← Back to list

Kargaşa mı Kavga mı ?

Karmaşa dolu hislerim ile yazmaya başladım bir anda. Bugün vicdan konusunda sınanırken acaba diye kendimi sorguladım. Ben ne yapıyordum ya…

Buse in Türkçe Yayın · 2025-05-07 19:21 · 50 claps · 2.6 min read
#karmaşa #kargaşa #türkçe-yayın #türkçe #türkçe-blog
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🛠️ · Crafts & DIY

Kargaşa mı Kavga mı ?

Karmaşa dolu hislerim ile yazmaya başladım bir anda. Bugün vicdan konusunda sınanırken acaba diye kendimi sorguladım. Ben ne yapıyordum ya da ne yapmalıydım ?

Uzun zamandır yazmıyorum, daha doğrusu sadece kendime yazıyorum anılarımı. Kalemin kağıdın arasında yazmayı özlediğimden mi yoksa defterin kolay taşınmasını sevmemden mi bilmem mavi kapaklı defterimde biriktiriyorum anılarımı. O defterim mutlu anılarım ile doluyor, dolacak da .Belki bir gün birinin eline geçerse anılarım ve hislerim ile beni kucaklayarak sarar diye.

Peki yazmadığım süreçte neler oldu, nasıl bu noktaya geldim ya da nerelerden geldim kısa bir özet geçmeliyim belki de.

Korkularım ile yüzleşerek yalnız başıma İstanbul’a taşındım. Kendimce yapmayacağım bir şey yaptım fakat artık o kadar kapana kısılmıştım ki tanıdığım zamanlarda değişimler olmayınca ben değişmeye karar verdim. Değişimin dönüşüme doğru evrilmesi için attım bu adımı…

Yalnız başıma koca şehre, daha fazla sorumluluk aldığım yalnız kaldığım bir deneyim için geldim. Dışarıdan böyle gözüküyordu çünkü 25 yıl boyunca aldığım nefeste nerede ve nasıl olmam gerektiğini hala bilmeden daha fazla savrulmak istemeyip büyük bir rüzgarla kendime gelmeye çalıştım.

Bu rüzgar yuva, bir ofis, bir tutam yalnızlık dolu bir iki ay geçirmemi sağladı. Şehrin sokaklarını keşfe başladım. İnsanları gördüm , konuştum, bazen de sadece bakışlarımla anlatmaya çalıştım dünyamı başka beni fark etmeyen bakışlara.

Bir deprem atlattım yalnız başıma, birçok soru sordum kendime ve diğerlerine fakat bugün gerçeklerin en büyüğü ile karşılaştım.

Büyük çerçeveden baktığım resimde bir noktayı kaçırmıştım ve mesleğimde asla yapmak istemediğim bir şeyi yapmış bu sebeple de kendime vicdan yüklemiştim. Sokakta yürürken ağlamayı çok sevmem aslında fakat güneş gözlüklerinin altında birkaç damla yaş yanlış yapma ihtimalime karşı beni anlattı. Benimle alakalı değildi belki fakat aslında benimle ilgiliydi. Uzun bir ara sonra ilk defa bir sokakta bir kaldırımın üstüne oturup sorguladım kendimi…

Neden gelmiştim ben sahi buraya ?

Neyi düzeltmek ya da yanlış giden neyi anlamlandırmaktı benim meselem ?

Yoksa ben de eleştirdiğim o insana mı dönüşmüştüm ?

Bilemedim tabi ki cevaplarımı ve yazmaya karar verdim. Yazarsam belki hafiflerdim ya da en azından bu gece uyuyamayıp kendi kendime soracağım soruları yazarsam daha az sorgulayarak en azından bir parça uyuyabilirdim.

Ne yaptığıma dair 2 ay sonunda ilk defa kendime cevap veremediğim bir günün ardından birkaç karmaşayı anlamlandıracağım bu yazıda… Benim sorularım bana kalsın birkaç kelime de genellemeler ile özetleyeyim durumu…

İnsan büyüyüp gelişirken, değişimlerini dönüşümlere çevirmeye çalışırken duvarlara toslar ve düşer yaralanır elbette. Yaraların kabukları belki de dönüşümlerdeki izlerimiz olarak ömür boyu bizi takip eder ve bir gün vücudumuzda güzel bir iz olarak bizi olduğumuzdan daha güzel gösterir.

Karmaşa düştüğündeki kalp sıkışman bence… Yaralandığını bilsen de kalbin o anda acıyı değil nedenleri sorguluyor ve sıkışıveriyor. Bir bakıyorsun fiziki acıdan daha büyük bir ruhsal kargaşan var. Kargaşanı kavgaya döndürmeden çözebilirsen kalbin daha az yoruluyor şayet bu bir kavga olursa ne yapacağını şaşıyorsun ve belki de saldırgan bir kişiliğe bürünüyorsun.

Saldırgan kişinin beyni susuyor, kalbi yoruluyor ama bir sonucu olmuyor genelde. Bakalım nerelere saldırayım diye sormuyor direkt saldırıyor aslında.

Kalp ve beyin arasında hangisinin yorulması daha anlamlıdır diye düşündüğümde hep ikilemde kalırım. Bu soru kişinin karakteri ile ilgili olsa gerek derinlerine insan ve hisleri hakkında uzman bir kişi girse daha doğru olur sanırım.

Ben genelde kalbi yorulan o kadar yorulduktan sonra da dinlenme arasında beynini yoran ekipte yer alıyorum. Benim asıl acılarım ve amaçlarım kalbimde ya da oralara yakın bir yerlerde…

İlk beyni yorulan insanlar ile de tanıştım bu hayatta. Genelde kalbinin yorulduğunu gizlemeye çalışan kavgacı ruhlarına beynin öğrettiği doğrularla çözüm ararken kaybolan insanlar.

Bu iki grup arasında bir fark yok aslında; gizlemek ya da gizlenmek, en kötüsü de yorgunluk hiç geçmiyor nedense..

Yarın yeni bir gün olarak başlasın istiyorum bu 2 ayın sonunda ; yeni bir güneş doğmayacak belki hatta yarın yağmurlu da olabilir hava fakat benim içimde bugünkü düşmemden dolayı ortaya çıkan yaralarımın iyileşmeye başlama ihtimali mevcut.

Sahi yaralarıma üflese biri daha çabuk iyileşir mi ?

Hoşça kalın.

Buse.


메타데이터
post_id
2bb5c5560da9
slug
kargaşa-mı-kavga-mı-2bb5c5560da9
url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/karga%C5%9Fa-m%C4%B1-kavga-m%C4%B1-2bb5c5560da9
canonical_url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/karga%C5%9Fa-m%C4%B1-kavga-m%C4%B1-2bb5c5560da9
author_url
https://medium.com/@buse-vw
status
ok
fetched_at
2026-06-13 00:08:42