Tanım Olarak Nevroz
Tanım Olarak : Nevroz Nedir
Tanım Olarak Nevroz
Tanım Olarak : Nevroz Nedir
Nevroz nedir sorusuna aslında bir tanımla cevap vermek pek hoş değil. Çünkü nevrozun üstünde uzlaşıldığı bir tanım yok. Aşağıya bu tanımlardan birini ekliyorum.
- Nevroz, bir kişinin sebebini bilmediği ya da az bildiği iç çatışmalarla beraber, toplumsal yaşama uymak için göstermiş olduğu çabalardan kaynaklanan ve herhangi bir fiziksel nedeni olmayan sürekli ve ciddi davranış bozukluklarıdır.
Buradan da anladığımız üzere farkına varmak ve fiziksel bir nedeni olmaması nevrozun ana temeli. Kişi bunun farkına vardığı için nevrotik hastalıklar psikotik hastalıklardan ayrılır.
Nevroz İle İlişkili Hastalıklar
Bu hastalıkları sınıflandırırken de psikiyatrlar zorluk çekerler. Ancak ben sizler için sınıflandırayım. Bana göre anksiyete ile ilişkili hastalıklar nevroz tanımının içinde kendisine yer bulabilir. Nevroz nedir sorusunun cevaplarından biri de bu nevrotik hastalıklardır. Anksiyete ile ilişkili hastalıklar şunlardır :
• Özgül fobi
• Sosyal fobi
• Panik bozukluk
• Agarofobi
• Yaygın anksiyete bozukluğu
• Maddenin/İlacın yol açtığı anksiyete bozukluğu
• Başka bir sağlık durumuna bağlı anksiyete bozukluğu
Özgül fobi, belirli bir olguya karşı fobidir. Örneğin karanlıktan korkmak, yükseklik korkusu özgül fobiye birer örnektir.
Sosyal fobi, insanın sosyalleşmesi gereken durumlarda ortaya çıkar. Örneğin bir topluluk karşısında konuşma yapacak bir insanda sosyal fobi bulunabilir.
Agarofobi, meydan korkusu olarak da bilinir. Evden tek başına çıkamayan bir kişi buna örnek olarak gösterilebilir.
Panik bozukluk, çok ayrı ve kendine has bir hastalıktır. Nevroz konusu altında panik bozukluğu ayrıntılı incelemek istemiyorum.
Anksiyete dışında:
- Duygudurum bozuklukları
- Bedensel algı bozuklukları
- Somatoform bozukluklar
nevrotik hastalıklar olarak sıralanabilir. (Örneğin; depresyon, ikiuçlu bozukluk vd.)
Nevrozun Temeli
Nevrozun temeli hakkında beni en çok tatmin eden görüş Alfred Adler’e aittir. Bireysel Psikolojinin kurucusu olan Adler, bireysel psikolojiyi aşağılık duygusu üzerine kurmuştur. Ona göre aşağılık kompleksi olan insan, çocukluğunda şu üç durumdan birisiyle karşılaşmıştır.
- Beden özürlüdür.
- Şımartılmış bir çocuktur.
- Kötü davranılmış bir çocuktur.
Adler böyle bir insanın aşağılık kompleksi içinde olacağını öne sürer. Ancak insan bu aşağılık kompleksini her zaman zekice ama hastalıklı bir üstünlük kompleksi ile örter. Eğer aşağılık kompleksi sağlıklı yollarla toplumsallık duygusuna doğru kanalize edilmezse nevrotik bir hal alır.
Çocukluğunda şımartılmış bir kişi hayatın zorluklarıyla yüz yüze gelmekten kaçar. Kaçış mekanizması ise nevrozdur. Çocuk kendisine nevrotik bir hastalık bulur. Örneğin bu depresyon olabilir. Başarısızlıklarını depresyon kılıfı altında örter. Başarmak için çok çaba harcamamasına rağmen kendi içinde hala üstündür. Aynen şöyle düşünür : ‘’Depresyon gibi bir bela başımda olmasaydı her şeyi başarabilirdim!’’ Oysa bu bakış açısı, olasılıklar dünyasına aittir.
Olumsuz Yaklaşım
Geçmişte ve günümüzde nevrotik hastalıkların tam olarak iyileşeceğini inanılmıyor. Adler nevrotik bir kişinin tamamen iyileşmesini olanaklı görmüyordu. Günümüzde de aynı görüşe sahip uzmanlar çoğunlukta. Nevrotik hastaların sadece işlevselliğinin arttırılacağına inanılıyor. Oysa ben aynı görüşte değilim.
Kendimi nevrotik bir insan olarak yaftalama hatasına düşmek istemiyorum. Ancak bende de bu tür semptomlar var. Bireysel psikoloji üzerinde çalıştıkça bu nevrotik düşüncelerimin neden kaynaklandığını anlamaya başlıyorum. Böylece bu düşünceler oluştuğunda amacımın ne olduğunu buluyorum.
Nevrozun Amacı
Adler’in öğretisinde nevroz her zaman bir amaca yöneliktir. Bu amaç genel anlamda bir üstünlük amacıdır. Nevrozlu kişi, bu hastalığını kullanarak diğerleri üzerinde bir üstünlük kurar. Örneğin depresyonda olan bir insan diğerleri tarafından ilgi görmeyi bekler ve buna hakkı olduğunu düşünür. Kaygılarıyla boğuşan bir genç annesinin kendisi için daha fedakar olmasını bekleyebilir. Tüm bunlar çevredeki insanlar üzerinde bir üstünlük kurmak için vardır.
Aşağılık Kompleksi adlı yazımda da bahsettiğim gibi, nevrozlu kişiler daha çok kendileriyle ilgilenir. Toplumsallık duygusu bu kişilerde gelişmemiştir. Yukarıda verdiğim örnekten yola çıkarsak kaygılarıyla boğuşan genç annesini düşünüp onunla ilgilenmek yerine ilgi beklemektedir. Ya da depresyonda olan insan ilgi göstermek yerine ilgi ister. Nevrozda kişinin odak noktası kendisidir.
Tedavi
Adler, nevrozun tedavisi için kişinin toplumsallık duygusunun geliştirilmesini önermiştir. Nevroz Sorunları adlı kitabında kendisi de hastalarına uyguladığı terapilerden örnekler verir. Adler, bir hastasına diğer insanları mutlu etmek için her gün bir şeyler düşünmesini öğütler. Böylece kişinin ilgisi kendisinden ayrılıp topluma yöneltilir.
Nevrozlu bir hasta için yapılacak terapiler, hastaya toplumsallık duygusu kazandırabilir. Böylece hastanın ilgisi kendisinden daha çok dışarıda yoğunlaştırılır. Toplumsallık duygusu gelişen bir insan hem kendini daha güvende hisseder hem de empati yeteneği gelişir.
Nevrozla ilişkili olan majör depresyon belirtileri için web sitemi ziyaret edebilirsiniz.
메타데이터
- post_id
- 151a2c8b48b8
- slug
- tanım-olarak-nevroz-151a2c8b48b8
- url
- https://medium.com/@birutopyasorunu/tan%C4%B1m-olarak-nevroz-151a2c8b48b8
- canonical_url
- https://medium.com/@birutopyasorunu/tan%C4%B1m-olarak-nevroz-151a2c8b48b8
- author_url
- https://medium.com/@birutopyasorunu
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-29 21:39:07