← Back to list

İletişim, Hasbihâl Değilse Nedir?

Önce söz vardı. Artık yok!

Kübra SAYGl in Türkiye Yayını · 2026-07-09 12:26 · 51 claps · 3.6 min read
#türkçe #i̇letişim #hasbihal #kelime #yanlış
Open on Medium ↗

İletişim, Hasbihâl Değilse Nedir?

Önce söz vardı. Artık yok!

Yaşadığımız ‘iletişim çağı’ aslında iletişim kuramama ve ‘birbirini anlamama’ çağıdır desem çok itiraz almam herhalde. Bunun çeşitli sebepleri var elbette. Sosyoloji ve psikoloji bu sebepleri teşhis etmekle uğraşıyorlar. Teşhisler fena değil, tedavi yine yok ...

Enformatik Cehalet kavramıyla anlatılmaya çalışıldığı gibi; bilgi akışının kusursuz şekilde sağlandığı ama nedense herkesin hep cahil kaldığı bir gerçeklikte gibiyiz. Cehaleti ‘bilme’nin zıttı olarak kabul ettiğimizde bu durumu anlamak zor. Çünkü bilgi eksiği söz konusu değil, herkes hemen herşeyi biliyor. Peki eksik olan ne? Cehalet bilginin değil bilgeliğe dönüşen bilginin zıttı bence. Eksik olan da, bilgilerin birikerek bilgeliğe, yani hâle dönüşmesi. Hâl mühim.

Takriben iki metre yüksekte bir ağaç dalına cep telefonu kamerasını uzatmak suretiyle görülebilmiş nadide manolya. Mekan: Kuş Cenneti

Takriben iki metre yüksekte bir ağaç dalına cep telefonu kamerasını uzatmak suretiyle görülebilmiş nadide manolya. Mekan: Kuş Cenneti

Kelimelerimiz dünyamızı şekillendirir. Görüşümüzü ve yaşadığımızı şekillendirerek yapar bunu. Peki nasıl şekillendirir? Wittgensteinvâri diyelim, gerçekten; dilimizin ufku dünyamızın ufkudur. Ufku iki adım ötesi olan, enginleri hiçbir zaman bilemez.

Zamanla sadece kelimeler kaybedilmiyor, onların barındırdığı, yolunu kapısını gösterdiği, izah ettiği ‘anlam evrenleri’ de kaybediliyor. Bu sebeple kelimelerin kaybına direnmek sadece bir dil meselesi değildir. Kelimelerimi kaybetmemek için, cılız kalsa da devam eden, direncimin sebebini de açıklamış oluverdim böylece.

Mebzul miktarda bilgi ve iletişime rağmen eksik kalan şeylerin, kayıpların izini sürmede kelimeler yol gösterir.

Kavramlara dönüşen kelimeler.

Dilimizin iskeletini oluşturan kelimeler.

Dünyamızın ufkunu çizen ve bazen bizi kendi çizdiğimiz hududa hapseden kelimeler…

Bu sadette mesela; ‘iletişim’, ‘sohbet’in ve ‘hasbihal’in anlam evrenini ne kadar kapsayamazsa kayıp da o kadar büyüktür. Kapsayamaz mı? Bence hayır. Lugat anlamlarından çok bana hissettirdiklerine bakıp, aralarındaki dağları görelim:

  • İletişim modern, mesafeli, işlevsel ve rasyonel bir araç. Bir amaca hizmet ediyor; bilgi taşıyor, sinyal gönderiyor, hiyerarşiyi koruyor. İki taraf arasında gidip gelen yüzeysel bir telgraf hattı gibi. Sohbet ise bir amaca sıkışıp kalmayan, mesaj vermeyi hedeflemeyen bir akıştır. Kelimelerin serbestçe süzüldüğü, planlanmamış ve hesapsız bir akış… Bu sebeple de sohbetin bizzat kendisi ödüldür; amacı, mesajı, neticesi değil.
  • Hasbihal seslerin aktarımı, kelimelerin değiş tokuşu değildir, iki insanın birbirine yaralarını, neşesini, ruhunu ve varoluşunu açmasıdır. İletişimde insan genelde toplumsal rolüyle konuşur; müdür, işçi, öğretmen, müşteri… Bu durumda konuşulan bir ‘insan’ değildir. Düzeltelim: Konuşurken temas edilen insan değildir, role ait kabuktur. Oysa unvanlar ve gereksiz yükler kapıda bırakılmadan insanın insandaki yankısı duyulamaz….
  • İletişimin acelesi vardır. Modern iletişim tükenen zamanda geçer, zamanı tüketir, hız odaklıdır. Kısa mesajlar, ayak üstü konuşmalar, gönderiler, durmadan akıp giden içerikler, e-postalar, hızlı toplantılar… Sohbet ise zamansız ve mekansız bir evrende gerçekleşir, zamanı durdurur. Zamanı ve mekanı genişletir. Bir bardak çayın buğusunda, bir ikindi vaktinde; lafın lafı ve lafların da nice kapıları açtığı nice vakitlerde… Bu sebeple hasbihal, insanı koşturmacasının içinden çekip çıkaran, nice zaman sonra bir yudum su bulabildiği vahadır.
  • İletişimde karşı tarafı genellikle “cevap vermek için” ya da “mesajı almak için” dinleriz. Hasbihalde; sadece sözlere değil, söylenmediklere, satır aralarındaki yutkunmalara ve sükuta da yer vardır. Sözün bittiği yerde kalkılıp gidilmez, derin anlayış ve hissedişle devam edilir… Sükûta sabredemeyenlerle sohbet edilemez. Neden? Zaten işte bu sessizlik, asıl konuşulacakları ortaya dökebilecek bir imkanı barındırır da ondan. Sessizlikten geçmeden söz iklimine varılmaz.
  • Günümüzde milyarlarca insan “iletişim” halinde, birbirine “bağlı” (connected!), birbiriyle bağlantıda ama herkes yapayalnız. ‘Kalabalık Yalnızlık’ 2024 yılının kelimesi. TDK, 1 milyon kimsenin oyuyla belirledi. Demek; ekranların soğuk ışığı altındaki bu yoğun iletişim yani ‘iletişim denemelerinin her biçimi’ işe yaramıyormuş. ‘İletişimin ne çok çeşidi çıktı, yaşasın!’ diye sevinenlere de hatırlatmış olalım.
  • Bu yalnızlığın şifası; yüz yüze (rûberû), göz göze, insan sıcaklığıyla, nefes ve ses dalgalanmalarıyla hakiki bir hasbihaldir. İnsan insana! Aracılar olmadan, maskeler olmadan, vitrin olmadan, vitrine konulan süsler olmadan, ekran olmadan…

Diğer Hususlar:

  • Dinlemek, anlamaya çalışmak, suçlamamak, açık konuşabilmek gibi dümdüz iletişim pratiklerinde bile eksikleri hayli fazla iken, kişinin hasbihal edecek kimse araması beyhûdedir.
  • Yok ben illa da arayacağım diyen önce kendinin buna ehil, daha gerçek, daha ergen komplekslerinden arınmış halini arayıp da bulmalıdır. İçeride, şuracıkta bir yerlerde olacaktı eminim, nerde bu:)
  • İletişim kurmada bile temel eksiklerimiz varken hasbihale imrenmek olmayacak duaya amin demektir. Olmaz.

Çok Önemli Husus:

  • Halden anlamayanla hasbihal edilmez. Kendinin de diğerinin de halini anlayanlar gerekir.
  • Bu nitelikte kişiler nadirattandır. İnsan ömründe hasbihal edeceği birine ya denk gelir ya da gelmez:)

Rastlanıldığında ise taraflarda güçlü bir sohbet isteği duyulur. Fakat bu güçlü his ve imtizaç, özellikle gençlerin sıklıkla düştükleri bir yanılgıyla, taraflarca yanlış yorumlanıp, gereğinden başka, fazla ve duygusal anlamlar yüklenebilir. Oysa istek sadece, insan insana iki kelam edebilmektir. Nisbeten berrak bir aynada yansımanı görebilmektir.

  • Berrak aynaların azlığı, karşılaşılanların ‘kişiye özel’ bir anlamları olduğunu hissettirebilmektedir. Bu da yanlış hissetmeleri ve karşıdakini yanlış anlamayı kaçınılmaz kılar.
  • Oysa mesele çok temel ve insani bir meseledir: Konuşabilme isteği.
  • Bu girift tabloya bir de gençlerin sohbet etme pratiğinin olmaması hatta iletişim bile kurmakta zorlanmaları eklendiğinde işler içinden çıkılamaz hale gelir.
  • İçinden çıkılamazlığa düşmeye hiç gerek yoktur. Sadece temel konuşma, gerçekten konuşma ve açık iletişim yeterlidir. Doğru ve etkin iletişim girift tabloyu çözmenin tek yoludur. Böylece yanlış ve fazla anlamlandırmaların da önüne geçilebilecektir. Bu da gençlerin artık yavaş yavaş büyümeleri ve kendi eksiklerini de bu vesileyle tamamlamalarıyla mümkün olabilir.
  • Sözlerime burada son verirken rahmetli Doğan Hoca’nın kitap ismini dua niyetiyle zikredeceğim: Yeniden İnsan İnsana… Amin.

[embed]

NOT:

Hasbihal Arapça iki kökten gelir:

  • Hasb: Ölçü, değer, hesap etmek, bir şeyin gereğince davranmak veya yetmek anlamlarına gelir.
  • Hâl: Durum, vaziyet, insanın içinde bulunduğu ruhi veya bedeni keyfiyet, şimdiki zaman anlamlarına gelir.

Kelimenin tam anlamı “halin icabına göre davranmak” ya da “mevcut durumu hesaba katmak” demektir. Türkçede kazandığı edebi ve sosyokültürel anlamlar:

  • İki insanın iç dünyalarını, dertlerini, neşelerini ve o anki ruh hallerini birbirine açması.
  • Karşıdakinin halini hesaba katarak, onun ruhuna uygun bir frekansta konuşmak ve dinlemek.

메타데이터
post_id
3541cb814cd6
slug
i̇letişim-hasbihal-değilse-nedir-3541cb814cd6
url
https://mediumturkiye.com/i%CC%87leti%C5%9Fim-hasbihal-de%C4%9Filse-nedir-3541cb814cd6
canonical_url
https://mediumturkiye.com/i%CC%87leti%C5%9Fim-hasbihal-de%C4%9Filse-nedir-3541cb814cd6
author_url
https://medium.com/@kubraugursaygi
status
ok
fetched_at
2026-07-10 16:46:54