← Back to list

‘Kalıbınıza’ Tüküreyim!

Kalıp : “Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç. Yenilikten uzak, özgün olmayan.”

Rafet Alp Toprak in Kurulakırdı · 2018-05-22 21:40 · 9 claps · 2.3 min read
#i̇nsan #toplum #karekter #kalıp #köşe
Open on Medium ↗

‘Kalıbınıza’ Tüküreyim!

Kalıp : “Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç. Yenilikten uzak, özgün olmayan.”

Özgün : “Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan, orijinal, ibdai”

Karakter : “Ayırt edici nitelik. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye”

Yazıya başlamadan önce bu kelimelerin TDK’da kabul edilen anlamlarını vermek nedenim; anlamını bilmeyen hatta daha önce duymamış insanlara birer önlemdir. Artık onlar da biliyor, şimdi devam edelim.

İçerisinde bulunduğumuz dünya, bir karmaşanın can sıkıcı seviyelere ulaştığı ve gün geçtikçe büyüyerek kaosa yaklaştığı bir ortam doğuruyor. Yaşamak için gerçekten bir dolu fırsat varken ellerinde, çoğu insan bunları ölmek için zaman kazanmaya kullanıyor sanki. Yaşamak için yaşamıyor bazıları; ölmek için yaşıyor.

Üretmiyor, düşünmüyor, farklıyı tüketmiyor. Tecrübeler o kadar kısıtlı ki gençliğine yön veremiyor. Kaçınılmaz son; kayıp bir genç nüfus… Bunu sadece Türkiye ve Türkiye’nin şuan içerisinde bulunduğu durum için söylemiyorum ama kendim için tarihe bir not düştüğümü de gizleyemem.

En son 2016 yılında yapılan araştırmaya göre Türkiye’nin genç nüfus oranı %16,3. Avrupanın en genç ülkesiyiz ama benim konum şuan istatistikler vererek bunun üzerine siyasi bir eleştiri yapmak değil. Keza bir genç olarak yoruldum.

Şu an yapmak istediğim; içerisinde bulunduğum ancak yavaş yavaş yaş alarak çıkmaya başladığım genç kitlenin durumunu düşünmek. Nereye gidiyoruz? Ben nereye gittiğim konusunu, alabileceğim kararlar yelpazesinin genişliği ile sınıyorum sürekli. Bu yelpazenin şu kritik yaşlarda geniş olduğunu düşünebiliyor olmak ya kendinizi kandırmaktır, ya da karakterinizin bir ürünüdür.

(Düşünmek, ürün müdür? En kıymetli üründür düşünce üretmek.)

Umarım karakterinizin bir ürünüdür. Yakın çevreme en fazla şikayet ettiğim konu bu; karakterler olmayı kaybediyoruz. Karakter edinmeyi önemsemiyoruz. Kalıp hayranıyız. Kendimizi kalıpların içerisine hapis ediyoruz.

Uzunca bir zamandır okumak istediğim Bilim-Kurgu klasiklerinin en önemli başyapıtlarından biri olan ‘Fahrenheit 451’de bu yazıyı yazarken karşılaştığım bölümden ufak bir alıntı yapıcam;

“Siyahi insanlar Küçük Siyah Sambo’yu sevmiyor. Yak gitsin. Beyaz insanlar Tom Amca’nın Kulübesi’nden hazetmiyor. Yak gitsin. Biri tütün ve akciğer kanseri üzerine kitap mı yazmış? Sigara üreticileri ağlıyor mu? Kitabı yak gitsin. Sakinlik, Montag. Huzur, Montag…”

Kitabı okuyanlar bu metnin okuyucular üzerindeki etkisini daha iyi anlıyorlardır ancak okumayanlar için de ifade etmek gerekirse; bizlere karakter kazandıran kitapların insanları mutsuzluğa sürüklediği ve herkesin mutlu olabilmesi (mutlu olduğunu zannetmesi) için kalıplara ihtiyaç duyduğu ve bu kalıplardan çıkanların deli ilan edildiği, kitapların yakıldığı bir distopyadan bu cümleler.

İşin üzücü tarafı, bizleri kalıp olmaya iten eller tıpkı kitapta anlatıldığı gibi mutluluk vaadinde bulunuyor bugün de. “Mutlu olacaksın. (mutlusun sanacaksın.) Çok ses çıkartma ya da kumandan elimizde olsun, biz sesinin seviyesini ayarlayalım…”

Üzücü şeyler bunlar elbette. 1953 de kaleme alınmış bir kitaptan bugün hakkında çok yerinde bir alıntı yapabiliyor olmak yazarın başarısı mı yoksa halimizin üzücü durumu mu? Sanırım her ikisi de.

Özetlemek gerekirse, bize kalıplar oluşturarak bu kalıplara sokmaya çalışacaklar. Bu kalıplara bizleri sokmaya çalışan eller olacak ancak o ellerin diğer ucunda bir insan olduğunu unutmayın. Sakın sağlıklı devlet yapılarının; bireylerinin bilgisinden beslendiğini, bireyi ve bireyin kültürünü korumak için bilgi temelinde güçlenmesi gerektiğini unutmayın. Sırf ayrılıkçı ya da azınlıkçı olmak için kendinizi karaktere büründüğünüzü zannederek ayrı bir kalıba sokmayın çünkü başta anarşizm bütün kalıplardan önce omurgalarınızı zedeler.

Biraz uzattığımın farkındayım, ancak arada köşeme böylesine yazılar bırakmayı da ihmal etmek istemiyorum bundan sonrası için.

Başka bir yazıda buluşmak üzere… Sağlıcakla kalın.

Bir kitabın kahramanı, her zaman için iyi bir karaktere ihtiyaç duyar.

Bahsettiğim kitap: http://www.ithaki.com.tr/urun/fahrenheit-451/


메타데이터
post_id
3f3f1653bc86
slug
kalıbınıza-tüküreyim-3f3f1653bc86
url
https://medium.com/kurulak%C4%B1rd%C4%B1/kal%C4%B1b%C4%B1n%C4%B1za-t%C3%BCk%C3%BCreyim-3f3f1653bc86
canonical_url
https://medium.com/kurulak%C4%B1rd%C4%B1/kal%C4%B1b%C4%B1n%C4%B1za-t%C3%BCk%C3%BCreyim-3f3f1653bc86
author_url
https://medium.com/@rafettoprak
status
ok
fetched_at
2026-07-30 01:13:47