Sanattan Bana Kalan
İnsanlar, anlaşılmak ister. İnsanlar, sadece fiziksel olmadıklarını göstermek ister. İnsanlar düşüncelerinin izdüşümünü yansıtmak ister…
Sanattan Bana Kalan
Photo by Dimitar Belchev on Unsplash
İnsanlar, anlaşılmak ister. İnsanlar, sadece fiziksel olmadıklarını göstermek ister. İnsanlar düşüncelerinin izdüşümünü yansıtmak ister. Duygu ve düşünceleri ile dünyaya anlam katmak ister. Yazar, çizer, boyar, dokunur, söyler… Ama insana bazen bunlar da yeterli gelmez. İster ki düşüncelerini ve duygularını hissettiği gibi hissetsin tüm varlıklar. Bunun mümkün olmadığını bilir ama yine de çabalar insan. Hissettiklerime biraz yakın olsa bile yeter, der belki kendi kendine. O yüzdendir ki tarih boyunca pek çok insanın acısını, mutluluğunu, endişelerini paylaştık. Üstelik bu duyguları, kendi çağdaşları anlamak dahi istemezken. İşte sanattan bana kalan: İnsanları dinlemek, anlamak ve gözlemlemek oldu. Her şeyden önce bir söz hakkı oldu. Herkes iyi-kötü düşünür. Bunu ifade eder ya da etmez. Ama ifade ederken pek çok insan da:”Eee bundan banane!” der belki de. İşte sanattan bana kalan da bu durumun yaşanmama ihtimali.

Photo by Carlos de Toro @carlosdetoro on Unsplash
Düşünün; bir şeyler yazıyorsunuz ve insanlar buna değer veriyor hatta para veriyor. Üstelik siz bunu kimseden istemezken. Belki derdinizi, duygunuzu, mutluluğunuzu anlatsanız birçoğu oralı olmaz. Ama bir fırça darbesi ile ya da bir satır ile belki de bir ezgi ile belki küçük bir mimikle yaşamaya şahit olduğunuz her şeyi insanlar anlamaya çalışıyor. Sanattan bana kalan: İnsan perspektifleri oldu. O insanı okumak, anlamak, içselleştirmek oldu. O dönemi iliklerine kadar hissetmek, o yaşamın kokularını almak oldu.
Photo by Xavier von Erlach on Unsplash
Kendimi bildim bileli sanat ile var olmaya çalışırım. Pek çok dalını icra etmesem dahi düşüncesine sahip olmak, bilgi birikimini elde etmek bile bana tartışılmaz bir haz verir. İçimde hep bir kıvılcım hissi yaratır. Sanat adına her zaman payıma iyi şeylerde kalmaz elbette. Büyük bir yetersizlik hissi de bırakır içimde. Beni zamanla yıkıma uğratan bir şeydir bu duygu. Sanki hırsızına aşık olmak gibidir. Bana bazen yarardan çok zarar verdiğini bile itiraf edebilirim. Düşünceler sürekli zihnimde cirit atar; benimle oturur, dertleşir ama bir forma dönüşemez. Bunu da yetkinliğimin eksik olmasına bağlarım hep. Yani zihinsel savaşımı formlar dünyasına sığdıramam ve icra edemem. Belki binlerce yazı müsveddesi üzerinde bir gün gerçek olmayı bekler hepsi. Sanattan bana kalan: Kocaman bir yetersizlik hissi olur işte. Ama zamanla çaresizliğim bu konudaki motivasyonum olur. Bu yüzden pek çok dalını yapamasam bile sanat benim için bir düşünce, bir algılayış biçimi olur.
Photo by Content Pixie on Unsplash
Sanattan bana kalan: Görmek ile bakmak arasındaki farkı algılamak olur. Dinlemek ile işitmek arasındaki savaşa dahil olmak olur. Dokunmak ile temas etmek arasındaki kavgaya şahit olmak, olur. Bu kadar zıtlık barındırır içinde. Aynı hepimizdeki gibi pek çok zıtlığın toplamı yani. Sanattan bana arda kalan en önemli şey ise: Ben öznesinin, özverisi oldu.
메타데이터
- post_id
- 107b73a92a1a
- slug
- sanattan-bana-kalan-107b73a92a1a
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/sanattan-bana-kalan-107b73a92a1a
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/sanattan-bana-kalan-107b73a92a1a
- author_url
- https://medium.com/@denizzbulutt
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-28 07:38:09