Beynimin Çorbasından İkram
En uzun gecenin hikayesidir bu. Zor geçen iki haftanın ya da… İki hafta değilde bir ay mı demeliyim yoksa ?Ne anlatacağımı bilmiyorum …
Beynimin Çorbasından İkram
En uzun gecenin hikayesidir bu. Zor geçen iki haftanın ya da… İki hafta değilde bir ay mı demeliyim yoksa ?Ne anlatacağımı bilmiyorum , aslında çok şey anlatmak istiyorum da neyi nerede anlatmak gerek bilemiyorum. Suratıma çarpan acı gerçekler mi konumuz, yoksa yıkıp sıfırdan kurmaya başladığım hayaller mi olmalı konumuz ? Peki bir podcast dinledim dünyamda pek çoklar değişti mi demeliyim ? Bir beyin çorbasından ortaya çıkan karmaşık bir yazıdır bu yazı. Sadece sonunda yazmak istediklerimi biliyorum , bu da yeterli sanırım kelimelerin dansı için.

Zor bir bir aylık serüven sonrasında bugün belki de ilk defa huzurlu kalktım yatağımdan. Zorlukların kötü bir amacı yoktu ama ben bu zorlukların peşinde koşabilecek kadar güçlü değildim belki de. Yollar karmaşıktı, denemeler gerekiyordu ama zaman yoktu. Sürekli gülümsemem gerekiyordu fakat dudağımda çıkan uçuk her gülümsediğimde tekrar çatlayıp kanıyordu.
Aslında o zaman bu zorlukların peşinden koşmamam ve durmam gerektiğini anlamam gerekiyordu belki de, fakat yine inat yanıma yenilmiştim. Yapılabilirdi , ben ayakları yere güçlü basan bir kadındım ve her zorluğu halledebilirdim. Gerçekten hallolur muydu bu dik başlılığım ile her zorluk ?
Elbette olmadı ama benim kollarıma çok büyük farkındalıklar bıraktı bu yolculuğum. Zamanımı bir yolculukta camdan gözlerim dışarıdaki kargaşayı gözlemleyerek harcarken belki de büyük farkındalıkların beni kucaklamasını bekliyordum.
Yolculuklarda en sevdiklerimdendir Spotify “Podcast Dinlerim” klasörümden karmaşık podcast dinlemek. O an belki dikkatimi verip tüm cümleleri dinlemem ama yalnız yolculuklarımda yalnız olmadığımı hatırlatır, bazen gülerim , bazen de gözlerim dolar tıpkı Sezen Aksu’nun bir şarkısında gözlerimin dolması gibi.
Benim darbeler hikayem bir dönüş yolculuğunda ilk darbeyi yememle başladı aslında. Hangi bölümdü , kimin bölümüydü hatırlamıyorum bile ama bana bir telefon konuşmasında sorar gibi “Değerlerinin ve hayallerinin istediklerini mi yapıyorsun?” tarzında bir soru sordu. O dik merdivenlerden birinden inerken tam durdum ve şunu hissettim, ayakları yere basan güçlü kadın cümlelerinin arkasına sığındığım , sadece döngülere sıkıştığım bir hayatı kabullenmiş ve yaşıyordum. Bundan 4 yıl önceki Buse beni görse napıyorsun sen derdi herhalde bana . Ya da bana acır mıydı , üzülür müydü , kızar mıydı bilmiyorum . Tek bildiğim beni tebrik etmeyeceğiydi.
İkinci darbe çok ağırdı fakat benim hikayemin ötesinde başka sevdiğim birinin hikayesi olduğu için anlatmamam gerektiğini düşünüyorum. Belki bir gün o anlatmamı isterse beraber anlatırız bu hikayeyi. Sabaha kadar uyuyamayıp değerlerimi sorguladığım bu hikayede de belki de biraz daha zaman önce yaşadığım başka bir değer verdiğim insanın gelecekteki hikayesinin benzerini gördüm. Ne çok şifreli yazdım ne çok da olay üst üste gelmiş değil mi ? Ben de bu kadarını beklemiyordum.
Ayaklarıma kara sular inse de çok yürüdüm bu bir ay içerisinde. Yürümek düşünmek demekti benim için. Çok düşündüm bazen de geceleri uykularımdan kalkıp düşündüm . Zorlukların büyük olanı dün akşam saatlerinde çözülmeden ötelenerek başka bir zamana çözülmüş numarası yapmaya karar verdi.
Ben de bugün dağılmış evimi , birbirine girmiş kişisel mail kutumu , atılması gereken çöplerimi , kaybettiğim düşünülen fakat büyük kazanımlar ile dolu son bir ayımı topladım.
Kararlar vermiştim o uzun yürüyüşlerde, karar vermiştim yapmam gerekenlere. Artık onları yapmamın zamanıydı. Büyük adımlar değil elbette yapmak istediklerim fakat birin sıfırdan büyük olduğuna inancımı arttırdığım küçük küçük planlar yaptım kendime. Kim ne derse desin hakkımda; duymayacak şekilde, güçlü ayakları yere basan kadın olabilmek adına.
Nelere karar verdim dersen sevgili okuyucum,
- Uzun zamanlar okuduğum , üzerine çalıştığım toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına kendi çapımda hayatım izin verdikçe dönmeye karar verdim.
- Daha fazla okuyacağım bu konuda , asıl alanım olan sağlık ile kesişimlerinde neler yapabileceğimi ; neler konuşup neler yazabileceğimi keşfedeceğim önce.
- Sonra bunları paylaşacağım, belki gerçekten ihtiyacı olan birine ulaşır diye…
- Daha çok hayal kuracağım ve daha çok kelimeyi beynimden işe yarar noktalara akıtacağım. Beyin çorbasının ikramını gerçekten ihtiyaç olan alanlara hazırlayacağım.
Bu yolculuğuma başlamak için kararlar alıp adımlar atarken senin de bana eşlik etmeni ve en önemlisi beni yönlendirmeni çok isterim.
Son bir soru ve dilime dolanmış bir şarkının sözleri ile yazımı sonlandırmak istiyorum.
Sorum şu sana ;
“Değerlerinin ve hayallerinin istediklerini mi yapıyorsun?”
Cevabı sende gizli , ve belki de bu yazı senin önüne bu sorudaki cevapların için çıktı.
Çocukluğumun sanatçıları Hepsi grubunun Sezen Aksu ile şarkısı Tempo’dan bir alıntıyla bitirmek istiyorum yazımı. Bana ilham oldu umarım sana da olur.
Diyorlarki bize elinde sonunda hayat herkesi kuzulaştırırmış Döve döve yola getirirmiş sonunda mutlaka uzlaştırırmış Onların hiç aklı yok muymuş ha tekmeli toptan salak mıymış Baş kaldırmak sadece hayatı büsbütün zorlaştırırmış
Bizi de dövsün hayat Bizi de yorsun varsın Geciktirirler ancak Durduramazlar
Hoşça kalın.
Buse.
메타데이터
- post_id
- 47b19e78d0d2
- slug
- beynimin-çorbasından-i̇kram-47b19e78d0d2
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/beynimin-%C3%A7orbas%C4%B1ndan-i%CC%87kram-47b19e78d0d2
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/beynimin-%C3%A7orbas%C4%B1ndan-i%CC%87kram-47b19e78d0d2
- author_url
- https://medium.com/@buse-vw
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-13 00:08:42