← Back to list

Hayatta Her Zaman Başka Alternatifler Var: Gürcistan-Tiflis Gezisi Notları

Tiflis’te gezdiğim yerler, yemekler, şehir gözlemleri ve bana yeniden hatırlattığı bir şey: Hayatta her zaman başka bir alternatif var.

Nursel Altın · 2026-03-12 05:01 · 230 claps · 6.4 min read paywalled
#gezi #gürcistan #tiflis #blog #blogging
Open on Medium ↗
Wiki topics: CNT · Content Marketing 🎙️ · Creator Economy

Hayatta Her Zaman Başka Alternatifler Var: Gürcistan-Tiflis Gezisi Notları

Bu bir iç dökme, kendimi tanıma ve tanıtma yazılarımın on sekizinci yazısıdır.

Bu gezi bana bir şeyi yeniden hatırlattı: Hayatta her zaman başka alternatifler var.

Bazen insan, içinde bulunduğu düzenin tek mümkün hayat olduğunu düşünmeye başlıyor.

Oysa bazı yolculuklar insana şunu hatırlatıyor: Başka şehirler, başka ritimler, başka ihtimaller var.

Ve çoğu zaman bu alternatifler bizden yalnızca bir seçim, bir karar uzaklıkta.

Hadi önce bu şehre nasıl gidilir, ne yapılır, nereleri gezdik biraz onlara göz atalım.

Sonrasında da biraz hasbihal ederiz dostlar. Çünkü kişisel hikâyelerde on sekizinci yazıyı yazmanın zamanı geldi.

Gürcistan -Tiflis Notlar

Nasıl Gidilir?

Gürcistan’a kimlik veya pasaport ile giriş yapabiliyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için vize gerekmiyor.

2026 itibariyle sağlık sigortası yaptırılması gerekiyor. Bu sigortayı seyahatten önce online olarak satın alabilirsiniz.

Ocak ayından itibaren sigortayı zorunlu hale getirmişler. Ancak bizim girişimiz sırasında sigorta kontrolü yapılmadı. Bu nedenle sınırdan geçerken herhangi bir zorluk yaşamadık.

Şehir içi ulaşım nasıl oluyor?

Tiflis’te şehir içi ulaşım oldukça kolay. Bolt veya Yandex Go uygulamalarını kullanarak rahatlıkla ulaşım sağlayabiliyorsunuz.

Biz ulaşım için Bolt uygulamasını kullandık. Orada karşılaştığımız bazı Türk arkadaşlar ise Yandex Go uygulamasını önerdiler.

Her iki uygulama da oldukça uygun fiyatlı. Bu nedenle hangisi size daha pratik geliyorsa onu tercih edebilirsiniz.

Nerede Kaldık? Neleri Gezdik? Neleri Sevdim?

6–8 Mart tarihleri arasında gittik. Şunu söylemeden geçemeyeceğim: aşırı soğuktu. Bu tarihlerde çok gezilmediğini de böylece anlamış olduk.

Airbnb üzerinden kiraladığımız bir yerde kaldık. Temizlik, ısıtma ve konfor orta seviyedeydi. Ev sahibi ilgiliydi. Genel olarak önerebilirim.

Kapısı şöyleli bir yer.

Kapısı şöyleli bir yer.

Geldiğimiz gün caddelerini, kafelerini ve parklarını keşfettik. Ancak bulunduğumuz bölgede çok fazla yürüyüş alanı yoktu. Daha çok tipik kafeler ve özellikle alkol tüketenleri tatmin edebilecek mekanlar vardı.

Cumartesi günü ilk iş olarak teleferikle Mother of Georgia heykelini ziyaret etmeye gittik. Heykelin etrafında çok fazla bir şey yok. Ancak heykelin hikayesini ve temsil ettiği anlamları sevdim. Gidip görmek güzel olur.

Insta hikaye

Insta hikaye

Teleferikten indikten sonra kiliseleri ziyaret ettik. Hepsi yürüme mesafesinde. Gürcistan halkının inançlarına bağlı olduğunu fark ediyorsunuz. Girdiğimiz neredeyse her kilise doluydu.

En çok bu kiliseyi sevdim. Mimarisine hayran kaldım. Tiflis’te iki noktayı özellikle beğendim. Birincisi burasıydı.

Bu kiliseden sonra Bolt uygulamasıyla şehrin biraz dışındaki Gürcistan Kroniklerini ziyaret etmeye gittik. Evet, Instagram Reels’lerde gördüğünüz o ünlü yer.

Ve benim ikinci beğendiğim, hatta Tiflis’e gelme sebeplerimden biri olan nokta da burasıydı.

Bu anıtlarda yine Gürcistan halkının değerlerini temsil eden figürler var. Adamların bir duruşu var; karakterli bir toplum. Dinlerine, vatanlarına bağlılar. “Bizim değerlerimiz bunlar” deyip bunu anıtlarla sembolize etmişler.

Kişisel Not; Hayattaki bazı değerler ve anlamlar üzerine inşa edilmiş, insana hem küçücük hem de bir o kadar yüksek duygular hissettiren bu tarz yerleri seviyorum. İçinde gezerken insan ister istemez kendi değerlerini ve anlamlarını düşünmeye başlıyor.

Anıtlardan sonra Türk arkadaşlarla karşılaştık. Opera binasını önerdiler ancak o gün için bilet bulamadık. Eğer gitmeyi düşünürseniz önceden bilet almanızı tavsiye ederim, güzel olduğunu söylediler.

Sonrasında dünyanın en küçük saatinin olduğu saat kulesine gittik. Açıkçası “olmazsa olmaz” bir yer değil ama boş vaktiniz varsa gidip görülebilir.

Yemek Kültürü Nasıl?

Yemeklerine gerçekten bayıldım. Yediğim her yemeğin lezzetini aldım. Ünlü olanlardan birkaçını denedik.

Gürcü pidesi oldukça iyiydi. Gürcü mantısı (khinkali) ise pek benlik değilmiş.

Eğer hassasiyetiniz varsa şunu bilmekte fayda var: domuz eti birçok yemekte kullanılabiliyor. Sipariş verirken özellikle belirtmeniz lazım.

Genel olarak hizmet sektöründe çalışanlar ise bana biraz soğuk ve ilgisiz geldi.

Genel Olarak Yaşam, Kültür ve İnsanlar Nasıl?

Ekonomik açıdan Türkiye’ye kıyasla daha uygun bir ülke. Şu anki kurla 1 Lari yaklaşık 16 TL civarında.

Ancak başkent olmasına rağmen çok gelişmiş bir şehir izlenimi vermedi. Bir taraf gelişmekte gibi görünürken, diğer tarafta oldukça eski ve harabe sayılabilecek evler görmek mümkün.

En çok dikkatimi çeken şeylerden biri arabalar oldu. Harabe gibi görünen bir evin önünde lüks markalı arabalar görebiliyorsunuz. İlginç olan ise birçok arabanın ön tamponunun kazalı olmasıydı.

Biraz piyasacı bir toplum sanırım asajsd. Sebebide şuymuş, araba vergisi düşükmüş adamlarda.

Genel olarak insanların hal ve tavırları bana biraz soğuk geldi. Yine de birkaç mekânda güleryüzlü insanlarla karşılaştık.

Hafta sonu uygun bilet bulunursa gidip güzel yemekler yenebilecek, etrafı gezilebilecek bir şehir.

Ama açıkçası benlik bir yer değil. Sanırım artık şu şeyden de sıkılmışım: “Şurası ünlüymüş, git deneyimle, fotoğraf çekin, bunu dene, şunu gör…” Kafam bunları kaldırmıyor artık.

Benim için bir yerin farklı bir tarafı olmalı. Bir hikâyesi olmalı… Ya da ben oradan bir hikâye çıkarabilmeliyim.

Bu geziden bende kalan tek yer ise Gürcistan Kronikleri oldu. Orada gezerken hissettiklerim, düşündüklerim ve ilerisi için kurduğum hayaller…

İnsan dediğimiz varlığın kendi anlamlarını ve değerlerini kendinden katbekat büyük yapılara kazıması… “Benim değerlerim bunlar ve bunları fiziksel dünyada bu şekilde iz bırakıyorum” demesi.

Tarihe iz bırakma isteği.

Gürcistan, Tiflis benim anılarımda böyle kalacak. Değerlerine bağlı, tarihe iz bırakan bir milletin ülkesi.

[embed]Arkada bu müzik çalarsa çok hoş olur.

Ee girelim o zaman konuya…

Evrenin gözünde küçücük olan insan varlığının, nasıl oluyor da koca evreni şekillendirebildiğine…

Zihin dünyamızla fiziksel dünyayı nasıl şekillendirdiğimize.

Bir lokum tezgâhının başındayım. Ustanın yaptığı lokumları kesiyorum.

Her şeyi salmışım.

Arka planda YouTube oynatma listesi akıyor. Videolar sırayla çalıyor. Ben tek başıma lokum kesiyorum.

Ve o sırada bir şey dikkatimi çekmeye başlıyor.

Kuantum boyutu… Çift yarık deneyi… Gözlemci… Elektronlar… Olasılıklar…

Kuantum fiziğini YouTube videolarından tam anlamıyla öğrenmek mümkün değil elbette. Ama verilmek istenen mesajı anlıyorum.

Evrenin özünde bir olasılıklar bulutu olduğunu… Yaşadığımız anların, yaptığımız seçimler ve verdiğimiz kararlar sayesinde sonsuz olasılıktan tek bir gerçekliğe dönüştüğünü…

Ve o gözlemcinin ben olduğunu.

Ben odaklandığımda, yaşamın benim ellerimle şekillendiğini.

Arka plandaki listeye hâlâ müdahale etmiyorum. Konular akmaya devam ediyor.

Ertesi gün yine benzer videolar. Sonraki gün yine.

Bir süre sonra bu videoları ben açmaya başlıyorum.

Merak etmeye başlıyorum. Beni bulunduğum hayattan uzaklaştıran kitaplar okumaya başlıyorum.

Bu sefer başka bir soru geliyor aklıma:

Farklı seçimler yapsaydım nasıl bir hayatım olurdu?

Çünkü o sıralar bulunduğum anı hiç sevmiyorum. Olduğum kişiyi, hayattaki konumumu, bulunduğum çevreyi…

Kendime kızıyorum. Yanlış seçimler yaptın diye.

Bazen de insanlara kızıyorum. Beni yanlış yönlendirdiler diye.

Hayata, kendime, herkese karşı büyük bir öfke var içimde.

Ama yine de okumaya devam ediyorum. Kuantum fiziğini, bilimi, aklımın yettiği kadar anlamaya çalışıyorum.

Ve zihnimde yeni bir soru oluşuyor:

Farklı seçimler yapsam nasıl bir Nursel olabilirdi?

Zihin dünyamdaki o Nursel’i düşünmeye başlıyorum. Sonra da o hayatı ete kemiğe büründürmeye takıyorum.

İçimdeki öfkeyi bu sefer başka bir şeye yönlendiriyorum.

İstediğim hayatı kurmaya.

İnsanlara zihnimde oluşan yeni farkındalıkları anlatmaya başlıyorum.

Bazıları anlamıyor. Bazıları da anlayamıyor.

Umursamıyorum.

Çünkü fark ediyorum ki mercek hep başkalarının üzerindeymiş.

Pusulam çevremde gördüğüm şeylermiş. Tanımlarım, değerlerim, kurallarım, sınırlarım…

Hep başkasınınmış.

Ve bir gün içimden şöyle diyorum:

“Bu zamana kadar size göre yaşadım. Ve geldiğim noktada mutsuzum, öfkeliyim, tatminsizim. Demek ki sizin bakış açınızla bir şey olmuyor.”

Sonra da karar veriyorum.

Ben kendi yolumdan gideceğim.

Okuyorum. Yazıyorum. Çabalıyorum.

Ağlıyorum. Üzülüyorum.

Kendimi yalnız ve yetersiz hissediyorum.

Özgüvensizliğim beni çok yaralıyor.

İçten içe bunlarla savaşırken bir de insanların yönlendirdiği düşüncelerle, farkındasızlıklarla uğraşıyorum.

Bazen saçımı başımı yolacak noktaya geliyorum.

Ama yine de devam ediyorum.

Ve o kadar yoruluyorum ki…

Ama zamanla bir şey oluyor.

Zihin dünyamda seçtiğim o farklı yol, yavaş yavaş fiziksel dünyada şekillenmeye başlıyor.

Şu an kendimi tatmin ettiğim, kim olduğumdan memnun olduğum, hayatı istekle dinlediğim ve duyduğum bir hayat inşa ediyorum.

Nursel kim olduğundan ve inşa ettiği hayattan razı.

Ve biliyorum ki daha nice şey inşa edecek.

Daha nice alternatifleri, anlamları ete kemiğe büründürecek.

Belki kimsenin bakmadığı karanlık noktalara işaret edecek.

Belki başka zihinlerle birlikte o anlamları hayata geçirecek.

Karanlık noktalara ışık tutacak. Hayatın ona verdiği güzellikleri ve bilgiyi bir görev gibi başkalarına aktaracak.

Hayata saygıyla ve sevgiyle bakacak.

Çünkü artık biliyorum:

Hayat bir olasılıklar bulutu.

Ve bizler o olasılıkları ete kemiğe büründüren gözlemcileriz.

Hayat, ellerimizle şekillendirebileceğimiz bir oyun hamuru gibi.

Bir sahne gibi.

İçinde sonsuz sayıda hikâyenin oynanabileceği bir sahne.

Ve biz o sahnenin başrol oyuncusuyuz.

Belki de hayat Bir’in rüyasıdır.

Ve bizler o rüyanın gerçekleşmiş haliyiz.

Özetle sevgili okur…

Hayatta her zaman başka bir alternatif vardır. Nefes aldığın sürece.

Ve evet…

Bu yazı, “Lokum Tezgâhından Yazılımcılığa” yazısının başka bir versiyonu. :)

[embed]List: Kişisel Hikayelerim | Curated by Nursel Altın | Medium Kişisel Hikayelerim · İç dökme, kendimi tanıma ve tanıtma yazılarım... · 19 stories on Mediummedium.com

Başlangıçla bitiş aynı olsun…

Başlangıçla bitiş aynı olsun…


메타데이터
post_id
153ef8e41395
slug
hayatta-her-zaman-başka-alternatifler-var-gürcistan-tiflis-gezisi-notları-153ef8e41395
url
https://medium.com/@nurselaltin.na/hayatta-her-zaman-ba%C5%9Fka-alternatifler-var-g%C3%BCrcistan-tiflis-gezisi-notlar%C4%B1-153ef8e41395
canonical_url
https://medium.com/@nurselaltin.na/hayatta-her-zaman-ba%C5%9Fka-alternatifler-var-g%C3%BCrcistan-tiflis-gezisi-notlar%C4%B1-153ef8e41395
author_url
https://medium.com/@nurselaltin.na
status
ok
fetched_at
2026-07-14 22:17:22