← Back to list

Eppur Si Muove Azizim! Eppur Si Muove…

MÖ 5. yy’da Herodot ile başlayan, tarihçinin sadece gördüklerini aktardığı basit ve sade olan tarihçilik; üstüne felsefî yorumlar eklenerek…

cladrus · 2024-09-17 21:46 · 1 claps · 3.1 min read
#history #tarih #tarihçilik #tarihi
Open on Medium ↗
Wiki topics: HIS · History

Eppur Si Muove Azizim! Eppur Si Muove…

MÖ 5. yy’da Herodot ile başlayan, tarihçinin sadece gördüklerini aktardığı basit ve sade olan tarihçilik; üstüne felsefî yorumlar eklenerek günümüze ulaşmıştır. Bu süreçte tarihe eleştirel, yorumlayıcı bir bakış açısı ve en önemlisi bilimsel bir metod kazandırılmıştır. Günümüzde ise -20.yy’ın ortalarında itibaren sayılabilir- tarihçilik sadece bir hobi, bazen ise propaganda silahi olarak görülmeye başlanmıştır. Bu durumun oluşmasında totaliter ve ulusçu rejimlerin etkisi oldukça fazladır. Tarihçi artık karşılaştığı bilginin ne alanda kullanılabilirliğine değil, araştırma konusunda işine yarayıp yaramayacağına yahut basitçe kendine şöhret getirip getirmeyeceğine bakmaktadır. Tarih nasıl toplum süzgecinden geçip gelişmişse, tarihçilik anlayışı, tarihçi etiği de aynı oranla toplum süzgecinden geçip gelişmiştir(!). Önceleri tarihçinin tek bir görevi varken(vak’aları aldığı şekilde aktarmak gibi…) zamanla bu görev değişmiş ve tarihçi artık devletin ve milletin kaderini tayin etme görevi üstlenmiştir. Tarihçi, iktidara uygun tarih tezleri sunmalı, geleceğe yönelik tahminlerde bulunmalı, tarihle alakası olmayan sadece hobi olarak tarih kitabı okuyan insanlarla karşılaşıp onlarla sanki tarihçilik bir kahvehane sohbetiymiş gibi konuşup karşı çıktıkları fikirleri değiştirmeli ve hata yapmamalıdır. Eğer yaparsa tarihe çok ilgili, kendilerine hobi tarihçisi diyebileceğimiz zât-ı şahanelerin eleştirisine hazır olmalıdır. Tıpkı Orta Çağ Avrupası’nda bilim insanlarınn tek görevinin kiliseyi memnun etmesi olduğu gibi. Böyle bir gerilim ortamı elbette tarihçinin alışkanlıklarını, yazım tarzını değiştirecektir. Tarihçi artık içi boş, sadece toplumun ideoloji pompalamasını sağlamak için yazılar yazmaya başlayacaktır. Bunun sonucunda da tarih bilimi artık bir bilim değil tıpkı kitap okumak gibi, bisiklet sürmek gibi hobi haline gelecektir. Gerektiği yerde tarihçi sıfatıyla masa başına otur, toplumu tatmin et ve görevin bitti Azizim!

İşbu yazı kimseye tarihçilik öğretme amacı taşımasa bile yeri gelmişken tarihçilikten bahsetmek icap eder.

Tarihin bize sunduğu her şey bilgidir bu bilgiyi çöpe atıp atmamak tarihçinin süzgecine kalmıştır. Örneğin:

Elimize tarihteki bir kralın övüldüğü bir metin geçti. Metinde kralın çok cesur, yürekli ve güçlü olduğundan bahsediliyor. İşin aslına baktığımız zaman ise kralda bunların tam tersi bir durum söz konusu. Peki bu durumda tarihçi ne yapmalı ?

Basit bir tarihçinin ilk yapacağı şey; bu metinin gerçeği yansıtmadığını, sözümona münevver tarihçi şahsiyeti böyle yalan dolu bir metinin topluma karışmasının zararlı olduğunu ve hemen yok edilmesi gerektiğini söyleyip görevini yapacaktır. Basit olmayan tarihçi dediğimiz kişinin görevi ise; -kesinlikle gerçek tarihçinin ta kendisi- böyle bir durumda bu yazının niye yazıldığını, yazarın hangi zorlamalara maruz bırakıldığını, en önemlisi bu yazıyı nerede katagorize edeceğini düşünmesidir. Kısacası mantık basittir; Tarihçi bilgiyi alır, kendi içerisinde yorumlar ve nereye koymak isterse oraya koyar. Bir kralın övüldüğü metin gerçekten o an yaptığı araştırma için lazım olmasa bile, Robin George Collingwood’un The Principles of History (Tarihin İlkeleri) kitabında dediği gibi:

(…) Bir sebepten ötürü harfi harfine doğru kabul edilemeyecek bir beyan yahut ifade ile karşılaşıldığı takdirde, onun bu yüzden değersiz olarak reddedilmemesi gerektiği şimdi herkesin bildiği bir şeydi. Bu yazıldığı dönemin âdetine göre, bu adetle ilgili bilgisizlik yüzünden, onun anlamı olarak görmediğiniz bir şeyi söylemenin yolu, belki de yerleşmiş bir yolu olabilirdi. (sf.127)

Yukarıda izah ettiğimiz gibi tarihçilik, bir yorumlama sanatıdır ve onu tipik bir bilimden ayıran en büyük özelliğidir.

Yaşamış en büyük tarihçi şahsiyetlerden olan Lord Acton’un Tarih Üzerine Bir Ders kitabında naklettiği Leopold von Ranke’in şu sözü:

“Sen,” demişti, “ Her şeyden önce bir Hıristiyansın. Ben ise her şeyden önce bir tarihçiyim.”

Bizler için tarihçiliğin en kısa ve öz tanımıdır. Tarihçi bir nevi ölü olmalıdır desek daha doğru olur.

Tarihçilikten az çok bahsettiğimize göre tarihçiliğin bizim gözümüzdeki gidişatından bahsedip yazımızı bitirelim.

Tarihçilik her zaman belirli ilkelere bağlı kalmamıştır ama keskin ölçüleri vardır; karakteri şüpheli olan birinin dedikleri kişi aklanana kadar doğruymuş gibi kabul edilmez, şahısa tıpkı sorgudaymış gibi suçlu muamelesi yapılır, tarihçi bireyleri, bürokrasiyi, kadroları ve iktidarı tatmin etmez, tarihçi çağdaş dünyaya ışık tutar bir falcı edâsıyla gelecek hakkında hüküm koymaz. Tarihçi özgündür bir başka tarihçiyi kendisine otorite olarak kabul edip onun anlayışı ile tarih yazmaz, kendisi dışındaki herkes potansiyel olarak kaynaktır. Kendisinin özgünlüğüne zarar vermediği sürece. Tarihçi özgün olduğu kadar özgürdür aynı zamanda, eser çıkartmaya zorlanamaz, diğer tarihçiler tarafından baskılanamaz.

Günümüzde tarihçilik yavaş yavaş tekrar Herodot vâri bir tarih anlayışına döndüğü yani kes-yapıştır tarihçilik dediğimiz kendisinden önce gelen büyük tarihçilerin eserlerini biraz edebi yorum biraz da yeni bilgi ekleyerek piyasaya sürdükleri ortadadır. Tarihsel süreç aynıdır değişmez her olayın bir olgusu vardır. Herodot’un tarihçiliğini dağıtanlar, Orta Doğu’da bulunan İslam alimlerinden başkası değildi. Onlardan sonra Avrupa Rönesans ve Aydınlanma Çağı ile tarihçiliğe yeni bir anlam katıp onu en parlak dönemine ulaştırdı. Şimdi ise tekrar kendini yineleyen, kes-yapıştır tarihçilik ortaya çıkmıştır. Bu olay, çağımızın aslında ne kadar teknolojik olarak ileriye gitse de manevi olarak ve etik olarak çökmeye devam ettiğini göstermektedir.

Her şeye rağmen tarihçilik kendini eskiden kurtardığı gibi bu durumdan kurtaracak ardından eski etik anlayışına, ahlakçılığına ve düzenine kavuşacaktır. Her zaman olduğu gibi hakikat değişmeyecek ve Dünya dönmeye devam edecektedir!

Vincit Omnia Veritas!

Eppur Si Muove!

T.T.K


메타데이터
post_id
034dd8a59b18
slug
eppur-si-muove-azizim-eppur-si-muove-034dd8a59b18
url
https://medium.com/@cladrus/eppur-si-muove-azizim-eppur-si-muove-034dd8a59b18
canonical_url
https://medium.com/@cladrus/eppur-si-muove-azizim-eppur-si-muove-034dd8a59b18
author_url
https://medium.com/@cladrus
status
ok
fetched_at
2026-07-22 20:03:26