← Back to list

Türkiye’nin En Büyüğünden Kaosun Ana Merkezine: Fenerbahçe

Barış Süer · 2026-04-27 17:33 · 5 claps · 4.1 min read
#fenerbahçe #fenerbahce #futbol #sports
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🏆 · Sports · General

Türkiye’nin En Büyüğünden Kaosun Ana Merkezine: Fenerbahçe

Yıllar öncesinin en görkemli, en neşeli, en başarılı ve sosyolojik açıdan en etkili camiası olan Fenerbahçe’nin 2014 sonrası yavaş yavaş düşüşe ve zamanla çöküşe giden serüvenini ele alacağız bugün.

Türkiye yerel liginin en büyük kupası olan Süper Ligi kazandıktan sonra Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, dönemin şampiyon hocası Ersun Yanal’la yolları ayırmış ve adeta bir mühendislik üzerine inşa edilen kadro ve başarı -bunda Aykut Kocaman’ın da hakkını vermek lazım- yavaş yavaş gücünü kaybetmeye ve revize edilmeye başlanmıştı. Bu ayrılık, Fenerbahçe kulübünde yıllarca sürecek olan “her sene hoca değiştirme” furyasını da başlatan olay oldu. Şampiyon hocanın kovulması, görece kaliteli kadrolarla gelen başarısız sonuçlar ve taraftar-başkan ilişkisinin zedelenmesi, Fenerbahçe’deki değişimin kaçınılmaz olduğunu işaret eden faktörlerdi. 3 Temmuz sonrası ayağa kalkmaya çalışan camia bunu tam anlamıyla başaramamış ve artık yeni bir başkanla umutlu yarınlara uyanma ihtiyacı doğmuştu.

2014–2025 arası Fenerbahçe teknik direktörleri ve görevde kaldıkları süreler.

2014–2025 arası Fenerbahçe teknik direktörleri ve görevde kaldıkları süreler.

Türkiye’nin en prestijli ailesinin Fenerbahçe’ye gönül vermiş neferlerinden olan Ali Koç, 20 yıllık Aziz Yıldırım dönemini rekor oyla sonlandıran kişi oldu. Fenerbahçelilerin özlemle baktığı görkemli günlere “Ali Koç Başkan, Fenerbahçe Şampiyon!” diye haykırarak ilerlediği o günlerin ardından Ali Koç, Aziz Yıldırım dönemiyle başlayan düşüş dönemini beklentilerin aksine “hayal kırıklığı” olarak nitelendirilecek şekilde sürdürmüş ve başkanlık süreci Fenerbahçelilerin içten içe “keşke yaşanmasaydı” diyeceği bir hal almıştı. Ligde geçen başarısız sezonlar, kulübün efsanelerinden Aykut Kocaman’ı “hain” olarak nitelendirme, ilk yıllarında “taraftar” kimliğinden arınamaması ve daha sayabileceğimiz çeşitli nedenler, bu birlikteliğin zamanla “toxic” bir hale gelmesine sebep oldu.

Ali Koç’u değerlendirirken şunu da göz ardı etmemek lazım: Aziz Yıldırım’la aralarında baba-oğul olarak nitelendirilebilecek bir ilişkileri vardı ve zaman zaman bu benzetmenin örneklerini görebiliyorduk -taraftara yönelik ‘paralı köpekler’ (A.Y) ve ‘Norveçli troll hesaplar’ (A.K) söylemleri- gibi. Ama bu iki devasa figürü birbirinden ayıran önemli bir fark vardı: taraftarı dinlemek. Aziz Yıldırım aldığı aksiyonlarda taraftarı dinlemezken (örn. Alex’in gönderilmesi), Ali Koç ise taraftara kulak vermişti (örn. Ersun Yanal’ın geri dönüşü). Fenerbahçe kulübünde benim nezdimde kırılma noktası sayılabilecek ve büyük kulüp kimliğini zedeleyecek hata da tam burada gerçekleşti; Başkan taraftarın gönlünü hoş etmek için kararlar almaya başlamıştı. Bir kulübün aldığı ve alacağı kararlara taraftarın etki etmesi uçurumdan aşağı atlamaktan farksız olacaktı.

Elbette ki her kulüpte taraftarın yeri ve önemi tartışılmaz ama kulüp içi alınan kararlara etki etme noktasına gelen bir taraftar baskısı, bu kararların sağlıklı olmayacağını bizlere gösteren en belirgin etkenlerden biridir. Bunun tekrar eden örneklerini Ali Koç döneminde gördük: İstememesine rağmen Ersun Yanal’ın geri getirilmesi, üstünü çizdiği Volkan Demirel’i taraftar baskısıyla affetmesi, taraftar algısıyla yapılan anlamsız transferler ve ilk kez doğruyu bulabileceği yerde istikrar yerine seçim uğruna Mourinho tercihi… Bu kararların hepsinde taraftarın oynadığı rol yadsınamaz. Yönetim kurulundaki iş bilmez insanların üstüne, futbol alanında profesyonel bilgisi olmayan, sadece gönül verdiği renklerin başarısını isteyen taraftarın gönlü hoş olsun diye yanlış kararlar alan bir başkan, Fenerbahçe’yi istemeden çöküşe götürdü.

Fenerbahçe’nin bu sürecini “çöküş” olarak adlandırmamın en büyük sebeplerinden biri de yaratılan kaos ortamı. Uzun süreli başarısız sezonlar, kabullenilmeyen sorumluluklar, istikrar yerine günlük başarı sevdası ve şampiyonluk hasreti… Saydığım bu faktörlere alışma durumu, bir yerden sonra Fenerbahçe taraftarının negatiflikten ve kaostan beslenmesine sebep oldu. Sürekli saha dışındaki olaylara odaklanma, kullan-at formülündeki hoca değişikliği talebi, tek bir kötü maçla topçuların “üzerini çizmesi”; artık hepsi Fenerbahçe taraftarını anarken bahsetmemiz gereken unsurlar haline geldi. Gelişen teknolojiyle beraber eskiden gazetelerden takip edilen gelişmeler artık sosyal medyanın çeşitli platformlarında (özellikle Antu, Twitter ve YouTube) konuşulmaya başlandı. Bu öngörülemez gelişmeler ve taraftar profilinin bölünmesi ise çok büyük bir soruna yol açtı: “Fenerbahçe değil, ‘benim’ Fenerbahçe’m önemli”.

Yıllar içerisinde taraftarın birlik olmak yerine gruplara (bizim deyimimizle Aykutçu, Ersuncu, İsmailci, Azizci ve nicesi) ayrılmasıyla başladığını düşündüğüm bu süreç, taraftarda “Fenerbahçe başarılı olsun ama benim hayal ettiğim/istediğim şekilde olsun” düşüncesinin oluşmasını sağladı. Fenerbahçe gibi, zamanında hangi güçlere karşı nasıl birlik olduğu bilinen bir camia bölünmüş ve artık insanların ajandalarına göre şekil almak zorundaymış gibi bir algı yaratılmaya başlanmıştı. Fenerbahçe başarılı olamıyor ve birisi çıkıp “X kişisi hoca olsaydı olurdu, Y kişisi bu iş için yeterli vasfa sahip değil” diyor ve Fenerbahçe bu döngüde yıllarını harcıyor. İşin daha da kötü tarafı ise Fenerbahçe taraftarının bunun yanlış olduğunu hala idrak edememesi, aksine bundan zevk alması. Bu konuyu daha net anlatayım sizler: Fenerbahçe maç kaybediyor, “Aykut” diyorlar; Fenerbahçe’nin penaltısı verilmiyor, “Aziz” diyorlar; Fenerbahçe gol kaçırıyor, “Robin Van Persie” diyorlar… Ama kimse “Fenerbahçe” diyemiyor…

Gelgelelim günümüze. 7'de 0 çekilen Ali Koç döneminden sonra, yine zamanında Aziz Yıldırım döneminde görev almış Sadettin Saran’la beraber Fenerbahçe, üzerindeki ölü toprağını başkanın getirdiği pozitiflikle atmaya çalıştı. Eminim ki bütün Fenerbahçeliler bu pozitiflik karşısında o eski neşeli günleri bir anımsamıştır. Bu süreç çok uzun sürmedi tabii. Fenerbahçe başkanlık makanının hedef alınması ve kaptanının hapse girmesiyle önü kesilmeye çalışıldı ama bu süreçte gelen Süper Kupa zaferi tüm camiaya koca bir moral oldu. Maalesef ki devamındaki sürecin hem sportif hem iletişimsel açıdan kötü yönetilmesi taraftarda bir homurdanma başlattı. Ve tekrar dediğimiz yere geldik: Bölünmüş fikirlerin yükselişe geçtiği, “toxic”, negatif, kaos ortamını, sahada gelen sonuçların dışında taraftar da sağlamış oldu. Fenerbahçe için bu süreç artık içinden çıkılamaz bir döngü haline geldi.

Fenerbahçe’nin “rollercoaster” sezonunun tek olumlu karesi.

Fenerbahçe’nin “rollercoaster” sezonunun tek olumlu karesi.

Sözlerimden, Fenerbahçe’nin bu kötü gidişatının yegane sorumlusu olarak taraftarı işaret ettiğim sonucu çıksın istemem. Her ne kadar başarısız yönetimlerin, sahadaki olumsuz sonuçların ve saha dışı faktörlerin etkisi olsa da taraftarın artık eski gücünde olmaması ve bölünmüşlüğü de yadsınamaz bir etken. Ben de sizler gibi bu kulübe çocukken aşık olmuş, hayali her zaman Fenerbahçe bünyesinde (gerek sporcu gerek tercüman) bulunmak olan o çocuğum hala. Gerektiği yerde aynanın karşısına geçip kendimize, gerektiği yerde Fenerbahçe’ye siper olup milyonlara hesap sormamız gerektiğini düşünenlerdenim. Değişen sosyolojik konjonktürde Fenerbahçe’nin görkemli, başarılı ve imrenerek bakıldığı günlere dönebilmesini temenni eden; ailesiyle ve sevdikleriyle hasret kalınan o şampiyonluğu tekrar yaşamak isteyen sizler gibi bir taraftarım. Dilerim ki alışmaya mahkum bırakıldığımız bu kötü günleri geride bırakarak, tekrar Türkiye’nin en büyüğü olduğumuz umutlu yarınları hep beraber görürüz. Fenerbahçe gibi aydınlık günleriniz olması temennisiyle…


메타데이터
post_id
3a0678652fae
slug
türkiyenin-en-büyüğünden-kaosun-ana-merkezine-fenerbahçe-3a0678652fae
url
https://medium.com/@barissuer/t%C3%BCrkiyenin-en-b%C3%BCy%C3%BC%C4%9F%C3%BCnden-kaosun-ana-merkezine-fenerbah%C3%A7e-3a0678652fae
canonical_url
https://medium.com/@barissuer/t%C3%BCrkiyenin-en-b%C3%BCy%C3%BC%C4%9F%C3%BCnden-kaosun-ana-merkezine-fenerbah%C3%A7e-3a0678652fae
author_url
https://medium.com/@barissuer
status
ok
fetched_at
2026-07-23 16:52:19