Climax’te Felaket Nasıl Başlar? Televizyon, Dans ve Kolektif Yanılsama
Özellikle son yıllarda gerek arkadaş çevremde gerekse sosyal medyada sıkça konuşulan Gaspar Noe sinemasına Climax ile giriş yapmak istedim…
Climax’te Felaket Nasıl Başlar? Televizyon, Dans ve Kolektif Yanılsama
Özellikle son yıllarda gerek arkadaş çevremde gerekse sosyal medyada sıkça konuşulan Gaspar Noe sinemasına Climax ile giriş yapmak istedim. Bir haftadır farklı yayınlardan okuduğum eleştirileri, filmi yeniden düşünerek sol bir perspektifle yorumlamak ve bu yorumları yazıya dökmek istedim. Gaspar Noe’nin Climax’i, izleyiciler tarafından çoğunlukla “LSD’li bir gecede yaşanan kaos” olarak anılıyor. Oysa film, uyuşturucudan çok daha önce başlayan bir çözülmenin hikayesini daha ilk dakikalardan itibaren çeşitli ipuçlarıyla önümüze koyuyor. Noe’nin filmle ilgili yaptığı bazı röportajlar da bu okumanın tamamen zorlama olmadığını, aksine filmin bilinçli bir tercihi olduğunu destekler nitelikte.

Filmde felaket henüz başlamamışken karakterler derli toplu bir biçimde kamera karşısına geçer ve kendilerini tanıtır. Bazıları hayata, ilişkilere ve çevrelerine dair kısa yorumlar yapar. Bu sahnede yönetmenin tercih ettiği televizyon estetiği tesadüfi değildir. Noe, karakterlerle izleyici arasına bilinçli olarak bir ekran koyar. Böylece karakterler daha baştan “kişi” olmaktan çok, temsil edilen imgeler haline gelir.
Televizyonun hemen yanında konumlanan kitap rafı da bu çerçevenin önemli bir parçasıdır. Filmde net olarak seçilebilen ve çeşitli kaynaklarda doğrulanan kitap ve VHS kasetler (Nietzsche, Kafka, Oscar Wilde, Salo, Suspiria gibi filmler) izleyiciyi masum bir eğlenceye değil, beden, iktidar ve şiddetle örülü bir yolculuğa adım atıldığını hissettirir. Bu raf bir süs değil, filmin ruhuna dair sessiz bir uyarıdır.
Noe’nin açılışta televizyonu tercih etmesi izleyiciyi de pasif bir konuma yerleştirir. Röportaj estetiği, bu topluluğu bir “kolektif”ten çok, yan yana gelmiş bireysel portföyler gibi sunar. Henüz film başlamadan önce bile birlik fikrinin ne kadar kırılgan olduğu hissedilir. Röportajlar boyunca sıkça duyduğumuz “ben” vurgusu da bu kırılganlığın bir başka işaretidir.

Gerek arkadaşlarımdan duyduğum gerekse benim için de filmin en akılda kalıcı anı, röportajların hemen ardından gelen — henüz LSD devreye girmemişken — kolektif sayılabilecek dans sahnesidir. Filmin doruk noktası gibi hatırlanan bu sahnenin bu kadar güçlü kalmasının nedeni, belki de müzik sustuğunda ve ritim dağıldığında bu birlikteliğin nasıl hızla kaosa dönüştüğünü bilmemizdir. Noe, bu sahnede izleyiciye gerçek bir dayanışma değil bir “kolektif yanılsama” sunar.
Kriz Anı: Günah Keçisi Arayışı
Sangria’ya LSD karıştığı anda filmde yalnızca bilinçler değil ilişkiler de çözülmeye başlar. Bu noktada Climax’in derdi, uyuşturucunun yarattığı bireysel halüsinasyonlar değildir. Asıl mesele, kriz anında bir topluluğun nasıl davrandığıdır.
İlk refleks sakinleşmek ya da birlikte çözüm aramak olmaz. Aksine kalabalık hızla suçlu aramaya yönelir. Kriz, dayanışmayı değil linci çağırır. Bu, filmin en politik anlarından biridir çünkü suçlama, kanıta değil, kimliğe dayanır.

Omar bu noktada kolayca hedef haline gelir. İçki içmemesi, sessizliği ve “öteki” oluşu, onu grubun gözünde doğal bir suçluya dönüştürür. Omar’a yönelen şiddet, bireysel kötülükten çok, kolektif korkunun dışavurumudur. Film burada ırkçılığı anlatmaz. ırkçılığın kriz anında ne kadar hızlı devreye girdiğini gösterir. ( gamalı haç sahnesi de bunu destekler nitelikte)
Bu sahnelerde dikkat çeken bir diğer unsur kalabalığın giderek “seyirci”leşmesidir. Şiddet artarken birçok karakter yalnızca izler. Kimse müdahale etmez. Bu pasiflik, filmin açılışında televizyonla kurulan izleyici konumunun devamıdır. İnsanlar artık yalnızca başkalarının çöküşüne bakmaktadır.
Bu noktadan sonra Climax, tek tek karakterlerin hikayesi olmaktan çıkar. Film, kolektif bir başarısızlığın kaydına dönüşür.
Kamusal Alanın Çöküşü: Okul, Elektrik Odası ve İhmal
Climax’in geçtiği mekan olarak terk edilmiş bir okul tercih edilmekte. Bir zamanlar kamusal olan eğitimin, düzenin ve gözetimin mekanı olan bu yapı artık işlevsizdir. Okul ayaktadır, ama kamusallığını yitirmiştir. Bu boşluk filmin en sert anlarından birine zemin hazırlar.
Çocuğun ölümü bu bağlamda yalnızca trajik bir olay değil, filmin politik doruk noktasıdır. Kriz ilerledikçe küçük çocuk elektrik odasına kilitlenir. Kapı kapanır, anahtar kaybolur ama kimse sorumluluk almaz. Kimse çocuğu bilerek öldürmez. Ama tam da bu yüzden ölüm, bireysel değil kolektif bir ihmalin sonucu haline gelir.

Elektrik odası özellikle anlamlı bir mekandır. Teknik bilgi gerektiren, altyapıyla ilgili, “uzmanlık” isteyen bir alandır. Kriz anında kimse bu bilgiye sahip çıkmaz; kimse “bu benim sorumluluğum” demez. Kamusal düzenin yokluğunda, altyapı da çöker. Sonuçta bedeli yine en savunmasız olan öder.
Bu sahne, Climax’in “kim suçlu?” sorusuna verdiği en net cevaptır: Suçlu tek bir kişi değildir. Suç, örgütsüzlükte ve ilgisizliktedir. Film, bu noktada klasik bir “kötü karakter” anlatısını reddeder. Bunun yerine şunu söyler. Dayanışma yoksa, suç dağıtılmıştır.
Çocuğun annesinin sürekli yardım istemesi, bağırması ve kimse tarafından ciddiye alınmaması da bu yapısal körlüğün parçasıdır. Annelik, koruyucu bir güç olmaktan çıkar. Kamusal güvenlik olmadığı sürece bireysel çaba yetersiz kalır. Bu bir melodramdan öte kamusal alanın çöküşüne dair acımasız bir tespittir.
Film, izleyiciyi sarsmak için değil etik bir suç ortaklığı hissi yaratmak için bu sahneyi kurar. Kimse öldürmedi ama herkes seyretti. Bu, modern toplumun kriz anındaki en tanıdık yüzüdür.

Filmin hamilelik üzerine sahnelerini de bu bakışla yorumlamak gerek. Filmde hamilelik umutla değil tehdit algısıyla karşılanır. Lou’nun bedeni, korunması gereken bir yaşamdan çok, kriz anında taşınması zor bir yük gibi görülür. Film, hamileliği biyolojik bir durumdan ziyade güvencesiz bir geleceğin sembolü olarak kullanır. Dayanışma ve ortak sorumluluk yokluğunda toplum yalnızca bugünü değil, yarını da gözden çıkarır.
Kamera Tersine Dönüyor: Düzenin Fiziksel Çöküşü
Film ilerledikçe kamera yavaş yavaş tersine döner. Bu tercih yalnızca estetik bir numara değildir. Mekan algısı bozuldukça, yukarı ve aşağı arasındaki fark kaybolur. Toplumsal düzen çöktüğünde, ahlaki yön duygusu da kaybolur.
Bedenler yönsüzleşir, mekan bir labirente dönüşür ve şiddet sıradanlaşır. Kamera, yaşanan kaosu açıklamaz. Seyirciyi onun içine hapseder. Bu noktadan sonra film, anlatmaktan çok maruz bırakır.

Elbette Climax bir kurtuluş hikayesi anlatmaz. Finalde ne bir arınma ne de rahatlatıcı bir yüzleşmeyle karşılaşırız. Film, izleyiciye bireysel bir kütlükten ziyade dağıtılmış bir sorumluluk bırakır. Kimse çocuğu bilerek öldürmez, kimse hamile bedeni bilerek hedef almaz, kimse linçi tek başına başlatmaz. Ama herkes bu sürecin bir parçasıdır.
Bu nedenle film, “insanlar LSD alınca çıldırır” demekle yetinmez. Asıl söylediği dayanışma, kamusal sorumluluk ve ortak etik yoksa, kriz anında toplum en savunmasız olanı feda eder. Bu fedakârlık bir sapma değil, düzenin doğal sonucudur.
Climax sol bir bakışla okunduğunda güçlü bir teşhis sunar ancak bilinçli olarak bir çözüm önermez. Film umut vaat etmez, teselli etmez. Sadece izleyiciyi şu rahatsız edici soruyla baş başa bırakır:
Felaket dışarıdan mı gelir
yoksa biz birlikteyken birbirimizi koruyamadığımız için mi ortaya çıkar?
Not: Filmin yapım süreci de oldukça dikkat çekici. Climax’te oyuncuların büyük bölümü profesyonel oyuncular değil dansçılardır ve sahnelerin önemli bir kısmı doğaçlama olarak şekillenmiştir. Diyaloglar ve tepkiler önceden yazılmış bir senaryodan çok, oyuncuların anlık beden ve duygu tepkilerine dayanır. Bu tercih, filmin kontrolsüzlük ve örgütsüzlük hissini yalnızca anlatı düzeyinde değil üretim sürecinde de yeniden üretir.
Kaynaklar:
[embed]The Cult of 'Climax' A fucked up film lover's guide to Gaspar Noé's Climax.a24films.com
https://remezcla.com/features/film/gasper-noe-climax-interview
https://www.wonderlandmagazine.com/2018/09/20/gaspar-noe-climax-interview
Dünyadaki en iyi konser uygulaması PodsyLive’ı incelemek için aşağıdaki linke tıklayabilirsin!
메타데이터
- post_id
- 15f32fca8ab9
- slug
- climaxte-felaket-nasıl-başlar-televizyon-dans-ve-kolektif-yanılsama-15f32fca8ab9
- url
- https://medium.com/@cagatayyildiz87/climaxte-felaket-nas%C4%B1l-ba%C5%9Flar-televizyon-dans-ve-kolektif-yan%C4%B1lsama-15f32fca8ab9
- canonical_url
- https://medium.com/@cagatayyildiz87/climaxte-felaket-nas%C4%B1l-ba%C5%9Flar-televizyon-dans-ve-kolektif-yan%C4%B1lsama-15f32fca8ab9
- author_url
- https://medium.com/@cagatayyildiz87
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-14 01:09:42