Reading Slump
Yani Okuma Tembelliği
Reading Slump

“Okuma Tembelliği “
Konu ile ilgisi olmayan bir görsel, orada da dediği gibi insanlar duruma isim koymaya bayılır.
Yaşarken başka, isim olunca başka bir bakış açısı oluyor. Oysa durum aynı.
Garip.
Reading Slump diye bir şey varmııış. Yıllardır yaşadığım durum.
Çok kitap okuyan birinin artık kitap okuyamamasını anlatan terim.
Kitap benim için o kadar güzel bir kafa dağıtma aracıydı ki! Sorunlardan kısa süreli de olsa soyutlanabiliyordum. Hobinin insana kattığını ben kitaplardan sağlayabiliyordum.
Son 2–3 yıldır okumak çok zor.
Kitap bitse de eski etkiyi alamıyorum. Bu keyif de hayatımdan kaydı bir yıldız gibi.
Yazarken fark ettim, artık müzik dinlerken de eskisi kadar keyif alamıyorum.
Neler oluyor bize, yine neler oluyor gülüm? Neler oluyor sana, bana neler oluyor?

Canımın parçası Harry Potter,
Bitirdiğimde boşluğa düştüğüm seri. Ve aynı zamanda 2026 (sanırım) yılında dizisi başlayacak. Kitap gibi olmasa da bekliyorum.
Asıl kısım, onu okurken bana yaşattığı güzellikler.
Film ile başlamıştım. Kitapları okuduğumda Melez Prens filmi çıkmamıştı. Bu sayede o ekibi hayal ederek okudum son iki kitabı.
Harikaydı.
Anılar, anılar şimdi gözümde canlandılar.
Anılar, anılar beni bu akşam ağlattılar.

2026’daki filmini umutla beklediğim seri: The Lord of the Rings.
Yine ilk olarak filmleri izledim ama ilk ne zaman… hatırlamıyorum. O kadar küçüktüm.
Harry Potter’a göre daha zor okunan bir seriydi. Ama yazarın oluşturduğu fantastik dünya ayakta alkışlanmalık.
Konunun gerçek dünya ile bağlantısı, o derinlik… olağanüstü.
Zaten film başarısı ortada.
Kısaca: alkış!
LOTR yazarken aklıma, konudan bağımsız, The Giver geldi.
Geç okuduğum ve “bunu lisede okusaydım beni derin etkilerdi” dediğim bir distopya.
Kitap siyah beyaz başlıyor ve ütopya görünümlü bir distopya. Yine gerçek hayata yapılan gönderme şahane.
Filmi de çıktı. Kitap kadar başarılı değil.
Aklıma takılan şu, ikinci kitap olan Maviyi Toplamak’ı okudum ve onu da beğendim. Buna rağmen nedense seriyi bitirmedim. Gerçekten garip.

Aklıma gelen kitabı yazmaya başladım. Çünkü bana bıraktıkları etki çok güzel. Ve “reading slump” durumu yüzünden artık o bahsettiğimi yaşayamaz oldum.
Neyse.
İhsan Oktay Anar nevi şahsına münhasır bir yazar. Kitabı okuduğumda psikoloji, felsefe, fantastik, tarih… çokça şeyin bir arada olduğunu gördüm. Hepsini kullanarak ortaya bu kadar iyi eser çıkarmak… efsane.
Sonrasında Amat okuduğumda da bir kez daha hayran kaldım.

Psikoloji temelli kitapların da bana büyük katkısı oldu.
Zor Kişiliklere Yaşamak
Yas
Bunları yazarken aklıma
Nietzsche Ağladığında
kitabı geldi. Ve çok çok iyiydi. Derken,
Martin Eden : hayatımda aldığım en kıymetli hediyelerdendi. Çünkü arkadaşım önce kitabı kendi okuyup üzerine notlar alıp bana öyle verdi.
İlk kez bir kitabı başkasıyla beraber okuyor gibi oldum.
Tarifsiz bir duygu.
Bu arada not derken tamamıyla içinden ne geliyorsa onu yazmış. Kitaba yorum yaptığı yer de var, o an bize dair bir anıyı yazdığı yer de.
Ne çok kitaba dair söyleyecek cümlem varmış.
Okumak güzel, okuduğunun üzerine konuşmak güzel, okuduğunu hayal etmek güzel, hayalini yazmak daha da güzel.
메타데이터
- post_id
- 112f4b82bfce
- slug
- reading-slump-112f4b82bfce
- url
- https://medium.com/@cumartesi/reading-slump-112f4b82bfce
- canonical_url
- https://medium.com/@cumartesi/reading-slump-112f4b82bfce
- author_url
- https://medium.com/@cumartesi
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-27 07:40:21