← Back to list

En Zor Günlerin İçinde Gelen Mucize

Hayatta bazı anlar vardır ki, insan o andan sonra artık eski hâline geri dönemez.

A Quiet Mind Journal · 2026-05-25 20:55 · 50 claps · 1.8 min read
#earthquake #birth #baby #giving-birth #moms
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🌍 · Earth Science 👨‍👩‍👧 · Family & Parenting

En Zor Günlerin İçinde Gelen Mucize

Hayatta bazı anlar vardır ki, insan o andan sonra artık eski hâline geri dönemez.

Benim için o an, 6 Şubat depremiydi.

Sekiz aylık hamileydim. Kahramanmaraş’ın merkezinde, geceyi ikiye bölen o korkunç sarsıntının içinde, depremden kaçmaya çalışıyordum. Evden çıkarken hiçbir şey alamadım. Ne bir çanta, ne bebeğim için hazırladığım eşyalar, ne de yıllardır biriktirdiğim hayatım… Kapıdan çıkarken sadece bir şeyi düşündüğümü hatırlıyorum: “Evime bir daha hiç dönemeyeceğim.”

Ve gerçekten de o an, sadece bir evden değil, eski hayatımdan da çıkıyormuşum.

O günlerde insan, normalde sıradan kabul ettiği şeylerin aslında ne kadar büyük bir mucize olduğunu anlıyor. Biz hayattaydık, ailem hayattaydı, bebeğim sağlıklıydı.

Depremden sonraki günler sisli gibi aklımda. Korku, belirsizlik, uykusuzluk, sürekli kötü bir haber alma hissi… Doğduğun, büyüdüğün şehrin bir gecede yok oluşunu izlemek. Bütün anılarının enkaz altında kalışı…

Ama bütün bu kaosun ortasında içimde büyüyen başka bir gerçek vardı: Çok yakında anne olacaktım.

Doğum yaklaştıkça tek bir şeyden emindim: sezaryen istiyordum. Çünkü korkuyordum. Zaten tükenmiş hisseden bedenimin ve zihnimin normal doğumu kaldırabileceğine inanmıyordum. Ama hayat, insanın planlarını bazen hiç beklemediği şekilde değiştiriyor.

Ankaradaydık. Sabaha karşı doğumumun başladığını hissettim. Ama inanılmaz bir şekilde sakin ve soğuk kanlıydım. Bir saat içinde bebeğimi kucağıma aldım. Hiç beklemediğim kadar hızlı ve kolay bir şekilde normal doğum yaptım. Şanslıydım.

Hâlâ düşündüğümde bana inanılmaz geliyor. Dışarıda insanlar kayıplarının yasını tutuyor, hayatlar yeniden kurulmaya çalışılıyor, herkes hayatta kalmanın ağırlığını taşıyordu. Ben ise aynı günlerde yeni bir hayatı kucağıma alıyordum.

Belki de bu yüzden, doğum anı bana uzun zaman sonra ilk kez huzur hissettiren birkaç saatten biri oldu.

Anneliğimin ilk günü tarifsizdi.

Çok yorgundum. Gerçekten çok yorgun. Bir aydır doğru düzgün uyumamıştım. Bedenim korku, stres ve doğumun ağırlığıyla ayakta durmaya çalışıyordu. Ama buna rağmen gözümü bebeğimden alamıyordum.

Henüz bir günlük bile olmayan o küçücük insana bakmaya doyamıyordum.

İnsan, birinin sana tamamen muhtaç olduğunu ilk kez hissettiğinde değişiyor. Onun nefesini dinlemek, minicik ellerine bakmak, bana bütün o kederin içinde garip bir umut veriyordu. Dünya durmuş gibiydi ama benim dünyam yeni başlıyordu.

O gün şunu fark ettim:

Anne olmak bir anda gerçekleşen sihirli bir dönüşüm değilmiş. Daha çok, insanın içinde sessizce büyüyen yeni bir kalp gibiymiş. Ne yaptığını tam bilmesen bile sevmeyi bir şekilde biliyorsun.

6 Şubat bana hayatın bir saniyede alt üst olabileceğini öğretti.

Anne olmak ise, insanın en kırık yerlerinden bile yeniden güç çıkabileceğini.

Bugün dönüp baktığımda o günlerden geriye; korku, yorgunluk ve belirsizlik kadar başka bir şey de kaldı içimde:

Hayat bir yerde yıkılırken bile, başka bir yerde yeniden başlayabiliyor.

Ve bazen insan, en karanlık gününde yeniden doğuyor.


메타데이터
post_id
3ab350ec098c
slug
en-zor-günlerin-i̇çinde-gelen-mucize-3ab350ec098c
url
https://medium.com/@gokcekonak1/en-zor-g%C3%BCnlerin-i%CC%87%C3%A7inde-gelen-mucize-3ab350ec098c
canonical_url
https://medium.com/@gokcekonak1/en-zor-g%C3%BCnlerin-i%CC%87%C3%A7inde-gelen-mucize-3ab350ec098c
author_url
https://medium.com/@gokcekonak1
status
ok
fetched_at
2026-06-09 15:37:30