UX’te Kullanılabilirlik İllüzyonu
UX evreninde, hepimizin diline pelesenk olmuş bir kutsal kitap cümlesi vardır: “Kullanıcı alışkanlıklarına saygı duy.” Evet, Jakob’un…
UX’te Kullanılabilirlik İllüzyonu

UX evreninde, hepimizin diline pelesenk olmuş bir kutsal kitap cümlesi vardır: “Kullanıcı alışkanlıklarına saygı duy.” Evet, Jakob’un Yasası ortada; insanlar vaktinin çoğunu başka uygulamalarda geçiriyor ve kullandıkları tüm ürünlerin de bildikleri gibi çalışmasını bekliyorlar. Ama bazen bu alışkanlık meselesini o kadar yanlış yorumluyoruz ki, farkında olmadan eski sistemin hatalarını yenilerine de taşıyoruz.
Bu noktada alışkanlığın ne olduğunu tanımlamak ve nerede yanıldığımızı anlamak kritik önem taşıyor.
Alışkanlık Nedir?
Alışkanlık, aslında beynimizin bir enerji tasarrufu modudur. Bir arayüzde geri butonunun sol üstte olacağını bilmek ya da bir sayfayı aşağı kaydırınca yenileneceğini tahmin etmek, kullanıcıya bilişsel bir konfor sağlar. Kullanıcı; “Acaba şimdi ne olacak?” diye düşünmeden işlem yapabildiği an, ürünle arasında bir güven ilişkisi kurulur. Bu, bilişsel yükün en aza indiği ve etkileşimin akıcı hale geldiği tasarım aşamasıdır. Kullanıcı, arayüzün işleyişine dair tam bir hakimiyet hissine sahip olur.
Peki, Alışkanlık Ne Değildir?
İşte zurnanın zırt dediği, kullanıcı deneyimi tasarımcılarının ve ürün yöneticilerinin en çok düştüğü tuzak burası oluyor.
Bir kullanıcı verimsiz bir yolu ezberlemişse, bu bir alışkanlık değil, bir “hayatta kalma stratejisidir”.
Bir ürünün eski bir versiyonunda bir sipariş vermek için kullanıcının beş farklı menüye girip, üç tane onay butonuna basması gerekiyor olsun. Kullanıcı bunu yıllardır yaptığı için saniyeler içinde o karmaşayı geçer. Siz kullanıcı deneyimi tasarımcısı olarak kullanıcı testinde onu izlediğinizde şunu diyebilirsiniz: “Bu akışı çok kanıksamış, çok hızlı yapıyor, demek ki bu onun alışkanlığı, bunu bozmamalıyız.”
Hayır, bozmalısınız.
Burada gördüğünüz şey bir tercih değil, sistemin kullanıcıya attığı kazığa karşı geliştirilmiş bir refleks. Kullanıcı o yolu sevdiği için değil, başka yol bilmediği için oradan gidiyor. Eğer siz yeni tasarımda o beş adımı daha modern ikonlarla yine beş adım olarak sunarsanız, sadece hatayı makyajlamış olursunuz. İnovasyonun önüne, bizzat kendi ellerinizle kullanıcı alışkanlığı tabelası dikersiniz.
“Burası Hep Böyleydi” Sendromu
Kas hafızası bazen gelişim direnciyle karıştırılıyor. Bir kullanıcı yeni bir özellik geldiğinde; “Eskisi daha iyiydi” diyorsa, bu her zaman yeni tasarımın kötü olduğu anlamına gelmez. Sadece o anlık konfor alanı bozulmuştur.
Gerçek kullanılabilirlik illüzyonu tam burada devreye giriyor: Tasarımcı, kullanıcının o anlık serzenişinden korkup, radikal ama doğru olan değişikliği geri çekiyor. Sonuç: Sektörde birbirinin kopyası olan, 10 yıl öncesinin hatalarını modern arayüzlerde taşıyan hantal ürünler oluyor.
Sadece İzlemek Yeterli mi?
Kullanıcıyı sadece taklit edersek, geçmişin hatalarını geleceğe taşımaktan başka bir şey yapmayız. Kullanıcının nereye tıkladığına değil, ne yapmaya çalıştığına odaklanmalıyız. Tıkladığı buton eski versiyonun bir dayatması olabilir, ama ulaşmaya çalıştığı hedef önemlidir.
İnovasyon, mevcut verimsiz süreçleri makyajlayıp kullanıcıya daha iyi görünümlü bir karmaşa sunmak değildir. İnovasyon, kullanıcının o işlemi yaparken sarf ettiği eforu kökten ortadan kaldıracak şekilde süreci yeniden kurgulamaktır.
Kendinizi bir gün “**Kullanıcı buna alışık, değiştirmeyelim”** cümlesini kurarken bulursanız, durun ve düşün: Koruduğunuz şey bir kolaylık mı, yoksa alışılmış bir engel mi?
Çünkü bazen en iyi kullanıcı deneyimi, kullanıcının yıllardır ezbere yaptığı bir şeyi yeniden kurgulamaktır.
Kaynakça
- Norman, D. A. (2013). The Design of Everyday Things: Revised and Expanded Edition. Basic Books.
- Nielsen, J. (2000). Jakob’s Law of Internet User Experience. Nielsen Norman Group.
- Sweller, J. (1988). Cognitive Load Theory, Learning Difficulty, and Instructional Design. Learning and Instruction.
- Whitenton, K. (2013). Mental Models and User Experience Design. Nielsen Norman Group.
- Yablonski, J. (2020). Laws of UX: Using Psychology to Design Better Products and Services. O’Reilly Media.
메타데이터
- post_id
- 47ef951dd9ca
- slug
- uxte-kullanılabilirlik-i̇llüzyonu-47ef951dd9ca
- url
- https://medium.com/@senamutis/uxte-kullan%C4%B1labilirlik-i%CC%87ll%C3%BCzyonu-47ef951dd9ca
- canonical_url
- https://medium.com/@senamutis/uxte-kullan%C4%B1labilirlik-i%CC%87ll%C3%BCzyonu-47ef951dd9ca
- author_url
- https://medium.com/@senamutis
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-23 17:05:31