez…

Ancak tüm bu OKS’deki kayıplardan anladığımız kadarıyla burada emeklilik hayali kuran insanlara “nazar değmiş” ve benim de bir finans emekçisi olarak tüm bu milyarlarca dolarlık sistematik kayba (Toplumun sistematik ve kitlesel olarak fakirleştirilmesi) yönelik açıklamam bu yönde. Tüm bu öğretmen, garson, mühendis, hizmetli, beyaz yakalı, işçi, emekçi milyonlarca insan fon yönetimi yapamıyorlardıysa da, en azından bir kurşun döktürülebilirdi önlem olarak.

BESlerden sorumlu devlet kuruluşu Emeklilik Gözetim Merkezi Verileri

BESlerden sorumlu devlet kuruluşu Emeklilik Gözetim Merkezi Verileri

Finansa meraklı dostlar için daha da detaylı bir incelemenin infografiğini aşağıya bırakıyorum.

Serinin bir sonraki yazısında 27 Ekim 2003'ten beri, tam 22 senedir hayatımızda olan ve yukarıda gördüğünüz üzere 10.178.625 kişinin ve fonlarında toplam 2.332 trilyon liranın (53,48 milyar dolar) yer aldığı Gönüllü BES sistemindeki reel getiri verilerini inceleyeceğiz.

Yine aşağıda ortalama OKS fonu getirileri, konsensus enflasyon oranına göre başabaş noktası ve BES Premium’un kanıtlanmış fon getirilerini 3 yıllık tabloda görebilirsiniz. Her birimiz bu emeklilik yarışında 100.000 TL’yi ne hale getirmişiz.(BES Premium 5 yaşında olmadığı için oraya kadar gidemiyorum, ama son 3 yıldan hesaplayalım istedim, hem OKS son 1 yılda reel %3 civarı getiri elde etmişti unutmayın)

-Geçmiş Veriler Gelecek Getirilerin Garantisi Değildir-

-Geçmiş Veriler Gelecek Getirilerin Garantisi Değildir-

Bir yazının daha sonuna gelirken, siz değerli insanlara sevdiğim bir şarkıyla veda ediyor ve esenlikler diliyorum.

[embed]

Zannediyorum, iki önceki yazımda da tavsiye etmiştim. Benim de favori filmlerimden olan ve kendi neslimin bir başyapıtı olan Fight Club’ı çok soranlar oldu. Özellikle kendi neslimdeki arkadaşlar ve finans sektörü paydaşı emekçi dostlarım için bu 1999 yapımı, David Fincher’in yönettiği, Brad Pitt ve Edward Norton’un başrollerini üstlendiği filmden bir sahneyi ekliyorum.

[embed]


메타데이터
post_id
022c68e92131
slug
türkiye-reel-fon-getirileri-raporu-oks-otomatik-katılım-sistemi-022c68e92131
url
https://medium.com/@erkutperek/t%C3%BCrkiye-reel-fon-getirileri-raporu-oks-otomatik-kat%C4%B1l%C4%B1m-sistemi-022c68e92131
canonical_url
https://medium.com/@erkutperek/t%C3%BCrkiye-reel-fon-getirileri-raporu-oks-otomatik-kat%C4%B1l%C4%B1m-sistemi-022c68e92131
author_url
https://medium.com/@erkutperek
status
ok
fetched_at
2026-06-20 20:29:01