an’dan iyilik edinmek
“Bulunduğumuz andan maksimum derecede iyilik edinmeliyiz”
an’dan iyilik edinmek
“Bulunduğumuz andan maksimum derecede iyilik edinmeliyiz”

Beş ay önce bu başlığı ve ilk cümlesini yazmışım. Neler neler oldu bu beş ayda listelerce uzar gider. Bense şimdi ne yazsam, hangi kelimelerimi özgür bıraksam da birleştiklerinde bir mana oluştursalar diye düşüncelere dalmışken, not ettiklerime bir bakayım dedim.
“An”
Geçti gitti bile. Her yenisi geldiğinde ona tutunmaya çalışmak, sonsuz bir dağa tırmanmak gibi geliyor bazen. Bazen yürümek bile zor gelirken her anımızda tırmanıyoruz, dalıp gitmemek, düşüncelerde kaybolmamak, verim almak, bazı karakterlere göre “kendini kanıtlamak”, bazı karakterlere göre de “kalabalık içinde kaybolmak” için tırmanıyoruz.
Ama hep gözlemlediğim ve deneyimlemeye çalıştığım bir şey var. Tırmanmaktan üşendiğim için midir bilinmez, uçmayı buldum ben arkadaşlar.
“İyilik” kelimesi bazen çok samimiyetsiz geliyor. Ne yazık ki dizilerde veya hayatımızda iz bırakan kötü karakterler yüzünden. Bu “iyilik yap” cümlesi her seferinde “aman dokunma” ile içsel bir tepkiyi beraberinde getiriyor. Oysa ben diyorum ki “iyilik yap ki kanatlanıp uç, tırmanma!”
Zaten fiziksel olarak tırmanmak, asla cazip gelmez bana. Ama sırf bu yüzden (uçmak uğruna) yapmacık bir iyilikten bahsetmiyorum elbette. Yapmacıklık da bir tırmanmadır.
İçinden ne geliyorsa iyilik adına, onu yapsana sen de. Nasıl hafifleyeceksin bir anda.
Bu herhangi bir şey olabilir. Yerde bulduğun çöpü kaldırmak bile olsa. Sadece senin şahit olman yeter, binler önünde iyilik yapman şart değil. Bence o da bir tırmanma çünkü. Kendini kanıtlıyorsun ‘Vallahi iyilik yaptım bakın!’ derken.
Uçmak için, özellikle sadece senin farkında olman lazım hatta. Hadi tamam, “bugün n’aptım biliyor musun?” diye başlayan samimi anlatımlar da en yakın çevrendekilere iyilik olabilir, onları da cesaretlendirirsin belki?
“O an iyilik yap, denize at” sonra da uç :)
Bu aralar ne zaman moralman düşsem, düşünüyorum. “Bana ne iyi geliyor?” sorunun yanıtı basit, “yazmak.”
Zaten bekleyen yüzlerce konu başlığım ve makalem var. “Al birini sıradan, kelimelerini odakla, kendine iyilik yap bu sefer” diyorum. Çok pahalı bir ürüne zar zor kazanılan paralarımızı harcamak mı iyi gelir, yoksa içimizde sürekli yeşeren ve çıkmak için an kovalayan kelimelerimizi harcamak mı?
Bu yazdığım başlığı ve ilk cümlesini tekrar okudum da; “anda iyilik etmeliyiz” değil, “andan iyilik edinmeliyiz” yazmışım. An’ın bize bir borcu varmış gibi... Biz borçlu çıkmayalım da… (Gelecek makaleye atıf oldu galiba :) )
메타데이터
- post_id
- 10f9e1b4ff00
- slug
- andan-iyilik-edinmek-10f9e1b4ff00
- url
- https://medium.com/@pirdengursoyaydn/andan-iyilik-edinmek-10f9e1b4ff00
- canonical_url
- https://medium.com/@pirdengursoyaydn/andan-iyilik-edinmek-10f9e1b4ff00
- author_url
- https://medium.com/@pirdengursoyaydn
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-29 06:51:31