← Back to list

Tâğût Devlet’e Vatandaş Olmanın ve Kimlik, Pasaport Kullanmanın Hükmü

Bismillah.

Ehlü't Tevhid · 2024-06-25 04:30 · 0 claps · 6.6 min read
#kimlik #pasaport #vatandaşlık #şirk #küfür
Open on Medium ↗

Tâğût Devlet’e Vatandaş Olmanın ve Kimlik, Pasaport Kullanmanın Hükmü

Bismillah.

Bazı câhiller, “Tâğût’un Kimliğini” kullanıyor diyerek bunun, o Tâğût Devlet’in tüm kânunlarını kabul etmek ve Şirk hususlarda ona itaat etmek, Tâğûtlar’ın Kulu olmak manasına geldiğini iddia edip Muvahhidleri Tekfir ediyor.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki bu câhil kimselerden bazıları, Şefaat konusunda Şirke düşmüş Müşriklerdir. Onlara göre bir kişi, Allah’tan başkasından Şefaat istese, o kişi diri olduğu için bu Şirk değil Câiz olan bir amelmiş! Bir konuda ifrata başka bir konuda da tefrite düşmelerinin en büyük sebebi meseleleri doğru fehmedebilme kapasitesine sahip olmadıkları halde Âlimlik pazarlamaya çalışmalarıdır! Bunu zikretmemdeki sebep, karşı tarafın argümanlarına cevap vermekten kaçıp, şahıslarını hedef alarak konuyu saptırmak değildir bilakis bu kafa yapısındakilerin cahilliğini ortaya sermektir. Bunu zikrediyorum ki niyetim iyi anlaşılsın ve de hiçbir itiraza yer kalmasın!

Ayrıca bilinmelidir ki, bu makaleyi genel olarak Türk olsun Yabancı olsun, bunu Şirk gören ve görmeyenlerin görüşlerini toplayıp iki tarafında yaptığı yanlış istidlallere cevap mahiyetinde yazdım.

Evvela, derim ki; bu kimseler bu hususa Şirk derken iki başlık üzerinde duruyorlar:

1- Kimlik Belgesinin vb. üzerinde bulunan ve “Küfre delalet eden” ibareler

2- Vatandaşlığın zorunlu olarak beraberinde getirdiği mânalar

İlk maddeyi ele alırsak;

Kimlik belgesinin üzerindeki ibareleri incelersek; isim,ana-baba adı, doğum yeri-tarihi… gibi hiçbir Haramlık veya Şirk bulundurmayan ibareler vardır. Bunlara ilaveten; Devletin ismi ve bayrağı , uyruk/milliyet ve kimlik numarası bazı kafa karıştırıcı ibareler de mevcuttur. İşte bu ikinci kısma dayanıp yaptıkları akli önermelerle bunu Şirk görmektedirler.

Derim ki; bayrak ve devlet ismi, bu belgenin o ülkeye ait olduğunu ve sadece o ülkede geçerli olduğunu beyan eden sembollerdir ve bir nevi devletin imzası gibi bir şeydir.

Uyruk/milliyete gelince ise derim ki, o kişinin kökenini, milliyetini ispat eden bir ibaredir. Buradaki “Türk” ibaresi ise lafız itibariyle Türkiyeli/Türkiye sâkini/vatandaşı manasına gelmektedir.

Kimlik No. ise sisteme kayıtlı hangi/kaçıncı kişi olduğunu tespit etmek için kullanılır.

Burada; en fazla kafa karıştırabilen şey kimliğin arkasında gizlenmiş şekildeki “egemenlik, milletindir” ibaresidir. Bunu, ben geç farkettim zira oldukça ufak yazılmıştı.

Derim ki; bu Şirk bir sözdür doğru lakin Devlet’in kendi imzası, logosu, sloganı… gibi bir şeydir. Bunu daha iyi tefekkür edebilmek açısından Haç örneği verelim. Şayet, kimliğin üzerinde “Haç” işareti olsa bu kimlik kullanan kişiyi Müşrik yapar mıydı?

Cevap, bunu oraya yerleştiren ve kendi sembolü olarak bunu benimseyen devlet Müşrik olur lakin bu belgeyi kullanan kişi olmaz zira, kimlik demek, o sembolu kabul etme anlaşması/belgesi değildir. Şayet; öyle olsaydı, “egemenlik, milletindir” sözünü kabul etmediğini beyan eden kimse bu anlaşmayı bozduğu için kimliği de geçersiz olurdu. Lakin; onu orada dikte eden devlet, Müşriktir zira; o, bu sözü kendi menheci edinmiştir/kabul etmiştir.

Denirse ki; sen Şirk sözünün olduğu belgeyi taşıyorsun!

Deriz ki; bu Şirk değildir zira bu sözü kabul etmediğimizi ispat ettim. O; halde geride kalan durum, senin bugünki Tâğûtlar’ın sembol ve resimleri olan paraları taşımandan farksızdır. Aynı şekilde; Rasulullah ﷺ ve Sahabe de dönemin Tâğûtları’nın benzer şekildeki paralarını kullanmıştır.

Velhasıl kelam derim ki, kimlik belgesi üzerinde herhangi bir şekilde kişiyi Şirke sokan bir ibare yoktur!

İkinci maddeyi ele alırsak;

Denirse ki; kimlik , vatandaşlığın ispatıdır dolayısı ile bu Şirktir.

Biz de deriz ki; Doğru, kimlik, vatandaşlığın ispatıdır. Vatandaşlık ise; kişinin, devletin himayesine girip ona itaat ettiği manasına gelir lakin sorarız vatandaşlık neden Şirktir?

Derse ki; Bunu yaparak Tâğûttan beraat etmediniz.

Biz de deriz ki; Bunu nereden çıkarıyorsun?

Derse ki; Siz, Tâğût’un himayesine girdiniz ve ona itaat ettiniz.

Biz de deriz ki; Burada herhangi bir Şirk yoktur! Tâğûtta olsa birinin himayesine girmek ve ona Caiz olan konularda İtaat etmek ne zamandan beri Şirk oluyor? Sahabe, Necaşi’nin himayesine girmişti, Rasulullah ﷺ ,Mut’im bin Adiyy’nin himayesine girmişti, bunlardan haberiniz yok sanırım! İtaate gelince, Müslüman’ın, Kâfir’e Câiz olan konularda itaat etmesinde bir problem yoktur. Mesela, Müslüman, Müşrik ailesine ; köle alınan bir Müslüman sahibine Câiz hususlarda itaat edebilir.

Derse ki; Sen, Tâğût’un otoritesini tanıdın.

Biz de deriz ki; Burada Şirk olan bir husus yoktur zira bu tıpkı Firavun’un veya Necaşi’nin bir otoritesinin olduğu hakikatinin kabulü gibidir. Yani; bundan bin yıllar önce Mısır, topraklarına gitseydin orada Firavun’un devletiyle karşılaşacaktın veya bugün de Amerika’ya gidecek olursan orada A.B.D isimli bir Tâğût idare olduğunu göreceksin. Bunlara, var demek Şirk değildir. Şirk olan şey, onların otoritelerini ve yollarını doğrulamak, hak olduğuna itikat etmektir.

Derse ki; Oy kullanmak vb. konularda bunu yapabilmek için bir kimliğe sahip olmanız gerekmektedir.

Biz de deriz ki; Bu boş bir itirazdır zira esasen mübah olan bir şeyle Şirk, Küfür veya Haram işlemek kişiye bağlıdır. Mesela esasen Mübah olan bıçak üzerinden konuşalım. Kişi bununla; cinayette işleyebilir ve Günahkâr olur, putlara kurban da kesebilir ve bununla Müşrik olur, Allah’a kurban keser Sevap elde eder veya yiyecek bir şeyi doğrar ve bu da Mübah olan bir ameldir. Dolayısıyla; buradaki hüküm , yapılan amele göre şekil alır.

Derse ki; Vatandaşlık/kimlik alırken, anayasayı ve Şirk koşullarını kabul edip, buna dair yemin ettiniz.

Biz de deriz ki; Biz, vatandaşlık/kimlik almadık ve de herhangi bir şeyi kabul etmedik, yemin de etmedik.

Derse ki; Siz etmemiş olabilirsiniz belki, lakin vatandaş olmak/kimlik kullanmak demek bunları dolaylı yoldan kabul etmek demektir.

Biz de deriz ki; Bu yaptığın, zorlama bir şekilde meal yoluyla Tekfir etmektir! Başka bir delilin var mı?

Derse ki; Devlet; seni, kanunlarını kabul etmiş biliyor.

Biz de deriz ki; Bu söylediklerin gerçektende asılsız ve boş sözlerdir. Biz, kendimizden izhar olan amellerden sorumluyuz. Başkalarının, ne düşündüğü bizi bağlamaz ki sende şuanda devlet nezdinde bu şekilde biliniyorsun!

Derse ki; Vatandaşlığı iptal etmek gibi bir şansım tekniken yok, bu ancak Tâğût’a Muhakeme olmak suretiyle yapılabilir ki bu da Şirktir dolayısıyla gücümün yettiği şey sadece kimliği kullanmamaktır.

O halde deriz ki; başkasının, seni ne hal üzere zannetiğinin bir önemi yoktur. Önemli olan senden izhar olan amellerdir.

Derse ki; Doğru, fakat siz bu izharı, kimlik kullanarak gerçekleştiriyorsunuz!

Biz de deriz ki; Buradaki tartışma konusu, kimlik kullanmanın bu manaya gelip gelmemesidir.

Biz diyoruz ki; Bu belgelerin üzerinde alenen bir kânun kabul ettiğimize dair bir ibare var mı ? Yahut pratikte; kimlik kartları, anayasayı vs. kabul edip etmediğimizi kontrol etmek için kullanılıyor mu? Cevap, hayır! Peki; bu kimlikler ne için kullanılmakta? Biz diyoruz ki; kimlik, senin adını, anne-baba ismini, doğum yerini ve bu ülkenin bir sakini olduğunu vs. tespit etmekten başka yerde kullanılmaz. Tâğûtlar’ın yaptığı ön-kabüller geçersizdir. Maksat, sadece istifade etmektir.

Derse ki; o halde, birinin asker olduğunun ispatlayan bir kartı kullanması nasıl Şirk olabiliyor? Arada ne fark var?

Biz de deriz ki; Askerlik belgesi, Tâğût’un askeri olduğunu ispat etmekten başka hiçbir anlama gelmez. Eğer buna Şirk demiyorsan zaten her şeyden evvel İmânını sorgula! Eğer diyorsan ki; her ikisi de Şirktir, birisi Askerliği diğeri de Vatandaşlığı ispat eder ve bizde diyoruz ki ilki Şirk iken diğeri değildir!

Görüldüğü gibi, muhalifin tüm iddiaları yerle yeksan oldu! Allah’a Hamd Olsun!

Bir not düşmek istiyorum ki;

Genellikle, kimliğe Şirk diyen bu kimseler aynı zihniyete göre kullanması dahi Şirk olması gerekecek sosyal medya sitelerini kullanmaktan geri durmazlar. Örneğin; Youtube, her kullanıcıyı, kullanım koşullarını kabul etmiş olarak varsayar. Bu kimseler her ne kadar hesabı kendileri açmayıp satın aldıkları için veya başkasından devralıp, bir sözleşme imzalamadan kullandıkları için Şirke girmediklerini iddia etselerde usüllerine göre Müşrik olmaları gerekmektedir zira, Youtube; onların,kendi koşullarını kabul ettiğini varsayar ve Youtube hesaplarını kullanmaya devam etmeleri onların usüllerine göre Şirk sözleşmesini/kânunlarını kabul ettiği manasına gelir. Bize göre ise Şirk olan sadece Şirk sözleşmesini/kânunlarını kabul etmektir; yoksa, ne Youtube’un ne de devlet’in ön kabulleri bizi ilgilendirir ne de bu câhillerin Meal yoluyla yaptıkları Tekfir geçerlidir.

Not: Şirk içerikli sözleşmeleri onaylamakta Şirktir lakin bu meselenin bir iki noktasında detaylar vardır. Allah’ın izniyle, bununla ilgili müstakil bir risale yazmayı düşünüyorum

Özet geçmemiz gerekirse:

Müslüman olmayan bir devletten Vatandaşlık ve Kimlik almak ve kullanmak, eğer bunu alırken size Küfür kânunları, sözel veya yazısal olarak kabul ettirilmiyor ve bunlara yemin ettirilmiyorsa, Şirk değildir! (Pasaport için vakıayı bilmiyorum, bu illetler varsa o da Şirktir yoksa değildir. Allahualem.)

Bu konuya, yani Kimlik kullanmaya Şirk diyen bir tane bile Âlim veya davetçi bilmiyorum. Sadece, gördüğüm kadarıyla, sosyal medyada ahkâm kesmeye çalışan 3–5 câhil ve birkaç Arap forumu haricinde bunu iddia eden kimse yok. Ayrıca, ne kadar doğrudur bilmiyorum ve bu kişinin Akidesi tam olarak nedir bilmiyorum lakin bir zamanlar Afganistan savaşında Ebu İsa el-Rifai ile beraber hareket ettiği söylenen Ebu Eyyüp el-Barkavi hakkında Kimlik kullanmaya Şirk diyor tarzında söylemler duydum. Aynı, kaynağa göre bu kişi Ebu İsa el-Rifai’yi bu sebepten Tekfir etmiştir çünkü Ebu İsa; Afganistanda, Taliban ve el-Kaide’ye karşı fazla tutunamamış dolayısıyla Londra’ya gitmek zorunda kalmıştır. Bu esnada da tabiki pasaport kullanmıştır. Ebu İsa el-Rifai ise Ebu Ömer el-Kuveyti’nin hocasıdır.

Ve bilinmelidir ki, bu konu üzerinde çok sarih bir Küfür/Şirk varmış gibi Muvahhidleri Tekfir edenler, çok ciddi bir hata yapmaktadırlar. Bu konuda, içi rahat etmeyenler varsa onlar kullanmayabilirler tabiki lakin kullananı Tekfir etmek çok büyük bir hatadır. Hiçbir; Müslüman bırakın kimliği, Dâr’ul Küfürde yaşamaktan bile razı olmaz zaten ama ortada sarih bir Şirk/Küfür olmadığına göre ve zaruret gereği kimlik kullanan bir kimseye Müşrik diyemezsiniz! Bizim bu yazıdaki anlatmaya çalıştığımız, bunun Şirk olmadığıdır, en azından öyle görünüyor, yoksa bunun hayırlı bir iş ve yol olduğunu söylemiyoruz. Bilakis; Rasulullah’ın ﷺ buyurduğu gibi fitneler döneminde yapılacaklar, mümkün olduğunca günlük hayattan ve sistemden uzak durmak, güvenli ve İmânımızı en rahat koruyabileceğimiz yerlere Hicret etmektir.

Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Pek yakında müslümanın en hayırlı malı, dinini fitnelerden korumak için yanına alıp dağ başlarına ve otlak yerlere gideceği koyun olacaktır.”

(Buhârî, Îmân 12, Bed’ü’l-halk 15, Menâkıb 25, Rikak 34, Fiten 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Fiten 4, Nesâî, Îmân 30, İbni Mâce, Fiten 13)

Müslüman olmayan devletlerden vatandaşlık almaya gelince bu konuda İlim Ehli ittifak etmiştir ki Câiz değildir. Gerekçesi ise zikrettiğimiz üzere, vatandaşlık alırken çoğu ülkenin, kanunlarına veya demokrasiye yemin ettirmesidir ve bunları gerek sözlü gerek yazılı kabul ettirmesidir.

Câiz olmadığını söyleyen Âlim ve davetçilerden bazıları: (Bu isimleri paylaşmamız, aynı İtikatta olduğumuz manasına gelmez.)

Şeyh Sâlih el-Fevzan

Şeyh Sâlih el-Useymin

Nâsırüddin el-Elbâni

Mukbil bin Hadi

Nâsir el-Fehd

Ali el-Hudayr (Yanlış Hatırlamıyorsam)

Hamûd b. Ukla eş-Şuaybi (Yanlış Hatırlamıyorsam)

Süleyman el-Ulvan

Abdulkadir b. Abdulaziz

İbni Bâdis

Reşid Rıza

Muhammed b. Said el-Endülüsi (seiraj.com)

Ebu Abdurrahman es-Somali

Aslan Hoca

ve daha fazlası…

Not:Âlimler’in bu konudaki sözleri, ilerki zamanlarda çevrilip yayınlanacaktır inşaAllah.

Not: Süleyman el-Ulvan’ın istidlal metodu bizce yanlıştır, o diyor ki kânunları sözle ve yazıyla kabul etmese bile yinede kabul etmiş sayılır lakin anladığım kadarıyla sadece kimlik kullanmaya Şirk demiyor, sadece bu görüşünü paylaşmak için onu zikrettik.

Rabbim; Müslümanlara, bir Şeriat Devleti nasip etsin. Gerçekten, bu Tâğûtlar’ın idaresinde olmak her türlü Fitne’ye yol açan en büyük sebeplerden olmakta.

Allah En Doğrusunu Bilir. Ve Ahiru Davana Enil Hamdülillahi Rabbil Alemiyn.


메타데이터
post_id
280ec2a9c6f9
slug
tâğût-devlete-vatandaş-olmanın-ve-kimlik-pasaport-kullanmanın-hükmü-280ec2a9c6f9
url
https://medium.com/@ehlitevhid/t%C3%A2%C4%9F%C3%BBt-devlete-vatanda%C5%9F-olman%C4%B1n-ve-kimlik-pasaport-kullanman%C4%B1n-h%C3%BCkm%C3%BC-280ec2a9c6f9
canonical_url
https://medium.com/@ehlitevhid/t%C3%A2%C4%9F%C3%BBt-devlete-vatanda%C5%9F-olman%C4%B1n-ve-kimlik-pasaport-kullanman%C4%B1n-h%C3%BCkm%C3%BC-280ec2a9c6f9
author_url
https://medium.com/@ehlitevhid
status
ok
fetched_at
2026-07-23 13:25:52