← Back to list

İnsanları Bazen Fazla Ciddiye Alıyoruz

Bazı insanlar var ki bizden (ahlak, karakter olarak) o kadar küçükler ki bize bağırışları anlamsız vızıltılar gibi geliyor ve bunları…

Epsilon · 2025-07-24 21:57 · 1 claps · 5.3 min read
#iftira #hayat #kişisel-gelişim
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🛠️ · Crafts & DIY 🧘 · Spirituality

İnsanları Bazen Fazla Ciddiye Alıyoruz

Bazı insanlar var ki bizden (ahlak, karakter olarak) o kadar küçükler ki bize bağırışları anlamsız vızıltılar gibi geliyor ve bunları duymak, anlamak için yere çömelince biz de bir nebze küçülmüş oluyoruz.

Bugünkü konumuz üzerime atılan iftiralar ve arkanızdan size iftira atıldığında bunu nasıl kontrol etmelisiniz.

Baştaki sözü okuduğunuzda bunu ya bir narsistin ya da Christopher Lee’nin dediğini düşündünüz. Narist olmakla suçlanmak da başıma geldi merak etmeyin. Bu sözde anlatmaya çalıştığım şey bazı insanları aslında o kadar da önemsemememiz gerektiği. Toplumsal normlar ve toplum içindeki konumunuzun baskısı bazen o kadar büyük bir yük oluyor ki insana insan kafayı yiyor, sizi anlıyorum.

İftiralar genelde ya birinin yüzüne karşı toplum içinde onu rencide ederek yapmadığı bir şeyi yapmış gibi söylemek oluyor, ya da arkasından dedikodu yaparak mevzubahis kişinin yapmadığı kötü bir eylemi yapmış gibi anlatmak oluyor. Biz burada ikinci bahsettiğimiz olan dedikodu yoluyla olana bakacağız.

Şimdi öncelikle bir örnek üzerinden iftira atılma süreci ve ne hissettiğimize bir bakalım.

Genelde size iftira atanlar ya sizi sevmeyen, düşmanınız kimselerdir, ya da sizi çekemeyen, kıskanan tanıdıklarınızdır. Burada kilit bir nokta var ki iftira atan kişinin sizi çekemiyor olmasıdır. Genelde cidden kendisinin üstün olduğunu objektif bir gözle gören kişiler, kendinden ahlaksız veya küçük gördüğü kişileri ya görmezden gelir ya da ona farklı bir şekilde ders verir, ancak iftira atmak tam çekemeyenlerin yapacağı bir şeydir.

Benim üzerime atılan iftira neredeyse hiç tanımadığım ve adını bile bu sene öğrendiğim birinden geldi ama yine ortak nokta beni çekememesiydi.

Diyeceğiniz ilk şey “ulan senin çekilemeyecek ne yönün var?” sorusu olmuştur. Her ne kadar böyle gözükmekten, bunun dillendirilmesinden rahatsız olsam da okulda çok yönlü, hocaların sevdiği, çoğu şeyi bilen ve belli bir kaç konuda usta biri olarak görülüyorum. Bu etkinliklerden bazılarını sadece bazı okurlarımın içindeki o “şüpheyi” gidermek için söyleyeceğim. Temel düzey bir siber güvenlik kursu veriyordum ki eğitim setimi internet sitemde bulabilirsiniz, tamamen ücretsiz. Siz siber güvenliği “hackerlık” olarak da tanıyabilirsiniz. Kısa dizi çekiyordum. Okulda münazaralar düzenliyordum ve daha bir sürü yerde etkinliklerde görevliydim. Bu işleri sınav senesine girince bıraktım tabi ki.

Konumuza geri dönelim, beni tabiri caiz ise kıskanan bir kız, sözde benim ona taciz ettiğimi bir kız grubunda anlatmış. O zamanlardan da benim çok güvendiğim kız kankam, ona seda diyelim, bana gelip bu iftirayı anlatmıştı.

Sözde biz bir yazılı sırasında beraber oturmuşuz ve yazılı boyunca ben onun bacağının üstüme kendi bacağımı atarak tacizde bulunmuşum.

Şimdi taciz iftirasının neden yanlış olduğuna dair 1000 tane kanıt var. O yazılıyı hatırlıyordum. Biyoloji yazılısıydı ve öğretmen masasının önündeki sıradaydım. Aşırı heyecanlıydım ve çoğu şeyi tekrar edemediğimden dolayı sınav stresi yaşıyordum. Bu stres ile tüm odak yazılıya odaklandım ve süre bitince de son birkaç kontrol yapıp kağıdı verdim ve çıktım. Zaten öğretmen masasının dibindeyiz ve hoca sandalyesinden kalkmıyor bile ve uyanık bir hocaydı. Ayrıca anlattığı biçimde taciz edebilmem için yazılı esnasında kendi bacağımı kaldırıp kızın 2 bacağı arasına sokmam lazım ki şuan bunu okurken/dinlerken bile olayın ve o pozisyonun absürtlüğünü ve komikliğini tahmin edebiliyorsunuzdur. İnsanları tiplerine göre yargılamaktan nefret ederim ama bu kızla cidden para verseniz sevgili olmayacağım, dokunmayacağım, bilgisiz aptal bi kız idi zaten.

Elbette ki o kız grubundaki arkadaşlarım benim nasıl biri olduğumu ve böyle bir şey yapmayacağımı biliyordu, bu yüzden hatta bir kız kankam diğer kızlara demiş ki işte Talha böyle biri değil, biz de bunu biliyoruz o yüzden bunu ona söylemeyelim, en azından biz yapmadığını biliyoruz demiş.

Ancak Seda gerek biraz sinir olmuş gerek merak etmiş olacak ki bunu bana söyledi. Bunu okulun koridorunda kulağıma söylediğinde ağzım açık kaldı gözlerim fal taşı gibi açıldı ve iftirayı bilen diğer arkadaşlarım gülmeye başladı. Arkadaşlarım sağ olsun bana güveniyordu ve arkadaş seçimimde sorun olmadığını anladım.

İftirayı duyunca ilk olarak ani bir panik haline giriyorsunuz ve insanlara kendinizi ispatlamaya çalıştığınızı görüyorsunuz. Sanki tüm okulu bahçede sıraya dizip megafonla olayı anlatıp kendinizi kanıtlamak istiyorsunuz.

Ben de tam böyleydim. Olayı duyunca derse girdim ve o ders ne derse odaklanabildim ne de başka bir şey düşünebildim. Tek düşündüğüm bu iftirayı ne yapacağımdı.

Hatalı bir senaryoda olacaklar için şunları rahatlıkla diyebiliriz ki ilk önce kendinizi herkese kanıtlamaya çalışıp sonra da iftirayı atan kişiyi bulup ona bağırıp çağırırsınız sonra iş disipline gider ve tüm okul bu ahmak kaltağın lafını bilirdi.

Ben ise doğru bir tercih yaptım ve o dersin sonunda koridora çıktım ve çok güvendiğim, neredeyse her olayımı anlatabildiğim eski sınıf öğretmenimiz Asuman hocama gittim. Kendisi okuyor/dinliyorsa selamlar. Asuman hoca felsefecimizdi ve en sevdiğim hocalarımdandı. Asuman hoca bana birkaç cümle söyledi ve ben artık olaylara bakışımı değiştirebildim.

Ben olayı anlattığımda ilk verdiği tepki sakin ve ufak bir tebessüm ile gülmek oldu. Ben senin böyle bir şey yapmayacağını biliyorum, bu yüzden zaten endişelenme, hem arkadaşların seni böyle biri olarak bilmiyor dedi. Sonra şunları ekledi: Bu seni çekememiş, genelde lisede böyle kızlar olur, ortamlarında böyle şeyler anlatırlar. Bunlar boş laflar, bunlara aldanma, bunları takma, bu adı üstünde bir dedikodu zaten, kanıtı veya gerçekçiliği yok.

Asuman hocam bunları dedikçe kademe kademe içim rahatladı ve o panik hali benden gitti. Ben Asuman hocamın dediklerini bir kerelik kullanacağım zannederken sayısız iftira ve yalana sonralarında da maruz kaldım. Ve hocanın dediklerini kullanınca bunları da rahatlıkla atlattım.

Bahsedeceğim kızın gerçek ismini vermiyorum ama ona bu yazıda/podcastte nehir diyeceğim, tüm nehirlerden ve özellikle kıymetli arkadaşım dünyanın en iyi moda tasarımcısı ve oyuncusu Nehirden de özür diliyorum.

Benim gördüğüm Nehir cidden kişilik olarak gelişememiş bir kız ve gerek kişisel bakımı, gerek üslubu ile hiçbir erkek onu güzel bulmuyordu. Bu da Nehirde müthiş bir erkek nefreti uyandırıyor, kendini afrodit olduğundan ver erkeklerin ona ulaşamayacağından dolayı onla iletişim kurmadığın düşünüp feminazi düşüncelerle bu nefretini dışa vuruyordu. Öyle ki benzer bir iddianın hafifini başka bir arkadaşıma da yapmıştı. Sözde bu çocuk nehirden hoşlanıyormuş da utanıyormuş çocuk bla bla. Dediğim arkadaşımın Nehirle düzgün sohbeti bile yoktu. Nehir bu erkek nefreti sonucunda da erkeklere iftiralar atmak, onları kuklasıymış ya da değersiz varlıklarmış gibi görmekten başka hiçbir şey yapmıyordu.

Benim de çok yönlü ve bir sürü etkinlikte görev almış oluşum onu sinir etmişti ve bir erkeğin bu kadar sosyal, ilgi gören biri olmasına öfke duymuş ve çareyi ise ilk yan yana denk geldiğimiz yazılıda bana iftira atarak kendini rahatlatmakta bulmuştu. Nehir’in aslında yaptığı kız ortamında “ya şu oğlanda beni seviyo aslında” triplerinden ilgi kasmak dışında bir şey değildi.

İşin özüne ve size bir şeyler katması gereken yönüne gelelim. Böyle insanlar her zaman olacaklar ve dünyadaki en asosyal ve en etliye sütlüye karışmayan insan olsanız da sizi yine birileri kıskanacak. Sizin ise yapmanız gereken bu insanları CİDDİ SORUNLAR OLMADIĞI SÜRECE görmezden gelmek. “Ciddi sorunlar olmadığı sürece” lafını bilerek vurguladım çünkü eğer bu iftira yayıldıysa ve sizin toplumdaki imajınızı zedeliyor, sizi psikolojik olarak bunaltıyor ise bunu hemen bir profesyonele ya da şikayet edebileceğiniz en yakın merciiye anlatın. İftira göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir suç ve siz bu iftiraya her ne olursa olsun layık değilsiniz.

Çeşitli iftiralar daha çok fazla atıldı bana. Narsist olduğum, insanları aldattığım, hatta yine birkaç taciz iddiası daha. Bunların hepsini elbette anlatmayacağım. Bunlar artık hem özel hem de anlatmak vakit kaybı.

Nehir’in yaptığı şeyin önemli bir kısmı da aslında tacizin ne kadar kötü ve büyük bir suç olduğunu küçümseyerek bunu yapması. Nehir sözde feminist ama taciz gibi bir şeyi basit bir şeymiş gibi iftira atabiliyor ve tüm hemcinslerine müthiş bir saygısızlık sergiliyor. Nehir ,Allah korusun umarım böyle bir şey yaşamaz, tacize uğrasaydı cidden hal hareketleri duruşu bile değişirdi. Allah kimseye böyle iğrenç bir şey yaşatmasın.

Devamında atılan iftiraların çoğunu da zekice şekillerde ya çürüttüm ya da o kişilere bu iftiradan haberim olduğunu belli edip hatalarını anlamalarını sağladım. Bu hikayede geçen Nehir ile şuan aynı dershanedeyiz ve yüzsüz gibi benle gerekirse normal bir şekilde konuşabiliyor. Bazen de böyle insanlara derslerini verin içinizde kalmasın. Hepinize huzurlu günler diliyorum.

— — — — —

Okurlara özel buraya yazıyorum, akpli bir “mutsuz” kız benimle sevgili kaldığını iddia etmişti. Bu dediğim şahsı okulda herkes biliyor. Bu kız sırf beni kıskandığı için ben onla bir zaman sevgili olmuşum gibi millete yalan söylemişti. Ben bu kızı işletip ifşalayınca da hala yüzsüz gibi bu yalanı 1 2 hafta sonra söylemeye devam etti. Umarım Allah senin başına öyle bir musibet getirir ki bin nasihatten faydalı olur, seni yola sokar adam eder de topluma bir faydan dokunur aptal.


메타데이터
post_id
148f47d7d877
slug
i̇nsanları-bazen-fazla-ciddiye-alıyoruz-148f47d7d877
url
https://medium.com/@takomastik123/i%CC%87nsanlar%C4%B1-bazen-fazla-ciddiye-al%C4%B1yoruz-148f47d7d877
canonical_url
https://medium.com/@takomastik123/i%CC%87nsanlar%C4%B1-bazen-fazla-ciddiye-al%C4%B1yoruz-148f47d7d877
author_url
https://medium.com/@takomastik123
status
ok
fetched_at
2026-07-18 18:07:28