Engelleri Aşan 13 Film
Daha önce paylaştığımız “Engellilikle Alakalı İzlemeniz Gereken 10 Film” derlememize, sizlerin de önerilerini ekleyerek kaldığımız yerden…
Engelleri Aşan 13 Film
Daha önce paylaştığımız “Engellilikle Alakalı İzlemeniz Gereken 10 Film” derlememize, sizlerin de önerilerini ekleyerek kaldığımız yerden devam ediyoruz.
İyi seyirler..
1- Taare Zameen Par (Yerdeki Yıldızlar)(Her Çocuk Özeldir)

Taare Zameen Par (Yerdeki Yıldızlar)(Her Çocuk Özeldir)
[embed]
Filmin genel olarak konusu şöyle; İshaan ismindeki 8 yaşındaki çocuk, 2. kez 1. sınıfı tekrar etmektedir. Ancak çocuk derslerde hiç ilerleme kaydedememektedir. Bunun yanında halen okuyup yazamamaktadır da. Okuldaki öğretmenleri tarafından “geri zekalı” olarak adlandırılan öğrenci, sık sık dersten atılmakta ve yaramazlıklarıyla herkesi canından bezdirmektedir. Okul idaresi ve öğretmenleri tarafından özel eğitime muhtaç çocukların gittiği okula gitmesi gerektiği yönünde tavsiyeler ailede büyük tepkilere yol açar. Çocuklarının geri zekalı olmadığını savunan baba, sadece yaramazlıktan dolayı ders çalışmadığına inandığı İshaan’ı ceza olarak normal çocukların gittiği bir yatılı okula verir.
Yatılı okulda da işler pek değişmemiştir, öğretmenler daha disiplinlidir yalnızca… Böylelikle İshaan içine kapanır, resim çizmeyi çok sevdiği halde onu da bırakır. Ta ki, okula geçici görevle gelen resim öğretmeni (Aamir Khan) İshaan’ı farkedene kadar. Çocuğun “Disleksik” olduğunu ve harf ve rakamları algılamakta zorluk yaşadığını anlayan öğretmen onunla özel olarak ilgilenmeye başlar… Disleksik olan ünlülerin isimleri öğrenince gerçekten de şaşırabilirsiniz; Albert Einstein, Ozzy Osbourne, Leonardo da Vinci, Graham Bell, Henry Ford ve Steve Jobs…
2- Temple Grandin

Temple Grandin
[embed]
Filme konu olan Temple Grandin otizmli bir bireydir. 4 yaşına geldiğinde hala konuşmamasından dolayı doktora giden annesi, kızının otizmli olduğunu öğrenir. İletişim bozukluğu yaşaması, uyarılara az tepki vermesi, odaklanma problemi yaşaması, annesinin sarılmasından hoşlanmaması bu tanıyı koymada etkili olan bazı gözlemlerdir. O zamanlar, annenin çocuğa ilgisiz davranması sonucunda çocuğun otizmli olacağı yanılgısı hakimdi. Filmde de doktorun anneye böyle bir atıfta bulunduğunu görmekteyiz. Diğer otizmli çocuklara sahip ebeveynlerin aksine Temple’ın annesi, çocuğunun kendi başına hayat mücadelesi verebiliyor olmasını hedeflemişti ve bunun için çocuğunu yatılı bir devlet okuluna göndermeyi göze almıştı.
Temple’ın gittiği okulda arkadaşlarıyla iletişimi çok zayıftı. Yine de onu anlayabildiği için hayran olduğu bir öğretmeni vardı. Temple, üniversiteye gideceği yaz tatilinde teyzesinde kalmıştı. Teyzesinin hayvan çiftliği vardı. Bir gün hırçın hayvanların sıkıştırma mekanizmalı bir alete sokularak sakinleştiğini gözlemledi. Aynı mekanizmayı kendisi denediğinde bunun gerçekten işe yaradığını anladı ve benzer bir aleti kendisi için yaptı. Hayvanlara karşı sempatisi vardı ve üniversitede hayvanların bağırmaları ve hırçınlıkları üzerine tez yapmak istediğini söyledi. Hayvanlar için çeşitli mekanizmalar oluşturarak onların daha sakin hayvanlar olmalarını sağladı. Bu gibi projeleri yaparken, otizmin ona kazandırdığı özelliklerden yararlanıyordu. Projelerde, oluşturduğu sistemin tamamlanmış halinin hayalini kurarak hatalı yerleri tespit edebiliyor ve çalışmalarına bu öngörüleri ekleyerek hata payını sıfırlıyordu.
3- My Name is Khan (Benim Adım Khan)

My Name is Khan (Benim Adım Khan)
[embed]
“Dünyada iki tür insan vardır oğlum, iyi insan ve kötü insan. Başka fark yoktur.”
Senaryosu Shibani Bathija ve Niranjan Iyengar’ın elinden çıkmış, yönetmenliğini ise Karan Johar’ın üstlendiği My name is Khan, ülkemizde gösterime bile girmezken , ilk olarak 11 Şubat 2010’da Hollanda’da vizyona girdi.Film yapılan iş bakımından belki yüzlerce filmin yapamadığını başarmıştı.
“Sayın Başkan, benim adım Khan ve ben bir terörist değilim.”
Rızvan Khan (Shahrukh Khan) küçüklüğünü annesiyle (Zarina Vahab) ıssız bir yerde geçiren bir müslümandır. Annesi öldükten sonra Amerika’ya küçük kardeşinin yanına gider. Orada tanıştığı ve aşık olduğu Mandira (Kajol) adında dul ve Hindu bir kadın ile evlenir. Rızvan Khan aynı zamanda daAsperger sendromu hastasıdır. Bu hastalık Otizm rahatsızlığının bir çeşididir ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. 11 Eylül saldırılarından sonra Mandira’nın oğlu raşist kesimler tarafından döverek öldürülür. Öldürülme sebebi annesi evlendikten sonra Khan soyadını almış olmalarıdır. Bunun üzerine Mandira Rizvan’i terk eder. Rizvan ne zaman geri gelebileceğini sorunca, Mandira ona Amerika Birleşik Devletleri başkanına gidip, adının Khan olduğunu ama bir terörist olmadığını açıklamasını ve ondan sonra geri gelmesini söyler. Rizvan hastalığı dolayısıyla bunu ciddiye alır ve yolculuğuna başlar. Başkan Obama ile görüşüp ile buluşmadan geri dönmeyecektir ve ona diyecektir ki: “Sayın Başkan, benim adım Khan ve ben bir terörist değilim.”
Filmin temelinde 11 Eylül saldırısı sonrası Amerikalıların Müslümanlara bakış açıları ve yaptıkları yer alıyor Rizvan Khan da filmdeki en öne çıkan replikle, “My NameIs Khan andIi’m Not a Terrorist” sözü ile onlara öncülük ediyor bir anlamda.
Film de Rizvan Khan karakterinin müthiş işlenişi, oyunculuktaki başarı ve konunun tanıdık olması filmin akıcılığına büyük katkı sağlıyor. Film yüksek bir enerji ve mutluluk haliyle giderken birden bire gerilim haline atlıyor ki, geçiş oldukça başarılıdır.
4- Forrest Gump

Forrest Gump
[embed]
Dünyaya bir de Forrest Gump’ın gözünden baktığınızda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Film IQ seviyesi düşük olan Forrest Gump’ın yaşadıklarını, hayatının aşkı Jenny ile tanışmasını ve sonraki yıllarda yaşananları konu alıyor. Filmde Forrest’ın yanı sıra Elvis Presley, Nixon, Kennedy gibi tarihi kişilerin Forrest ile kaza eseri tanışmalarını ve ondan aldıklarına tanık olacağız. 50’lerden 70’lere kadar olan bir süre zarfında anlatılan film eşsiz bir senaryoya sahip. Forrest tamamen tesadüf bir biçimde Vietnam savaşı da dahil olmak üzere Amerika tarihinin önemli olaylarına tanık oluyor ve yaptıklarının ne kadar önemli olduğunun farkında bile değil.
5- Intouchables (Can Dostum)

Intouchables (Can Dostum)
[embed]
Philippe (François Cluzet) yamaç paraşütü kazası geçirerek boynundan aşağısı felç olan zengin bir adamdır ve Driss (Omar Sy) ise kendisine yardımcı olması adına yanına aldığı bakıcı rolündedir. Driss aslında işsizlik maaşını almak için yanı gittiği Philippe’nin, rahat tavırları ve doğallığıyla dikkatini çekmiştir. Herkes Philippe’ye aciz, zavallı gözüyle bakarken, Driss ise gayet normal bir insanmış gibi davranıyor ve bu tavır Philippe’nin hoşuna gidiyor. Hiçbir işten anlamayan Driss zamanla her işin üstesinden gelerek Philippe ile iyi bir dost ilişkisi içerisinde giriyor.
Philippe’nin kurulu düzenin tam ortasında yer alan Driss, var olan düzene ayak uydurmaktan ziyade kendi düzenini kurarak herkesi bu düzene katıyor. İşin komedi kısmı ise burada başlıyor. Philipe uzun zamandır yapmadığı birçok şeyi tekrar yapmanın, denemenin keyfini çıkarıyor.
6- Me Before You (Senden Önce Ben)

Me Before You (Senden Önce Ben)
[embed]
Tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşamını sürdürmek zorunda olan yarı felçli genç adam, bakıcı olarak küçük bir kasabada yetişmiş genç kadını istihdam ettir. Bu genç adam ve kadının bir araya gelişi hayatlarını yeni bir yola sürükleyecektir. İlk başta birbirlerinden hoşlanmayan ikili farklılıklarının fazlalığından yakınsa da zamanla hayatla ilgili bilmedikleri şeyleri birbirlerine öğretmeye başlarlar. Birbirlerine aşık olan karakterleri şimdi daha da zorlu bir sınav beklemektedir…
Jojo Moyes’in 2012 yılında yazdığı romandan uyarlanan aynı adlı filmin yönetmen koltuğunda İngiliz yönetme Thea Sharrock oturuyor. Kamera arkasında, yaratıcı ekibin içerisinde Oscar adayı görüntü yönetmeni Remi Adefarasin, yapım tasarımcısı Andrew McAlpine, editör John Wilson ve kostüm tasarımcısı Jill Taylor iş başında. Filmin oyuncu kadrosunda Emilia Clarke, Sam Claflin, Jenna Coleman gibi isimler yer alıyor.
7- Tamam Mıyız?

Tamam Mıyız?
[embed]
İhsan bedensel engeli nedeniyle annesine bağımlı olarak yaşamak zorunda olan ve içerisinde kısılıp kaldığı bu hayata günbegün daha fazla küsen genç bir adamdır. Hayalleri vardır; asla gerçekleşmeyeceğini düşündüğü bu hayallerin uktesi ve annesine yük olduğu fikrinin ağırlığıyla yaşamdan kopmaktadır. Temmuz ise idealleri doğrultusunda baba evinden ayrılan ve bu süreçte ayaklarının üzerinde durmak için çabalayan bir heykeltıraştır.
Geçinebilmek amacıyla çocuk romanlarında çizerlik yapar ve iyi gittiğini sandığı bir ilişkisi de vardır. Bir anda sevgilisi tarafından terk edilmesi ve elindeki işi kaybetmesi hayatını daha da altüst eder. Temmuz ve İhsan’ın yolları hayatlarının böylesine karanlık bir döneminde kesişir ve bu tesadüf ikisinin de yeniden doğmasını sağlar.
Yerli sinemamızın sevilen ismi Çağan Irmak’ın son filmi olan yapımın senaryosu da Irmak’a ait. Filmin başrollerini Aras Bulut İynemli ve Deniz Celiloğlu paylaşırken, oyuncu kadrosunda göze çarpan diğer isimler ise Sumru Yavrucuk, Aslı Enver ve Gürkan Uygun…
8- Rain Man (Yağmur Adam)

Rain Man (Yağmur Adam)
[embed]
Çoğumuz, muhtemelen Rainman filmine dek “otizm” kavramına yabancıydık. İşte, muhteşem ikili Dustin Hoffman ve Tom Cruise’un, gerçekten harika bir ikili performans gösterdiği, birbiriyle tamamen zıt karakterli iki kardeşi canlandırdığı “Yağmur Adam”, artık bir klasik olarak kabul ediliyor çoğu sinema otoritesi tarafından… Filmde Los Angeles’ta maddiyate dayalı bir hayat süren fırlama Charlie ile değişik bir hastalığa sahip Raymond’un dramatik ama aynı zamanda komik de olabilen serüvenleri anlatılıyor. Serseri Charlie, yıllardır uzak kaldığı babasının ölümü üzerine 3 milyon dolarlık mirastan yararlanacağını düşünerek hayaller kurar. Oysa kendisine sadece 1949 model bir Buick bırakan babası, servetin tamamını Charlie’nin daha önce varlığından haberdar olmadığı ağabeyi Raymond’a bırakmıştır. Önemli bir ayrıntı ise, Raymond’un bakıma muhtaç, otistik bir dahi olmasıdır!
Maddiyatçı Charlie mirasın en azından bir kısmından vazgeçmek niyetinde değildir. Bunun için Raymond’u kaldığı klinikten kaçırıp ülke çapında bir seyahate çıkarır. Yol boyunca ağabeyinin yaşamı zorlaştıran alışkanlıklarıyla çileden çıksa da otistik adamın matematik ve hafızalama konusundaki insanüstü yeteneği karşısında bol bol hayrete düşer. Nihayetinde Las Vegas’taki kumarhanelerde bu az bulunan kabiliyetten yararlanarak hile yapmaya bile çalışır. Yol boyunca Charlie, sadece Raymond’u değil, geçmişinin bir parçasını ve belki de kendini keşfetme fırsatı da bulacaktır. Dört adet Oscar heykelciği yönetmen Barry Levinson’a, senarist Ronald Bass’a, başroldeki Dustin Hoffman’a ve elbette Yağmur Adam filminin kendisine layık görülmüştü. Tom Cruise ise ödül töreninden eli boş dönmüştü…
9- Avatar

Avatar
[embed]
Bir hırsızlık olayında ağabeyi ölen yarı felçli Jake Sully, Pandora adındaki uzak bir gezegende misyonunun başına geçmeye karar verir. Bu yerde Na’vi adında giderek tükenmekte olan bir halk yaşamaktadır. Jake, kendilerine özgü bir lisanları, dünya görüşleri ve yaşam biçimleri olan halkın arasına karıştığında doğa ile de bütünleşir. Askeri bir şirket, söz konusu yeri ve oradaki kaynakları mercek altına almak üzere Avatar adında bir program meydana getirmiştir. Bu program insanları kısmen insan kısmen de Na’vi haline büründürerek misyon amaçlı Pandora’ya göndermektedir. Bu sisteme gönüllü dahil olan Botanist Dr Grace Augustine ve Jake Sully için başka bir yaşam var olacaktır. Sully, Pandora’ya geçtiği anda felçli bedeni değişime uğrayarak işlevsel hale gelmektedir. Bu sırada Na’vi halkından Prenses Neytiri ile karşı karşıya gelen Jake, ansızın bir farkındalık yaşar ve bir araştırma misyonu ile gönderildiği bu gezegeni, kendi dünyalısından korumaya karar verir. Üç boyutlu, son teknoloji ürünü ve ciddi anlamda yüksek bütçeli filmin yönetmeni James Cameron’e, Titanik, Yaratıklar ve Terminator filmlerinden hayranız.
10- Ray

Ray
[embed]
Ray, kendi halinde yaşayıp giden, hayalleri olan küçük bir çocuktur. Yaşadığı oldukça trajik bir olay sonucunda hayatına kör olarak devam etmek zorunda kalır. Yaşadığı bu acıya rağmen hayata dair umudunu kaybetmez ve yepyeni, taze hayallerle hayat yolculuğuna devam etmeye karar verir. Ray, karşısına çıkan engellerle savaşacak ve dünyanın en önemli müzisyenlerinden biri haline gelecektir. Küçük Ray, hem adıyla hem de soyadıyla tanınan Ray Charles olacaktır.
11- My Left Foot (Sol Ayağım)

My Left Foot (Sol Ayağım)
[embed]
İnsan doğuştan engelli olarak dünyaya gelse bile o engeli aşmanın ve imkansız denilen şeye hayat vermenin bir yolu mutlaka vardır. Bunun için gereken tek şey istektir. Christy Brown, beyin felçli olarak dünyaya gelir ve hiçbir zaman hareketlerini kontrol altında tutamaz. Ayrıca tüm yaşamı tekerlekli sandalyede geçer. Bir gün sol ayağının bu felçten etkilenmediğini keşfeder ve onunla hayata bambaşka bir biçimde tutunur. Bu onun için bir şanstır. Üzerinde çalışmaya başlar ve bu yolla kendi ruhunda saklı yeteneği açığa çıkartır. Sadece sol ayağını kullanarak yazdığı romanlar ve şiirler, onun İrlanda edebiyatının saygın isimleri arasına girmesini sağlar. Film, Christy Brown’ın aynı adlı romandan uyarlanmıştır ki hikaye de kendi gerçeğidir. Film, en iyi film dahil olmak üzere toplam 5 dalda Oscar’a aday oldu. Daniel Day-Lewis ile Brenda Fricker oyunculuk dallarında ödül kazandırdı.
12- Born on the 4th of July (Doğum Günü 4 Temmuz)

Born on the 4th of July (Doğum Günü 4 Temmuz)
[embed]
Amerikalı Ron Kovic gönüllü olarak Vietnam’a savaşmaya gider. Ancak savaşın acımasız, sert yüzü kendini gösterir ve Kovic evine belden aşağısı felç olarak geri döner. Genç yaşta sakat kalmanın verdiği ruhsal acıya katlanmanın yanı sıra, uğrunda felç olduğu ülkesinin gazilere saygı göstermediğini gören Kovic, ihanete uğradığını hisseder ve savaş karşıtı gösterilere katılarak kendi mücadelesini başlatır.
Vietnam Üçlemesi’nin ikinci filmi olan Born On The Fourth Of July’da sıcak savaş sahnelerine fazla yer vermeyen Oliver Stone, bu kez de savaşın insan üzerindeki olumsuz etkilerini göstererek muhalif tavrını ortaya koyuyor.
Film 1989 yılında, 8 dalda Oscar’a aday gösterilip yönetim ve montaj dallarında ödüle layık görülmüştü. Ayrıca Tom Cruise, Ron Kovic rolü sayesinde ilk defa Oscar’a aday olmuş ancak ödülü My Left Foot filmindeki Daniel Day-Lewis’e kaptırmıştı.
13- Scent of a Woman (Kadın Kokusu)

Scent of a Woman (Kadın Kokusu)
[embed]
Bir kolej öğrencisi olan Charlie, paraya ihtiyacı olduğundan kör bir adama, bir nevi ‘bebek bakıcılığı’ yapmaya razı olur ama iş, umduğu kadar basit olmayacaktır. Çünkü Emekli Albay Frank Slate’in haftasonu için çok özel bir planı vardır.
Bu plana yolculuk, kadınlar, iyi bir yemek, birinci kalite şarap, tango, limuzin ve ne yazık ki, bir de 45’lik dahildir. İşin kötüsü, bunları yaparken Charlie’yi yanından ayırmaya da hiç niyeti yoktur.
Al Pacino’nun unutulmaz bir karakter çizdiği film, aslında 1974 yapımı İtalyan Profumo di Donna’nın yeniden çekimi. Yine de, bir çoklarına göre orijinalini aratmayacak derecede iyi. Tango sahnesine dikkat.
메타데이터
- post_id
- 325d2efe56a8
- slug
- engelleri-aşan-13-film-325d2efe56a8
- url
- https://medium.com/@tesyev/engelleri-a%C5%9Fan-13-film-325d2efe56a8
- canonical_url
- https://medium.com/@tesyev/engelleri-a%C5%9Fan-13-film-325d2efe56a8
- author_url
- https://medium.com/@tesyev
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-30 05:22:37