Arazinin Altı ve Şeyler — Mardin ve Çevresi Faili meçhul araştırma süreci
Arazinin Altı ve Şeyler — Mardin ve Çevresi Faili meçhul araştırma süreci
İHD Mardin başkanı Avukat Erdal Kuzu ile Faili Meçhul arazi kazıları ve süreç üzerine söyleşi
“Arazi”, “mekan” olarak tanımladığımız uzam veya seyrettiğimiz manzara/peyzaj bazen temsil edilemeyeni temsil eder. Arazi/mekanı araştırırken, kabuklarını soyarken, açıklamaya çalışırken kullandığımız temsiliyet araçlarını sadece özneler değil; araziyi oluşturan şeyler, ölü nesneler üzerinden de oluşturabiliriz. Şiddet ve arazi arasındaki ilişki biosiyasetin egemen arasında tahakküm sürecine dayalı. Bu süreçte gerçekleşen olay sonrası failleri bulmak ve tanıklık adli estetik ve forensik analizin temsiliyet alanına girer. Anselm Franke’ye göre, “Adli bilimlere olay sonrası başvurulur: çatışmanın, suçun ve şiddetin sonrasında, sınırlar halihazırda çiğnendiği, kırıldığı, ihlal edildiği ve çözüm gerektiren mevcut kriz tarafından teste tabii tutulduğu zaman.”(Weizman&Keenan, s.9: 2012). Mardin İHD’nin 11 senedir sürdürdüğü faili meçhullerin araştırılması, kemiklerin bulunup, DNA kimlikleştirilmesinin adli tıpta tespit edilmesi süreci; şeylerin temsili, arazinin tanımı ve nesnenin (kemik, kuyu) performansı bize tanıklık ve ispat arasındaki temsiliyet düzeneğini analiz etmeye davet ediyor. Hakikat söylemi, insan hakları ile mekan üretimi/mimarlık/planlama/görsellik arasındaki ilişki farklı temsiliyet araçlarının aynı anda birlikte ele alınmasını, ve farklı bilgi üretim alanlarında analiz edilmesini zorunlu kılıyor.
Çalışma gurubunuzun nasıl bir yapısı var? Nasıl çalışıyorsunuz?
Av.Erdal Kuzu: Üye bazında çalışırız. Yazışmalar ve raporlar yazan arkadaşlar var. 1996 yılında Mardin de kurulan bir yer burası. 2002 yılından belli çalışmalarımız devam ediyor. Temel insan hakları adı altında işlerimizi sürdürüyoruz. Çalışmalarımızı alt başlıklara ayırdık bunlar; kadın, çocuk ve siyaset diye yaşam hakkı ihlali ve hak ihlali olarak ayrılmaktadır. Mardin’de hak ihlali en çok siyasal anlamda yaşanmaktadır. Burada daha yoğun olarak Kızıltepe, Nusaybin ve Derik’te yaşanmaktadır.

Faili meçhul araştırma süreçleri nasıl belirleniyor? Nasıl haberdar oluyorsunuz?
Öncelikle zorla gözaltına alınıp sonra kendisinden haber alınamayan insanları araştırıyoruz. Biz bunları faili meçhul cinayetler olarak adlandırıyoruz. Mardin’de bu kişilerin sayısı 55'tir. Devlet tarafından çeşitli tarihlerde gözaltına alınıp sonra kaybettirilenlerdir.
Yargısız infaz olarak bakılanlar ise; öldürülüp failleri bulunamayan bunların failleri devlet tarafından korunup ya da saklananlardır.
Yani cinayetleri ikiye mi ayırıyorsunuz?
Bu şekilde 2’ye ayırmaktayız fakat bakıldığında ikisi de yargısız infazdır.
Yargısız infazda; öldürülen kişinin cesettine ulaşabiliyorsunuz fakat faili meçhulde ulaşamıyorsunuz.
‘’Toplu Mezarları İki Şekilde İnceliyoruz’’
Bu açılış talebi sırasında nasıl bir çalışma süreci yaşıyorsunuz?
Tabii bunların delil olarak kabul edilmesi için devletin hukuksal alanından izin almamız gerekiyor. Yoksa argüman olarak kabul edilmiyor. Savcı izni kesinlikle gerekmektedir. Fakat izin alınan savcının cesaretli ve evrensel hukuk ilkelerine bağlı olması gerekmektedir.
Hukuksal alt yapısı şöyledir; cumhuriyet başsavcılığına başvuru yapmak, olay yerine dair karar almak, bulunursa kalıntı adli tip kurumu tarafından DNA eşleştirme raporlarından kişi belirlenir ve son olarak da aileye teslim etmek.
Mezarların açılması ise; toplu mezarlar ve kuyu ya da boşaltılmış köyler olarak iki kapsamda ele aldık. Bunları da yargısız infaz ve faili meçhul cinayetler kapsamında araştırmak. Bunu yaparken de mekânsal olarak da incelemek.
Biz toplu mezar kavramını da iki şekilde incelemekteyiz. İlk olarak; bir çatışma anında 15–20 tane militanın öldürülmüştür. Sonra o tarihte bir çukur açılmıştır insanları oraya gömmüşlerdir. Bu bizim de dünyada gördüğümüz toplu mezar türüdür. Fakat bizim dediğimiz bu kaybettirilme olarak yapılan toplu mezarlara hiç benzememektedir. Boşaltılmış köyler ya da yol kenarına yakın, devletin güvence altına aldığı su kuyularına attığı toplu mezarlar vardır.

Karayolları gibi mimarlık ve planlamanın alanına giren düzenlemerin kuyularla bağlantısını açıklar mısınız?
Bizim bu zamana kadar yaptığımız çalışmalarda göz önünde olan özelliklerin başında; boşaltılmış köyler, kuyu olması ve karayoluna yakın olmaları vardır. Dar geçit olsun Derik olsun araştırma yapılırken bu özelliklerin ortak olduğunu gördük. Kesinlikle bilinçli yapılıyor.
Yani yol anayol üzerinde fakat cesetleri attıkları mekan pek fazla görülmemektedir. Her şeyden önce kendi güvenlik alanlarının olup olmadığına bakılmış. Bu dediğimiz alanlar güvenlik alanlarıdır. Yani devletin kontrol edebildikleri alanlardır. Devletin denetiminde olduğu alanlardan bahsediyorum.
‘’Dargeçit’in Özel Bir Konumu Var’’
Hukuki süreçden bahseder misiniz?
Savcılığa yaptığımız başvurunun kabul edilmesi ile beraber hukuki sureç başlar,doktor nezaretinde kazı yapılacak alana gidilir. Burada bulunan kemikler savcılık tarafından adli tıp uzmanı ile beraber delillendirilir. Delillendirilen kemikler adlı tıp kurumuna gönderilir. Ayrıca ailelerden kan örnekleri alınarak adlı tıp kurumundan eşleştirme yapılması istenilir.eşleştirme uyumlu olursa cenaze aileye teslim edilerek savcılık soruşturmasına devam edilir.
Biz kazıyı yaparken devletin cinayet mekanizması olduğunu düşünüyoruz. Örgütlü bir yapı tarafından yapıldığını düşünüyoruz. Ve savcılıktan alınan karar iznini toplu açılımlar şeklinde yapıyoruz.
Özellikle Dargeçit’i ayrı tutmak lazım devletin aradığı özellikte bir yer olması burayı özel kılıyor. Ilısu dediğimiz baraj yoluna yaklaşık 1km mesafe yerde devletin karakolunun bulunduğu bir köy. 1993- 2000 yılları arasında zorla boşaltılmıştır.
[caption id=”attachment_71364" align=”aligncenter” width=”590"]

Dargeçit’te bir toplu mezardan fotoğraf.[/caption]
Bütün araştırmalarda hem aileleri hem kamuoyunu bilgilendiriyorsunuz. Delilleri açıklayarak o dönemin gerçekleştiğine dair delil sunuyorsunuz. Yargılama yapabilmek çok zor olmalı yani somut olgu haline getirmek…
Faili meçhul ve yargısız infazlar Türkiye cumhuriyetinin kurulmasından sonra vardır. 90’lı yıllardan 1993 yılındaki kararlar kamuoyuna açılanırsa özne çok net ortaya çıkar.
Örnek vereyim bizim raporlarımızda da geçen Derik’de 13 kişinin ölümüne sebep olan “Musa Çitil” hala devletin tuğgeneral Ankara jandarma bölge komutanıdır. Devlet eğer bu cinayetlerin arkasında olmasıydı bu kişi hala görevde olmazdı.
Bütün cinayetler devlet hafızasında mevcut ve devlet bize bulmaca çözdürüyor. Devlet isterse bunları çok güzel ortaya çıkarabilir. Ama daha yargı aşamasında bu delilleri kaybediyor. Bu yüzden somut hal alması çok zorlaşıyor.
Dargeçit’de göz altına alınan biri Mardin merkezde sorgulanıyor Kızıltepe’de infaz ediliyor. Yerel ayakların var olması işi daha da güçleştiriyor.
Ama özetlersek bu güne kadar açılan toplu mezarlarda dar geçit bağ özü köyünde 12 kişi bunlardan 3’ü sivil, Derik’de 4 kişi 1’i sivil,Kızıltepe ilçesi katarlı,tizlerin ve amrut köylerinde 9 sivil,Nusaybin ilçesinde 4 kişiye ait kemikler kuyu ve benzer yerlerden çıkartılarak delillendirilmiştir.
Bilgiyi nasıl ediyorsunuz ve nasıl eşleştirme yapıyorsunuz?
2002 yılında çalışmaya başladım 11 yıldır bu araştırmaları yapıyorum. Mardin ve çrevresinde gözaltına kaybettirilen ve kendilerine ulaşılamayan 55 kişi var. Araştırma süreci içinde bu insanların ailelerini tanıyoruz ve bu ailelerin tüm özelliklerini bilir duruma geliyoruz. Bir de bu 55 ailenin kan örneklerini devlete aldırdık. Bir çalışma sırasında bu kan örnekleriyle eşleştirme yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’de de kan bankaları oluşturmak istedik fakat başarılı olamadık.
Geri dönüş yasasından yararlanıldı mı?
2002 yılından sonra yararlanılmış ve yaşlı nüfus geri dönmüştür.
Kan davası bu süreçte etkili mi?
Kişiler arasındaki özel husumet derneğimizin çalışma alanına girmiyor ,ancak kamu adına yetkilerin kullanıldığı ve kamu yetkililerinin taraf olduğu Kan davaları ve bu katliam derecesine girerse ilgilendiriyor. Yani biz kısacası devlet kaynaklı hak ihlali yapılan çalışmalarla ilgileniyoruz.
‘’Toplu Mezarları İki Şekilde İnceliyoruz’’
Sürecin soyut düzleminden somut düzlemine nasıl geçtiniz?
1990’lı yıllarda devlet konsepti olarak bölgede uygulama projesi; sindirme politikası olan gözaltına alınıp kaybettirilme şeklindeydi. 1993 ila 1996 yıllarında kaybettirilen insanların ortak özellikleri şu şekildeydi; PKK’ye yakın olmaları, sempatizan olmaları, muhbir olmaları, cezaevinde bulunup çıkan ya da dağda militan olmalarıdır.
Daha çok bizim çalışmalarımız bu kaybettirilenleri duyurmaktır. Zamanla soyut olan bu duyumları somutlaştırmaktır. ‘’Kaybettirilenlerin akıbeti ne oldu, onları bulabilir miyiz’’ diye bir sorulara cevap aramaya başladık.
‘’Nasıl yola çıktınız’’ diye bir soru sordunuz. Halk arasında ki duyumların gerçek olabilirliği üzerine çalışmalar yürüttük. Somut bir örnek vereyim 2008 yılında Kızıltepe’nin bir köyünde bir kuyunun açılması için talepte bulunduk. Halk kendi arasında Kızıltepe’nin filanca köyünde bir kuyu var ve o kuyunun içinde cesetlerin olduğunu ve işkence yeri olarak kullanıldığını duyduk. İçerisinde sivil insanların olduğuna dair duyumlar aldık.
Biz bunun gerçek olabileceğini düşünerek hareket ettik. 1990 yılarında boşaltılan köyler arasında olduğunu öğrendik. İnsanların akıllarında yer edinen korkuları da ortadan kaldırmak açısından 2008 yılında cumhuriyet başsavcılığından zar zor izin aldık ve kuyunun açılma talebi kabul edildi. Kuyunun içerisinde iki insana ait elbiseleriyle birlikte kemikleri bulduk. Ve bunlar 1995 yılında gözaltına alınıp sonra kendisine ulaşılamayan “Yalçınkaya” ailesine ait iki kişinin cesetti olduğu anlaşıldı. Bir şehir efsanesinin üzerine yapmış olduğumuz çalışmanın sonucunda ortaya çıktı. Bu bizim başlangıç çalışmamızdı.
Av.Erdal Kuzu: İHD Mardin başkanıdır.
Kaynaklar:
Thomas Keenan & Eyal Weizman, Mengele’nin Kafatası — Adli Estetiğin Ortaya Çıkışı, Çev.Sidar Bayram, Açılım Kitap, 2014 İstanbul
Mardin İnsan Hakları Derneği: www.ihdmardin.org.tr
메타데이터
- post_id
- 41db6ef09bf6
- slug
- arazinin-altı-ve-şeyler-mardin-ve-çevresi-faili-meçhul-araştırma-süreci-41db6ef09bf6
- url
- https://medium.com/jiyaninsesi/arazinin-alt%C4%B1-ve-%C5%9Feyler-mardin-ve-%C3%A7evresi-faili-me%C3%A7hul-ara%C5%9Ft%C4%B1rma-s%C3%BCreci-41db6ef09bf6
- canonical_url
- https://medium.com/jiyaninsesi/arazinin-alt%C4%B1-ve-%C5%9Feyler-mardin-ve-%C3%A7evresi-faili-me%C3%A7hul-ara%C5%9Ft%C4%B1rma-s%C3%BCreci-41db6ef09bf6
- author_url
- https://medium.com/@jiyaninsesi
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-30 20:23:11