← Back to list

Çocukların yüzünde sen

senin izinde biz.

Özel 🫆 · 2026-04-24 10:55 · 35 claps · 1.9 min read paywalled
#türkçe #türkçe-yayın #medium-turkish #23-nisan #atatürk
Open on Medium ↗

Çocukların yüzünde sen

senin izinde biz.

O gün herhangi bir gün değildi. Ama unutulmaz olacaktı. Henüz bilmiyorlardı.

Sabah. Okul bahçesi.

Çakıllı tozlu gri zemin. Taş bina. Çocukların sesi her yeri doldurmuş. Koşuşturma, gülüşme, bağrışma. Neşeli ve güneşli bir sabah.

Kapıdan içeri giriyoruz.

İlk gören küçük bir çocuk. Belki 1. sınıf. Duruyor. Bakıyor. Öte yandan bir ucu kaçmış beyaz yakasını ilikliyor. Hiçbir şey demiyor, gülümsüyor. Ne kadar yavaş gülümseyebilirse o kadar. Sadece gülümsüyor. Bilmese de beklediği bir an. Sanki bir gün, bu gün, böyle bir şey olabileceğini biliyor gibi.

Devam ediyoruz.

Koridor. Adımladıkça sesler kesilmeye başlıyor. Birer birer.

Saçı örülmüş bir kız çocuğu. Görüyor, dirseğiyle yanındakini dürtüyor. O da görüyor. O da yanındakini dürtecek ama öylece kalıyor. Birbirlerine bakıyorlar, sonra tekrar bakıyorlar. Gülümsüyorlar. Utangaç gülüşmeler izliyor onu. Nasıl da yayılıveriyor mutluluk, sırta vuran güneş gibi.

Biraz ileride, duvarın dibinde, bir kız defterine bakıyor. Yardım isteyecek ki başını kaldırıyor. Defter elinden düşüyor. Eğilip almıyor. Sadece bakıyor. Gözlerinde ne korku var ne şaşkınlık. Sadece tanıma var. Ve tanımanın getirdiği sıcaklık.

Devam ediyoruz.

Koridorun ortasında küçük bir erkek çocuğu. Görüyor. İçinden tatlı bir telaşla karar veriyor ve hızla topuklarını birleştiriyor. Sağ elini kaldırıyor, alnına götürmeye çalışıyor.

Eli titriyor. Açısı tam değil. Duruşu bozuk.

Kamera yavaşça çocuğun yüzüne yaklaşıyor. Gözlerine giriyor. Gözbebeklerinde, küçük ve titrek, bir siluet var. Ona doğru geliyor.

Biz o siluetin içindeyiz. Biz ona bakıyoruz. O bize bakıyor.

Ama yüzü yerli yerinde. Sadece heyecandan havalanacak gibi. Ama başka bir şey var. Daha büyük bir şey. Bunu ilk kez hissediyor, adını bilmiyor ama anlıyor.

Devam ediyoruz.

Bir sınıfın kapısı açık.

İçeriden öğretmen sesi, koridora sesleniyor: “Sesiniz kesildi birden… Çocuklar?”

Çıt çıkmayınca tedirgin oluyor. Kalkıyor, kapıya geliyor.

Görüyor.

Elleri önünde birleşiyor önce. Sonra ayrılıyor. Elleriyle ne yapacağını bilmiyor. Gözleri doluyor. Hiçbir şey demiyor. Söylenecek bir şey de yok zaten.

İçeriden, ön sıradan bir kız fırlıyor. Önlüğü ütülü. Yanakları al, saçlarında beyaz kurdele.

“Örtmeniiiiim, geldim ben de.”

Kapıya koşarken görüyor. Duruyor. Bakıyor.

Gözleri dolmuyor. Tersine, açılıyor. Daha fazla görmek istiyor, gözleri yetmiyor.

El, uzanıyor. Küçüğün başını okşuyor.

Kızın önce çenesi titriyor. Sonra gülümsemesi geliyor. Ama ne gülümseme. Ellerini ağzına götürüyor. Sevinç bu kadar büyük olunca insan ne yapacağını bilemiyor.

Elin sahibi konuşuyor. Sakin. İçten. Kucaklar gibi.

“Dersiniz nedir, çocuk?”

Kız cevap veremiyor.

Eliyle beyaz kurdeleyi hafifçe okşayıp soruyor, daha yumuşak:

“23 Nisan?”

Kız topluyor kendini. Derin bir nefes. Başlıyor, sesinde titreme var ama kararlı: “Ulusal Egemenlik…”

Ses tamamlıyor, gülümseyerek:

“Ve Çocuk Bayramı.”

Yeniden gülümsüyor kız, yüzünde bahar açıyor. Neşesi tam, kendi gibi, çocuksu.

Ekran yavaşça kararıyor.

Koyu zemin üstüne, el yazısıyla:

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.**

O’nun gözünden çocukları, çocukların gözünden, gözbebeklerinden, yüzlerinden, heyecan ve sevinçlerinden O’nu görüyoruz.

23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Rotterdam, 2026


메타데이터
post_id
029ea46bd3ca
slug
çocukların-yüzünde-sen-029ea46bd3ca
url
https://medium.com/@ozelyilmaz/%C3%A7ocuklar%C4%B1n-y%C3%BCz%C3%BCnde-sen-029ea46bd3ca
canonical_url
https://medium.com/@ozelyilmaz/%C3%A7ocuklar%C4%B1n-y%C3%BCz%C3%BCnde-sen-029ea46bd3ca
author_url
https://medium.com/@ozelyilmaz
status
ok
fetched_at
2026-07-08 12:17:00