← Back to list

İnsan: 3 + 1001

Hakkımda kısmını yazdıktan sonra bu sayfayı açarken aklımda buraya yazmak için daha farklı düşünceler sağlam bir zemin arıyordu. Şu an ise…

Elif Nur Yalçınkaya · 2023-04-28 16:16 · 10 claps · 1.5 min read
#i̇nsan #olmak #üç #gelecek #kim
Open on Medium ↗

İnsan: 3 + 1001

Hakkımda kısmını yazdıktan sonra bu sayfayı açarken aklımda buraya yazmak için daha farklı düşünceler sağlam bir zemin arıyordu. Şu an ise başlangıcımı buldum:

Madem bu ilk yazım, kendimden de az da olsa bahsetmek isterim.

Ben, üç beş damla kan ve bin bir endişe taşıyan milyarlarcasından biriyim.

(Şeyh Sâdî-i Şîrâzî demiş ki: “İnsan üç beş damla kan ve bin bir endişedir.”)

Çok defa görmüşümdür bu sözü sosyal medyada. (Bir gün yazılı olduğu yerde de okuyacağım inşAllah.) Bunu söyleme amacım şu: O kadar şeyle dolu ki biz sıradan insanların gündemi, bizi etkileyen nice söz izini yitiyor içimizde.

Bana kalırsa bazı sözler olmalı. Her söz olmaz, yalnızca içinde bir yerlere dokunduğunu hisseden sözler olmalı ve yoluna onlarla devam etmeli insan. İşte bu sözleri bulunca da onlara sıkı sıkıya sarılmak istiyorum çünkü beni bu denli etkileyen sözlerin bir gün ben fark etmeden aklımdan silinip gitmesini istemiyorum.

Nasıl mı sıkı sıkıya sarılabilirim? Onların bende oluşturduğu izleri yazıya dökmeye çalışarak. Bunu kaç kişi okur bilmem, belki de kimse okumaz ama dönüp baktığımda gelecekteki benin şu anki benden alması gereken düşünceler olduğunu düşünüyorum. İnanıyorum ki kötü hissettiğimde burada yazdıklarım içimi ferahlatacak.

“İnsan üç beş damla kan ve bin bir endişedir.” -Şeyh Sâdî-i Şîrâzî

Durdum ve düşündüm. “Şu üç beş günlük dünyada bu kadar telaş niye?” diye bir söz kalmış aklımda kimin dediğini hatırlayamadığım.

İki açıdan bakıyorum bu söze.

İlk açım şu: Zaten sayılı ömrüm var, ondan da dünya telaşına yenik düşerek ayrılmak istemiyorum. İsterdim ki bunca dünyalık telaşı yük etmeyeyim kendime. Her şey dozunda iyi. Bilirsiniz ki her şeyin fazlası zehirdir, derler.

Eğer bunu sonradan okuyorsam, değmeyecek şeyler için kendini yıpratma, illa yıpratasın varsa değecek şeyler için yıprat, demiş olayım kendime.

İkinci açım: Bir ömrü tamamlayıp ayrılacağız hepimiz, bu dünya hiçbirimize kalmayacak. Burada aklımdan geçenleri en iyi nasıl anlatabileceğimi düşünürken aklıma şu geldi: Sosyal medyada bir video gördüm, bir üniversitedeki öğretmen deprem bölgesinde birine “Abartma, sanki atom bombosı attılar!” tarzında bir cevap veriyor. (Kısaca böyleydi, haber kaynaklarından daha detaylısını bulabilirsiniz.)

İşte bunun gibi olayları duyunca, görünce “Neden?” diyorum. Biraz mantıklı ol ve kimsede böyle büyük hasarlar bırakmaktan çekin, biraz durup gideceksin zaten bu dünyadan. Neden birilerinin/masumların işlerini kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyorsun insan? Veya sözde insan…

Sahi, bizi biz yapan ruhumuz değil mi? Oradaki endişelerimiz olmadan biz kimiz? Neleri dert edindiğimiz belli etmiyor mu kim olduğumuzu?

Peki ben neleri dert ediyorum? Şu üç beş günlük dünyada neleri dert edip onları iyileştirmeye, nelere fayda bulmaya çalışıyorum?

Ben kimim?


메타데이터
post_id
490bcaa27f10
slug
i̇nsan-3-1001-490bcaa27f10
url
https://medium.com/@elifnuryalcinkaya/i%CC%87nsan-3-1001-490bcaa27f10
canonical_url
https://medium.com/@elifnuryalcinkaya/i%CC%87nsan-3-1001-490bcaa27f10
author_url
https://medium.com/@elifnuryalcinkaya
status
ok
fetched_at
2026-06-29 01:02:39