← Back to list

Cücelerin Yaratılışı

Orta Dünya tarihinde önemli bir oynayan Cücelerin yaratılışı çok çok eskilere dayanır. Cüceler, zanaat konusunda en becerikli Vala olan…

Işık Topçuoğlu in Mitoloji Notları · 2025-04-09 16:01 · 54 claps · 3.8 min read
#cüceler #yüzüklerin-efendisi #tolkien #türkçe #lore
Open on Medium ↗

Cücelerin Yaratılışı

Artigas - The Seven Houses of the Khazad

Artigas - The Seven Houses of the Khazad

Orta Dünya tarihinde önemli bir oynayan Cücelerin yaratılışı çok çok eskilere dayanır. Cüceler, zanaat konusunda en becerikli Vala olan Aule tarafından Tanrı Iluvatar’dan gizlice yaratılmıştır.

Cücelerin yaratılış öyküsü Silmarillion’un “Aule ve Yavanna’ya Dair” adlı bölümünde anlatılır.

Arda’nın yaratılışından sonra Aule, Iluvatar Çocukları’nın (Elflerin) Arda’ya gelmesini büyük bir heyecanla bekliyordu zira kendi zanaat bilgisi ve hünerlerini onlara da anlatmak, öğretmek için sabırsızlanıyordu. Fakat beklediği gün bir türlü gelmek bilmiyordu. En sonunda Iluvatar’ı bekleyemedi ve Cüceleri yarattı.

Aule Cüceleri yarattığı vakir Melkor’un tehlikesi ortadan kaldırılabilmiş değildi. Bu yüzden Aule onları çok güçlü olacak şekilde yarattı, Melkor’un olası bir saldırısına karşı dirayetli olmalılardı. Fakat Aule’nin böyle bir şey hakkında hiçbir tecrübesi ve bilgisi yoktu. Dolayısıyla yarattığı bu canlıların ölçülerini doğru ayarlayamadı, istediği gibi yapamadı. Ortaya çıkan şeyler İnsanlara benzeyen ama çok daha bodur bir vücuda sahip varlıklardı. Cüceler ilk yaratıldığında da bugün gözüktükleri gibiydi, herhangi bir değişim geçirmediler.

Cücelerin ilk yedi atasını Orta Dünya’daki dağların altında bir yerde yarattı. Bütün bu işlerini herkesten saklı tutuyordu zira hem Valar’ın hem de Iluvatar’ın bunu hoş karşılamamalarından çekiniyordu. Fakat atladığı bir nokta vardı ki Iluvatar her şeyden haberdardı. O, her şeyi görendi.

Aule yeni yarattığı Cücelerini eğitmeye başlamıştı ki Iluvatar onla konuşmaya başladı. Iluvatar’ın sesini duyunca sessizliğe gömüldü Aule. Iluvatar ona yarattığı cücelerin tamamen ona bağlı olduğunu, kendi ne düşünürse Cücelerin onu yapacağını söyledi. Yani Cücelerin kendi iradesi ve bilinci yoktu, tamamen Aule’ye bağlıydılar. Aule onları düşünmezken onlar hiçbir şey yapamazlardı, yığılıp kalırlardı.

Aule Iluvatar’dan özür diledi ve niyetinin kötü olmadığını belirtti. Cüceleri yaratma amacı kendisinden başka varlıkların da var olmasını istemesiydi bu dünyada; yeni şeyler öğretebileceği ve konuşabileceği varlıklar. Sonra döndü ve Cüceleri Iluvatar’a sundu, ne isterse yapmasını söyledi.

“Dilediğince senindir onlar, her ne yapmak istersen. Yoksa uygun olan, haddimi aşıp da becerdiğim bu işi kendi ellerimle yok etmem midir?”

Bu sözlerden sonra iyice büyük bir hata yaptığı kanısına varan Aule koca bir tokmak aldı eline ve Cücelere doğru kaldırdı. Cüceler ise bunun karşısında korkuya kapılarak dört bir yana kaçıştı, bu sırada gözünden yaş aktı Aule’nin.

Ted Nasmith — Aulë the Destroyer

Ted Nasmith — Aulë the Destroyer

Tam o anda Iluvatar araya girdi ve Aule’yi engelledi. Aule’nin yaptıklarını çoktan kabul ettiğini söyledi. “Görmüyor musun?” dedi, “Artık kendi hayatları, bilinçleri var. Yoksa senden korkup kaçarlar mıydı?” Aule duyduklarından çok memnun oldu ve Iluvatar’a şükranlarını bildirdi.

Iluvatar Aule’nin yarattığı Cüceleri kabul edip onlara da bir yer vermişti bu dünya üzerinde ama bir şartı vardı: Kendi yarattıkları olan İlkdoğanlar, yani Elfler dünyaya gelmeden Cüceler de var olamayacaktı. Iluvatar, Cüceler üzerinde hiçbir değişiklik yapmadan onları Aule’nin yarattığı şekilde bıraktı ve Aule de yarattığı 7 Cüce atasını alıp uzaklarda onlar için ayrılmış dağların altında uykuya yatırdı.

Cüceleri bir sır şeklinde yapan, kimseye bundan bahsetmeyen Aule en son dayanamaz ve bunları eşi Yavanna’ya anlatır. Yavanna ona Eru’nun affedici olduğunu, Aule’nin artık gönlünün neşe ile dolması gerektiğini, çünkü bunu hak ettiğini söyler Aule’ye. Fakat bunu kendisinden habersiz yaptığı için yarattığı Cücelerin kendi yarattıklarına, ormanlarına, çiçeklerine ve doğasına zarar vereceklerini; kendi işleri dışında başka hiçbir şeye o kadar önem vermeyeceklerini söyledi. Çünkü Cüceler sadece Aule’yi bilirdi, eşi Yavanna’dan ve onun sahibi olduğu doğanın değerini bilmezlerdi.

Buna Aule cevap olarak sadece Cücelerin değil, Arda’ya gelecek olan Iluvatar Çocukları’nın bile kendisinin yarattığı şeyler üzerinde hakim olacağını, onları kullanacağını söyler. Bu cevap Yavanna’yı karanlığa boğar, gider Manwe’yle konuşur zira Arda’nın geleceği hakkındaki korkuları onu büyük bir kedere sürüklemiştir.

Aule’nin ona anlattığı şeylerden bahsetmeden, sadece Arda’ya gelecek olan halkların kendi yarattıklarını bozacak olup olmamasını sorar Manwe’ye. “Doğrudur,” diye başlar Manwë. “Lakin neden bu merak, senin Aulë’nin telkinine niçin ihtiyacın olsun ki?

Bir süre sessizliğe boğulan Yavanna ona yarattığı her şeyin çok kıymetli olduğunu ve zaten Melkor’un yaptıkları yetmemiş gibi yeni gelecek olanların da yarattıkları üstünde söz sahibi olmasının da kendisini korkuttuğunu söyledi. Bunun üzerine Yavanna’nın kederini gören Manwe:

“Olsaydı senin elinde, neyi saklardın? Bütün bu krallığın içinde kalbine en yakın duranı hangisidir?”

Yavanna ağaçları seçti. Onlar sabit duruyorlardı, herhangi bir tehlike anında kaçıp gidemiyorlardı. Ayrıca büyüyüp yeşermeleri bir ömür, yıkılmaları ise bir an alıyordu sadece.

“Düşüncelerimde beliren budur. Ama ağaçlar kökleri toprağa uzanan her şey adına konuşsa ve onlara yanlış yapanı affetmese!”

Bu fikri tuhaf bulan Manwe’ye Yavanna Şarkı’yı, Arda’nın yaratılışını hatırlattı.

“Ama Şarkıda yeri var bunun. Sen Ulmo’yu yanına alıp göklerde bulutları yaratıp da içlerinden yağmuru çekip çıkartırken, ben uzattım ulu ağaçların dallarını yükseklere, ağırlamak için yağmurları; o ağaçların bazısı, Ilúvatar’a şarkı söyledi yağmurla rüzgarın ortasında.”

Bunun üzerine sessizleşen Manwe, Yavanna’nın söylediklerini düşündü uzun bir süre. Iluvatar da gördü bunu. Manwe’nin gözlerini yeniden hayale bürüdü, tıpkı Arda’yı yaratmadan önce Ainur’un gözlerini hayale bürüdüğü gibi. Bu kez o hayal uzakta değildi, Manwe onun içindeydi. Hayalde Iluvatar’ın elinin de hayale dahil olduğu ve bu sayede Ainur’un daha önce hiç görmediği, Iluvatar’ın onlardan sakladığı bin bir çeşit mucizeyi gördü.

Ardından uyandığı vakit Manwe, Yavanna’nın yanına Ezellohar’a gitti. Yavanna’ya Ilúvatar’ın her şeyi işittiğini söyler. Çocukların uyanışıyla birlikte Yavanna’nın fikri de hayata geçecek, onun kudretiyle doğaya ruhlar karışacaktır. Bu ruhların bazıları hayvanlar ve bitkiler arasında yer alacak, saygı gören ve öfkeleri korku salan varlıklar hâline geleceklerdir. Bu ruhlardan bazıları kartallar, bazıları ise Entler olacaktı.

Manwe’den duyduğu bu sözler Yavanna’yı sevindirir ve ağaçlarının Kartallara yuva olacağını düşünür. Ancak Manwë, Kartalların dağlarda yuvalanacağını ve ormanlarda Orman Muhafızlarının (Entler) dolaşacağından bahseder.

Yavanna bunun üzerine Aulë’ye gider ve ormanlarda güçlü bir varlığın dolaşacağını, onun gazabını uyandırmanın Cüceler ve diğer halklar için büyük tehlike olacağını söyler. Ancak Aule kısa ve öz konuşur:

“Yine de oduna ihtiyaç duyacaklar.”

Kaynakça:

Silmarillion, J.R.R. Tolkien, İthaki Yayınları, 2017, s. 100–108

Kullandığım bütün görselleri tolkiengateway.net üzerinden aldım.


메타데이터
post_id
0c5fb235bbb0
slug
cücelerin-yaratılışı-0c5fb235bbb0
url
https://medium.com/orta-d%C3%BCnya-t%C3%BCrk%C3%A7e/c%C3%BCcelerin-yarat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1-0c5fb235bbb0
canonical_url
https://medium.com/orta-d%C3%BCnya-t%C3%BCrk%C3%A7e/c%C3%BCcelerin-yarat%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1-0c5fb235bbb0
author_url
https://medium.com/@isiktopcuoglu
status
ok
fetched_at
2026-06-29 01:02:39