Kollarınla Sar Beni (27.11.2025 00:01)
Kolların insana neler anlattığını hayat ve aşk penceresinden bakışlar atıyoruz.
Kollarınla Sar Beni (27.11.2025 00:01)
Kolların insana neler anlattığını hayat ve aşk penceresinden bakışlar atıyoruz.

Lütfen şu parçayı çalarken okuyun…
[embed]
Bugün ofisin penceresinden dışarı baktım. Herkes bir yere yetişmek için koşuyor, bir şeyler kanıtlamanın telaşındalar. Ben ise buradayım, sessizce. Hiçbir yere yetişmek zorunda değilim çünkü gidecek önemli bir yerim yok.
Hayatın bize dayattığı başarı hikayelerine uymuyoruz biz. “Şu yaşa gelince şunu yapmış olmalısın” cümlesi, durup dinlediğinde gereksiz bir gürültüyü duyarsın. Çünkü fark edersin ki, aslında hiçbirimiz o hikayelerin kahramanı olmak istemiyoruzdur.
Biz, küçük mutlulukların büyük zaferlerden daha değerli olduğunu anlayanlarız. Bir bardak çayın buharında, güneşin camdan vuruşunda, hiçbir şey konuşmadan oturmanın huzurunda buluyoruz hayatın anlamını.
Dünya bize “daha fazlasını iste” diye fısıldadıkça, biz “bu kadarı yeter” diyenleriz. Çünkü gördük ki, daha fazlasının peşinden koşanlar, aslında sahip olduklarının keyfini çıkaramıyor.
En büyük devrim, beklentilerden vazgeçmektir.
Siz hızlı yaşayın, biz anı yaşayalım. Siz geleceği düşünün, biz şu anın tadını çıkaralım. Siz başarılı olun, biz mutlu olalım.
Ve biz mutluluğu bir sevgilinin omzuna dokunmakta, paylaşılan küçük bir kahkahada, hiçbir karşılık beklemeden verilen bir sıcaklıkta buluyoruz.
Bu yüzden diyorum ki, kollarınla sar beni. Tüm kusurlarımla, eksikliklerimle, yarım kalmışlıklarımla. Beni olduğum gibi kabul et.
Çünkü biz sistemin dayattığı yarıştan çekilenler olarak, aslında en değerli şeyi kazandık... Kendimiz olma özgürlüğünü.
Hiçbir şey olmama cesaretini gösterenleriz biz. Ve biliyoruz ki, aslında kaybettik diye nitelenen şey, en güzel kazançtır.
O yüzden gel, kollarınla sar beni. Bu dünyanın telaşına, hırsına, yapaylığına inat, gerçek olan tek şeyi hatırlayalım… İnsan sıcaklığını.
Çünkü bazen en büyük başarı, hiçbir şey başarmamış olmaktır. En büyük zafer, savaşmaktan vazgeçmektir. Ve en büyük servet, sahip olmadıklarımız değil, paylaştıklarımızdır.
Hayatın kazananları siz olun, ama bilin ki, biz kaybettikçe kendimiz oluyoruz.
Ufak Bir Dokunuş Bir Sözden Daha Fazladır

Seninle aynı odadayken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Belki de hayatın gerçek anlamı, bu küçük kaçamak anlarda saklı. Parmak uçların omuzlarımdaki gerginliği paratoner gibi azaltırken, dünyanın tüm yükünün omuzlarımdan kayıp gittiğini hissediyorum.
Biz, yavaşlığın ve derinliğin insanlarıyız. Acele etmeden, her dokunuşun, her bakışın hakkını vererek yaşıyoruz aşkı. Çünkü biliyoruz ki en kalıcı izler, en yavaş ve bilinçli bırakılanlardır.
Seninle oturup sabahı beklerken, gecenin karanlığında paylaştığımız sırlar, hayatın en değerli hazineleri. Çünkü o anlarda sadece iki insan değil, iki ruhuz… Korunaksız, dürüst ve özgür…
Bu yüzden diyorum ki… Kollarınla sar beni…
Sadece fiziksel bir temas değil bu. Bir sığınak, bir itiraf, bir teslimiyet. Nefesinin boynumda bıraktığı iz, en anlamlı imza. Avuç içlerim, dünyaya tutunmak için değil, sadece sana tutunmak için var.
Gel, bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşalım. Sadece sen, ben ve tenimizde dans eden elektrik. Hiçbir şey kanıtlamak zorunda değiliz bebeğim. Sadece hissetmek, sadece var olmak yeterli sevgilim.
Çünkü bazen en büyük cesaret, kendini tamamen açabilmektir. En büyük zafer, bir başka insana güvenebilmektir. Ve en büyük servet, bir kalbin diğer bir kalple attığı o anlarda saklıdır.
Kazanmak ya da kaybetmek umurumuzda değil. Çünkü senin kollarında kaybolmak… En güzel varoluş sebebi…
Salça İhbar Hattı: hosumagidiyor@hotmail.com

Sonunda içeriklerime salça olacak biri çıktı. Biraz konuştuk. Kendisi adını vermek istemeyen okur. Bir takma adı var tabii…
Mühürbaz takma adlı okurum bana ulaştı ve salçayı yüzüme bulaştırarak şunu dedi:
Merhaba yazılarınızı takip ediyorum. Adımı paylaşmazsanız sevinirim. Bana mühürbaz diyebilirsiniz. Ağzı mühürlübiri diye bu ismi buldum. Herşeyi içime atan ve sürekli biriken ve sonunda patlayan biriyim. Son ilişkimde bir sorundan kavga ettik. Sonunda ona neden haksız olduğunu kanıtladım. Ondan bir özür bekledim ama özür dilemek yerine o gün konuşmadık. Ertesi gün benden ayrıldı. Ben burada ne yaptığımı bilmiyorum. O haksız ama üzülen taraf benim. Neden diye sorun demiştiniz. Ben de soruyum işte. Neden böyle oldu?
Mühürbaz’a cevabımı eposta ile göndermedim. Buradan yazacağım.Çünkü işin sihri büyüsü bu.
Sevgili Mühürbaz, sence ilişkilerde haklı mı olmak gerek yoksa sorunu mu çözmek gerek?
Biliyorum haklılık güzel his veriyor. Tatmin edici bir deneyim. Lakin güzel hisler geçici. Bir kaşık Nutella gibi. Her an o tat ile yaşamak, Nutella’nın tatlılığını acıya çevirirdi.
Uğur böceklerinin güzel olmasının sebebi az olmalarıdır. Öte yandan hamam böcekleri çok olduğu için sevilmez.
Yani diyorum ki sevgili Mühürbaz, sen ilişki için çabalamamışsın. Sen kendini tatmin etmen için çabalamışsın. İlişkiyi ayakta tutmak için keskin kararlar almak yerine biraz zaman ayırıp “sonra konuşalım” diyerek sakinleşmeye çalışmalıydın.
Dilin kemiği yok. Bazen ummadığın anda kalp kırabiliyor. O an ona ne dediğini bilmiyorum açıkçası. Ama bildiğim tek şey var sen sorunu çözmemişsin, sen kendini tatmin etmişsin.
Sana önerim sorunu bul ve onu çözmeye çalış. Bir kere daha şansını dene. Eğer olmazsa… Olmaz… Sık boğaz da edemezsin. Son şansın var diye düşünüyorum… Hayat acımasız ama sen acımasız olmak zorunda değilsin.
Ateşli Şiirler Köşesi

Bugün ilham perilerim geldi. Bir şeyler karaladım. Siz de ateşli şiirler karalıyorsanız ve bunu kendi adınızla paylaşmaktan çekiniyorsanız bana eposta gönderebilirsiniz.
Ateşli şiir seven bir kitleye bunu sunabilirsiniz. Benim şiirimin bir adı yok.
Karanlık örtüyor, İki çıplak gerçeği. Sadece titreyişlerimiz, Anlatıyor her şeyi.
Günün ilk ışıkları vurdukça, Penceremizden içeri… Tenimizde oynuyor gölgeler, İki çıplak ruhun dansı ebedi bir beceri.
Nefesimiz daha sıcak, Dokunuşlar daha acelesiz. Biliyorum bebeğim. Ben hala diriyim hem de reçetesiz.
— Hoşuma Gidiyor’dan Zeynep…
[embed]
메타데이터
- post_id
- 4bb458e986b6
- slug
- kollarınla-sar-beni-27-11-2025-00-01-4bb458e986b6
- url
- https://medium.com/@hosumagidiyor/kollar%C4%B1nla-sar-beni-27-11-2025-00-01-4bb458e986b6
- canonical_url
- https://medium.com/@hosumagidiyor/kollar%C4%B1nla-sar-beni-27-11-2025-00-01-4bb458e986b6
- author_url
- https://medium.com/@hosumagidiyor
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-22 08:06:21