Alfa Nesil Eleştirisi
Z’den ümitliyim. Alfa’dan ise çok şüpheliyim.
Alfa Nesil Eleştirisi
Z’den ümitliyim. Alfa’dan ise çok şüpheliyim.
Photo by Nathan Dumlao on Unsplash
Bir hışımla hediye paketini yırttı çocuk. Acaba paketin varlığı onun için önemli miydi? Sanki hediyeye ulaşmasına eklenmiş bir aşama gibi nefretle söküp atmıştı çünkü. İçinden büyükçe, parlak kırmızı, üzerinde örümcek adam figürü olan bir kalem kutusu çıktı. Figür stres topu gibiydi. Ortasındaki fermuardan defter gibi iki yana açılıyordu. Kalemler için bölmeler ve tutturma lastikleri vardı.
Hediye verenin gönlünü yapmak için “Aa ne güzel…”; “Ne o hem de örümcek adamlı mı?” mırıltıları yükseldi salondaki küçük kalabalıktan.
*Ücret duvarına takılmadan yazının tamamını okuyabilmek için tıklayınız.*
“Benim zaten kalem kutum var” dedi çocuk. “Olsun, o eskidi, hem bu çok güzel” dedi annesi. “Bu çok değişikmiş, okuldakilere hava atarsın” diye araya girdi dedesi.
Ne diyeceğini bilemedi hediye sahibi. “Beğendin mi?”
“İçi boş bunun.”
Annesi son bir gayretle müdahale etti: “Çünkü sen kendininkileri koyacaksın oğlum, teşekkür ederiz.”
Niyetim kısa bir hikaye yazmak değildi aslında. Ancak iyi ki denemişim. Ne kadar zor olduğunu birkaç satırda dahi fark etmiş oldum. Niyetim günümüz çocuklarının daha mı memnuniyetsiz olduğu sorusunu tartışmaya açmaktı. Böyle bir sahneyle görsellemek istedim.
Photo by Marco Aurélio Conde on Unsplash
Sosyal medyada da görüyor, çevremizde de gözlemliyoruz. Annesi muzu/mandalinayı soyduğu için dünyayı ayağa kaldıran 2–3 yaş çocuklar — ve annenin bunu telafi etmeye çalışması — . Babası akülü araba aldığı halde, rengini beğenmediği için memnun olmayan ve ağlamaya başlayan 5 yaşlarında çocuk. Kahkahalarla dolaptaki tüm yumurtaları yere patlatan çocuk ve annesinin endişe, kızma, üzülme, hayal kırıklığına uğrama içermeyen ses tonuyla ama bedensel hiç müdahale olmadan (oradan kucaklayıp götürmeden, elinden yumurtayı almadan, dolabı kapatıp önünde set durmadan) onu durdurma çabası…
Aslında tabirlerimi seçerken dikkatli davranmak istiyorum. Daha otuzlarıma yeni geçmişken, önceki neslin en sevmediğim tutumuna bürünüp, “biz böyle çocuklar değildik” demek istemiyorum. Bence gerçekten de değildik bu arada. Ancak hangisinin doğru olduğunu bilmediğim için iddialı bir ifade kullanmamayı yeğlerim.
Öte yandan herhalde hemen herkes ebeveynlik olgusunun artık çok daha farklı biçimlere büründüğünü ve yeniden tanımlandığını kabul edecektir. Davranış bozuklukları ve psikolojik sağlık konusunda artan bilinç, milenyum anne-babaların kendi travmalarının benzerlerini çocuklara yaşatmama endişesi ile, onların duygularında ekstra hassas ve koruyucu davranmaya yöneltti belki de. Zira milenyumları yetiştiren boomerların, çocuklarının psikolojisinden önce düşünmeleri gereken çok daha büyük dertleri olduğuna her zaman kendilerini inandırdıkları bir gerçek.
Ancak önceki ebeveynlik korumacılığını aşırı müdahale, kısıtlama ve disiplinle sağlamaya çalışıyorken, bu kuşağın ebeveynliğinde de tam tersine bir aşırılık oluşmadı mı sizce de? Söz konusu aşırı fiziksel korumacılık, şimdilerde aşırı duygusal korumacılığa dönüşmedi mi? O zaman çocuğun başına bir şey gelmesin diye akşam erkenden evde olmaları bekleniyor, tüm arkadaşları yakın mercek altına alınıyorken, şimdi de çocuğun gelecekte travmalı olmaması, özgüveninin rencide olmaması gerekçeleriyle aşırı korumacı bir duygusal ortam yaratılmıyor mu?
Belki on yıldan fazla süredir ebeveynlere anne ve babasının duygularından çocukların sorumlu olmadıklarının öğretilmesi gerektiği öğütleniyor. Çocuğa duygusal olarak taşıyamayacağı sorumluluklar yüklenmemesi, kendini ifade edebilmesi, bastırılmaması, rencide edilmemesi, annesini ağlatmakla, babasını üzmekle suçlanmaması vs. Elbette çoğunun da çok doğru tespitler olduğunu düşünüyorum.
Ancak neden ya ifrat ya tefrit? Neden her ama her şeyde aşırıya kaçmak zorunda insan? Bugün ben özgüvensiz çocuk pek görmüyorum. Duygularını ifade edemeyen, annesini üzdüğü için üzülen, babası kızacak mı diye endişelenen… Benim gördüğüm çocuklar duygusal yük altında değil. Sadece ve bolca: Memnuniyetsiz.
Umulmadık anda bir komşunun market dönüşü poşetinden çıkardığı bir çikolatayı da kendisine verdiği için hiçbir çocuk heyecanlanmıyor, sıçramıyor. Herhangi bir hediye paketi açmak, onlara keyif vermiyor. Şükran duygusu zaten yok. Annesine babasına bağırıyor. Her yaşın bir sendromu var. Müdahale edilmiş hissetmemeleri, özgürlüklerine karışılmaması, duygularını her ortamda herkese karşı her sözcük ve davranışla rahatça ifade etmelerine müsaade edilmesi. Bu hayatta hiç bir şeyin onların taleplerinden, sıkılmalarından ve hele hatta ağlamalarından daha önemli olamayacağı vurgusu… Mütemadiyen alttan alınıyorlar.
Photo by Xavi Cabrera on Unsplash
Hayır çocuk eğitimcisi değilim ve ‘vuracaksın tokadı’cılardan hiç değilim. Ama doğru mu bütün bunlar? Ve tüm bu çocuklar benzer şartlarda yetiştirildikleri için, kendi yetişkinlikleri döneminde çevresindeki herkes de aileleri tarafından uçsuz bucaksız bir alttan alınmayla büyütülmüş ve buna alıştırılmış olmayacaklar mı? Çok merak ediyorum her biri tamamen ve sadece kendi duygularını önceleyerek ve hiçbir ihtiyaçları biraz olsun ertelenmeden, ‘aşırı duygusal korumacılık’ ile yetiştirilen bu çocuklar, kendi aralarında birbirlerini nasıl idare edecekler?
Ya da şöyle sormak daha doğru: (Gerçek) Dünyanın aile ortamındaki gibi muhteşem, tek yönlü fedakârlıkla dolu, herkesin seni her zaman idare ettiği, senin mutluluğunu her şeyin önüne koyduğu bir yer olmadığını, hatta buna azcık bile benzemediğini anladıklarında, bu korumacılık en büyük travmayı yaratmayacak mı? O zaman bu hayatta her ama istisnasız her şeyin onların ağlamalarından daha önemsiz olmadığını anlamak için artık çok geç olmayacak mı?
Merak ediyorum ne düşünürsünüz?
[embed]Bu Gen Z Tembel mi Biraz? Yoksa yanılıyor muyuz?mediumturkiye.com
[embed]Sistem Zaten Çıldırmış Biz tüketmişiz çok mu?mediumturkiye.com
[embed]Hainleri Eleme Zamanı! Medium’da Geri Takip Etmeyenleri Tek Tıkla Farket!!!medium.com
메타데이터
- post_id
- 46edbfdba6fa
- slug
- alfa-nesil-eleştirisi-46edbfdba6fa
- url
- https://mediumturkiye.com/alfa-nesil-ele%C5%9Ftirisi-46edbfdba6fa
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/alfa-nesil-ele%C5%9Ftirisi-46edbfdba6fa
- author_url
- https://medium.com/@shadowed.line
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-18 06:54:35