← Back to list

Masumiyet Müzesi Bir Aşk Hikayesi Değil, Sahip Olma Arzusu…

Aşk nedir? Aşk görmektir, görülmektir; duymaktır, duyulmaktır; hissetmektir, hissedilmektir. Peki Kemal için gerçekten Füsun’a aşıktı…

Elf Y · 2026-02-27 21:02 · 0 claps · 2.3 min read
#masumiyet-müzesi #kemal #füsun #sibel #aşk
Open on Medium ↗

Masumiyet Müzesi Bir Aşk Hikayesi Değil, Sahip Olma Arzusu…

Kemal and Füsun

Kemal and Füsun

Aşk nedir? Aşk görmektir, görülmektir; duymaktır, duyulmaktır; hissetmektir, hissedilmektir. Peki Kemal için gerçekten Füsun’a aşıktı diyebilir miyiz? Ya da Kemal aşık değildi diyebilir miyiz? Benim için ikisinin de cevabı: Hayır.

Kemal, Füsunla yaşadığı o “ŞEY” e aşıktı. Bu şeyi tarif etmesi zor, tanımlaması zor. Bu şeyi tamamen cinsel ilişki üzerinden anlatmak yanlış olur. Kemal Füsun’lu hayallere aşıktı, onunla yaşadığı deneyime, ona karşı duyduğu sonsuz arzuya aşıktı, Füsunun vücudunun her zerresine ve ona ait olan her şeye aşıktı. Ama-hikâyenin en dramatik tarafıda bu-Füsuna aşık değildi.

Kemal için Füsun; başta ulaşılması güç, idealize edilmiş bir hayalken; bu hayale ulaşıldığı andan itibaren bir özne olmaktan çıkıp sahip olmak istediği nesneye dönüşür. Belki de ben hatalıyımdır. Belki de Füsun Kemal’in gözünde hiçbir zaman özne olamamıştır. Kemal için Füsuna ait olan her şey bu kadar değerli iken; Füsun’un ne istediği, ne hissettiği, ne düşündüğü umurunda değildir. Hatta umursamamaktan daha öte bunu düşünmemiştir. Eğer bir noktada onun içini görmeye çalışsaydı, ona karşı duyduğu bağımlılık bu derece büyümezdi çünkü bağımlılık karşı tarafı nesneleştirmekten beslenir.

Füsun romanda büyüyen bir karakterdir. Başta güzel, heyecanlı ve hataları olan genç bir kız. Zamanla ne istediğini bilen, hayallerinin farkına varan bir kadına dönüşür. Ama biz onun başarısını değil, kaybedişlerini görürüz. İstediği hayatı yaşayamayan, birilerinin hep adına karar verdiği ve engeller oluşturmasıyla arzuladığı hayatı yaşayamayan biri olur.

Füsun insanlar tarafından beğenilen, erkeklerin arzuladığı ve sahip olmak istediği o kadındı fakat o beğenilmek değil, görülmek istiyordu. Küpe aslında bir metafordur, o sadece bir küpe değil; Füsunun içidir, düşünceleridir, hayalleridir, Füsunun kendisidir. Kemal küpeyi değil, Füsunu görmedi. Küpenin görülmediğini anladığı an umut beslediği o adamın gözünde sahip olmak istediği bir objeden ibaret olduğunu fark etti. Başta tamamen kendi rızasıyla girmiş olduğu Kemalin dünyasında özne olamamış olmaktı onun kaldıramadığı şey.

Sibel’i kendi ait bir duruşa sahip güçlü bir kadın olarak düşünmüştüm. Gerçeği öğrendiği zaman Kemal’in hasta olduğunu fark edip onu iyileştirmeye çalışması ama süreçte kendinden bu kadar fedakârlık yapmasına rağmen karşısındaki insanın iyileşme yolunda en ufak bir çabasının olmadığını anladığı anda koşullara rağmen nişan atma cesaretinde bulunması bende hayranlık duygusu uyandırmıştı. Ama sonrasında Kemal’in en yakın arkadaşıyla beraberlik yaşadığında o bağımsız güçlü kadın algısını sarstı. Ama hikâye bunu gerektiriyordu. Çünkü merkezde Kemal vardı ve Sibel’in başka bir insanla mutlu hayatının olması hikâyenin Kemal ekseninden çıkmış olması demekti. Bu nedenle güçlü kadın karakterimiz bağımlı hale getirildi.

Eser Kemali eleştirmeden eleştirir. Bizi Kemalin anlatısına maruz bırakarak manipüle etmeye çalışır. Onun aşkının kirliliğini anlamak bize düşer. Buna rağmen bazı insanlar Kemal karakterini içselleştirip onun kirli aşkını kafalarında aklamaya çalışırlar. Kemalin sapkın zihniyetini dramatize ederek aşkın çeşitliliğinden dem vururlar. Bunun en büyük sebebi ise Kemal’in dürüstlüğüdür; hissettiklerini, düşüncelerini tüm çıplaklığı ile bize sunar. Ama dürüstlük yapılan yanlışı meşru kılmaz. İnsan kisvesi altında her hata aklanamaz. Kemal bencil bir insan, en önemlisi ise bencil olduğunun farkında bile değil. Çok sevdiğini düşündüğü insanın yok oluşuna sebep olduğunu fark etmeyecek kadar bencil bir insan.

Bu hikâyede kaybeden biri varsa bu kesinlikle Kemal değil, aksine kazanandır. Amacı Füsuna sahip olmaktı ve bunu elde etti. Füsuna, onun eşyalarına, evine, hikayesine ve hatta ölüsüne sahip oldu. Ve Füsunun yaşamının her zerresini “AŞK” adı altında dünyaya sundu. Sonuç olarak Kemal Füsunla kurduğu hayali dünyaya bağımlıydı çünkü orda sadece kendisi vardı. Tamda bu sebeple bu acı gerçeği yüzünüze vurabilirim:

Kemal Füsun’u değil, kendini sevmişti…


메타데이터
post_id
2f4d4f305ac9
slug
masumiyet-müzesi-bir-aşk-hikayesi-değil-sahip-olma-arzusu-2f4d4f305ac9
url
https://medium.com/@elf0.y1406/masumiyet-m%C3%BCzesi-bir-a%C5%9Fk-hikayesi-de%C4%9Fil-sahip-olma-arzusu-2f4d4f305ac9
canonical_url
https://medium.com/@elf0.y1406/masumiyet-m%C3%BCzesi-bir-a%C5%9Fk-hikayesi-de%C4%9Fil-sahip-olma-arzusu-2f4d4f305ac9
author_url
https://medium.com/@elf0.y1406
status
ok
fetched_at
2026-06-26 21:52:29