← Back to list

Armut: Freelance Platform mu, Ücretli Teklif Makinesi mi?

Armut’ta Para Verip Ses Alamamak

Zehra Gul Buyukarslan · 2025-12-30 20:50 · 1 claps · 3.0 min read
#armut #freelance #workers-rights #user-experience #kullanici-deneyimi
Open on Medium ↗
Wiki topics: UX · UI/UX Design 🔧 · Data Engineering

Armut: Freelance Platform mu, Ücretli Teklif Makinesi mi?

Armut’ta Para Verip Ses Alamamak

Bu yazıda Armut platformuna ait şahsi deneyimlerimi bulacaksınız.

Freelance bir platformun en temel görevi bellidir: İş vereni ve hizmet vereni buluşturarak iletişimi kolaylaştırmak ve hizmetin gerçekleşmesine olanak sağlamaktır. Platform bunu başarıyorsa komisyon almalıdır. Çünkü değer üretmiştir.

Ama Armut’ta yaşadığım deneyim şunu gösterdi: Platform çoğu zaman hizmetin gerçekleşmesine katkı sağlamadan, “başvuru hakkı” üzerinden para kazanıyor. Yani komisyon değil; kapı parası.

Teklif ücreti: Para girer, çıkış kilitli.

Teklif ücreti: Para girer, çıkış kilitli.

Teklif Ücreti: Sonucu olmayan bir ödeme

Armut’u kullandığım sürede, geri dönüş bile alamadığım pek çok ilana teklif göndermek için ücret ödedim. Ve bu ücretler öyle “sembolik” falan değil:

  • İlan başına 100–200 TL teklif ücreti gördüm.
  • Bazı ilanlarda, ücret sanki “seçici eleme” gibi kurgulanmıştı.
  • Geri dönüş yoksa, iş yoksa, sonuç yoksa… para yine gidiyor.

Burada problem şu: Bu model, platformun “hizmeti oldurtma” motivasyonunu zayıflatıyor. Çünkü platform, sen işi alsan da almasan da geliri baştan kilitlemiş oluyor. İşin gerçekleşmesi bir “bonus”a dönüyor.

Bir freelance platformu, işi oldurtmadan para kazanıyorsa; o artık aracılık değil, başvuru satışı yapıyordur.

Durumun komik ve acı tarafı: İş verenin haberi bile yok!

Daha da tuhafı: İş verenler çoğu zaman hizmet verenin teklif atmak için para ödediğinden habersiz. Önceden hizmet vermiş olduğum bir müşteriye yeni açacağı ilan için teklif ücretini daha az koydurtmanız mümkün mü diye sorduğum zaman müşterinin bu durumun varlığından dahi haberi olmadığının farkına vardım.

Bu şeffaf olmama hali platformdaki dengeyi bozuyor. Çünkü iş veren, hizmet verenle eşit koşulda uygulamayı kullandığını sanıyor. Oysa gerçek şu: Hizmet veren tarafında başvuru, bir maliyet ve risk.

Sen 150 TL verip teklif atarken, iş veren belki de sadece “fiyat bakıyordur”. Bedel yine kimde? Hizmet verende.

Bu, adil değil.

“İş aldıkça teklif ücretin düşer” vaadi: Hak değil, ayrıcalık düzeni

Armut’un sunduğu vaat kabaca şu: “İş alıp tamamladıkça teklif ücretlerin düşer.”

Kulağa teşvik gibi geliyor ama pratikte şu anlama geliyor:

  • Platformda eskiysen: daha az öde.
  • Yeniysen: daha çok öde.

Bu, olmaması gereken bir kast sistemidir. Bir insanın platformda yeni olması, onu otomatik olarak daha çok ödemeye mahkûm etmemeli. Hatta tersine platforma yeni giren kişinin daha fazla paraya ihtiyacı olur. Müşteri portföyü yoktur, referansı azdır, düzeni oturmamıştır. Bundan ötürü daha az para kesilerek çalışan motive edilmelidir.

“Çıkış” bile ücretli: Bakiye içeride kilitli kalıyor

Bu sistemin en rahatsız edici taraflarından biri de şu: Platforma yüklediğin bakiyeyi geri çekemiyorsun.

Ben mesela 750 TL yükledim. Bunun 300 TL’sini tekliflerde kullandım. Sonra “tamam, ben burada daha fazla durmak istemiyorum” dedim. Mantıken kalan 450 TL’yi banka hesabıma geri alabilmem gerekir, değil mi? Hayır. Alamıyorum. Bu, sadece “kullanıcı deneyimi sorunu” değil; bu, doğrudan çıkış maliyeti demek. Yani platformdan ayrılmak istediğinde bile paran içeride tutuluyor. İstemediğin bir yerde kalmaya mecbur bırakılıyorsun. “Madem paran içeride, hadi bir iki ilana daha gir, bir iki teklif daha ver…”

Güvenlik ve kimlik meselesi: Kiminle konuştuğunu bilmiyorsun

Platformun sunduğu ortamın sağlıklı olmadığını düşündüren başka bir şey daha yaşadım: Platformdaki bir müşterimin ismi, telefonda görüştüğümde farklı çıktı.

Yani: Platformda bir isim, telefonda başka bir isim.

Bu ne demek? Adam kendine sahte hesap açmış. Bu, basit bir detay değil; güven meselesi.

“Gerçek kişi mi, gerçek kurum mu, kimlik doğrulaması var mı?” soruları havada kalıyor. Hizmet veren olarak sen, evine gidip iş yapacağın insanın kim olduğunu net bilemeyebilirsin. İş veren açısından da benzer riskler var.

Freelance platformları güvenle yaşar. Kimlik ve doğrulama bu kadar griyse, o ortam sağlıklı değildir.

Bu model kim için çalışıyor?

Benim gördüğüm resim şu:

  • İş veren: talep açması kolay, maliyeti düşük, deneme-yanılma serbest.
  • Hizmet veren: her talep bir maliyet, her başvuru bir risk.
  • Ayrılmak istersen: paran içeride kalabiliyor.

Sonuç: Platformun kurduğu denge, riskleri tek tarafa yıkan bir düzen gibi çalışıyor. Bu yüzden “freelance platformu” gibi değil, “teklif ücreti pazarı” gibi hissettiriyor.

Son söz: Komisyon başka, kapı parası başka

Bir platform, işi gerçekten oldurtup iki tarafı memnun ediyorsa komisyonu hak eder. Ama işi oldurtmadan; geri dönüş almadan; süreç ilerlemeden para alıyorsa, bu komisyon değil.

Bu, sadece başvuru hakkı satmak.

Bu platformu kullanan biri kendini “iş bulmaya çalışan bir profesyonel” gibi değil; para verip kapıda bekleyen biri gibi hissedebilir. Süreç uzadıkça tablo şuna dönüşür: Parası içeride kalır, umudu dışarıda.

Geldiğim noktada ben kalan bakiyemi de kullanıp bu süreci kapatmak istiyorum. Bir daha bu platformla muhatap olmak istemiyorum.

Platformun bana verdiği belge — Benim platforma verdiğim belge :’)

Platformun bana verdiği belge — Benim platforma verdiğim belge :’)

Umarım hiçbiriniz bu platforma muhtaç kalmazsınız. Sevgilerle.


메타데이터
post_id
0d3c0f93ff15
slug
armut-freelance-platformu-mu-teklif-ücreti-makinesi-mi-0d3c0f93ff15
url
https://medium.com/@zehragulbuyukarslan/armut-freelance-platformu-mu-teklif-%C3%BCcreti-makinesi-mi-0d3c0f93ff15
canonical_url
https://medium.com/@zehragulbuyukarslan/armut-freelance-platformu-mu-teklif-%C3%BCcreti-makinesi-mi-0d3c0f93ff15
author_url
https://medium.com/@zehragulbuyukarslan
status
ok
fetched_at
2026-06-26 03:39:16