Sevgi Beslendikçe Büyür: Blooming Hearts Blogger Awards 2026 💕
Sevgi nedir, nasıl öğrenilir ve hayatımızdaki ilişkileri nasıl şekillendirir?
Sevgi Beslendikçe Büyür: Blooming Hearts Blogger Awards 2026 💕
Sevgi nedir, nasıl öğrenilir ve hayatımızdaki ilişkileri nasıl şekillendirir?
Photo by freestocks on Unsplash
Medium üyesi değilseniz bu linkten ücretsiz okuyabilirsiniz.
Herkese selamlar,
Bugün yazın ilk gününün güzelliğini hissederken ve güneşin yüzüme vurmasının mutluluğunu yaşarken geçen sene yaptığımız Sunshine Blogger Award’ı hatırladım ve dedim ki bu sene ben de neden kendiminkini oluşturmayayım.
Yazın gelişi bana sevgiyi ve sevginin çeşitlerini hatırlattığı konsepti Blooming Hearts olarak belirledim.
Siz sevgiyi: aşk, arkadaşlık, dostluk ya da kendinizi sevmek olarak istediğiniz konsept üzerinden tanımlayabilirsiniz.
Kurallar
- Seni aday gösteren kişiye teşekkür et.
- Seni aday gösteren kişinin bloguna veya yazısına bir bağlantı ver.
- Aday gösteren kişinin sorduğu soruları cevapla.
- Maksimum 7 blog yazarını aday göster.
- Aday gösterdiğin yazarlar için maksimum 7 yeni soru hazırla.
Yazılarımı okuyorsanız sevgi hakkında konuşmaktan ne kadar hoşlandığımı bilirsiniz. Ben sevginin ilk önce insanın kendi içinde başladığını düşünüyorum.
Yani insan kendisini sevmeyi öğrendiğinde dünyaya daha farklı şekilde bakmaya başlıyor. Bir yandan da hayatta bir şeylerin genellemelerden ibaret olduğunu düşünmüyorum. Yani kendini sevmezsen başkayı sevemezsin, şunu şöyle yapmazsan bu böyle olmaz gibi genellemeler bizi kendimizi sevmekten daha da uzaklaştıran hatta sevgiyle aramıza bariyer koyan şeyler haline geliyor.
Bu önyargılar bize güçlü hissettiriyor çünkü sanki bir şeyleri biliyormuşuz gibi hissettiriyor ama denemekten ve kırılgan olmaktan bence bizi kaçırıyor.
Çünkü kendimizi sevmek, ilk önce kendimize bakmak, kendimizi görmek, kendimizi anlamak, kendimizle yüzleşmeyi gerektiriyor.
Photo by Michael Fenton on Unsplash
Kendini sevmeyi öğrenmek çok katmanlı bir süreç. Bir günde olmuyor, hatta birkaç yılda da tamamlanmıyor çünkü tek seferde olan bir şey değil.
Çünkü biz değiştikçe kendimize bakma şeklimiz, kendimizi görme şeklimiz, kendimizi tanımlama şeklimiz değişiyor.
Sevginin şöyle bir güzelliği de var. Sevmek bizi o mükemmellik çabasından uzaklaştırıyor. Yani kusurlu olduğumuzu ve kusurlu olmanın insana özgü bir şey olduğunu, aslında hepimizin de benzer şeyleri yaşadığını, hepimizin benzer olduğunu bize hatırlatıyor.
Ben bunu çok seviyorum çünkü insan olmak tam olarak böyle bir şey.
O yüzden kendimizi sevmek, sevgiyi öğrenmek hayatımızı değiştiriyor.
Kolay mı? Değil. Çünkü kendimizi sevdiğimizde kendimize şefkatli olmayı öğreniyoruz. Başkalarına da şefkatli olmayı öğreniyoruz. Empati kurmayı öğreniyoruz. Aslında birçok yetkinliği de beraberinde getiriyor kendimizi ve başkalarını öğrenmek.
Photo by Josh Calabrese on Unsplash
İnsanlara sadece bakmıyoruz da onları artık görebilmeye başlıyoruz.
Ve gerçekten görebilmek bambaşka bir deneyim. Sanki gözümüzden bir filtre kalkıyor ve o insanı olduğu gibi görüyoruz. Kendi yargılarımızla değil, şefkatli bir şekilde görebilmeye başlıyoruz.
Ama bunlar dediğim gibi aşamalı olan şeyler. İyileşme nasıl düzenli bir şey değilse sevgiyi öğrenmek de böyle bir şey oluyor. Sevgi öğrendiğimizde artık arkadaşlığa daha farklı bakıyoruz, aşkı daha farklı yorumluyoruz, değerleri daha farklı yorumluyoruz. Bunların hepsi sıra sıra geliyor diye düşünüyorum.
O yüzden benim yaptığım bir yarışma konseptinde sevgi hakkında konuşmak bana çok mantıklı geldi.
Çünkü sevgi hayatımın temelinde olan bir duygu ve çok önem verdiğim bir değer unsuru.
Ve sevgi öyle bir şey ki insanı iyileştirebilir de kırabilir de. O yüzden sevgiyi öğrenmek birazcık sınırları öğrenmekten, kendini ifade etmekten, nerede duracağını bilmekten geçiyor.
O yüzden hem kendim birkaç soru cevaplamak hem de sizlere sormak istiyorum. Çünkü sizin de bakış açınızı görmek istiyorum. Sizden de öğrenmek istiyorum.
Hepimiz çok farklı şekilde sevgiyi yaşıyoruz ve o kadar güzel bir duygu ki insanın gerçekten gününü güzelleştiren, insana yataktan kalkma motivasyonu veren bir şey.
1. Kendinizi sevmeyi öğrendikten sonra başkalarını sevme şeklinizin değiştiğini gözlemlediniz mi?
Evet, kesinlikle. Kendimi sevmeyi öğrendikten sonra kendimi anlamayı, kendimi görmeyi, kendi isteklerimi, ihtiyaçlarımı, değerlerimi fark etmeyi ve kendimle yüzleşmeyi öğrendim.
Bunları öğrendikten sonra artık sevmek benim için ‘’evet seviyorum” gibi kısaca ifade ettiğim bir şeyden ziyade daha derin ve katmanlı olan bir şey haline geldi. Ve kendimi aydınlık ve karanlık taraflarında görüp, bunlara rağmen değil de bunlarla beraber kabullenmeyi, sevmeyi, anlamayı öğrendikçe yargı yerini şefkate bırakmaya başladı.
Kendime şefkatli oldukça insanları daha iyi anlamaya başladım. Öfkem anlayışa dönüşmeye başladı. İhtiyaçlarımı daha net ifade ettiğim için duygularım birikmemeye başladı. Hem kendimi hem de başkalarını daha iyi anlayabilir hale geldim ve daha dengede olmayı öğrendim.
2. Sizce sevgi ve aşkı ayıran en net şey nedir?
Sevgi ve aşk hakkında bir tane yazı yazmıştım. Eğer onu okumadıysanız ilk olarak onun linkini buraya bırakmak isterim. Orada daha derince anlatmıştım. Bence aşk daha kısa süreli, sevgi ise uzun vadede oluşan bir şey. Yani sevgi bizim inşa ettiğimiz bir şey iken aşk bizden bağımsız oluşabiliyor.
Aşkı daha kısa süren tutkulu bir duygu iken iken sevgi uzun vadede inşa edilen bir ev gibi görüyorum. Yani aslında aralarındaki en büyük fark oluşma şekilleri.
3. Sizce birine değer vermek mi daha önemli yoksa birini sevmek mi?
Bu konu hakkında da bir yazı yazmıştım. O yüzden bu soruyu eklemek istedim. Çünkü çok merak ediyorum sizlerin ne düşündüğünü. Bence değer vermek daha önemli ve değer vermek sevgiden daha koşulsuz bir şey.
Çünkü birisine olduğu kişi için değer verdiğimizde o değer o kişiyle alakalı oluyor. Ama bir insanı sevdiğimizde o şeyin öznesi biz oluyoruz ve karşı tarafı nesne haline getiriyoruz diye düşünüyorum. Ve sevgi bitebilir, şekil değiştirebilir. Bu anlarda o kişiye değer verip vermediğimiz, o kişiye nasıl davrandığımız direkt olarak etkiliyor diye düşünüyorum.
Eğer birisine olan davranışlarımız sadece onu sevdiğimiz içinse o sevgi ortadan kalkınca davranışlar da tamamen değişebilir. Ama bir yandan da değer vermediğimiz birini sevebilir miyiz diye sormak gerekebilir.
4. Sizce birini gerçekten sevebilmek için insanın içinde ne olması gerekir?
Bence birini gerçekten sevebilmek için ilk önce sevgiyi kendi içimizde tanımlamamız gerekir. Çünkü hepimizin sevilen anladığı şeyler farklı.
Yani ben kendimce benim için sevginin ne olduğunu burada tanımlıyorum ama herkes için bu tanım doğru olmak zorunda değil. Çünkü doğru yanlış tamamen bize özel bir şey.
Benim için sevgi bir seçim aslında. İstek, ihtiyaç ve değerlerimize göre bize uygun olan şeyi seçmek, beraber bir şey inşa etmek, karar vermek benim için sevgi. Kendini de olduğun gibi kabul etmek, karşı tarafı da olduğun gibi kabul etmek ve beraber bir hayat kurmaya karar vermekle alakalı.
Gerçekten birine sevebilmek için en önemli şeyin kırılganlık olduğunu düşünüyorum. Çünkü kırılgan olmadığımızda iyileşemiyoruz, iyileşemediğimiz zamanda aslında fark etmediğimiz ya da nasıl içinden çıkamayacağımızı, nasıl içinden çıkacağımızı bilemediğimiz bir döngünün içinde bizim için tanıdık ama bizim için doğru olmayan insanlarla olmaya devam ediyoruz.
5. Bir insanın sizi gerçekten gördüğünü hissetmeniz için ne yapması gerekir?
Bence gerçekten görülmek olduğumuz gibi kabul edilmekten de geçiyor. Bazen bir insan sizi sevdiğini söylese bile ona inanmayabiliyorsunuz. Çünkü bir soru beliriyor kafanızda, ‘’Beni ne kadar gördün ki beni sevdiğini düşünüyorsun?’’
Gerçekten görüldüğümüzü hissetmenin de böyle olduğunu düşünüyorum. Kimse bizi yüzde yüz göremez ama bizi ne kadar katmanımızla görebilirlerse o kadar görüldüğümüzü hissederiz. Ama bunun için o kişinin kendisini de görebilecek kapasitede olması ve gördüğü şeyleri kaldırabilecek kapasitede olması gerekiyor. Eğer kendisiyle yüzleşmeyen ya da yüzleşemeyen birinin bizi görmesini bekliyorsak o da çok gerçekçi olmuyor çünkü hepimiz bir şeyleri kendimizi geliştirdiğimiz kapasitede yapabiliyoruz.
6. Sizce sevmek mi daha zor yoksa sevilmeyi kabul etmek mi?
Bence sevilmeyi kabul etmek daha zor. Çünkü biz sevdiğimiz zaman kendi sevgi tanımımıza göre seviyoruz. Ve insan bir şey kendisi hissettiğinde doğru ya da yanlış onu kabul etmesi ve onu anlaması daha kolay oluyor.
Ama sevilmeyi kabul etmek için sevildiğimizi hak ettiğimize inanmamız lazım. Bunun için bir yere kadar kendimizi sevmemiz lazım. Kendimizi anlamak, kendimizi tanımamız lazım.
Oysa sevgi her zaman o kadar doğru ve mantıklı bir şey olmuyor. Evet, sevgi güzel bir şey. Sağlıklı sevgi bize iyi de geliyor. Ama bazen sevgi öyle bir yere gidiyor ki ya da biz sevgiyi belki yanlış şekilde ifade ettiğimiz için sevgi bize zarar veren bir hale geliyor.
7. Sizce sevgi öğrenilen bir şey mi yoksa insanın içinde zaten var olan bir duygu mu?
Bence her insanın içinde sevgi var ama biz sevginin nasıl olması gerektiğini zamanla yaşayarak öğreniyoruz. Yani zaten büyüdüğümüz aileden ve çevremizden sevginin nasıl bir şey olduğunu, tanımının ne olduğunu ve nasıl ifade edilmesi gerektiğini öğreniyoruz.
Büyüdüğümüzde ise bunu sorgulama fırsatımız oluyor. Bu bize gerçekten hizmet ediyor mu, sevgi böyle bir şey mi diye sorgulamaya başlıyoruz. O yüzden bazen yanlış öğrendiğimiz şeylerin doğrusunu öğreniyoruz ya da bazen de evet böyleymiş deyip devam ediyoruz hayatımıza.
İçimizde sevgi var, hatta olmazsa yaşayamayız diye düşünüyorum. Bence sevgi çok önemli bir değer hepimiz için. Sevgi gerçekten iyileştiren bir şey çünkü. Ama sevginin öğrenilen tarafı da var. Yani tamamen içimizde olan ve dışarı çıkarılan bir şey olduğunu da düşünmüyorum.
Photo by Jamie Street on Unsplash
Eveeet, bunlar sorulara benim cevaplarımdı, sizlerin cevaplarını da heyecanla bekliyorum.
Öncelikle bu yarışmaya katılması için 7 kişiyi etiketleyeceğim, sonrasında başka Pandorium topluluğundaki yazar arkadaşlarım Umut Gülaçtı Gökselin chicadelaluna Yeşim Günsu Bektaş Gizem Okut Enes Akil AKBALIK Onur Ebrar Öziç ve katılmak isteyen herkesi aramıza katılmaya davet ediyorum. 🌼
Sevgi paylaşıldıkça büyür, sizlerden öğrenmeyi çok seviyorum.
Beraber büyümeye devam edelim. 💐
Size sormak istediğim sorular:
- Kendinizi sevmeyi öğrendikten sonra başkalarını sevme şeklinizin değiştiğini gözlemlediniz mi?
- Sizce sevgi ve aşkı ayıran en net şey nedir?
- Sizce birine değer vermek mi daha önemli yoksa birini sevmek mi?
- Sizce birini gerçekten sevebilmek için insanın içinde nelerin olması gerekir?
- Bir insanın sizi gerçekten gördüğünü hissetmeniz için neler yapması gerekir?
- Sizce sevmek mi daha zor yoksa sevilmeyi kabul etmek mi?
- Sizce sevgi öğrenilen bir şey mi yoksa insanın içinde zaten var olan bir duygu mu?
Sevgili Deniz Dağlı’nın beni etiketlediği soruların yanıtlarını da buraya ekliyorum.
1. Siz büyürken size kullanılan sevgi dili nasıldı, sevgiyi nasıl öğrendiniz?
Ben büyürken sevgiyi daha çok emek vermek ve beraber vakit geçirmek üzerinden öğrendiğimi düşünüyorum.
Birinin beni düşünerek bir şey yapması, önem verdiğim detayları fark etmesi ve beraber vakit geçirebileceğimiz alanları oluşturma çabası gibi ufak görünen tutarlı davranışların sevgiyi ifade ettiğini düşünüyorum.
Buna örnek olarak dedemi verebilirim. Her sabah ekmek almaya gider, her akşam da yatmadan önce çöpü atardı. Dışarıdan bakınca bunlar ufak ayrıntılar gibi görünse de sabah kahvaltıda ekmeğin olacağını bilmek ve bunun endişesine hiç girmemek ya da bazı şeylerin siz düşünmeden halledileceğini bilmek insana değer verildiğini hissettiriyor.
O yüzden ben sevgiyi ayrıntıları fark etmek, düşünmek ve emek vermek üzerinden öğrendiğimi düşünüyorum.
2. Sizin sevgi diliniz nedir?
Bu sorunun tek bir cevabı olduğunu düşünmüyorum, bence sevgi dili biraz da karşımızdaki insanla beraber şekillenen bir şey.
Hepimizin sevgiyi gösterme ve alma şekli farklı. O yüzden zamanla sadece benim sevgi dilim ne sorusundan çok karşımdaki insan sevgiyi nasıl algılıyor sorusunun da önemli olduğunu düşünmeye başladım.
Mesela benim için çok anlamlı olmayan bir davranış, başka biri için sevginin en güçlü göstergesi olabilir. Hediye almak buna güzel bir örnek. Bu benim en öncelikli sevgi dillerimden biri değil.
Ama eğer karşımdaki insan sevgisini böyle gösteriyorsa bu davranışa ‘’bu benim sevgi dilim değil” diye bakmıyorum da daha çok ‘’bu kişi benim için değer verdiği bir şeyi yapıyor” diye düşünüyorum.
O yüzden sevgi dilinin ilişkiden ilişkiye değiştiğini düşünüyorum. Kendimizi ifade etme şeklimiz var ama bir yandan da sevdiğimiz insanların kendilerini ifade etme şekilleri var, bunun da ilişkinin içindeki farklı zaman dilimlerinde de değiştiğini düşünüyorum.
3. Yaş aldıkça sevgiyi aktarma, paylaşma, algılama şekliniz nasıl değişti?
Kesinlikle, yaş aldıkça sevgiyi daha farklı yorumlamaya başladım. Eskiden sevgiyi daha çok hislerle ilişkilendirirken şimdi daha çok davranışlar ve seçimlerle ilişkilendiriyorum.
Çünkü bazı insanlar bizi çok sevebilir ama bunu bize iyi gelecek şekilde gösteremeyebilir ya da aksine sevgisini çok yoğun ifade etmeyen insanlar hayatımızda oldukça tutarlı bir şekilde yer alabilir.
O yüzden artık sevgiyi sadece hissedilen bir şey olarak değil bir aksiyon olarak görmeye başladım.
Birinin hayatında bize yer açması, bizi düşünmesi, zor zamanlarımızda yanımızda olması ya da bizim için sorumluluk alması da sevgiye dahil olan şeyler.
4. Sevgi diliniz kişisine göre değişiyor mu, nasıl?
Bence değişiyor, çünkü herkes sevgiyi aynı şekilde almıyor ve vermiyor. Mesela benim için çok anlamlı olmayan bir davranış başka biri için çok değerli olabilir.
O yüzden sevginin biraz da karşımızdaki insanı öğrenmekle ilgili olduğunu düşünüyorum. Birini seviyorsak sevgimizi onun anlayacağı ve onun istediği dilde göstermeye çalışıyoruz.
İki tarafın da ihtiyaç ve isteklerini gözeterek dengeye gelme hali gibi geliyor bana bu.
5. Sevgiyi gösterme şekliniz ile sevgiyi görmek istediğiniz şekil arasında bir ilişki olduğunu düşünüyor musunuz?
Bence çoğunlukla fark etmesek de böyle bir ilişki var.
Bazen başkasına sevgi gösterirken kendi istediğimiz şeyleri yapmaya çalışıyoruz, bazen karşı taraftan alamadığımız şeyleri ona veriyoruz ki karşılığını alalım.
Burada bir sürü ihtimalin olduğunu düşünüyorum ama bu durumu fark ettiğimiz an ilişki değişiyor, bazen biz karşı tarafı daha iyi anlamaya çalışıyoruz, bazen sorunun daha derinde olduğunu görüyoruz, bazen de sevgi tanımlarımızın uyuşmadığını fark ediyoruz.
Bunlar ilişkinin içindeki rolümüz, bakış açımız, olgunluğumuz gibi birçok etkene göre değişiyor.
6. Nasıl sevilmek istersiniz?
Benim için sevgi, yüzleşmeye cesaret edebilmekle alakalı.
Kişi kendisiyle ne kadar yüzleşip, barışıp, şefkatli olmayı öğrenirse karşı tarafı da öyle görebiliyor ve artık karşıdaki kişiyi ihtiyaçtan dolayı değil de onunla olmak istediği için seçiyor.
Kendim olarak her halimle görülebildiğim, kabul edilip, değer gördüğümde bunun koşulsuz sevgi olduğunu düşünüyorum.
7. Sevilmek istediğiniz şekilde kendinizi seviyor musunuz?
Bence bu sorunun cevabı zaman zaman değişiyor.
Bazı dönemlerde kendime karşı oldukça anlayışlı ve şefkatli olabiliyorum. Bazı dönemlerde ise başkalarına gösterdiğim anlayışı kendime göstermekte zorlanıyorum.
Ama bir yandan da kendimizi sevmenin bir varış noktası olduğunu düşünmüyorum o yüzden yolda olmaya devam ettikçe o dengeyi tutturmaya çalışıyoruz.
Ben bunu her gün uyanıp kendimi yeniden seçebilmek olarak yorumluyorum.
메타데이터
- post_id
- 41ce89bb79be
- slug
- sevgi-beslendikçe-büyür-blooming-hearts-blogger-awards-2026-41ce89bb79be
- url
- https://medium.com/pandorium/sevgi-beslendik%C3%A7e-b%C3%BCy%C3%BCr-blooming-hearts-blogger-awards-2026-41ce89bb79be
- canonical_url
- https://medium.com/pandorium/sevgi-beslendik%C3%A7e-b%C3%BCy%C3%BCr-blooming-hearts-blogger-awards-2026-41ce89bb79be
- author_url
- https://medium.com/@sinemdemirkan
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-10 18:44:10