Çatışma Çözümü
✧˚ ༘ ⋆。 ˚
Çatışma Çözümü

Almanya, 2022
✧˚ ༘ ⋆。 ˚
⟢
Çatışma Nedir?
Ortak bir anlayış geliştirmek adına, bu yazıda kullanılacak olan “çatışma” kavramının tanımı ve özellikleri aşağıda verilmiştir:
- Çatışma, herhangi bir anlaşmazlıktır.
- Çatışma, insanlar arasındaki bir anlaşmazlık veya sorundur. Farklı şeyler istendiğinde, farklı şeylere ihtiyaç duyulduğunda veya farklı şeyler beklendiğinde bir çatışma ortaya çıkabilir.
- Tüm insanlar zaman zaman çatışma yaşar; çatışma yaşamak normaldir.
Çatışma dendiğinde her ne kadar olumsuz durumlar akla gelse de, yapıcı ele alınan çatışmanın olumlu çıktıları bulunmaktadır. Hayatın doğası gereği var olan çatışma, kaçınılmazdır. Kaçınılmaz olduğuna göre çatışmayla yapıcı bir biçimde başa çıkmayı öğrenmek, aslında bir yaşam becerisidir.
Çatışmanın kaynağı belirlenebildiğinde gelişme, öğrenme ve üretme için bir fırsat olabileceği ifade edilmektedir (Arslan ve Demirci, 2019). Kaynak birçok kez bir veya birden fazla kişinin uyuşmayan ihtiyaç, dürtü, istek, zevk, görüş, kültür ya da değerleri olmaktadır. Dolayısıyla çatışmayı ele almak öncelikle bu unsurların farkında olmayı gerektirir.
Yani, birey kendine ilişkin unsurların farkında olmalıdır:
“Hangi durumlarda neye ihtiyaç duyuyorum?”
“Benim bir ilişki içerisinde istediklerim/beklediklerim neler?”
“Nelerden hoşlanırım?”
“Nelerden hoşlanmam?”
“Benim önceliklerim neler?”
Sosyal varlıklar olan insanlar, bir kültürün içine doğarlar. Doğduğumuz günden itibaren kendimize ait bir kültürümüz vardır. Bu arka planımız günlük yaşamımızdan, büyük kararlarımıza kadar hayatımızın birçok yönüne nüksetmektedir.
Sizin ailenizdeki rutinler nelerdir? Size göre ‘normal’ olan nedir? Hangi duygu, düşünce ve davranışlar tolere edilir/edilmez?
Kendine dair bu unsurların farkında olmayan bireyler, çoğu zaman tartışmalarının kaynağını tanımlamakta güçlük çekmektedirler. Bu nedenle, “Çatışma Çözümünde Temel Noktalar” başlığında çeşitli becerilere değinmekte fayda var:

Ispanya, 2025
“Çatışma Çözümünde Temel Noktalar”
1. Duyguları Tanımlama
Önemli ve temel noktalardan ilki, duygu farkındalığıdır. Birçok problemin ve/veya çatışmanın çıkış noktası, duyguları fark edip isimlendirmedeki acemilikten olagelmektedir.
Duyguların, düşünce ve davranışları etkilediğini bilmek (döngüsel bir etkiden söz edilmektedir), probleme objektif yaklaşmayı kolaylaştırır. Bu objektiflik için ise, en başta kişinin kendindeki yansımasını tanımlayabilmesi gereklidir.
Tanımlamakta yaşanan güçlüğün sonucu olarak sıklıkla, “duygusal tepkisel” davranılır. Bunun nedeni de, muallaklıktır. Kendine yabancı ve dolayısıyla durumsal farkındalığı (“Hangi durumlarda ne hissederim?”, “Ne düşünürüm?”, “Nasıl davranırım?”) görece düşük kişiler bunu deneyimlemektedir.
Kişinin, başkaları yüksek duygular yaşadığında daha sakin ve soğukkanlı davranabilmesinin nedeni, olanların belli bir mesafeden deneyimlenmesindendir. İnsan, elbette kendi yaşantılarında subjektif tepki göstermeye meyillidir. Öte yandan, kişinin kendine dair örüntüleri ortaya koyabilmesi beraberinde özgürlük getirir.
Sorumluluk alarak ve çeşitli duyguların ‘pençesi’ne hapsolmayarak, otantik özün keyfini tadımlamak mümkündür. Öncelikle, bir duyguyu ortaya koyabilmek için birkaç öğeye bakmalı:
- “Ne oldu?”
- “Ne(ler) düşündüm?”
- “Nasıl davrandım?”
- Ve bunlara eşlik eden duygular: “Ne(ler) hissettim?”
Tipik olarak hangi durumlarda çeşitli duyguların açığa çıktığını bilmek, daha bilinçli davranabilme fırsatını sunmaktadır. Şayet direkt duygunun kendisini tanımlamakta güçlük çekiliyorsa:
- Somut göstergeler, soyut kavramları anlaşılır kılmakta bir yöntemdir. Hisleri tanımlamada önemli bir gösterge, bedendeki yansımasıdır. Bedenin hangi kısmında o duygunun hissedildiğini tanımlamak yardımcı bir unsurdur.

- Duygu tanımlamasında gelişmek için çeşitli sözlü veya yazılı kaynaklar kullanılabilir. “Duygular Sözlüğü”, naçizane görüşümce yüzeysel olarak ve popüler dili kullanarak çeşitli duyguları ortaya koymaktadır. Girizgâh olarak kimi kişi için işe yarayabilir.
- *Günümüzde psikoloji alanında çokça dijital içerik üretilmektedir. Bireylerin, önceliklerine (yazılı, sözlü, görsel, işitsel vb.) uygun olarak gelişim platformları vesilesiyle becerilerinin üzerinde çalışmaları mümkündür.
- Duygu listelerini/çarklarını incelemek ve böylece duygu repertuvarını genişletmek, bir başka alternatif pratiktir.
*Bir bilgisel içerik tüketme kararı alındığında veya hâlihazırda tüketildiğinde bazı kontroller sağlanmalıdır: Kişi (kimliği belirgin ise üreticinin yetkinliği), içerik (bilimsel kaynaklardan taramalar yapma) ve kaynak (tüketilen içeriğin esinlendiği kaynaklar). Bunlar ışığında, dijital kaynaklar derya denizdir. Bireylerin, önceliklerine (yazılı, sözlü, görsel, işitsel vb.) uygun olarak gelişim platformları vesilesiyle becerilerinin üzerinde çalışmaları mümkündür.
2. İletişim
- Gözlem: Karşıdaki kişiyle yaşanan durumun nasıl deneyimlendiğinin objektif bir şekilde, yargılamadan paylaşılmasıdır.
Ben dili kullanımında, birey başkalarıyla ilgili yorumlamalarını ya da değerlendirmelerini değil, kendini rahatsız eden durumu objektif bir şekilde, karşıdakini suçlamadan, eleştirmeden, yargılamadan, durumun ya da davranışın tanımını ve yaşattığı somut etkiye ve duyguya odaklanarak ifade eder.
“Bana öyle yansıyor ki…”
…biraz mesafelisin.
“Bana yer tutmadığını gördüm.”
Tek başına bir gözlem olarak paylaşmak,“Bana neden yer tutmadın?” benzeri bir sorunun açığa çıkaracağı savunmacı yöndense, kişiye kendini ifade etmesine alan tanımaktadır.
“Hakkımda olumsuz ifadeler söylediğini duydum. Doğru mu?”
- Duygu/Hissiyat: Kişinin ne hissettiğini, durumun onda açığa çıkardığı duyguları belirlemesi ve belirtmesidir.
Elleri titreyen, hızlı hızlı nefes alan birisi öfkeli olabilir. Öfkesiyle beraber bir/ birden fazla duygunun eşlik etmesi olasıdır: Kırgınlık, engellenmişlik, anlaşmazlık, yargılanmışlık
- İhtiyaç/Beklenti: Duygular, bir ihtiyaca/beklentiye işaret eder. İhtiyaç/beklenti karşılanmış veya karşılanmamış olabilir.
Yakın arkadaşımın uzun süredir gerçekleştirmek istediğim ve dillendirdiğim aktiviteyi yapma planına beni dahil etmesi/etmemesi
- İstek: Bir çözüm önerisi olarak bir şeyin yapılmasının/yapılmamasının dillendirilmesidir.
“Bana … demeni istemiyorum.”
“Daha önce yapmayı istediğimi söylediğim X’e beni de davet etmeni beklerdim. Beraber yapacağımıza sözleştiğimiz planlara sadık kalman benim için önemli.”
Cümle örnekleri ilk etapta gerçekçi yansımayabilir. Verilen örnekler olabildiğince sağlıksız yapıdan uzak düzenlenmiştir. Lakin, herkesin kendine has bir lügatı vardır. Dile yerleşen kelimeler, cümleler ve yapılar, kişinin ilişkilenme biçimini sergilemektedir. Bunu törpülemek veya törpülememek kişinin şahsi tercihidir.

Hacettepe Üniversitesi, 2022
Çatışma bağlamında, sözü edilen becerilerin kullanımı beraberinde bazı artılar getirmektedir. Çatışmaların olumlu yanları arasında, kişilerin ilişkiye dışarıdan bakmasına ve tarafların birbirini ne kadar önemsediklerini görmesine olanak sağlaması vardır. Diğer bir getirisi, çatışma yönetimi sağlandığında ilişkilerde perspektif alınarak daha sağlıklı temaslarda bulunabilir ve böylece ilişkiler güçlendirilebilir. İlişkisel çerçevenin ötesinde, bireyin çatışma çözümünde çeşitli becerileri kullanması ve geliştirmesi söz konusudur. Problem çözme, empati, dinleme, özdenetim bahsi geçen becerilerden yalnızca birkaçıdır.
✧˚ ༘ ⋆。 ˚
1: Duygular Sözlüğü

2: Haset ve Rekabet

Kaynakça:
Arslan, C., ve Demirci, A. (2019). Ergenlerde saldırganlığın sosyal beceri ve çatışma çözme açısından incelenmesi. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 17(2), 323–342.
메타데이터
- post_id
- 0aaeb47bc89f
- slug
- çatışma-çözümü-0aaeb47bc89f
- url
- https://medium.com/@themicroiblog/%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fma-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm%C3%BC-0aaeb47bc89f
- canonical_url
- https://medium.com/@themicroiblog/%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fma-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm%C3%BC-0aaeb47bc89f
- author_url
- https://medium.com/@themicroiblog
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-09 15:37:30