Entelektüel Terörizm
Toplumsal olarak kültürel ve sanatsal anlayışımızın yükselmesi, hepimizin yürekten istediği bir şey sanırım. Bu gelişimi şu ana kadar…
Entelektüel Terörizm
Photo by Michael Dziedzic on Unsplash
Toplumsal olarak kültürel ve sanatsal anlayışımızın yükselmesi, hepimizin yürekten istediği bir şey sanırım. Bu gelişimi şu ana kadar toplumsal olarak gerçekleştiremesek de bireysel olarak ciddi çabalarımız var.
Ancak toplumsal olarak bu yükselişi hep birlikte gerçekleştiremediğimiz ve bireyler düzeyinde kaldığı için bu durumun avantajları olduğu kadar çok nahoş sonuçlarıyla da karşılaşıyoruz. Bunlardan bir tanesi de “Entelektüel Terörizm” denilen bir kavram.
Bu kavramı ben bulmadım, daha önce tanımlanmış bir kavram olmasına rağmen bu yazıda biraz daha şekillendireceğim. Bireyler entelektüel olarak geliştikçe, bu durumu bir güç gösterisi hâline getirmeleri sadece bizim toplumumuza mı özgüdür, yoksa her toplumda durum böyle midir bilmiyorum. Bu soruların cevabını sosyologlara bırakıyorum.
Ben burada daha çok “Entelektüel Terörizm” derken neyi kastediyorum ve bununla sosyal hayatımızda nasıl karşılaşıyoruz, bunlardan bahsedeceğim.
Öyle ya da böyle muhakkak etrafınızda kitap okumuş, belli bir hayat görüşünü şekillendirmiş, sanat dallarına ilgi duyan insanlar olmuştur. Yani entelektüel kalitesi belli bir seviyenin üzerinde olan arkadaşlardan bahsediyorum.
Bu arkadaşlardan bazılarının da sizin fikirlerinize saygı duymadığını, hatta içten içe alay ettiğini, hayata bakışınıza, ilgilendiğiniz alanlara, konulara veya ilgilenmediğiniz şeyler üzerinden sizi her fırsatta aşağılama eğilimi gösterdiğini fark etmiş olabilirsiniz. İşte ben buna entelektüel terörizm diyorum.
Bu insanların yapmış oldukları bu terörizm faaliyeti hem kişisel hem toplumsal bazda son derece yıkıcı olabiliyor. Çünkü onlar size karşı böyle bir faaliyet içerisinde bulunmak istedikleri zaman sizinle fikrî olarak tartışmazlar, sizin düşüncelerinizle ilgilenmezler. Direkt olarak kişiliğinize saldırırlar ve bir itibar suikasti gerçekleştirmek isterler. Size özgüven kaybı yaşatırlar ve bir müddet sonra da sizi fikrinizi bile söyleyemeyeceğiniz bir hâle getirirler.
Eğer çevrenizde böyle insanlar varsa, onlarla baş etmek oldukça kolaydır. Onları yok sayın. Hepsi bu kadar. Onlar sizinle hiçbir zaman gerçekten bir entelektüel tartışma içerisine girmeyecekler. Çünkü sizi kendilerinden daha aşağı gördükleri için veya size karşı bir haset besledikleri için sizinle aynı zeminde buluşmak, onların egolarını sarsacak ve bunu kabullenemeyecekler. Bu yüzden onlarla ilmi veya fikri bir tartışma içerisine girmeye çalışmanız beyhude olacaktır.
Entelektüel terörizmle bireysel anlamda mücadele nispeten kolay olsa da toplumsal olarak bir mücadele içerisine girmek ve yıkıcı etkilerinden kurtulmak ne yazık ki o kadar kolay değil. Toplum tarafından öyle veya böyle “aydın” olarak kabul görmüş bu kişilerin hedefi, kişilerden ziyade toplumun tamamı olur. En büyük silahları ise toplumu cahillikle suçlamalarıdır.
Toplumun ekseriyetinin yabancı dil bilmemesinden tutun da çok kitap okumamasından, belli başlı “niş” sanatlara ilgi duymamasından, kendilerinin ne kadar çok ilgilendiği alan varsa, hepsini bir silah olarak topluma yöneltirler. Toplumun “cehaleti” hiç ağızlarından düşmez. Toplumun büyük bir kısmının araştırma, okuma, kritik düşünme eğitimi veya olanağı olmamasından dolayı da toplum, kendisini terörize eden bu “aydınların” etkisi altında kalıyor ve ciddi bir şekilde aşağılık kompleksine kapılıyor.
Nihai durumda ise bu “aydınlarımız” amacına ulaşmış oluyor. Bu tür faaliyetler bir toplum üzerinde gelişigüzel yapılmaz. Yıllar boyunca sistematik bir şekilde düzenli olarak topluma dikte edilir ve bu yalana toplum ikna edilir. Aksi halde toplumun kendi doğal savunma sistemi, yani kültürel kodları, bunları dikkate almaz.
Bütün toplumlara bu tür organize eylemler yapılır. Burada bize düşen ise bunun farkında olmak ve kendi ilim ve bilim sahamızda çalışma hevesimizin, azmimizin kırılmasının önüne geçerek hep daha iyi olmaya çalışmaktır. Bilgi sahamızı genişletmeye, öğrenmeye ve üretmeye devam etmektir. Kendi kavramlarımızı başkalarının doldurmasına müsade etmemektir.
Yabancı dil bilmemenin veya doğa felsefesi okumamanın bizim için bir eksiklik olup olmadığı, bizim kim olduğumuzla ilgilidir. Bunlar cahillik kıstasları değildir. “Aydınlarımızın” iddia ettiği gibi yekun bir cehalet yoktur.
Her insan, bilmediği şeyin cahilidir.
İlgilenebileceğiniz diğer yazılarım:
[embed]“Bilgi Güçtür” Önermesinin Eksikliği “Bilgi güçtür. -Francis Bacon-”mediumturkiye.com
[embed]Kitapları Nasıl Okuyorsunuz? Okuma Rehberi #1 (Giriş)mediumturkiye.com
메타데이터
- post_id
- 2edb357c4d4f
- slug
- entelektüel-terörizm-2edb357c4d4f
- url
- https://mediumturkiye.com/entelekt%C3%BCel-ter%C3%B6rizm-2edb357c4d4f
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/entelekt%C3%BCel-ter%C3%B6rizm-2edb357c4d4f
- author_url
- https://medium.com/@ismailbulut66
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-08 19:15:55