“TESYEV’in felsefesi: Sevgide serbestlik, saygıda mecburiyet”
Yavuz Kocaömer’in adının geçtiği yerde insanın içi ısınıyor. O, kendisini tanımış olmaktan onur ve şeref duyulan bir isim. Üstelik yalnızca…

Yavuz Kocaömer, TESYEV Yönetim Kurulu Başkanı
“TESYEV’in felsefesi: Sevgide serbestlik, saygıda mecburiyet”
Yavuz Kocaömer’in adının geçtiği yerde insanın içi ısınıyor. O, kendisini tanımış olmaktan onur ve şeref duyulan bir isim. Üstelik yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da, özellikle de uzun yıllardan beri yaşadığı Almanya’da gerçek anlamı ile saygı duyulan bir kişilik.
Çünkü…
O, ne yazık ki toplumumuzda giderek azalan duyarlılık, farkındalık, dürüstlük, objektiflik gibi değer ve kriterlerini özenle korumayı sürdürüyor, bu değer ve kriterlerin toplumun daha geniş katmanlarına yayılması için de büyük gayret gösteriyor.
Yavuz Kocaömer ile kurucusu olduğu ve şu anda Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptığı, kısa adı TESYEV olan Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı’nın merkez binasındaki ofisinde bir röportaj yaptık. Yavuz Kocaömer ve Genel Yayın Yönetmenimiz Salih Keçeci, çok eski dostlar. O gün hem onların sıcak sohbetine tanık olduk hem de her okurun empati yapmasını umduğumuz bir söyleşiye imza attık.

Yavuz Kocaömer, TESYEV Yönetim Kurulu Başkanı
Engelliler Sporu ve Yaşamı üzerine Uzman, iş adamı, köşe yazarı
Yavuz Kocaömer, engelliler sporu ve yaşamı üzerine bir uzman. Hem aileden hem de vakıf çalışmalarından kaynaklı olarak… Bugüne kadar sporla ilgili birçok faaliyette yer almış. Türkiye Engelliler Spor Federasyonu As Başkanlığı (1997–1998), Türkiye Engelliler Spor Federasyonu Başkanlığı (1998–1999) yaptıktan sonra ise TESYEV’i kurmuş. Şu anda TESYEV Yönetim Kurulu Başkanlığı yanı sıra yine aynı zamanda kurucusu olduğu Alman-Türk Engelliler Sporunu Destekleme Kamu Yararına Derneği Başkanlığı, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Derneği Kurucu Üyeliği, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini sürdürüyor. Bu kimliklerinin yanı sıra başarılı bir iş adamı ve köşe yazarı. Posta Gazetesi’ndeki büyük ilgi gören köşe yazılarına devam ediyor.
“Dürüstlüğü, insanları sevmeyi, insanlara bir şeyler vermeyi hep babamdan öğrendim”
Yavuz Bey, “güzel” bir ailenin evladı olarak yetişmiş. Burada “güzel aile”den kasıt, “insani değerlerin en üst seviyede yaşatıldığı bir aile ortamı. Yavuz Bey, Türkiye İş Bankası’nın eski Genel Müdürlerinden, Türk bankacılık sektörünün duayen isimlerinden olan babası rahmetli Cahit Kocaömer’in cenazesini hatırlatarak , “Gelen bin beş yüz kişinin yüzde sekseni İş Bankası emeklisi idi. Onlar çok severlerdi babamı. Çünkü onların haklarını korumak için büyük uğraş vermiş bir isimdi. Tehditler karşısında boyun eğmemeyi öğretti bana. Dürüstlüğü, insanları sevmeyi, insanlara bir şeyler vermeyi hep ondan öğrendim. Nur içinde yatsın.” diyor. Çocukluk ve gençlik döneminde kişiliğinin oluşmasında büyük rol oynayan önemli süreçlere ilişkin de şunları aktarıyor:

“300’e yakın oyuncağım var. Bazen akşamları onlarla oynuyorum”
“Biz iki kardeştik. Rahmetli ağabeyim doğuştan engelliydi, 22 yaşında vefat etti. Tek bir adım atamadığı ve sürekli yatakta geçen bir ömrü oldu. Ama yattığı yerde hep okudu, İngilizce öğrendi, öyle ki evin hâkimi oydu. Çok ‘insandı’. Ben ondan çok şey öğrendim. Öncelikle de zorluklar karşısında pes etmemeyi. Ama buna karşılık kısaltılmış bir çocukluğum oldu. Çünkü ağabeyim engelli olduğu için başıma bir şey gelmesi endişesi ile ailem benim üzerime çok düştü. Çok kimse bilmez, benim küçükken hiç oyuncağım olmadı. Bir tane kamyon isterdim, annem babam, ‘Alalım oğlum ama ağabeyin üzülür, onun eli ayağı tutmuyor’ derlerdi, o zaman ben de vazgeçerdim. Şimdi evimin en üst katı, benim imparatorluğumdur. Abartmayayım ama 300’e yakın oyuncağım var. Bazen akşamları onlarla oynuyorum.”
Frankfurt-İstanbul hattında 37 yıl
Yavuz Kocaömer, ilkokulu bitirdikten sonra, ailesinin, onun evden uzaklaşmasının daha sağlıklı olacağını düşünmeleri sebebi ile İstanbul Erkek Lisesi’nde yatılı okumuş. Ardından Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun olmuş. Almanya’da ‘İşçinin yönetime katılmasının işletme kararları üzerindeki etkileri’ üzerine master yapmış. Türkiye’ye döndükten sonra bir süre personel müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı görevlerinde bulunmuş. Sonra da ticarete atılmış. Şu anda Almanya’da ve Türkiye’de şirketi makine ve makine parçaları üzerine faaliyet gösterdiği şirketleri var. 37 yıldır ayın yarısını Frankfurt’ta yarısını İstanbul’da geçiriyor.
TESYEV’in Türkiye’ye kazandırdıkları
Yavuz Kocaömer, yaşadığı bazı olumsuzluklar sebebi ile Türkiye Engelliler Spor Federasyonu Başkanlığı’ndan istifa etmiş ve ardından hemen TESYEV’i kurmuş.
“Ağabeyim yaşadığı sürece çok ızdırap çekti. Bugün, her zaman söylüyorum. Benim ağabeyim o ızdırapları çekmeseydi, ben 20 yıldır bu işlerin içinde bu tarzda yer almazdım. En fazla böyle vakıf ya da derneklere bağışta bulunan, o anlamda destek olan biri olurdum. ‘Yaşayan bilir’ derler ya, bu öyle bir şey.” diyor ve devam ediyor:

TESYEV neler yapıyor?
“TESYEV, engelli vatandaşlarımızın kendine güvenen bireyler olarak yaşamı paylaşmaları amacıyla; eğitim, sağlık ve spor alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak için çalışıyor. Engelli öğrencilere burs veriyor, eğitimlerini kolaylaştırmak amacıyla bilgisayar ve sesli program yardımlarında bulunuyor. Sağlık alanında; binlerce ihtiyaç sahibi engelli bireyimizin tedavi, ameliyat, ortez, protez, işitme cihazı, rehabilitasyon ve tekerlekli sandalyeye kavuşmasını sağlıyor. Spor alanında; ulusal ve uluslararası kamplar, turnuvalar, seminerler ve toplantılar düzenliyor, bedensel, işitme, görme engelliler ve özel sporcular spor kulüplerinin ihtiyacı olan; spor sandalye, eşofman, yağmurluk, spor ayakkabı, krampon, top ve masa tenisi masası gibi spor branşlarına özgü malzeme ihtiyaçlarını karşılıyor.”
“Toplam dokunduğumuz engelli sayısı yaklaşık 25 bin civarındadır”
“TESYEV’i kurduğumuz yıl, tekerlekli sandalye basketbol kulübü Türkiye’de 16 iken şimdi 80 oldu. Çocuklar spor ile rehabilite olsun diye Hakkâri, Diyarbakır, Batman, Muş, Elazığ gibi illerimizde kulüpler kurduk. Görme engelliler spor kulübü hiç yoktu, şimdi 150 oldu. Özel sporcular (zihinsel engelliler) spor kulüplerinin sayısı300’ü geçti. Bu işin spor tarafı. Basketbolda kullanılan tekerlekli bir sandalyenin fiyatı 20 bin lira civarında. Bunlardan 12 tane almanız gerek. Kulüplere bu anlamda destek olduk yıllarca. Yanı sıra 2800 engelli öğrenciye burs verdik. Toplam dokunduğumuz engelli sayısı yaklaşık 25 bin civarındadır.”

“Dürüst ve güvenilir”
TESYEV’in felsefesi ve çalışma prensipleri, özünde Yavuz Kocaömer’in kişilik kodlarını barındırıyor: Dürüst ve güvenilir. Bu yüzden TESYEV söz konusu olduğunda herkesin içi rahat. Yavuz Kocaömer, “TESYEV’de yasalara aykırı en küçük bir unsur bulamazsınız. Çünkü buranın en büyük kişisel sponsoru benim. Felsefemiz; sevgide serbestlik, saygıda mecburiyet. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama saygı göstermek zorunda. Kim olduğu önemli değil, yalnızca insan olduğu için. Ben ticaret yapıyorum. Hiçbir kurum ve şahıs ile bağım, dolayısı ile iş hayatım ile ilgili endişelerim yok. Siyasetten anlamam ve yapamam da. O yüzden doğru bildiğimi söyler, yazar ve yaparım. Bugüne kadar beni Posta’da yazdığım yazılardan defalarca mahkemeye verdiler. Hepsinden beraat ettim.” diyor.
Eğitim eğitim eğitim
Yavuz Kocaömer, engelliler söz konusu olduğunda bugün Türkiye’de ivedilikle olması gereken en önemli unsurun “Eğitim” olduğuna dikkat çekiyor ve şunları söylüyor:
“Biz, engelli insanları gördüğümüz zaman korkuyoruz. Çocuklarımızı onlarla bir araya getirmek istemiyoruz. Sanki onlarda bulaşıcı hastalık varmış gibi. Bunun nedeni de anne-babaların eğitimsizliği. Almanya’da bu konu üzerine bir ders var: Dersin adı ‘Sen, Ben ve Diğerleri’. Öğretmenler, ilkokul çağındaki çocuklara engelli insanlara karşı nasıl davranılması gerektiğini öğretiyor. Ben bunların hepsini 45 yaşından sonra öğrendim. Örneğin, daha önce bir deneyiminiz yoksa, bir görme engelliyi karşıya geçirmek için koluna girersiniz. Hâlbuki o sizin kolunuza girecek ve siz onun yarım adım önünde yürüyeceksiniz. Bunlar hep eğitim ile aşılacak sorunlar. Bu konularda halen eksiğimiz çok ama tabii ki şunu da rahatlıkla söyleyebilirim: Son 10 yıldır engelliler konusunda Türkiye’de çok önemli gelişmelere imza atıldı.”
“En büyük sebep akraba evliliği”
Yavuz Kocaömer, Türkiye’de engelli olmanın yüzde yetmiş nedeninin akraba evlilikleri olduğu acı gerçeğine de dikkat çekerek ekliyor:“Ancak kalan yüzde 30’un sebebi trafik kazası, terör, yanlış ameliyat vb. Almanya’da ise yüzde 80’i doğuştan, hastalıklardan, yanlış tedaviden, yüzde 20’si trafik kazaları vb. Bu noktada da eğitimin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.”
Yavuz Kocaömer, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu zorlu süreçte bu yıl geleneksel TESYEV Balosu’nun yapılmayacağını, Görme Engelliler Satranç Turnuvası’nı ise sonbaharda düzenleyeceklerini belirtiyor.
“Tek hedefim huzur”
Yavuz Kocaömer, gerçekten rol model alınması gerekli bir kişilik. Röportajının en sonunda söylediği şu cümleleri ile de hayatı sorgulamamıza vesile oluyor: “Benim Posta’daki yazılarıma çok fazla mesaj ve mail geliyor. Telefon numarası olanları akşam eve gidince ararım. Hatta çoğu kez arayan kişinin gerçekten ben olduğuma inanmazlar. Birçoğu yalnızca konuşmak, dertleşmek, içini dökmek istiyor. Çoğunun problemini yalnızca konuşmakla çözebiliyorsunuz. Başımı yastığa koyduğum zaman çok mutlu ve huzurlu uyurum. Benim tek kişisel hedefim, huzur içinde ölmek.” diyor.






Quality of Magazine / Haziran 2017 Röportaj: E. Berna Tuna Fenemen Fotoğraflar: Eray Kabil
메타데이터
- post_id
- 15268d203b94
- slug
- tesyevin-felsefesi-sevgide-serbestlik-saygıda-mecburiyet-15268d203b94
- url
- https://medium.com/@tesyev/tesyevin-felsefesi-sevgide-serbestlik-sayg%C4%B1da-mecburiyet-15268d203b94
- canonical_url
- https://medium.com/@tesyev/tesyevin-felsefesi-sevgide-serbestlik-sayg%C4%B1da-mecburiyet-15268d203b94
- author_url
- https://medium.com/@tesyev
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-22 10:16:32