← Back to list

Aktif ve Pasif Kelimeler — Neden sınırlı bir kelime haznesiyle konuşuyoruz?

Günümüzde insanlar olarak çok az kelimeyle konuşuyoruz. Kelime dağarcığı gelişmiş olanlarsa çok az. Duygularımızı, sevdiğimiz şeyleri…

Jesi · 2026-03-24 20:30 · 1 claps · 2.6 min read
#kelime #kelime-dağarcığı #kelime-haznesi #ifade-yeteneği #kişisel-gelişim
Open on Medium ↗

Aktif ve Pasif Kelimeler — Neden sınırlı bir kelime haznesiyle konuşuyoruz?

Günümüzde insanlar olarak çok az kelimeyle konuşuyoruz. Kelime dağarcığı gelişmiş olanlarsa çok az. Duygularımızı, sevdiğimiz şeyleri, sevmediğimiz şeyleri, hayallerimizi ifade edebileceğimiz o kadar çok kelime varken neden kendimizi bu kadar sınırlıyoruz?

Kesin rakamlar değişse de, Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde yaklaşık 111.000 kelime kayıtlı. Bu kadar geniş kelime haznesine rağmen, günlük kullanılan kelime sayısı ise çok az. Araştırmalara göre, ortalama bir birey günlük yalnızca 400–600 civarı farklı kelime kullanıyor. Kırsal kesimlerde ise bu oran 60–100 kelimeye kadar düşebiliyor. Türkçe’de ortalama bir bireyin aktif kelime haznesi 6.000–8.000 kelime arasında olduğu düşünülmektedir. Türkçe’nin zenginliği karşısında çok kısıtlı bir alanı değerlendiriyoruz.

Pasif ve Aktif Kelimeler

Zihnimizdeki kelimeleri iki gruba ayırabiliriz. Pasif ve aktif kelimeler. Pasif kelimeler, görünce manasını anladığımız veya cümle bağlamından anlamını çıkardığımız kelimelerdir. Ancak o kelimeyi tam olarak bilmeyiz ve daha önce kendimiz cümle içinde kullanmamışızdır. Bu nedenle bu kelimeler pasif kalırlar ve konuşurken kullanabileceğimiz kelimeler arasında yer almazlar.

Aktif kelimeler ise, konuşurken kullanabildiğimiz, anlamına tam olarak vâkıf olduğumuz kelimelerdir. Mesela bu son cümlede, ‘vâkıf olmak’ ifadesini kullandım. Bu, bendeki bir aktif kelime olmasaydı bunun yerine daha basit bir şey kullanacaktım. (Vâkıf olmak: bir konu, olay veya durum hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmak.)

Bu hem ana dilimiz hem de diğer öğrendiğimiz, öğrenmekte olduğumuz diller için geçerlidir.

Mesela şu kelimelere bir bakın, kaçının tam olarak manasını biliyorsunuz? Anlamlarını sözlükte yazıyormuş gibi söylemeye çalışın.

Meyus

Müphem

İhata etmek

Binaenaleyh

Müteakip

Şimdi de bu kelimelerin geçtiği bir paragraf bırakıyorum.

‘O gün, yüzündeki ifade oldukça meyustu. Anlattıkları ise biraz müphem kalıyordu; tam olarak ne demek istediğini anlamak zordu. Olayları kendi bakış açısıyla ihata etmeye çalışsa da bazı noktalar eksik kalıyordu. Binaenaleyh, söylediklerinden kesin bir sonuca varmak mümkün değildi. Bu konuşmanın müteakip günlerinde de durum pek değişmedi.’

Belki bunun gibi kelimeleri kitapta okuyunca anlıyoruz ama kelime anlamını tam olarak bilmediğimizden dolayı cümlelerimizde o kelimeleri kullanamıyoruz.

Meyus: ümitsiz, karamsar, moral bozukluğu içinde olan (sıfat)

Müphem: belirsiz, açıkça anlaşılmayan, kapalı veya şüpheli (sıfat)

İhata etmek: kaplamak, tam olarak anlamak, idrak etmek (fiil)

Binaenaleyh: bundan dolayı, bu nedenle, sonuç olarak (bağlaç)

Müteakip: ardından gelen, takip eden (sıfat/zarf)

Şimdi aklınıza şu soru gelmiş olabilir; ‘İyi de, bu kelimeler çok eski kaçıyor. Günlük hayatta pek de kullanabileceğim şeyler değiller.’

Bu yüzden şimdi size iki paragraf vereceğim. Birinci paragraf kelime açısından zengin olacak. İkinci paragraf ise aynı şeylerden bahsetse de dar bir kelime haznesine sahip olacak.

Birinci paragraf: Bayram sevinci tüm aileyi sarmıştı. Bayram havasını arttırmak adına, salonu süslemeye karar verdim. Güzel çiçekler yapmak için baharın renklerinde kartonlara ihtiyacım var. Odadaki en boş duvarı süsleyecekler. Çiçeklerin etrafına, ahenkli bir yazıyla beraber, parlak yıldız şeklindeki ledlerin de yer almasını istiyorum.

Şimdi de basit haline bir bakalım. Basitleştirdiğim için anlam kayması olabilir.

**İkinci paragraf: **Bayram olduğu için tüm aile mutluydu. Bayram havasını arttırmak için salonu süsleyeceğim. Güzel çiçekler yapmak için renkli kartonlar alacağım. Odadaki en boş duvarı süsleyeceğim. Çiçeklerin etrafında uyumlu bir yazıyla parlak ledler yer alacak.

Konu sadece yeni kelimeler öğrenmek değil, bildiğimiz kelimeleri de cümlelerin içinde uyumlu bir şekilde kullanabilmektir.

İkinci paragraf, bir çocuğun isteklerini beyan etmesi gibi, çok basit duruyor. Ancak birinci paragraf farklı kelimelerle güzel bir anlatım sunmuş.

Belki de bu yüzden, cümlelerimiz basit duruyor, duygularımızı ifade etmekte zorlanıyoruz, konuşurken ve yazarken kelimeler aklımıza gelmiyor. Kendi dilimizde bile düşük bir seviyedeyiz.

Bu son cümleyi yazarken, ‘Hangi kelimeyi kullansam?’ diye düşündüm.

Kendi dilimizde bile aşağı bir seviyedeyiz.

Kendi dilimizde bile az bir seviyedeyiz.

Bu iki kelime de tam olarak uymuyordu. Sonra aklıma ‘düşük’ kelimesi geldi. Bu şekilde, anlatmak istediğimi daha iyi anlatabildim.

Peki, kelime dağarcığımızı ve konuşma kabiliyetimizi nasıl arttıracağız?

İşte önemli bir soru. Bunun için elbette çok kitap okumamız gerekiyor. Çok ve farklı çeşitlerde kitaplar. Ayrıca, en önemlisi, yeni bir kelime — veya pasif bir kelime — gördüğümüzde hemen onu not etmeliyiz. Anlamını araştırıp onu aktif kelime haznemize dahil etmeliyiz.

Bir kelimeye sadece aşina olmak, onu zihnin loş bir köşesine yerleştirir. Eğer o kelimeyi cümle içinde kullanmıyorsak, bizim için ölü bir hazineden öteye geçemez. Dildeki bu tembellik sadece kelime kaybına yol açmaz, düşünce dünyamızın kabiliyetini de köreltir. Aktifleşmeyen her kelime, zihni biraz daha umutsuz bir sığlığa mahkum eder.


메타데이터
post_id
07b0a5511bc2
slug
aktif-ve-pasif-kelimeler-neden-sınırlı-bir-kelime-haznesiyle-konuşuyoruz-07b0a5511bc2
url
https://medium.com/@ranajesi2244/aktif-ve-pasif-kelimeler-neden-s%C4%B1n%C4%B1rl%C4%B1-bir-kelime-haznesiyle-konu%C5%9Fuyoruz-07b0a5511bc2
canonical_url
https://medium.com/@ranajesi2244/aktif-ve-pasif-kelimeler-neden-s%C4%B1n%C4%B1rl%C4%B1-bir-kelime-haznesiyle-konu%C5%9Fuyoruz-07b0a5511bc2
author_url
https://medium.com/@ranajesi2244
status
ok
fetched_at
2026-07-11 18:55:18