Bilirkişi raporu ne diyor? Perşembe Yaylası’ndaki maden, kamu yararına aykırı
Aybastı Perşembe Yaylası’nda Taşzemin İnşaat’ın maden arama faaliyetlerine karşı açılan davanın bilirkişi keşfi raporu, madende bir kamu…
Bilirkişi raporu ne diyor? Perşembe Yaylası’ndaki maden, kamu yararına aykırı
Aybastı Perşembe Yaylası’nda Taşzemin İnşaat’ın maden arama faaliyetlerine karşı açılan davanın bilirkişi keşfi raporu, madende bir kamu yararı olmadığını ortaya koydu. Rapora göre üstün kamu yararı için bölgenin doğal yapısının korunması gerekiyor.
Haber: Cansu Acar

Fotoğraf: Cansu Acar — 8 Mayıs, Ordu, Aybastı Perşembe Yaylası, Bilirkişi Keşfi
Ordu, Perşembe Yaylası’nda yapılan bilirkişi keşfi sonuçlandı. Raporda mera alanında maden arama faaliyetlerinde kamu yararı olmadığı belirtildi. Bölgenin ekosisteminin korunmasının ise üstün kamu yararına uygun olduğu bildirildi. Keşif, 8 Mayıs 2026’da Taşzemin İnşaat Madencilik Enerji Üretim Sanayi Anonim Şirketi’ne Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce (MAPEG) verilen maden arama iznine karşı açılan dava kapsamında gerçekleşti.
Dokuz kişilik bilirkişi heyeti inşaat, jeoloji, orman, harita, hidroloji, çevre ve ziraat mühendisliği ile turizm uzmanlık alanları kapsamında incelemede bulundu. Keşif Korgan ilçesi, Beypınarı Mahallesi, Terzili Mahallesi’ndeki çeşitli ada ve parselleri kapsayan alan için yapıldı.
15 Haziran’da çıkan keşif raporundan hemen önce, 22 Mayıs’ta Ordu İdare Mahkemesi, telafisi güç zararların doğmaması için yaylada sondaj ve maden arama çalışmalarının durdurulması yönünde karar vermişti. Ancak ardından 9 Haziran’da Samsun Bölge İdare Mahkemesi, Ordu İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.
Konutların yanı başında madencilik: Bölge için ciddi bir tehdit
Yürütmeyi durdurma kararını kaldıran son karardan altı gün sonra çıkan bilirkişi raporunda bölgede neden maden arama çalışmalarının yapılmaması gerektiği uzmanlar tarafından madde madde aktarıldı:
- Sondaj çalışmalarının, Taşkesiği, Turnalık, Çobantepe, Keçioba ve Adatepe yaylaları ile Bilgili Mahallesi gibi aktif yerleşim ve konaklama alanlarına doğrudan isabet ettiği ya da bu alanlara son derece yakın mesafelerde konumlandığı,
- Ruhsat sahası içinde konut alanlarının fiilen mevcut olduğu,
- Sondaj faaliyetlerine ilişkin toplam çalışma alanının 149 bin 204 metrekare gibi geniş bir yaylak alanını kapsadığı,
- Sondaj çalışmalarına ulaşmak için yeni yollar açılacağı, bu durumun yöre sakinlerinin gündelik yaşamını, geçim kaynaklarını, yaz dönemi hayvancılık faaliyetlerini ve doğal çevre kalitesini ciddi biçimde tehdit edeceği,
- Sondaj çalışmalarının, başta gürültü, titreşim, toz, sızıntı suyu ve trafik yükü olmak üzere çok yönlü olumsuz çevresel etkiler doğuracağı,
- Turizm bölgesinde yapılacak faaliyetlerin bölge halkının sağlık, huzur ve yaşam kalitesi üzerinde telafisi güç zararlara yol açacağı belirtildi.

Fotoğraf: Cansu Acar — 8 Mayıs, Ordu, Aybastı Perşembe Yaylası, Bilirkişi Keşfi
‘Maden alanı menderes ve şelalelere çok yakın’
Öte yandan raporda maden ruhsat sahasının Perşembe Yaylası menderesleri ve Çiseli Şelalesi gibi ikame edilemez doğal kaynaklara yakın olduğunun altı çizildi.
Maden çalışmalarının bölge için planlanan turizm odaklı kalkınma modeli ile uyumsuzluk gösterdiği belirtildi. Raporda bu nedenle söz konusu alanın bütüncül ekosistem yapısının korunmasının, sürdürülebilir turizm ve kırsal kalkınma açısından kısa vadeli ve tükenebilir nitelikteki maden faaliyetlerine kıyasla daha yüksek düzeyde kamu yararı sağlayacağı ifade edildi.

Fotoğraf: Cansu Acar — 8 Mayıs, Ordu, Aybastı Perşembe Yaylası, Bilirkişi Keşfi
Mahkemenin keşfi beklenmeden sondaj yapıldı
Heyet, keşif günü yapılan gözlemlerde, ruhsat sahasının bazı noktalarında maden aramasına yönelik sondaj çalışmalarının yapıldığı, sondaj çalışmasının tamamlandığı alanda ise rehabilitasyon çalışmasının yapıldığına da dikkat çekti.
Ek olarak alanda yer alan yeni ulaşım güzergâhlarının önemli bölümünün mevcut yolların iyileştirilmesi niteliğinde olmadığının da altı çizildi. Buna göre; bu güzergahlarda önerilen yol ağının çok sayıda sondaj noktasını birbirine bağlayan dallanmış bir yapı oluşturduğu, bu durumun da doğal alan bütünlüğü üzerinde parçalanma etkisi meydana getirdiği ifade edildi.

Fotoğraf: Cansu Acar — 8 Mayıs, Ordu, Aybastı Perşembe Yaylası, Bilirkişi Keşfi
‘Perşembe Yaylası için önemli çevresel riskler oluşturabilir’
Raporda, maden arama faaliyetindeki kapsamında açılacak yeni yollarda gerçekleştirilecek kazı-dolgu işlemleri ile doğal zemine yapılacak müdahalelerin, yüzeysel drenaj düzeni, şev stabilitesi ve erozyon süreçleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturacağı belirtildi:
- Açılacak yolların faaliyet sonrasında tamamen rehabilite edilmesinin güç olduğu,
- Perşembe Yaylası ve çevresinin ekolojik hassasiyeti dikkate alındığında, planlanan maden arama faaliyetlerinin doğal topografik yapı, su kaynakları ve habitat bütünlüğü üzerinde önemli çevresel riskler oluşturabileceği,
- Faaliyetler kapsamında oluşabilecek yol açma, sondaj, hafriyat, toz, gürültü ve titreşim etkilerinin; erozyon, sediment taşınımı ve biyolojik çeşitlilik kaybı riskini artırabileceği,
- Oluşabilecek çevresel etkilerin sosyo-ekonomik açıdan da olumsuz sonuçlar doğurabileceği öngörüldü.
Nitelikli Doğal Koruma Alanı’nda geri dönülemez tahribat riski
Yayla, Ocak 2025'te “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edilmişti. Raporda buna da dikkat çekildi.
Arama iznine konu faaliyetlerin büyük bölümünün “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”na etki mesafesinde olduğuna değinilen raporda şunlar aktarıldı:
- “Yürürlükteki […] “İlke Kararı”na göre; bu alanlarda madencilik faaliyeti yapılamayacağı, taş, toprak, kum alınamaz, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülemeyeceği,
- Neticede talep edilen maden arama izni; […] etki mesafesinde biyolojik çeşitlilik açısından özel korumayı gerektirir menderesler olduğu, arama iznine konu alanların ana menderes havzasına açıldığı; arama izni ve sonrasında potansiyel maden işletmeciliği düşünüldüğünde oluşması muhtemel tahribatın geri dönülemez olabileceği ve tahribatın kalıcı olabileceği kanaatine varılmıştır.”

Fotoğraf: Cansu Acar — 8 Mayıs, Ordu, Aybastı Perşembe Yaylası, Bilirkişi Keşfi
‘Mera bütünlüğü bozulabilir’
Raporda izin kararının mera yönetimi tarımsal sürdürülebilirlik ilkeleri bakımından uygun olmadığı da belirtildi.
Alanın aktif hayvancılıkta kullanıldığı, ciddi kaba yem açığının bulunduğu, alternatif yem kaynağının ise ortaya konulamadığına işaret edildi.
Ayrıca yol açılması nedeniyle mera bütünlüğünün de bozulma riski bulunduğu ifade edildi.
‘Sondaj lokasyonları için DSİ’nin görüşü alınmamış’
Raporda, dava konusu ruhsat sahası içinde Alacak Dere, Taşkesiği Dere, Yalman Dere, Kabutuzla Dere ve Çayırlıboğaz Dereler’inin bulunduğunun altı çizildi. Ancak raporda işaret edildiği üzere bu süreçte DSİ’nin görüşü alınmamış.
Raporda yönetmelik ve genelgelerle yüzey ve yeraltı suları kapsamında planlanan tüm faaliyetlerde Devlet Su İşleri’nden (DSİ) görüş alınması gerektiği ancak maden arama çalışmaları kapsamında sondaj lokasyonları belirlenirken hidrolik dengenin korunmasına yönelik bir değerlendirmenin- programlamanın yapılmadığı ifade edildi.
Ayrıca sondaj noktalarının alanın yoğun yüzeysel drenaj-taşınım ağı ve yüksek yeraltı su seviyesi dikkate alınarak oluşturulmadığı da dikkat çekti.

Fotoğraf: Cansu Acar — 8 Mayıs, Ordu, Aybastı Perşembe Yaylası, Bilirkişi Keşfi
Sel ve taşkın riski: Telafisi mümkün olmayan olumsuzluklar doğurabilir
Raporda dikkat çeken diğer görüş ve kanaatler ise şu şekilde:
“Dava konusu arama faaliyetlerindeki sondaj-kazı-yol açma işlemlerine dayalı üst toprağın ve zeminin kaldırılmasının, yol çalışmaları kapsamında eğimli arazilerde yarmaların oluşturulmasının bu hidrolik çevrimin hem akış-sızma açısından dengesini bozduğu, hem de drenaj ağları açısından mikro ölçekli havza su toplama-beslenim potansiyelini değiştirdiği,
[…] madencilik faaliyetleri sonrası alanın su toplama potansiyeli açısından proje alanı ve bağlı bulunduğu yüzey ve yeraltı suyu sisteminin bütçesi üzerinde de bir risk oluşturduğu,
[…] geniş sahalarda sıyırma-kazıma-taşıma faaliyetlerinin su toplama, taşınım ve düşük kotlarda sel-taşkın risklerini artıran faktörler olarak ön plana çıktığı,
[…] yeraltı sularının yıl boyu akış potansiyeline sahip yüzey sularını da beslediği bir hidrolik modelde su kaynaklarının nitelik-nicelik profilleri açısından telafisi mümkün olmayan olumsuzluklar doğuracağı görüş ve kanaatine varılmıştır.”
Son olarak, 8 Mayıs 2026 sabahı başlayan ve yaklaşık 16.00 sularına kadar süren keşfin sonucunda dokuz bilirkişi tarafından ortaya koyulan raporda varılan nihai karar ise şöyle oldu:
“Mera alanında maden arama faaliyet için sondaj izni verilmesinde zaruret hâli bulunmadığı ve dava konusu maden-madencilik-arama faaliyetleri ile karşılaştırıldığında üstün kamu yararının bütüncül ekosistem yapısının korunması yönünde olması gerektiği, görüş ve kanaatine varılmıştır.”
[embed]
İlgili haber:
→Mülksüzleştirme Üçgeni-1: Türkiye’nin Ekolojik Sınırları Kimin İçin Çiziliyor
→Mülksüzleştirme Üçgeni-2: Toprağın Asıl Sahibi, Topraksız Kalıyor
Ne olmuştu?
Bölgede keşif yapılmasına dair karar verilen dava, Taşzemin İnşaat’ın “IV. Grup Maden Arama Ruhsatı” kapsamında yapılması istenen maden arama çalışmalarıyla ilgili, Ordu Valiliği’nce 22 Temmuz’da onaylanan Ordu İl Mera Komisyonu’nun 5 Temmuz 2024’te verdiği kararın iptal edilmesi için açılmıştı.
메타데이터
- post_id
- 1ea245f83fb4
- slug
- perşembe-yaylasının-bilirkişi-raporu-ne-söylüyor-1ea245f83fb4
- url
- https://medium.com/@nonplatform/per%C5%9Fembe-yaylas%C4%B1n%C4%B1n-bilirki%C5%9Fi-raporu-ne-s%C3%B6yl%C3%BCyor-1ea245f83fb4
- canonical_url
- https://medium.com/@nonplatform/per%C5%9Fembe-yaylas%C4%B1n%C4%B1n-bilirki%C5%9Fi-raporu-ne-s%C3%B6yl%C3%BCyor-1ea245f83fb4
- author_url
- https://medium.com/@nonplatform
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-22 12:55:45