Merakımızı Keşfedebiliyor Muyuz?
Medium’daki ilk yazıma hoş geldiniz. Bugünkü konumuz aslında bir podcast bölümünden yola çıkarak yazıldı. Dinleyenler vardır: Nilay…
Merakımızı Keşfedebiliyor Muyuz?
Herkese merhaba.
Medium’daki ilk yazıma hoş geldiniz. Bugünkü konumuz aslında bir podcast bölümünden yola çıkarak yazıldı. Dinleyenler vardır: Nilay Örnek’in Nasıl Olunur adlı podcast serisinin 5. bölümünden. Bu bölümdeki konuk Murat Meriç’ti.
Dinleyenler bilir. Nilay Örnek programın sonuna doğru konuklarına Nasıl Olunur sorusunu yoneltir. Murat Meriç öğrenmek için iki anahtar kelimenin olduğunu söyler: Merak ve şüphe. Ben de bugün sizlerle bu iki anahtar kelimenin üzerine gitmek istiyorum. Hep birlikte başlayalım.
Merak kelimesinin sözlük anlamını incelediğimizde herhangi bir şeyi öğrenmeye duyulan istek olarak karşımıza çıkar. Yani, kelimenin anlamı bile öğrenme amacına hizmet eden bir dürtü olduğunu söyler bizlere. Peki, neden merak ederiz?
Çocukluğumuzdan beri istemsizce gelişen bir merak ağına takılırız aslında. Şu an yetişkin olan bizlere anlamsız ve sıkıcı gelse de “Bu ne?” sorusuyla başlayan, açıkladığımızda da “Neden?” sorularıyla cevabımıza eşlik eden soru bombalarıyla, bir çeşit döngüye girer çocuklarla aramızda gerçekleşen bu diyalog. Neden ve nasıl merakı besleyen ana sorular bu yüzden. O bilgi açlığı ve onu doyurabilmek için ardı ardına gelen araştırma çabaları.

Kaynak: Unsplash
Merak etmemizin nedeninde birden fazla görüş ortaya atılmış. Birinci görüşte, karşılaştıştığımız yeni ve karmaşık yapıların beyinde belirsizlik yaratması. Beynin bu belirsizliği ortadan kaldırmak için çabalaması da bu belirsiz duygunun yok olmasını, merakın yeni bir belirsizlik yaratmadan önce o hissin rahatlatılması sonucunu doğurması olarak karşımıza çıkıyor. İkinci görüş de beynin merak sonrasında gelinen noktayı bir ödül olarak algılaması. Yeni bilgiler öğrenmeye çalışmak, beynin dopamin salgılamasını ve kişinin kendini daha iyi hissetmesini sağlar.
Merak duygusu, kişiye sürekli yeni bir yol açar bana göre. Bu sürece giren bir kişi, oluşacak yeniliklerin onu bulmasını değil, onun yenilikleri kendisinin keşfetmesini sağlar. Bu yenilik de az önce anlattığımız belirsizlik hissinin daima var olmasına, beynin de bu hissi yok etmek için sürekli çabalamasına yol açar.

Kaynak: Unsplash
Günümüz dünyasında merakı, sabır çerçevesinde döndürebilmek bana göre pek mümkün değil. Hızlı yaşama alışan bizler, merakımızı da aynı hızla yok etmeyi isteyerek, atılıyoruz bahsetmiş olduğumuz yeniliklere. Hatta bizlere göre haddinden fazla olan her yeni merak, unutulabilir, o öğrenme hazzını yaşamadan bir kenara terk edilebilir bir hale de gelmiş durumda. Oysa yazımın başında bahsetmiş olduğum podcast bölümünde, hissedilecek kadar tadında yaşanabilen meraktan da bahsediliyordu bence. Çünkü anlatılan o süreçte, her aşamasına emek verilen merakların bizler için yeni çağ başlatmasına şahit olabileceğimizi anlayabiliyoruz.
Bu dünya, insan için bitmez bir merak kaynağıydı der Bir Bilim Adamın Romanı adlı kitabında Oğuz Atay. Hissedilen o meraklı yolları keşfedebileceğimiz bir gün olması dileğiyle…
Sevgilerimle.
메타데이터
- post_id
- 4bb88faa2324
- slug
- herkese-merhaba-4bb88faa2324
- url
- https://medium.com/@neslihannsezer/herkese-merhaba-4bb88faa2324
- canonical_url
- https://medium.com/@neslihannsezer/herkese-merhaba-4bb88faa2324
- author_url
- https://medium.com/@neslihannsezer
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-10 03:40:03