Egzama ve Akupunktur
“Okyanusları geçip derede boğulmak” diye bir söz var. Sanırım benim durumumun özeti de bu. Hayatta yaşadığım tüm zorluklarda dağ gibi duran…
Egzama ve Akupunktur

“Okyanusları geçip derede boğulmak” diye bir söz var. Sanırım benim durumumun özeti de bu. Hayatta yaşadığım tüm zorluklarda dağ gibi duran sağlığım, derede birden alarm verdi. Yaklaşık bir buçuk yıl evvel çok sevdiğim bir insanın sözleri ağır geldi. Şimdi dönüp baktığımda ne kadar da başedilebilir geliyor. Belki bir sıkışmışlık halindeydim. Ve o söz sonrası kaç gün ağladım bilmiyorum. Gündüz bir eğitime katılıyorum, biter bitmez kendimi yollara vurup ağlıyorum. İstanbul’da bir de havanın yağışlı olduğu günler. Tam bir karanlık içinde yürüyüşler ve ağlayışlar… Vücudumda beliren kızarıklıkları ise soğuktan ve ıslanan kıyafetlerimden kaynaklı alerji sanışlarım…
Üzerinden bir buçuk yıl geçti ve çok yeni sağlığımı geri alabiliyorum. Tüm vücudumu saran kiminin alerji kiminin temre kiminin egzama dediği kızarıklar… Gece 12 den sonra vücudumun alev topuna dönüşü ve çaresizliğim.
İmmünoloji ve alerji hastalıkları bölümüne elbette gittim. Gıda alerji testininde hiçbir şey çıkmadı, ardından yama testi… Tam 6 ay sürdü gitmelerim, gelmelerim, randevuların verilişi.. Sonunda bildiğim noktaya geri geldik, alerji ilacı kullanmam gerekiyor ve kortizonlu kremler, ilaçlar… Oysa bu çözümü bende biliyorum. İlaçları kullandığım gibi geçen izler ilacı bıraktığımda tatilden döner gibi yeniden merhaba! diyorlardı bedenime!
Hayatımda ilk defa yolumun düştüğü hastanede tedaviye nasıl erişilemez bunu deneyimledim. Ömür boyu ilaç kullanmak bir tedavi olmamalı. Her hastalığın bir nedeni olmalı.
Aramaktan hiç vazgeçmedim. Yeme düzenimi değiştirdim, olmadı, gıda eliminasyonu yaptım, yine olmadı…Tedavisi mutlaka vardı. Sonuçta derdi veren dermanını da yaratmıştı. Akapunktur ile yaklaşık 3–4 ay evvel tanıştım. Hastanelerin altenatif tıp kısımlarından buna erişebilmek mümkün. Bu tedaviyi özel kliniklerinde sunan doktorlarda var. Ben özel bir kliniğe gitmeyi tercih ettim. Yaklaşık 5. seansta izlerimi uğurladım… Şu anda sadece ellerimde kalan izler için devam ediyorum. Hatta bugün ellerimdeki izlerin veda ettiğini farkettim.
Geçenlerde annem ellerindeki izlerden utanma dedi. Evet utanıyordum ta ki o bunun üzerine düşündürtene kadar. Benim hayat deneyimimdi aslında o izler… Yolculuğum hem ruhuma hem bedenime iz bırakarak, kanartarak devam etmesine karşı, içimdeki bir şeylerin onları gösterme gayretiydi. Tüm yok saymalarıma karşı…
Tedavi sürecinde şunu öğrendim. Hazmediğimiz duygular bir organla ilişkili ve mutlaka onda yuva yapıyor, büyüyor ve motor gibi su değil kanı kaynatırıyor. İlk seansa gittiğimde doktor şöyle demişti: “İyi ki dışarıya vurmuş. İçinde kalsaydı, kanser olurdun…”
Bu yazıyı, iç yangınlarımla sulh olmak için yazıyorum. İçimi yakan, içimizi yakan tüm olaylara karşı, sağlığımızı kaybedecek kadar üzülmememiz gerektiğini kendime, hepimize bir kez daha hatırlatmak için. Hayat kimi zaman çok zor olabiliyor ama sağlığımızı kaybedecek kadar değil. Bir de belki derdimiz ve hüznümüz ile sulh olmak gerek. Alice Miller’in de kitabına verdiği isim gibi… Beden Asla Yalan Söylemez. Evet siz yok bile saysanız bedeniniz asla yalan söylemez, Siz sulh diyene kadar..!
메타데이터
- post_id
- 3a8f7e7f41e1
- slug
- egzama-ve-akupunktur-3a8f7e7f41e1
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/egzama-ve-akupunktur-3a8f7e7f41e1
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/egzama-ve-akupunktur-3a8f7e7f41e1
- author_url
- https://medium.com/@busrataskiran
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-08-11 08:03:21