← Back to list

Makine

İnsan olduğunu unutmak

Osman Esad · 2025-11-11 19:55 · 0 claps · 2.4 min read
#makine #i̇nsan #zima
Open on Medium ↗

Makine

İnsan olduğunu unutmak

Güzel kızın çirkin arkadaşı. Şişman kötü adamın zayıf ve iyi arkadaşı.

Bugünü de alıntılarla hatırlayacağım. Önce “Rüyanın Öte Yakası” kitabından alıntılar, ardından kapanışta insan ve makine üzerine düşüncelerim ve “Zima Blue”.

Beni yakaladığın ve çoğu zaman yakalayamadığını düşündüğüm şu günde, belki de hala devam etmeme etki eden dokunuşların var.

İnsan bu hayattan ne ister? Bir amaç. Benim bir amacım var. Amacıma etki eden bir aracım da var. Bu aracın çevresinde gelişecek durumların asıl amacıma etki edeceğine inanıyorum.

Amacım beni Zima gibi en başa, beni daha iyi yapmaya iten o duyguya, başladığım haldeki saflığa ve varlığa dönüştürür mü?

Bugün bu düşünceleri pek de istediğim bir yerde yazmıyorum. İnsanın kendini mutlu hissettiği her ânı, günün birinde elinden alınır mı? Mutlu olduğumuz, basit ama bize bir süre de olsa iyi gelen anları neden tam hakkıyla yeterince yaşayamıyoruz? Neden durumu kabulleniyoruz ya da yön değiştiriyoruz?

Bir insan makineye dönüşebilir belki, peki bir makine insan olabilir mi? Bir makine neden insan olmak zorunda? Yapamadıklarımızı yapması için mi? Yoksa yapmaktan kaçındığımız şeyleri yapması için mi? Bir şeyleri bizden daha kolay ve belki de duygusuzca yapabileceği için mi?

Bizi biz yapan, bizi makineden ayıran şey nedir? Bu şey her neyse sadece bir şey mi? Bizi biz yapan şeylerden biri de bu soru işaretlerini bırakmak mı?

Cevaplarımız var ama duygu ve düşüncelerimiz o kadar benzersiz ki işte o zaman bir makine için verebileceğimiz tek bir cevabımız ve sorumuz yok. Bizim bu karmaşıklığımız belki de bizi makineden ayıran en büyük etkenlerden biri. İnsanın doğası.

En basit, en temel duygu ve isteğimiz olan sevmek bir makine için yeterince anlaşılır değil. Biz bile zaman zaman neyi nasıl seveceğimizi, sevgimizi nasıl göstereceğimizi bilmiyoruz ve işi anlaşılmaz, karma karışık noktalara, duygulara getiriyoruz. Neden basit, anlaşılır olmak varken karmaşadan, dolaylı anlamlardan ve düşüncelerden uzaklaşamıyoruz?

Makinenin cinsiyetsizliği peki? Onun karşısında biz canlıların hücrelerimize kadar dişi ve erkek olmamız, en derin noktamızda bile bizi birbirimizden ayıran farklılıklara neden olmuyor mu?

Hatta cinsiyetimizi artık netleştiremediğimiz, doğarken belli olan iki seçenekten vaz geçip yeni bir tercihe evrilen bizler makineler için nasıl anlaşılır olabilir?

Bu durumu öyle kabul edilebilir ve zorlar hale geldik ki karşımıza artık iki seçeneğin ötesinde “Belirtmek istemiyorum” seçeneğini koymak zorunda kaldık. Bir makine yaptığımız eylemlerde kadın mı erkek mi diye düşünürken şimdi “Belirtmek istemiyorum” ama abcdlGbt gibi bir şeyim, DNA zincirindeki dört harften biriyim düşünceleri arasında karar vermek zorunda kalıyor.

Okumakta zorlanacağın, pas geçeceğin, belki de senin için anahtar olan birkaç kelimenin geçtiği cümleyi okuyup bütünü yargılayacağın bir yazıya evriliyorum. Hadi en başa dönelim.

Bunu yazmaya başladığım bir saatin öncesinde bugün için önemli olan bir görevi yerine getirdikten sonra kendimle, duygularımla baş başa kaldığım bu köşe bahçenin tahta koltuklarında oturup kahvemi yudumlarken, anlatmak ve yaşamak istediğim noktaya dönelim.

Unutmak. Duygularımızı unutmak. Düşüncelerimizi unutmak. Yaşadıklarımızı, anılarımızı görmezden gelmek, kaçmak veya kabul etmemek.

Ne kadar oldu olmayalı? Ne kadar oldu asıl amacıma ulaşmak isterken bu yolda kullandığım aracın duygu ve etkilerinde kaybolalı?

Ne kadar oldu yazmayalı? Neden şimdi yazıyorum…

Makine değilim… Kaçtığım duyguları kabul etmeye, yenilerini yaşamaya ve hissetmeye dönüyorum.

Daha güçlü olmak için bir dönem mücadele vermiştim, hala da veriyorum. Amaca giden araç için büyük adımlar attım. Kurmayı planladığım hayal gerçek oluyor…

Peki şimdi ne oluyor ne olacak? Amacıma, kaçmak istediğim amacıma yaklaşırken, olan onca güzel şeyi korumaya ve yenilerini, daha güzellerini yaşamaya varolduğumu kabul ediyorum ve istiyorum.

Bu noktaya gelmek için kendimde değiştirdiğim, iyileştirdiğim ve hala düzeltmekte olduğum şu günlerde neden buradayım?

Artık senin için ve kendim için değil, kendim için ve senin içinde iyi biri olmaya karar verdiğimden dolayı buradayım.

Esenlikle kal.

Unutmak #Nebi #Arayış


메타데이터
post_id
486124fa4a0d
slug
makine-486124fa4a0d
url
https://medium.com/@osmanesad/makine-486124fa4a0d
canonical_url
https://medium.com/@osmanesad/makine-486124fa4a0d
author_url
https://medium.com/@osmanesad
status
ok
fetched_at
2026-06-26 21:52:29