Büyük Sıkışma mı, Büyük Uyanış mı? Kürtler İçin Varoluşsal Bir Dönemeç
Büyük Sıkışma mı, Büyük Uyanış mı? Kürtler İçin Varoluşsal Bir Dönemeç

Ortadoğu’nun yapay sınırlarla dört parçaya bölünmüş kalbi, 2026’nın bu ilk günlerinde tarihinin en sert sınavlarından birini veriyor. Ancak bu kez mesele sadece “sıkışmışlık” değil; Kürt halkının yüz yıllık statü mücadelesinin, bölgesel altüst oluşlar içinde kendi yolunu çizme iradesidir. Şam’dan Tahran’a, Ankara’dan Erbil’e kadar her cephede Kürtlerin menfaatlerini korumak, artık sadece bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur.
Devrimin Kazanımlarını Korumak En Büyük Öncelik
Suriye’de kartların yeniden dağıtıldığı, radikal grupların ve yeni aktörlerin sahne aldığı bu dönemde, Rojava’daki özerk yapının korunması tüm Kürtler için kırmızı çizgidir. Halep’in Şeyh Maksut mahallesinden Kobani’nin köylerine kadar verilen mücadele, sadece bir toprak savunması değil, demokratik ve bir arada yaşam modelinin savunulmasıdır.
Kürtlerin menfaati; Suriye’nin geleceğinde “figüran” olmayı reddederek, kendi askeri ve siyasi gücünü masada vazgeçilmez bir statüye dönüştürmekten geçmektedir. Hiçbir diplomatik pazarlık, halkın kanıyla kazandığı yerel yönetim hakkından ve öz savunma gücünden vazgeçilmesine meşruiyet kazandıramaz.
Özgürlük Meşalesi Zagros’tan Yükseliyor
Rojhilat Kürt şehirleri, bugün rejimin tüm baskı ve askeri yığınağına rağmen “Jin, Jiyan, Azadi” felsefesinin kalesi olmayı sürdürüyor. Kürtlerin buradaki menfaati, taleplerini sadece ekonomik iyileştirmelerle sınırlı tutmayıp, ulusal kimlik ve kendi kaderini tayin hakkı ekseninde birleştirmektir. İran’da yaşanan her sarsıntı, Kürt halkının kendi topraklarında özgürce nefes alacağı bir geleceğin kapısını aralamalıdır.
Parçalı Değil, Ortak Strateji Zamanı
Güney Kürdistan ve diğer parçalar arasındaki yapay sınırlar, halkın gönlünde ve zihninde çoktan kalkmıştır. Ancak siyasi aktörler arasındaki dağınıklık, Kürtlerin ulusal menfaatlerinin önündeki en büyük engeldir. 2026’da Kürt halkının en büyük kazanımı, partisel çıkarların ötesine geçerek oluşturulacak bir “Ulusal Strateji Hattı” olacaktır.
Erbil’in ekonomik gücü, Rojava’nın direniş tecrübesi ve diasporanın siyasi lobisi birleştiğinde; Kürtler bölgede sadece bir “denge unsuru” değil, oyun kurucu bir aktör haline gelecektir.
Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin, yine bu halkın refahı için kullanılması. Mezopotamya’nın güneşi ve suyu, Kürt halkının geleceğini aydınlatacak bir enerji devrimine dönüşmelidir. Kendi öz kaynaklarını yönetebilen, kendi altyapısını kuran bir toplum, siyasi olarak da kimseye muhtaç kalmayacaktır.
Kürtler artık Ortadoğu’nun “mazlum” halkı olarak anılmayı geride bırakmak zorundadır. 2026, bu büyük sıkışmayı büyük bir çıkışa dönüştürme yılıdır. Dünyanın gözü önünde cereyan eden bu değişimde Kürtlerin menfaati; sömürgeci yaklaşımlara karşı durmak, kazanımlarını ne pahasına olursa olsun korumak ve kendi rızası olmayan hiçbir çözümü kabul etmemektir.
Tarih, sadece direnenleri değil, direnirken birleşenleri ve kendi geleceğini inşa edenleri yazar. Şimdi, o geleceği inşa etme vaktidir.
Sami Zana Aslan
메타데이터
- post_id
- 16e33e8944e2
- slug
- büyük-sıkışma-mı-büyük-uyanış-mı-kürtler-i̇çin-varoluşsal-bir-dönemeç-16e33e8944e2
- url
- https://medium.com/@aslansamizana/b%C3%BCy%C3%BCk-s%C4%B1k%C4%B1%C5%9Fma-m%C4%B1-b%C3%BCy%C3%BCk-uyan%C4%B1%C5%9F-m%C4%B1-k%C3%BCrtler-i%CC%87%C3%A7in-varolu%C5%9Fsal-bir-d%C3%B6neme%C3%A7-16e33e8944e2
- canonical_url
- https://medium.com/@aslansamizana/b%C3%BCy%C3%BCk-s%C4%B1k%C4%B1%C5%9Fma-m%C4%B1-b%C3%BCy%C3%BCk-uyan%C4%B1%C5%9F-m%C4%B1-k%C3%BCrtler-i%CC%87%C3%A7in-varolu%C5%9Fsal-bir-d%C3%B6neme%C3%A7-16e33e8944e2
- author_url
- https://medium.com/@aslansamizana
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-13 15:35:31