Hawaii Tatili Oahu
Televizyon dizilerinden Magnum PI i hatırlayan var mı? 1980`ler sonunda pek populer olan bu dizi Hawaii de çekilmiş olduğu için benim…
Hawaii Tatili Oahu
Televizyon dizilerinden Magnum PI i hatırlayan var mı? 1980ler sonunda pek populer olan bu dizi Hawaii de çekilmiş olduğu için benim favorilerimdendi. Dizide ne olup bittiğinden çok arka plandaki Hawaii manzaraları ilgimi çektiği için ne zaman Hawaii lâfı geçse Magnumu hatırlarım. Hawaii 5O vizyona girdiğinde de tabii içerik ne olursa olsun izlenen diziler listesine girdi bizim evde.
Photo by Martin Katler on Unsplash
Gene bir akşam arka plandaki harika palmiyeler ve masmavi plajı izlerken eşim dönüp “Yaa biz bir Hawaii tatili yapsak ya?” dedi. Hemen kollar sıvandı ve 10 günlük bir Hawaii gezisi ayarlandı.
Hani insan California’da yaşayınca aslında öyle palmiye, plaj falan diye kıvranmıyor, palmiyeler arka bahçemin manzarası içinde, yarım saatte Santa Cruz, Halfmoon Bay, Carmel gibi plajlara gitmek mümkün ama tabii yüzmek başka bir konu. Kuzey California’da denizin yazın bile seyretmek için olduğu ve çılgınlık yapıp girilmeyeceğine karar vereli çok oldu. LA in kuzeyinde bile okyanusun suyu adımınızı attığınızda içinizi donduracak kadar soğuktur. Ancak Orange County ya da San Diego’da girebilirsiniz suya.
Photo by AussieActive on Unsplash
Hawaii tatilimizi daha çok yer görebilmek için iki adaya böldük. Oahu, ki Honolulu bu adada ve Maui. İlk durağımız Honolulu Waikiki idi.
San Francisco’dan 5 saatlik bir uçak yolculuğundan sonra Honolulu hava alanına indiğinizde sadece yüzünüze vuran sıcak hava ve güneş değil inanılmaz güzellikteki çiçek kokuları da bambaşka bir yere geldiğinizi haber veriyor size. Otelin yolladığı servise binip yola çıktığımızda adadaki huzur ve sakin havaya girmiştik. Honolulu milyondan fazla nüfusu olan büyük bir şehir ama nedense diğer büyük şehirlerde daha ilk adımda hissettiğiniz koşturmaca havasını burada hissetmiyorsunuz. Tabii bazen bunu kabul etmek zor oluyor çünkü mesela servis şoförünün sakin sakin alan görevlisi ile sohbet etmesi 15 dakikadan uzun sürdü.
Honolulu trafiği için devamlı korkunç, çok kötü vs demelerini Bay Area`da yaşayınca anlamak zor. Ama evet trafiğin tıkandığı ve bazen dakikalarca highway de etrafınızı seyretmekten başka yapacak bir şey bulamadığınız bir gerçek. Ama insanlar son derece sakin olduğu için trafikte de çıkıntılık yapanların sadece telaşlı turistler olduğunu görebiliyorsunuz.
Photo by Sung Shin on Unsplash
Otelimiz Waikiki`deydi. Gene çok sakin ve ağır tempoda check-in imizi yaptırıp odamıza çıktık ve tabii odada kaybedecek hiç vaktimiz olmadığından apar topar kendimizi gene resepsiyona attık.
Waikiki de size en çok rahatsız edecek şey bir dolu insanın size tur satmaya çalışması olacaktır.
Genelde bir yere gitmeden önce kocaman bir yapılacaklar listesi çıkarırım. Bu illa yapılacaklar demek değildir çünkü özellikle tatildeyken çok planlı olmak gibi bir amacımız hiç olmadı ama yine de iyi kötü gidilmesi görülmesi gereken yerler hakkında bir fikrimiz olmasını sağlar bu liste ve kafası kesik tavuklar gibi ortada dolanmayız.
Otelin resepsiyonundaki gençle konuşup onun önerdiği bir dizi turu reddettik, 30 kişi ile koştura koştura bir şeyleri görmeye çalışmak pek bizim tarzımız değildi ama ertesi gün için araba istediğimizi söyledik. Seyahat paketimiz içinde Maui süresince kiralık araba vardı ama Oahu`da araba ilave etmemişlerdi, herhalde vaktimizi Waikiki de geçireceğimizi varsayarak. Çocuğun önerdiği yerde rezervasyonumuzu yaptık böylece arabamızda ertesi gün hazır olacaktı.
Daha sokağa adım atar atmaz Waikikinin turist kalabalığında bile kuş sesleri ve plumera ağaçlarının çiçeklerinden yükselen mis gibi çiçek kokusunu hissediyorsunuz. Köşede Hula dansı yapan bir grubu izleyip deniz kenarına doğru yürürken büyük bir keyifle tatil için Hawaiiyi seçmekle iyi bir iş yaptığımıza karar vermiştik. Uçaktaki göstermelik sandviç ve fıstıklar çoktan etkisini kaybettiği için etrafta bir restoran bakınmaya başladık. Etrafta istemediğiniz kadar çeşit vardı ama Hawaii ye mahsus bir yemekten bahseden bir tabela göremedik.
Sonunda bir binanın altında kalua pork yazan tabelayı görünce hemen atladım. Hawaii ye mahsus yemekleri gelmeden biliyorduk çünkü oğlumuzun kayınvalidesi Hawaiilidir. Ve bize daha önceden otantik Hawaii yiyeceklerinden yapmıştı.
Bu küçük dükkânda kalua pork sandviçlerimizi alıp dışardaki masaya yerleştiğimizde hemen yanımızda bir genç bitiverdi elindeki broşürlerle tur satmak için. Teker teker neler var gösterirken aslında bize de fikir vermiş oluyordu. Sonunda eşim bizim turlardan hoşlanmadığımızı gidilecek yerleri kendimizin dolaşacağını söyledi, genç delikanlı yine de bize fikir verdi yapabileceklerimiz hakkında, Hawaii ye geleli 1 yıl olmuştu, burada yaşamayı seviyordu ama çok da pahalı idi hayat.
Photo by Xavier Coiffic on Unsplash
Herkesin ısrarla söylediği şeylerden biri Hawaii’de gün batımını kaçırmamak gerektiğiydi. Sahilde içkilerimizi yudumlarken deniz üzerinde kıpkırmızı yuvarlanan güneş ve sahilde yanan meşalelerde ateşin oynaşması, sahildeki barlardan gelen o çok özel Hawaii müziğinin yumuşak tonları hâtıralarımız arasına silinmeyecek şekilde yerleşti
Hawaii bütün bu detaylar ile özel bir yer ama özellikle sadece Waikiki`ye gittiyseniz ve altınızda araba yoksa güzel bir doğa, birkaç tropikal atraksiyon ile ehh işte bir tatil yeri diye değerlendirilecektir. Waikiki tüm tatil kasabaları gibi adım başında dünyanın başka bir yerinden gelme bir turiste tosladığınız tipik bir sahil yeri. Kalabalık, gürültülü ve tabii pahalı. Sahilin tamamı yüksek otellerle kaplı, göz alabildiğine uzanan plajda ise her türlü turistik şeyi bulmak mümkün.
Akşamı Waikiki`de dolaşarak geçirdikten sonra ertesi gün kiralık arabamızı alıp adanın diğer taraflarını keşfetmek üzere otelimize dönüp yatmadan önce terastaki hot tube da Waikiki manzarasını seyrederek günün yorgunluğunu attık.
Sabah plaj çantamızı toplayıp otele iki adım uzaklıktaki kiralık araba yerine doğru yola çıktığımızda sokaklar akşama göre çok daha boştu. Birden eşime dönüp “yağmur mu yağıyor “dedim. Sanki birisi sprey sıkarmış gibi bir ıslaklık vardı ama bildiğimiz türden öyle şakır şakır bir yağmur değildi bu, kaldırımda yanımızdan geçen ve büyük ihtimalle işine giden Hawaiili kadın gülümseyerek beni düzeltti. “Bu yağmur değil, biz buna Blessing deriz” Blessing Türkçe de nimete karşılık gelir sanırım. Kadına gülümsedik ve evet nimet daha doğru bir tanım olabilirdi bu doğal olaya. İki dakika sonra güneş daha bir parlak açtı yağmur bitti ve birdenbire yaşamımda gördüğüm en parlak ve güzel gökkuşağı Waikkide ki gökdelenler üzerinde belirdi. Bu Hawaii de ki ilk gökkuşağımızdı. Tatilimizin geri kalan günlerinde de hemen her gün, her değişik formu ile bir ya da birkaç gökkuşağına şahit olduk. Hawaii gökkuşağı vatanıydı. Doğanın bu kadar yeşil bu kadar canlı olması bu aniden beliren serpintilerden olduğu gibi bir de bu gökkuşakları hediyesini getiriyordu bu serpintiler Hawaiililere.
Photo by Jake Houglum on Unsplash
Erken kalkmanın ödülü olarak istediğimiz arabayı seçme şansımız oldu. Eşim Hawaii 5O da ki üstü açık Dodge modelini görünce hemen onu seçti. On dakika sonra Honolulu trafiğine girmiş şehir dışına doğru gidiyorduk. Şehirden uzaklaştıkça adanın havasını daha bir anlamaya başlıyorsunuz. Her şey daha da bir yavaşlıyor, trafik yavaş, insanlar gülümsüyor ve size yol veriyor ve doğa olağan üstü güzel. Bir tarafta kilometrelerce uzanan muz çiftlikleri diğer tarafta palmiyelerin uzandığı kumsallar arasında giderken gerçekten de cennette olduğunuzu düşünmeye başlıyorsunuz. Doğu kıyısındaki birkaç kasabada durup ana caddeleri gezdik, birkaç turistik eşya satan dükkâna girip dükkân sahipleri ile sohbet edip sabah kahvaltısı için taze ananas ve kızarmış muz aldık. Ve tabii bütün tatilin tek hedefi olan plaja yöneldik. Bir derenin denize ulaştığı noktayı gözümüze kestirip plaj sepetimiz yakalayıp kumların üzerine attık kendimizi. Okyanus burada Akdenizi aratmayacak kadar sıcak ve su Akdenizden çok daha az tuzluydu. Kendimizi dalgalara bıraktığımızda bu tatilin harika bir fikir olduğunu bir daha kendi kendimize tekrarlıyorduk. Sahilde yapılacak dünya kadar şey var. Küçük bir barakadan deniz gözlüğü kiralayıp harika mercan ve tropik balıkları seyredip saatler geçirebilirsiniz, suyun altı akvaryumlardan bildiğiniz rengarenk balıklarla dolu, ya da bir sörf kiralayıp sahile gelmeden kırılan dalgalar üzerinde sörf yapmayı, yada kayak kiralayıp kürek çekmeyi deneyebilirsiniz. Biz Kayakta karar kıldık. Tembel tembel kürek çekerek köyü aştık ve sahile ulaşan dere içine yönelttik kayaklarımızı. Dere kenarında çim kaplı bahçeleri dereye ulaşan evler, her yerden gelen değişik binlerce kuşun sesi ve ilerde muz bahçeleri üzerinde beliren gökkuşağı ile kendimizden geçmiş bir halde kürek çektik.
Hawaii ne istediğinizi bilirseniz yemek konusunda da bir cennet. Hele hele deniz mahsullerini seviyorsanız. Öğle yemeğinde yine Hawaii`li bir arkadaşın tavsiye ettiği Food Trucki arayıp bulduk. Arkadaşım özel olarak bu food truck ta sarımsaklı karides yememizi tavsiye etmişti. Kâğıt tabaklarıma tepeleme doldurulmuş kocaman karidesleri yerken bir yandan da arkadaşımın tavsiyesi için minnettarlık duyuyordum.
Hawaii yemekleri pek çok değişik kültür etkisinde kalmış. Polenazya bunlardan en ağırlıklı olanı, ama Japon etkisi de büyük. Ve bu karışımdan çok ilginç bir mutfak çıkmış ortaya. Çoğunluk deniz mahsulleri, mesela salmon lomi tuzla pişmiş balığın domatesle yapılmış salatası, poke ise tuna balığının sirke ve ya limonla terbiye edilmesinden sonra yapılmış salatası. Japon etkisi ile bol bol pilav bulabileceğiniz bir mutfak bu. Ayrıca adada bolca bulunan tavuk ve domuz yemekleri de denemeniz gereken yiyeceklerden.
Photo by Monika Kubala on Unsplash
Tavuk deyince Hawaii tavuklarından bahsetmeden geçmemek lazım. Türkiye de ki sokak kedileri gibi Hawaii dede sokak tavukları var. Bu yabani tavuklar başı boş her yerde çıkıyorlar karşınıza. Bu adaların yine çok ilginç bir özelliği hemen hiçbir zararlı yaratığın ortalıkta olmaması. Mesela Hawaii’de yılan yok, ya da bu tropikal iklimlerde rastlanan zehirli böceklerden bulunmuyor. Ve Hawaii adalara girecek hayvanlar konusunda inanılmaz sıkı kurallar uyguluyor.
Eğer buraya taşınıyorsanız ve köpeğinizi getirmek isterseniz kuduz hastalığının hiç görülmediği bu adalara sokabilmek için köpeğiniz aşı oluyor ve aylarca karantinada kalıyor. Bazı hayvan çeşitlerinin Hawaii’ye girişi ise tamamen yasak. Orkidelerin, plumera denilen son derece güzel kokulu ve Lei kolyelerin yapıldığı çiçeklerin yetiştiği bitkilerin her yerde görüldüğü bu adalarda bizlerin ev çiçeği diye alıp gözlerinin içine bakarak büyütmeye çalıştığımız bitkilerin çılgınlar gibi büyüdüğünü gözlemleyebilirsiniz.
Oahu günlerimizi sabahları görülmesi gereken yerleri ziyaret edip öğleden sonralarımızı da plaj aktiviteleri ile geçirdik. Akşamları ise Waikiki`nin her zevke uygun alışveriş merkezleri ve restoranlarını gezerek değerlendirdik.
Bunlar içinde en ilginçleri Honolulu daki Swap meet (Pazar yeri) ve Pearl Harbor dı. Lokallerin adada yetişen şeyleri sattıkları bu pazardan Hawaii’de yetişen Kona kahve ve Waikiki de on kat fazla fiyatlara satılan Hawaii desenli gömlek ve elbiseler aldık. Pearl Harbor ziyaretinde Amerika’yı ikinci dünya savaşına sokan Japon bombardımanının anılarının sergilendiği müzeyi ve bombardıman sırasında batan Arizona gemisinin kalıntılarını gezdik. Bir pazar sabahı hiç beklenmedik bir anda bombalanan liman Hawaii tarihinde en önemli anlardan birini belirliyor.
Tatilin Oahu ayağı bitip Maui ye uçmamız gereken gün otelden erken ayrılıp kiralık arabamızla şehir turu atarken bir yandan da otantik Hawaii yemeği yapan restoran arıyordum ki alana yakın bir adres buldum.
Sokak aralarında bir restoran bulmayı en az umut ettiğimiz yerde restoranı bulduk. Bizi kocaman bir gülücükle karşılayıp Aloha diyen yerli kadına yerli mutfaktan örnek tatmak istediğimizi söyleyince gülümsedi. Doğru yere gelmiştik. Birkaç dakika sonra kocaman bir tabak Lau Lau ve bir tabak poi ile çıkageldi. Poi Taro denilen bir bitkinin kökünden yapılan bir püre, muhallebi türünde bir şey. Toprağımsı bir tadı var ve herkesin ağız tadına göre değil. Hani ya seversin ya nefret edersin türü bir yiyecek. Nedense bizim pek hoşumuza gitti ve Taro yaprağına sarılıp pişirilmiş balık, et ya da tavuk olabilen Lau Lau ile son derece iyi gidiyor. Yanında tabii şaşmaz bir şekilde pilav ve ardından da kalua pork. Kalua Pork bizim tandır kebabı tarzında pişirilmiş domuz. Kemikleri üzerinden dökülecek kadar iyi pişmiş bu et özel baharatlarıyla pişince yemeye doyamayacağınız kadar lezzetli oluyor. Tatlı olarak getirilen bir çeşit coconut muhallebisinden sonra uçağa yetişmek için epey bir koşturmak zorunda kaldık ama bu tesadüfen bulduğumuz gizli köşede yediğimiz yemek uçağı kaçırmaya bile değerdi.
메타데이터
- post_id
- 35aefec5c77e
- slug
- hawaii-oahu-tatili-35aefec5c77e
- url
- https://mediumturkiye.com/hawaii-oahu-tatili-35aefec5c77e
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/hawaii-oahu-tatili-35aefec5c77e
- author_url
- https://medium.com/@mia_kok
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-13 13:32:35