Kilitli Kapı
Bir süredir bir tuhaflık olduğunu hissediyordu. İlişkilerindeki duraksamanın kendisinden kaynaklanmadığını bilmesine rağmen, kayıtsız…
Kilitli Kapı
Bir süredir bir tuhaflık olduğunu hissediyordu. İlişkilerindeki duraksamanın kendisinden kaynaklanmadığını bilmesine rağmen, kayıtsız kalarak sanki sessizce bu suça ortak olmuştu.

Fotoğraf George Becker — Pexels.com
O akşam eve geldiğinde, anahtarı kapı deliğine sokarken başına gelecekleri sanki biliyor gibiydi. İçeri girdiğinde, onun yatak odasından hışımla çıkarak tuvalete girdiğini ve kapıyı kitlediğini duydu. “Ben geldim..” diye seslendikten saniyeler sonra, sanki uzunca bir süredir tuvaletteymiş gibi; “Hoşgeldin, birazdan çıkıyorum” cevabını aldı.
Biliyordu, o birazdan aslında uzunca bir süre olacaktı…
Bu tuvalet fasılları bir süredir devam ediyordu. Yatak odasında üzerini değiştirirken, telefonunun başucunda durduğunu gördü. Zaten hiç bir zaman yanına almıyordu. O zaman içeride dakikalarca ne yapıyordu? Salona gitti, büyük, ferah, ışık alan bir salonları vardı. O yıllarda nimet sayılabilecek büyükçe de bir balkonları. Oradan gökyüzünü seyretmeyi seviyor, bazen uzunca bir süre orada zaman geçiriyordu. O tam bir balkon insanıydı.
Balkona çıkıp şöyle bir dışarı baktı. Masanın üzerindeki kül tablasında hala sönmemiş sigarıyı görünce, kapı açılma esnasında aslında koşarak tuvalete gittiğini anlamış oldu. Bu koşma onu daha da rahatsız etti. Mutfağa gitti, her zaman ki gibi tertemiz ve düzenliydi. Zaten o hep düzenli bir kadın olmuştu. Yatak toplu, yerler temiz, kitaplar raflarda istifli, halılar sanki t-cetveli ile yere serilmişti. Dakikalar sanki saatler gibi geliyor, tuvalet kapısına gidip: “Hayatım iyi misin, her şey yolunda mı?” dememek için kendini zor tutuyordu. Yine de içini kavuran belirsizliğin saniyeler içinde hırsa dönüşmesine engel olamadı, kapının ansızın açılması ve bostan korkuluğu gibi oracıkta kalıp niyetinin anlaşılması pahasına sessizce yaklaşıp kulağını kapıya dayadı.
İçeriden bir çıt bile gelmiyordu.
O an anladı ki o içeride, belki de kapının 1 metre gerisinde durmuş, ona bakıyordu. Sessiz evde karşılıklı bir panik anı yaşandı. Terlik giyme huyu olmadığından hızlı adımlarla salona doğru koştu. Dört beş metrelik bir mesafe almış olmasına rağmen, kalbini ağzında hissediyor, o çıktığında nasıl bir tavır takınacağını planlıyordu. Televizyonu açmalıydı. Evde ses olursa her şey daha normal olacak, karşılaşma anlarında belki de yayında olan bir şeyi bahane edip hiç bir şey olmamış gibi davranabilecekti.
Kapı açıldığında solunda kalan hafif loş koridora bakmak istemedi.
“Hoş geldin, günün nasıl geçti?” diye sordu usulca yaklaşarak. Tam o sırada televizyonda alt yazı olarak akşamki Eurovision şarkı yarışmasında Sertap Erener’in Türkiye adına yarışacağı haberi geçti.
“Yine sıfır çekeriz” dedi, yüzüne bakmadan…
메타데이터
- post_id
- 3ccdb20b3cb0
- slug
- kilitli-kapı-3ccdb20b3cb0
- url
- https://medium.com/@Mohac/kilitli-kap%C4%B1-3ccdb20b3cb0
- canonical_url
- https://medium.com/@Mohac/kilitli-kap%C4%B1-3ccdb20b3cb0
- author_url
- https://medium.com/@Mohac
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-28 17:01:39