Neyse ki Daima Başka Günler Gelir
Bir dönemin hiç bitmeyeceğini düşündüğümüz anlar olur. Oysa hayat, tam da alıştığımız yerde yön değiştirmeyi sever.
Neyse ki Daima Başka Günler Gelir
Bir dönemin hiç bitmeyeceğini düşündüğümüz anlar olur. Oysa hayat, tam da alıştığımız yerde yön değiştirmeyi sever.
Bazı günler olmuştur. Hayatın uzun zamandır aynı yerde durduğunu hisseder insan.
Sabah aynı alarm sesiyle uyanır, aynı yolları yürürsün. Aynı insanlarla konuşur, hatta bazen aynı düşünceleri tekrar tekrar düşünürsün.
Ve fark etmeden de şu yanılgıya düşersin:
Sanki bundan sonra da hep böyle olacakmış gibi.
Oysa hayatın en sevdiğim taraflarından biri tam da burada başlıyor. Çünkü neredeyse hiçbir şey düşündüğümüz kadar kalıcı olmuyor.
Photo by Yosef Futsum on Unsplash
Bundan birkaç yıl önceki halini düşün. O zamanlar seni en çok ne üzüyordu?
Kime kırgındın? Neyi çok istiyordun? Neyin asla değişmeyeceğine inanıyordun?
Şimdi dönüp baktığında, o insanların bazılarının artık hayatında olmadığını fark ediyorsun.
O dönem seni uykusuz bırakan bazı şeyleri ise hatırlamakta bile zorlanıyorsun. Bir zamanlar dünyanın sonu gibi görünen şeyler, bugün sıradan bir anıya dönüşmüş durumda.
Hayat bazen böyle çalışıyor işte. Sessizce. Her şeyin en doğrusunu bilen usta bir bilge gibi.
Kabul edelim ki insan geleceği tahmin etmekte çok başarılı değil.
Ama bugünün duygularını sonsuza kadar sürecek sanmakta oldukça başarılı.
Mutluysa hep böyle hissedeceğini düşünüyor. Mutsuzsa da.
Birini özlüyorsa hep özleyeceğini. Bir şey yolunda gitmiyorsa artık hiçbir şeyin yoluna girmeyeceğini.
Oysa geriye dönüp baktığımızda hayatımızdaki en önemli değişimlerin çoğu planladıklarımız değil aslında hiç beklemediklerimiz oluyor.
Belki şu an hayatında olmayan ama senin için hayati öneme sahip olacak biriyle birkaç ay sonra tanışacaksın.
Belki şu an aklına bile gelmeyen bir şehirde keyifle yürüyeceksin.
Belki bugün seni yoran bir konu, gelecek yıl hatırlamakta zorlanacağın kadar önemsiz gelecek.
Bunu bilemiyoruz.
Zaten güzel olan biraz da bu.
Hayatın tamamını önceden görebilseydik, birçok sürprizin büyüsü kaybolurdu. Ya sürekli korku ya da tedirginlik duyardık diye düşünüyorum.
Bir fotoğraf albümüne bakarken bunu daha net hissediyorum.
Bir zamanlar çok önemli görünen insanlar. Çok önemli görünen anlar.
Çok önemli görünen dertler ve insanlar. Hepsi bir karede dondurulmuş şekilde duruyor.
Ama hayat çoktan başka bir yere akmış oluyor. Ve o fotoğrafa bakarken insan anının rengine göre şunu düşünüyor veya düşünmüyor:
“Vay be! O günler de geçmiş.”
“Vay be! O günler iyi ki de geçmiş.”
Belki de bu yüzden geleceğe dair en sevdiğim düşünce umut değil.
İhtimal…
Henüz tanışmadığım güzel insanlar var.
Henüz görmediğim olağanüstü yerler.
Henüz kurmadığım aklıma dahi gelemeyecek hayaller.
Henüz atmadığım bol kahkahalar.
Henüz bilmediğim anlamlı, iyi hikâyeler.
“Neyse ki daima başka günler gelir.”
Bu cümleyi ilk duyduğum andan beri seviyorum.
Çünkü bana her şeyin düzeleceğini vaat etmiyor.
Daha gerçek bir şey söylüyor. Her şeyin öylece kalmayacağını hatırlatıyor.
Ve bazen insanın ihtiyacı olan şey tam olarak bu.
Bugünün son söz olmadığını bilmek. Çünkü neyse ki daima başka günler gelir. Başka düşler. Başka gülüşler. Başka insanlar. Başka şeyler.
Dipnot: Clarice Lispector’un ‘Neyse ki daima başka günler gelir. Başka düşler. Başka gülüşler. Başka insanlar. Başka şeyler.” sözünden ilham alınmıştır.
Burada olduğunuz için teşekkürler.
Sevgiler.
메타데이터
- post_id
- 17a7c2d9bef3
- slug
- neyse-ki-daima-başka-günler-gelir-17a7c2d9bef3
- url
- https://medium.com/dili-turkce-in-turkish/neyse-ki-daima-ba%C5%9Fka-g%C3%BCnler-gelir-17a7c2d9bef3
- canonical_url
- https://medium.com/dili-turkce-in-turkish/neyse-ki-daima-ba%C5%9Fka-g%C3%BCnler-gelir-17a7c2d9bef3
- author_url
- https://medium.com/@sariituba
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-15 20:49:13