𓃦 temmuz çapraz okumalarımdan çarpıcı murakami alıntıları
Hayatta ilk kez sahaf rafından bir Murakami kitabı çektiğimde -yalan söylemezdim- bundan sonraki hayatımın geri kalanının onun romanının…

*görsel kaynak: yazarın (ki estağfurullah biz kimiz) kendi kadrajındandır* ps: mama’nın çiçekler bizim sıfat’ul eşgalden yakışıklı çıkmış. (ben de blurladım peh.)
𓃦 temmuz çapraz okumalarımdan çarpıcı murakami alıntıları
Hayatta ilk kez sahaf rafından bir Murakami kitabı çektiğimde -yalan söylemezdim- bundan sonraki hayatımın geri kalanının onun romanının bir bölümü gibi geçeceğini asla kestiremezdim.
Yaratılmış en büyük yazar olduğunu düşünmüşümdür hep. Yazı ustalarımdandır, Uzak İrlanda Kasabaları, Böğürtlenlerin Arkasında Söyleyeceğim ve Sasha’ya Üç Yağmur novellarımı onun etkimesinde yazdım. Etkilenme endişesi diyeceğim geliyor..
sürrealizmin prensi
Murakami bir çatlaktır, her iki anlamıyla da.. Bazen birbirine benzer. Beyzbol maçı sırasında yazmaya karar vermiş, her sene Nobel’e aday gösterilmiş ama kazanamamış, Salvador Dali bir yazar olsaydı nasıl yazardı, sorusuna cevap olarak verilmiş bir heriftir.
Tanrının Bütün Çocukları Dans Eder metniyse 1995 Kobe depreminin ardından kırılan hayatları, kayıpları ve insanların içsel boşluklarını falan filan anlattığı 6 öyküden mürettep. Sıkı kitap. Dürüst olmak gerekirse bir novella olarak çatsa daha süreğen bir metin çıkardı ortaya.
murakami tipi baş dönmesi
Yalnızlık ve absürt öğelerin birbirinin ayağına dolanarak en nihayetinde okura çelme çaktığı metinler olmuş. Deprem, öykülerin ana izleğini oluştursa da asıl deprem sarsıntıları karakterlerin arasındaki duygusal artçılar. Mura, her defasında bunu çok iyi yapıyor.
Favori öyküm Tokyo’yu Kurtaran Kurbağacık oldu.
Sözü yormayalım, flüt yapıp gözleri ağrıtmayalım. Biz tarafımızı belli edelim de çok isteyen yine gidip Joseph Conrad, Thomas Mann falan okusun.D
#plak cızırtılı alıntılar
“Gözlerini kapattı, beyaz ay ışığını teninde hissederek tek başına dans etmeye başladı ... Tanrı’nın bütün çocukları dans eder..”
“Her tahlilde tüm şiddetli savaşlar hayal dünyasında meydana gelir. Bu benim savaş taktiğimdir. Biz orada kazanıp orada kaybederiz..”
“Nasıl öleceğimi düşünmedim hiç. Böyle bir şeyi düşünemem. Daha nasıl yaşayacağımı bile bilmezken!”
“Ben şimdi burada, var olmamın anlamı gibi bir şeyi mi anlamaya çalışıyorum? Acaba yeni bir hikâyenin içine yazılmayı ve orada daha uyumlu bir role sahip olmayı mı arzuluyorum? Hayır, diye düşündü Yoşiya. Öyle değil. Peşinden gittiğim şey muhtemelen içimdeki karanlığın kuyruğuydu. Onu tesadüfen görmüş, ardından gitmiş, ona tutunmuş, sonrasında daha derin bir karanlığın içine düşmüştüm..”
“Nasıl kazandığımız değil nasıl yenildiğimiz hayatımızın değerini belirler..”
“Dünya yanlış anlaşılan cümlelerle dolu..”
“Yüreğim taştan değil. Taş bazen kırılıp parçalanabilir. Şeklini yitirebilir. Ama insanın ruhu parçalanmaz. O şekli olmayan şeyi, iyi de olsa kötü de olsa, sonsuza dek birbirimize aktarabiliriz. Tanrı’nın bütün çocukları dans eder..”
“Acı Tanrı kadar gerçektir. Görünmez, ölçülemez, güçlü..”
메타데이터
- post_id
- 13ecbd0d41ca
- slug
- temmuz-çapraz-okumalarımdan-çarpıcı-murakami-alıntıları-13ecbd0d41ca
- url
- https://medium.com/turkiye-20s/temmuz-%C3%A7apraz-okumalar%C4%B1mdan-%C3%A7arp%C4%B1c%C4%B1-murakami-al%C4%B1nt%C4%B1lar%C4%B1-13ecbd0d41ca
- canonical_url
- https://medium.com/turkiye-20s/temmuz-%C3%A7apraz-okumalar%C4%B1mdan-%C3%A7arp%C4%B1c%C4%B1-murakami-al%C4%B1nt%C4%B1lar%C4%B1-13ecbd0d41ca
- author_url
- https://medium.com/@sadiklisuheyl
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-08 19:15:55