← Back to list

Bugün 999 TL’ye Döner Yedim

Bir tabak yemek bazen ekonomik raporlardan daha fazlasını söyler.

Esma Ünal in Çağdaş, Özgün, Yaratıcı ve Türkçe · 2026-07-04 10:32 · 237 claps · 1.9 min read paywalled
#ekonomi #turkish #türkiye #siyaset #istanbul
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🧘 · Spirituality

Bugün 999 TL’ye Döner Yedim

Bir tabak yemek bazen ekonomik raporlardan daha fazlasını söyler.

Medium üyesi değilseniz, metinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz; https://medium.com/dili-turkce-in-turkish/bug%C3%BCn-999-tlye-d%C3%B6ner-yedim-47a0a4e39be3?sk=b2e22a1b1df5397de1a1e8f156ecacd2

Bugün alt tarafı sıradan bir öğle yemeği yemek istemiştim. Kendimi Lübnan mutfağı sunan, her köşesinden yapay bir zarafet akan küçük bir restoranda buldum. İçeride, sırf ortamı “özel” kılmak için yapıldığı çok belli olan, şırıl şırıl akan küçücük bir yapay şelale vardı. Garsonlar üstüme titriyor, bardakları gereksiz bir özenle dolduruyor, her harekete abartılı bir zarafet katmaya çalışıyorlardı. Sonra menüyü açtım ve gözüm bir anda tek bir rakama takıldı; 999 TL. Bir an yanlış gördüğümü düşündüm, zira alt tarafı bir döner sipariş edecektim. Asıl şaşırtıcı olan ise bu absürt rakamı artık içten içe normalleştirmeye başladığımı fark etmem oldu.

Masamda duran tabağa bakarken “Ah koca Pierre Bourdieu…” diye geçirdim içimden. Bahsettiğin o “beğeni ve ayrım” dedikleri şey, masanın ortasında şırıldayan şu komik şelale miydi yoksa? İnsanların sırf ait olmak ya da görünmek istedikleri sınıfı kanıtlamak, “Bakın ben buradayım” diyebilmek için ödediği o görünmez bedel tam olarak bu muydu? İşin asıl ironik kısmı ise tabağıma gelen o dönerin tadının hiç de öyle abartıldığı kadar iyi olmamasıydı. Sıradan, hatta vasat bir dönerdi. Ama ben orada etin lezzetini değil, o yapay şelalenin şırıltısını, mekânın bana vermeyi vadettiği o sahte prestiji çiğniyordum.

Tam bu noktada Thorstein Veblen bugün yaşasa ve bu masaya otursa muhtemelen halime gülerdi diye düşündüm. “Gösterişçi tüketim” dediği şey tam olarak karşımda duruyordu: Tadı damağında kalmayan ama fiyatı cüzdanını acıtan bir yemeği, sırf o fiyata gücünün yettiğini çevreye kanıtlamak için satın almak. İnsan bazen ürünü değil, sadece onu tüketebilme ayrıcalığını yutuyor. Oysa eskiden döner, bu toprakların en demokratik yemeğiydi; öğrencinin, memurun, esnafın aynı tezgahın önünde sıra beklediği, aynı ortak lezzette buluştuğu gündelik bir deneyimdi.

Şimdi ise piyasanın o acımasız mantığı, Karl Polanyi’nin korktuğu gibi, en sıradan alışkanlıklarımızı bile sınıflara bölüp yeniden fiyatlandırıyor. Elbette işletmecileri de tamamen suçlayamıyorum; kira artışları, enflasyon ve bitmeyen maliyet dalgalanmaları derken onlar da bu ekonomik cenderenin içinde sıkışmış durumda. Ancak bu sıkışmışlığın faturası, Zygmunt Bauman’ın kulaklarını çınlatırcasına, bize hep “satın alınabilir kimlikler” ve sosyal medyada “anlatılabilir hikayeler” olarak geri dönüyor. Artık karın doyurmaya değil, bir statü hikayesi satın almaya zorlanıyoruz.

O restorandan çıktığımda ağzımda kalan tek şey dönerin o sıradan tadı ve zihnimdeki 999 liralık ağırlıktı. Belki de mesele sadece bir dönerin fiyatı değil, bir zamanlar hepimizin ortaklaştığı o yalın gündelik hayatın elimizden kayıp gitmesiydi çünkü bazı şeyler değişirken hiç ses çıkarmaz ama bir gün bir dönerin fiyatında o şelalenin yapaylığını ve hayatın sinsice sınıflara bölündüğünü gördüğünüzde, aslında eksilenin sadece cebinizdeki para olmadığını çok iyi anlarsınız.

Dipnot: Bu arada, 999 TL sadece dönerin fiyatıydı; içecekleri de ekleyince hesap dört haneli oldu. Sanırım bu yazıyı yazmak, o öğle yemeğinin en ekonomik kısmıydı.


메타데이터
post_id
47a0a4e39be3
slug
bugün-999-tlye-döner-yedim-47a0a4e39be3
url
https://medium.com/dili-turkce-in-turkish/bug%C3%BCn-999-tlye-d%C3%B6ner-yedim-47a0a4e39be3
canonical_url
https://medium.com/dili-turkce-in-turkish/bug%C3%BCn-999-tlye-d%C3%B6ner-yedim-47a0a4e39be3
author_url
https://medium.com/@esma.unal271
status
ok
fetched_at
2026-07-09 01:49:10