Yaşam Kalitenizi Arttıracak 5 Yasa
Yaşam Kalitenizi Arttıracak 5 Yasa
Photo by Arnaud Mariat on Unsplash
Yaşam kalitenizi nasıl arttırabilirsiniz?
Farley Mowat, 1952 tarihli “People Of The Deer” adlı kitabında “Yaşam Yasası” terimini ortaya çıkartmıştır.
Bu terim, hayatı en iyi ve en verimli şekilde yaşamak için çeşitli doğal ilkelerden oluşan evrensel bir sistemi tanımlamak için kullanılmıştır.
“Yaşam Yasası”, en uygun organizmaların içgüdüsel olarak farklı türler arasında değişen bazı doğal kurallara uygun hareket ettiğini öne sürer.
Kendilerine özgü yaşam yasalarını takip eden türler üreme açısından en başarılı olanlardır, yani genlerini sonraki nesillere aktarma konusunda çok daha iyilerdir.
Bu durum aynı zamanda daha iyi bir yaşam kalitesine sahip oldukları anlamına da gelir.
Kısacası, yaşam yasalarını öğrenmek ve uygulamak sizin yararınızadır.
Hepsini burada yazmaya kalksam sonsuza kadar zamana ihtiyacım olurdu. Bunun yerine hayatınızın her alanında başarılı olmak için bilmeniz ve uygulamanız gereken 5 yaşam yasasını ele alacağım.
Hadi başlayalım!
1 — Murphy Kanunu
Murphy yasası, Amerikalı havacılık ve uzay mühendisi Edward A. Murphy Jr. tarafından ortaya atılmış ve onun adıyla anılmıştır.
Bu yasa, genellikle; “Yanlış gidebilecek her şey, yanlış gidecektir” şeklinde bilinir.
Kökeni tartışılsa da Murphy kanunu, insanlara beklenmedik sorunlara karşı her zaman hazırlıklı olmalarını hatırlatmak için formüle edilmiştir. Ancak insanlar bunu genellikle kötümserliğin, hayal kırıklığının bir ifadesi olarak veya kötü şansı haklı çıkarmak için kullanırlar.
Aynı zamanda insanlığın “olumsuzluk önyargısı”nı yansıtan psikolojik bir fenomen olarak da kabul edilir.
Ancak, etrafındaki bütün olumsuz havaya rağmen bu yasa yine de faydalı bir şekilde kullanılabilir.
Yapılması gereken ilk şey, işlerin ters gidebileceğini kabul etmektir.
Hayatınızın her alanında, imkanlar el verdiği sürece olası sorunları öngörmeye çalışın. İşlerin beklediğiniz gibi gitmemesi ihtimaline karşı yedek plan(lar) hazırlayın.
Buradaki fikir, dünyanın sürekli değiştiğini ve başarılı olmak için mümkün olduğunca esnek ve uyarlanabilir olmanız gerektiğini fark etmektir.
Başka bir deyişle, işler planlandığı gibi gitmediğinde hemen başarısızlığa odaklanmayın.
Bunun yerine, beklenmedik olaylardan ne öğrenebileceğinize dikkat edin ve gelecekte size daha fazla fayda sağlaması için farklı perspektifler geliştirin.
2 — Kidlin Yasası
İnsan olmak, hayatın her aşamasında çeşitli sorunları çözmek anlamına gelir.
Kabul, bu durum bazen bunaltıcı bir hal alabilir.
Karşılaştığımız zorlukları korkudan (örneğin reddedilme, başarısızlık, acı, belirsizlik vb) ihmal etmeye başlarız.
Ancak (yüzleşmemiz gereken) bu zorlukları ihmal etmek, netliğimizi kaybettiğimiz ve doğru düşünemediğimiz için genellikle strese yol açar. Ayrıca üretkenliğimizi de etkiler.
İşte, böyle durumlarda Kidlin Yasası’nı kullanabilirsiniz.
Kidlin Yasası; adını, James Clavell adlı yazarın Kidlin kurgusal bir karakterinden almış temel bir problem çözme ilkesidir.
Eğer sorunu açıkça yazarsanız, sorunun yarısını çözmüş olursunuz.
Kidlin, bu yaklaşımı çeşitli sorunları çözmek için sık sık kullanıyordu.
Uygulanması gereken adımlar :
a. Sorunun Tanımlanması : Neyin yanlış gittiğinin farkında olmalısınız. Eğer bir sorununuz olduğunu düşünmezseniz, bir şeyleri değiştirmeye çalışmazsınız.
b. Sorunun Temel Maddelerini Belirlemek : Sorunların gerçekten ortadan kalkması için kökten çözülmesi gerekir. Örneğin, daha fazla para kazanmak, kötü veya gereksiz harcamalarınız için bir çözüm değildir. Aksine, daha fazla kazandığınız zaman gereksiz harcamalar için daha fazla paraya sahip olursunuz.
c. Hedefleri Tanımlayın : Hayatınızda önem verdiğiniz şeylere dair bir filtre görevi taşıyan “o” hedefinizi belirlemelisiniz.
d. Çözüm Fikirleri Üretin : Kısıtlamaları hesaba katmadan olası çözümleri keşfedin.
e. Değerlendirin : Mevcut kaynaklarınıza dayanarak hangi çözümün mantıklı olduğuna dair daha iyi bir fikir edinmek için oluşturduğunuz tüm olası çözümleri kafanızda tartın.
f. Uygulayın : Tüm çözümleri değerlendirdikten ve uygulanabilir bir çözüm bulduktan sonra üzerinde çalışmaya başlayın.
Bu yasanın temel amacı, stres seviyenizi azaltmak ve sorunlarınızı net bir şekilde düşünüp çözebilmenize yardımcı olmaktır.
3 — Gilbert Yasası
Gilbert Lafayette, 1800'lü yıllarda Nebraska Dışişleri Bakanı ve ABD Temsilciler Meclisi üyesi olarak görev yapmış Amerikalı bir politikacı, gazete yayıncısı ve iş adamıydı.
Bir işle ilgili en büyük sorun, kimsenin size ne yapacağınızı tam olarak söylememesidir.
Yasa, işverenlerin ve çalışanların karşılaştığı günlük zorluklarla ilgilenir.
Ancak tabii ki sadece iş için kullanmanız gereken bir yasa değildir.
Aslında bu yasa; hayattaki sıkıntılı ve belirsiz zamanlarda, aktif problem çözme becerilerinizi kullanmanız gerektiğini vurgular.
Yani eleştirel bir düşünür olmak için çaba sarf etmeniz gerekiyor.
Bir göreve başladığınız zaman; o görevi, toplumun etkili bir üyesi olarak tamamlamanın en iyi yolunu keşfetme sorumluluğunun size ait olduğunu unutmayın.
İnsanların size ne yapmanız gerektiğini söylemesini beklemeyin ve eleştirel düşünme becerilerinizi geliştirmeye başlayın.
4 — Wilson Yasası
Wilson Yasası’na göre;
Maddi birikimin en itici güçleri : bilgi ve zekadır.
Başka bir deyişle :
Bilgi ve zekaya öncelik verirseniz, para size akar.
Temelde bu yasa, kişinin entelektüel yetkinliği ile finansal refahı arasındaki bağlantıyı vurgular.
Wilson Yasası’ndan etkili bir şekilde yararlanmak için yasanın dayandığı 3 temel direği anlamanız gerekir :
a. Bilginin Sonsuz Değeri : En bilgili ve değişime en çok uyum sağlayabilenler, başarılı olanlardır. Bilinçli olarak bilgi edinmeye ve ufkunuzu genişletmeye çalışırsanız, fırsatları yakalamak ve daha iyi, daha bilinçli finansal kararlar almak için daha donanımlı olursunuz.
b. Sürekli Öğrenmek : Yaşam boyu öğrenen bir kişi olma taahhüdünde bulunmak sizi değişen koşullara uyum sağlayabilecek şekilde konumlandırır ve bu da kriz dönemlerinde finansal olarak ağır bir şekilde etkilenme olasılığınızı azaltır.
c. Yan Ürün : Maddi kaynaklara sahip olmak, bilgi ve zeka odaklı bir hayatın aslında yan ürünüdür. Asıl ürün ise kendi gelişiminizdir. Daha zeki ve daha bilgili hale geldikçe; yaratma, yenilik yapma ve topluma değer sağlama yeteneğiniz artacak, hayata yüklemiş olduğunuz anlam çok daha mutluluk verici olacaktır.
Bu yasa; sizleri, maddi zenginliğin peşinden koşmak yerine, kalıcı zenginliğe giden yol olarak bilgi ve zekaya öncelik vermeye teşvik eder.
5 — Falkland Yasası
Araştırmalara göre, ortalama bir insan günde yaklaşık 35.000 bilinçli karar vermektedir.
Bu kararların her birinin, iyi ya da kötü olabilecek bir dizi sonuç doğurduğunu göz önüne alırsak; en uygun kararı verebilmek için aktif olarak düşünmemiz gerekir.
Ancak bu süreç beynin çok fazla enerjisini alır…
İnsanlar bir süre sonra “karar yorgunluğu” denilen bir noktaya ulaşır. İşte burası, kararların kalitesinin bozulduğu yerdir.
Falkland Yasası, hayatınızdaki önemli kararlar için her zaman beyninizde enerji olmasını amaçlar.
Yani ;
Karar vermenize gerek yoksa, karar vermeyin.
Bu yasa, hayatınızdaki her şeye dikkatinizi vermemeniz gerektiğini söyler.
Gereksiz kararlar almaktan kaçındığınızda, önemli olan şeylere odaklanmak için beyninizde ihtiyaç duyduğu enerji depolanır. Bu enerji ise, hayatınızı daha iyi şekillendirecek kararlara yönelmenizi sağlar.
Şimdi bu 5 yasayı okuduktan sonra, hayatınızı 3. bir gözden (adeta bir yönetmen gibi) izlemenizi istiyorum. Bu yasaları hayatınızda nerelere uygulayabileceğinizi bir düşünün. Sonrasını da kafanızda canlandırın. İhtimallere odaklanın.
Ne de olsa bu, sizin hayatınız.
Başka bir yazıda tekrar görüşünceye kadar kendinize çok çok iyi bakın!
Keçiyi Besle! 🐐
메타데이터
- post_id
- 02b60dd696a1
- slug
- yaşam-kalitenizi-arttıracak-5-yasa-02b60dd696a1
- url
- https://mediumturkiye.com/ya%C5%9Fam-kalitenizi-artt%C4%B1racak-5-yasa-02b60dd696a1
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/ya%C5%9Fam-kalitenizi-artt%C4%B1racak-5-yasa-02b60dd696a1
- author_url
- https://medium.com/@lllertdurak
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-23 02:08:27