Gölge
Bakmaktan hoşlanmadığınız tarafınız nedir? Gölgeniz kısacası. Her zaman sizinle ama yok sayılan o yan. Kibir? Değersizlik? Tembellik? Ya da…
Gölge

Bakmaktan hoşlanmadığınız tarafınız nedir? Gölgeniz kısacası. Her zaman sizinle ama yok sayılan o yan. Kibir? Değersizlik? Tembellik? Ya da farklı olarak ne var o karanlıkta? Bulması ne zor değil mi?
Ben bugün değersizlikle ve yetersizlik duygusuyla ilgili yazacağım. Yazıya başlarken Jung’un “Bilinçdışını bilinçli hale getirene kadar, hayatınızı o yönetecek ve siz ona kader diyeceksiniz” sözüne değinmeden olmaz. Yani bütün hayatını değersizlik ve yetersizlik duygularıyla yaşarsan elbette istediğin başarıları gerçekleştiremez, hayalini kurduğun hikayeleri yaşayamazsın. İçinde derinlerde sonradan ama sen küçükken oluşmuş/öğrenilmiş bir ses sana sürekli yapamayacağını ya da hak etmediğini söylerse ister istemez o sesi dinlersin ve deneyimlerin olumsuz diyeceğin yönde olur.
Kader dersin buna. Oysa kader ölçüdür anlam olarak. Suyun kaynama derecesi bellidir içine tuz atarsan değişir ya işte onun gibi bir ölçüden bahsediyorum. Elmayı bıraktığında yere düşer bu yer çekimli ortamda kaderdir, işin ölçüsüdür. Ama o elmayı bırakan sensin. Bu senin kararın. Böyle düşününce hayat kolaylaşıyor. Sorun o elmayı kendi isteğimizle bırakışımızın ve bunun nedeninin farkında olmayışımız bence.
Bazen de yeteneklerimizin farkına varamamamıza neden olur içimizdeki ses. Toprağın altında kalmış nice tohumlar, potansiyeller vardır kim bilir insanda. Hiç sulanmamış çünkü varlığına hiç ihtimal verilmemiş. Siz ne düşünüyorsunuz bu konularda?
메타데이터
- post_id
- 0a8fe58ab2f5
- slug
- gölge-0a8fe58ab2f5
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/g%C3%B6lge-0a8fe58ab2f5
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/g%C3%B6lge-0a8fe58ab2f5
- author_url
- https://medium.com/@eceozyerr
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-11 14:18:26