← Back to list

Yapay Zeka Arama Motorları İçin İçerik Optimizasyonu

Bu hafta Dijital Pazarlama Notları’nda, yapay zeka arama motorları için içerik optimizasyonunu derinlemesine inceliyor, Google’ın Türkçe AI…

Mert Erkal - SEO Strategist & Conversion Expert · 2025-10-13 07:17 · 52 claps · 11.7 min read
#mert-erkal #dijital-pazarlama-notları #yapay-zeka-içerik-üretimi #yapay-zeka-trendleri #google-ai-mode
Open on Medium ↗

Yapay Zeka Arama Motorları İçin İçerik Optimizasyonu

Bu hafta Dijital Pazarlama Notları’nda, yapay zeka arama motorları için içerik optimizasyonunu derinlemesine inceliyor, Google’ın Türkçe AI Mode durumunu netleştiriyor ve Search N Stuff konferansından izlenimlerimi paylaşıyorum. SEO’nun geleceğine hazır olun!

[embed]Dijital Pazarlama Notları — Mert Erkal — 13 Ekim 2025

Selamlar,

Dijital pazarlama dünyası yine baş döndürücü bir hızla dönüyor. Bu hafta sizler için hem teorik hem de pratik açıdan oldukça dolu bir bülten hazırladım. Yapay zeka arama motorları için içerik optimizasyonunu 17 uygulanabilir ipucuyla ele alıyor, Google’dan ve OpenAI’dan gelen güncellemeleri masaya yatırıyor ve Antalya’da gerçekleşen Search N Stuff konferansından izlenimlerimi paylaşıyorum.

Hazırsanız, başlayalım!

1. Yapay Zeka Arama Motorları İçin İçerik Optimizasyonu

Bu haftanın ana konusu, SEO’nun bir sonraki evrimi olarak gördüğümüz Generative Engine Optimization (GEO). Google’ın AI Overviews’u, Perplexity gibi yapay zeka cevap motorları ve ChatGPT’nin arama yetenekleri, görünürlük kavramını kökten değiştiriyor. Artık sadece mavi linklerde birinci sırada olmak yetmiyor; asıl hedef, yapay zekanın ürettiği cevaplarda kaynak olarak gösterilmek, alıntılanmak ve özetlenmek.

Search Engine Land’de yayınlanan ve bu haftanın temelini oluşturan “Optimizing content for generative engines: 17 actionable tips” makalesi, bu yeni döneme nasıl adapte olacağımıza dair 17 uygulanabilir ipucu sunuyor. Unutmayın, bu yeni dünyada görünürlük oldukça değişken. Bir araştırmaya göre, AI Overviews’da yer alan kaynakların %70'i iki üç ay içinde değişebiliyor. Ancak iyi haber şu ki, klasik SEO prensipleri hala temel direğimiz. AI cevaplarında alıntılanan sayfalar, genellikle geleneksel arama sonuçlarında ilk 10'da yer alan sayfalardır. Yani, temelleri sağlam tutarken, içeriğimizi yapay zekanın seveceği şekilde yapılandırmalıyız.

Google’dan Robby Stein’ın AI Arama Stratejisi İçgörüleri

Google Search ekibinden VP of Product Robby Stein, yakın zamanda Lenny’s Podcast’te yapay zeka aramanın geleceği hakkında oldukça değerli açıklamalarda bulundu. Stein’ın vurguladığı bazı kritik noktalar, içerik stratejimizi şekillendirmemiz açısından son derece önemli:

  • AI, Aramayı Öldürmüyor, Genişletiyor: Stein, “Temel Google araması aslında değişmiyor. AI genişletici bir etki yapıyor. Artık daha fazla soru soruluyor ve AI ile daha fazla merak giderilebiliyor” diyor. Bu, içerik üreticileri için aslında bir fırsat anlamına geliyor. Daha fazla soru, daha fazla içerik ihtiyacı demek.
  • Doğal Dil Kullanımı Patlaması: Kullanıcılar artık Google’a “randevu için harika bir yer neresi, zaten şu dört restorana gittim, açık hava yemeği arıyorum ve arkadaşımın şu alerjisi var” gibi uzun, karmaşık ve doğal cümleler yazabiliyor. Bu, içeriklerimizi bu tür konuşma diline ve uzun kuyruk sorulara göre optimize etmemiz gerektiğini gösteriyor.
  • Query Fanout Mekanizması: Stein, AI’ın bir cevap oluştururken “query fanout” adı verilen bir teknik kullandığını açıklıyor. Model, Google aramasını bir araç olarak kullanıp arka planda onlarca farklı sorgu yaparak bilgi topluyor. Bu, içeriğinizin çeşitli alt konuları ve ilgili soruları kapsamasının önemini vurguluyor.
  • Orijinallik ve Yardımcılık Hala Kral: Stein, “İçeriğiniz orijinal mi yoksa 500 kez tekrarlanan şeyleri mi tekrarlıyor?” diye soruyor. Google’ın İnsan Değerlendirici Kılavuzları’nda belirtilen “son derece yardımcı” içerik prensibi, AI çağında da geçerliliğini koruyor.
  • “Jobs to Be Done” Çerçevesi: Stein, pazarlama ve ürün geliştirme için önemli bir prensip paylaşıyor: “Kullanıcıları ürününüzü kullanıyor olarak düşünmeyin. Kullanıcıları sizden bir iş yapmanız için işe alıyor olarak düşünün. İnsanlar çeyrek inçlik bir matkap istemiyor, çeyrek inçlik bir delik istiyorlar.” Bu bakış açısı, içerik stratejimizi kullanıcı niyetine göre şekillendirmemiz gerektiğini hatırlatıyor.

İçeriğinizi Hem İnsanlar Hem de Yapay Zeka İçin Nasıl Optimize Edersiniz?

İşte içeriğinizi GEO prensiplerine göre optimize etmek için eyleme geçirilebilir bir yol haritası:

İçerik Yapısı ve Sunumu

1. Önce Cevabı Verin, Sonra Tıklamayı Kazanın

İçeriğinizin en başına, makalenin ana fikrini özetleyen 2–3 cümlelik bir “TL;DR” (Too Long; Didn’t Read) kutusu ekleyin. Yapay zeka modelleri, bu tür net ve öz bilgileri alıp özetlerinde kullanmayı sever. Kullanıcılar da aradıkları cevabın özünü gördükten sonra, detaylar için içeriğinizin geri kalanını okumaya daha istekli olacaktır. Bu yaklaşım, Google’ın AI Overviews ve AI Mode’un çalışma mantığıyla tam olarak uyumlu: önce özet, sonra derinlemesine içerik.

2. Her İddianızı Kolayca Alıntılanabilir Hale Getirin

Özellikle veri, istatistik veya alıntı paylaşıyorsanız, mutlaka birincil kaynağa doğrudan link verin. Perplexity ve Copilot gibi araçlar, cevaplarında kaynakları belirgin bir şekilde gösterir. Güvenilir ve orijinal kaynaklara link vermek, hem E-E-A-T (Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness) sinyallerinizi güçlendirir hem de yapay zekanın sizi güvenilir bir kaynak olarak görmesini sağlar.

3. Sayfalarınızı Sorular ve Görevler Etrafında Organize Edin

Uzun, düz metinler yerine, içeriğinizi kullanıcıların doğal olarak soracağı soruları yanıtlayan alt başlıklarla (H2, H3) yapılandırın. Robby Stein’ın da belirttiği gibi, kullanıcılar artık çok daha uzun ve karmaşık sorular soruyor. İçeriğiniz bu soruları adım adım yanıtlayacak şekilde organize edilmeli. Adım adım talimatlar veya kontrol listeleri (checklist) oluşturmak da hem kullanıcılar hem de AI için içeriğinizi daha sindirilebilir kılar.

4. Karşılaştırmaları Kriterlere Dayalı Tablolara Dönüştürün

“X vs. Y” gibi karşılaştırma içeriklerinde, metin yığınları yerine, özellikleri, fiyatları ve avantajları net bir şekilde gösteren tablolar kullanın. Bu, yapay zekanın verileri ayrıştırıp karşılaştırmalı cevaplar üretmesini kolaylaştırır. Tablolarda kullandığınız kriterleri ve eşikleri açıkça belirtin, ve her seçeneğin kimin için uygun olduğunu yazın.

5. İki Okuma Modu İçin Yazın

Hem hızlı tarayıcılar hem de derinlemesine okuyucular için içerik sunun. Başlangıçta “Önemli Çıkarımlar” bölümü ekleyin ve detaylar için genişletilebilir bölümler kullanın. İçindekiler tablosu ile hızlı geçişler sağlayın. Bu, AI’ın özet çıkarmasını kolaylaştırırken, derinlemesine bilgi arayan kullanıcıları da memnun eder.

Güvenilirlik ve Otorite

6. Güvenilirliğinizi Gösterin

Yazar biyografileri, yayın ve güncelleme tarihleri, araştırma metodolojiniz ve kaynaklarınız gibi unsurları açıkça belirtin. “Bu makaleyi nasıl araştırdık ve test ettik?” gibi bir bölüm eklemek, hem kullanıcılara hem de AI’a şeffaflık ve güven sinyali gönderir. Robby Stein’ın vurguladığı gibi, Google’ın AI’ı spam içerikten en yetkili ve yardımcı bilgiye kadar tüm sinyallere erişiyor.

7. Orijinal Veri ve Demolar Yayınlayın

Kendi yaptığınız testler, anketler, topladığınız veriler veya ürününüzün ekran görüntüleri sizi birincil kaynak yapar. Yapay zeka, orijinal ve kanıtlanabilir bilgiyi sever. Üç ayda bir küçük bir veri seti veya test yayınlamayı hedefleyin. AI Overviews, ana sayfalardan çok derin sayfaları alıntılıyor, bu yüzden detaylı kanıtlarınızı özel URL’lerde yayınlayın.

8. Konu Kümeleri (Topic Clusters) Oluşturun

Tek bir “derinlemesine” makaleye güvenmek yerine, bir ana konu etrafında birden çok destekleyici içerik (karşılaştırmalar, nasıl yapılır rehberleri, sorun giderme kılavuzları, araçlar) oluşturun. Güçlü bir iç linkleme yapısıyla bu içerikleri birbirine bağlamak, hem otoritenizi artırır hem de AI Overviews’daki dalgalanmalara karşı sizi daha dirençli kılar. Her para kazandıran konu için 4–6 destekleyici varlık planlamayı hedefleyin.

Teknik ve Stratejik Optimizasyon

9. Yapılandırılmış Veri (Structured Data) Kullanın

Henüz AI Overviews için özel bir schema olmasa da, Article, FAQPage, HowTo, Product, Review gibi yapılandırılmış veriler, içeriğinizin ne hakkında olduğunu makinelere net bir şekilde anlatır. Yüksek kaliteli schema, daha güçlü organik görünürlükle ilişkilidir ve bu da AI Overview alıntılarıyla korelasyon gösterir. Ancak Google, HowTo ve FAQ zengin sonuçlarının görünürlüğünü azalttı, bu yüzden bunları anlam netleştiriciler olarak kullanın, kazanma düğmeleri olarak değil.

10. İçeriği İndekslenebilir, Hızlı ve Engelsiz Tutun

Birincil içeriğiniz yavaşsa, ağır scriptler arkasında gizliyse veya pop-up’lar tarafından gizleniyorsa, bilgi erişimi zorlaşır. Core Web Vitals’ı takip edin ve müdahaleci ara katmanlardan kaçının. Temel içerik için sunucu tarafında render edilmiş HTML gönderin, render’ı engelleyen JavaScript’i azaltın ve giriş pop-up’larını kaldırın.

11. AI Motorlarının Kaynak Aradığı Yerlerde Kazanın

Sadece Google’a odaklanmayın. Bing, Copilot’un temelini oluşturur. Perplexity gibi diğer motorlar da genellikle Google’da üst sıralarda yer alan sayfalara güvenir. Öncelikli sorgularınızı hem Google’da hem de Bing’de takip ederek görünürlüğünüzü en üst düzeye çıkarın. Klasik SEO görünürlüğü, AI görünürlüğünü besliyor.

12. Sonraki Mantıksal Takip Sorularını Besleyin

Her bölümü bir sohbetin ilk turuymuş gibi ele alın. Her önemli bölümün sonuna 2–3 “Sonra ne sorulmalı?” ipucu ekleyin. Bu, sayfanızın kullanıcının çok adımlı yolculuğunda faydalı olma şansını artırır ve ifadeler modellerin nasıl dallanacağını etkileyebilir. Google, AI Mode’un genellikle alt konuları keşfetmek için “query fanout” tekniği kullandığını belirtiyor.

13. Video Ekleyin

Özellikle “nasıl yapılır” tarzı içeriklerde, bir videonun anlatım gücü metni geçebilir. YouTube videoları, AI Overviews içinde giderek daha fazla yer buluyor. İlgili sayfanıza açıklayıcı bir video gömmek, alıntılanma olasılığınızı artırabilir. Videoyu kanonik sayfaya gömün ve tutarlı başlıklar, altyazılar ve schema kullanın.

14. İçeriği Niyetle Yenileyin, Sadece Tarih Değiştirmeyin

AI Overview kapsamı ve alıntıları haftalık değişiyor ve kategoriye göre farklılık gösteriyor. Tavsiyeleriniz, fiyatlarınız, özellikleriniz veya karşılaştırmalarınız değiştiğinde güncelleyin. Özü olmadan tarihleri değiştirmekten kaçının. Evergreen yazılarınızın sonunda bir değişiklik günlüğü tutun ve neyin değiştiğini ve neden değiştiğini belirtin.

15. Anahtar Varlıklar İçin Kısa, Kanonik Tanımlar Oluşturun

Önemli terimler, modeller, bileşenler veya çerçeveler için mini sözlük blokları ekleyin. Kısa, temiz tanımlar beklenenden daha sık alıntılanıyor. Tanımları ilk göründükleri yerde koyun ve sonunda bir sözlükte toplayın.

16. Yapılacak İşlere (Jobs to Be Done) Odaklanın

Robby Stein’ın vurguladığı gibi, okuyucularınızın tamamlamaya çalıştığı görevlere yazın — değerlendirme, seçim, uygulama veya sorun giderme. Ön koşulları, tuzakları ve zaman çizelgelerini ekleyin. Bu, AI özelliklerini tetikleyen karmaşık, çok adımlı sorgularla eşleşir. Her nasıl yapılır için kontrol listeleri, zaman çizelgeleri ve ilk hafta planı ekleyin.

17. Tıklamaların Ötesini Ölçün

AI Overviews organik listeleri aşağı itebilir ve genellikle tıklamaları azaltır, ancak bu sıfır değer anlamına gelmez. Şunları takip edin: AI Overview, Copilot ve Perplexity’de varlık; destekli dönüşümler; marka sorgu artışı; AI yönlendirmeli ziyaretlerde sitede geçirilen süre. Haftalık bir görünürlük panosu oluşturun ve hedef sorgular için markanızın veya URL’lerinizin AI Overview’da görünüp görünmediğini, hangi sayfa versiyonunun alıntılandığını ve ne sıklıkla değiştiğini takip edin.

Görünürlük Artık Sıralamak ve Alıntılanmak Demek

Sonuç olarak, önce özeti tarayan ve sonra tıklayan insanlar için optimize ediyoruz. İçeriğinizi alıntılamayı, güvenmeyi ve harekete geçmeyi kolaylaştırın. Bunu temiz gerçekler, net yapı ve orijinal kanıtlarla yapın — hem klasik aramada hem de üretken cevaplarda görünürlük kazanacaksınız.

Bu yeni döneme adapte olmak, proaktif bir yaklaşım gerektirir. Stradiji olarak, müşterilerimizin içerik stratejilerini bu yeni gerçekliğe göre şekillendiriyor, onları sadece bugünün değil, yarının arama motoru dünyasına da hazırlıyoruz.

[embed]Yapay Zeka Arama Motorları İçin İçerik Optimizasyonu Bu haftanın ana konusu, SEO'nun bir sonraki evrimi olarak gördüğümüz Generative Engine Optimization (GEO). Google'ın AI…yapay-zeka-arama-motorla-rqsk0yb.gamma.site

2. Search N Stuff Konferansı Deneyimlerim

Geçtiğimiz hafta, 10–11 Ekim tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Search N Stuff konferansına katıldım. Konferansa katılmadan önce oldukça heyecanlıydım çünkü Aleyda Solis, Mark Williams-Cook, Dixon Jones, Judith Lewis ve Gerry White gibi sektörün devleriyle aynı sahneyi paylaşacaktım.

Konferansta “Search Everywhere Optimization” başlıklı bir workshop gerçekleştirdim. Bu workshop’ta, SEO’nun artık sadece Google’da sıralamaktan ibaret olmadığını, YouTube, Amazon, sosyal medya platformları ve yapay zeka arama motorları gibi farklı kanallarda da görünür olmanın önemini anlattım. Katılımcılarla deneyimlerimi paylaştım ve onların sorularını yanıtladım. İngilizce hazırladığım sunumu, herhangi bir yabancı katılımcı olmayınca Türkçe yaptım; çok daha rahat bir şekilde sohbet havasında deneyimlerimi paylaşmama vesile oldu :)

[embed]

Genel olarak organizasyon başarılıydı, katılımcılar ilgiliydi. Ajanslar yerine daha fazla marka olsaydı çok daha verimli olabilirdi. Güzel sohbetler ettik ve güzel insanlarla tanıştık. Ancak açıkçası, sektörel olarak bana çok yeni bir şey katmadı.

Bunun konferans ile alakalı olmadığını düşünüyorum. Konuşmaların çoğu zaten bildiğim konulardaydı ve yeni bir bakış açısı veya derinlemesine teknik bilgi beklentim tam olarak karşılanmadı.

Konferansta sektörün neden bu kadar kafası karışık olduğunu anladım: Çoğumuz geçmiş tecrübelerimize dayanarak yeni dönemi anlamlandırmaya çalışıyoruz. Ancak eskinin dili, kavramları ve metriklerini kullanarak AI çağını kavramak mümkün değil. Yeni bir çerçeve düşünme biçimine ihtiyacımız var.

Yine de, bu tür etkinliklerin asıl değeri networking ve sektördeki insanlarla yüz yüze görüşme fırsatı olduğunu düşünüyorum. Bu açıdan Search N Stuff 2025 konferansı benim için güzel bir sosyalleşme ve hasret giderme etkinliği oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

3. Algoritma & Arama Motoru Güncellemeleri

Bu hafta Google cephesinde iki önemli gelişme yaşandı. Biri hepimizi yakından ilgilendiren bir dil desteği, diğeri ise teknik SEO uzmanlarının dikkat kesileceği bir araç güncellemesi.

Google AI Mode: Türkçe Dil Desteği Var, Ancak Türkiye Henüz Desteklenmiyor

Google, AI Mode özelliğini 35 yeni dil ve 40 yeni ülke ile genişlettiğini Search Engine Roundtable’da duyurdu. İlk bakışta heyecan verici bir haber gibi görünse de, durumu biraz daha derinlemesine incelediğimizde karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor.

İyi Haber: Türkçe, Google AI Mode tarafından resmi olarak desteklenen 35+ dil arasında yer alıyor. Bu, Google’ın Türkçe içeriği anlama ve işleme kapasitesinin AI Mode için hazır olduğunu gösteriyor.

Kötü Haber: Türkiye, 200+ desteklenen ülke ve bölge listesinde yer almıyor. Google’ın resmi destek sayfasında yayınlanan listede Türkiye’nin adı geçmiyor. Bu durum, dil desteğinin olmasına rağmen coğrafi bir kısıtlama olduğunu gösteriyor.

Bu iki bilgiyi birleştirdiğimizde, Türkiye’deki kullanıcıların AI Mode’u denemek istediklerinde aldıkları “AI Modu şu anda cihazınızda veya hesabınızda kullanılamıyor” mesajının nedeni netleşiyor. Google’ın altyapısı Türkçe’yi destekliyor, ancak Türkiye coğrafyasından erişim henüz açılmamış.

Peki neden böyle bir durum var? Olası nedenler şunlar olabilir:

  • Yasal ve Düzenleyici Gereksinimler: Yapay zeka hizmetleri için ülke bazlı yasal düzenlemeler ve uyum süreçleri
  • Veri Gizliliği Yasaları: KVKK ve benzeri yerel veri koruma yasalarına uyum sağlama süreci
  • Kademeli Sunum Stratejisi: Google’ın büyük özellikleri aşamalı olarak sunma politikası
  • Yerel Pazar Değerlendirmesi: Pazar analizi ve yerelleştirme çalışmalarının devam ediyor olması
  • Altyapı ve Performans: Bölgesel sunucu altyapısı ve performans optimizasyonu gereksinimleri

Google’dan Rajan Patel, AI Mode’da kullanıcıların neredeyse üç kat daha uzun sorular sorduğunu belirtiyor. Bu, arama davranışının nasıl değiştiğinin en net göstergesi. Türkiye için tahminimiz, Google’ın hem AI Mode’u hem de AI Overviews (Yapay Zeka Özetleri) özelliğini 2025'in son çeyreğinde tam olarak devreye alacağı yönünde. Bu da demek oluyor ki, web sitelerimizi ve içerik stratejilerimizi bu yeni döneme hazırlamak için hala biraz zamanımız var, ancak bu süreyi iyi değerlendirmeliyiz.

Google Lighthouse 13: Daha Anlaşılır, Eylem Odaklı Denetimler

Teknik SEO ve web performansı ile ilgilenenler için önemli bir haber de Lighthouse’dan geldi. Google, Lighthouse 13'ü yayınladı ve denetim modelini Chrome DevTools ile daha uyumlu hale getirdi. Bu güncelleme ile performans skorları değişmiyor, ancak skorlanmayan denetimler artık daha birleşik ve anlaşılır “insight” (içgörü) grupları altında toplanıyor.

SEO açısından dikkat çeken bir diğer nokta ise font-size denetiminin kaldırılması oldu. Google, bunun artık bir SEO sinyali olmadığını teyit etse de, okunabilirliğin hala önemli bir kullanıcı deneyimi (UX) unsuru olduğunu unutmamak gerek.

Ayrıca offscreen-images, preload-fonts, uses-rel-preload gibi bazı denetimler de kaldırıldı çünkü bunlar ya güncelliğini yitirmiş, ya eyleme geçirilemez ya da modern ortamlarda düşük değerli olarak değerlendirilmiş.

4. Yapay Zekâ Dünyasından Gelişmeler

OpenAI, yapay zeka dünyasının kurallarını yeniden yazmaya devam ediyor. Bu hafta gelen haberler, ChatGPT’nin bir sohbet robotundan çok daha fazlası olma yolundaki dev adımlarını gözler önüne seriyor.

ChatGPT Artık Bir Uygulama Platformu

OpenAI, ChatGPT’yi üçüncü taraf uygulamaların entegre olabildiği bir platforma dönüştürdüğünü duyurdu. Artık kullanıcılar, sohbet arayüzünden ayrılmadan Spotify, Canva, Zillow, Expedia gibi uygulamaları doğrudan kullanabilecek. Bu, ChatGPT’yi 800 milyon kullanıcısıyla devasa bir pazarlama kanalına dönüştürme potansiyeli taşıyor.

Bu yeni modelin pazarlamacılar için anlamı büyük:

  • Yüksek Niyetli Erişim: Markalar, kullanıcıların ihtiyaçlarını dile getirdiği anda karşılarına çıkabilecek. Kullanıcılar uygulamaları isimle çağırabilir (“Figma, bu taslağı diyagrama dönüştür”) veya ChatGPT bağlama göre otomatik olarak önerebilir — örneğin seyahat konuşulurken Booking.com’u öne çıkarabilir.
  • Bağlamsal Keşif: Arama sorgularına değil, sohbetin doğal akışına entegre bir keşif deneyimi sunulacak. Markalar, kullanıcıların ihtiyaçlarını tanımladığı anda doğal olarak ortaya çıkacak.
  • Etkileşimli Deneyimler: Markalar, Zillow’un haritalı listelemeleri veya Canva’nın sohbet içi tasarımları gibi dinamik ve görsel deneyimler sunabilecek. Apps SDK, görselleri ve dinamik UI’ları destekliyor.

OpenAI’nin bu hamlesi, kullanıcıların sadece arama yaptığı değil, aynı zamanda eyleme geçtiği bir “konuşma işletim sistemi” vizyonunun ilk adımı. Target, Uber, Peloton ve Instacart gibi devlerin de yolda olduğunu düşünürsek, bu alanı yakından takip etmekte fayda var. OpenAI ayrıca bir uygulama mağazası ve yayın incelemeleri planlıyor. Yüksek tasarım ve işlevsellik standartlarını karşılayan uygulamalar daha yüksek görünürlük kazanacak.

Sam Altman ve Reklamlar: “Belki de O Kadar Kötü Değillerdir”

OpenAI CEO’su Sam Altman’ın reklamlara bakışı değişiyor gibi görünüyor. Daha önce reklamları “son çare” ve “estetik olarak nefret ettiği” bir şey olarak tanımlayan Altman, yeni bir röportajında Instagram reklamlarını sevdiğini ve kullanıcıya değer katan bir reklam modelinin mümkün olabileceğini belirtti.

Altman’ın kendi ifadesiyle: “Instagram reklamlarını seviyorum, bana değer kattılar, hiç bulamayacağım şeyler buldum, bir sürü şey satın aldım, Instagram reklamlarını aktif olarak seviyorum. Meta hakkında saygı duyduğum birçok şey var ama bunu bu kadar doğru yapmak benim için şaşırtıcı derecede havalı bir şeydi.”

Bu U dönüşünün arkasında ne var? Söylentilere göre OpenAI, 2026 yılı için “ücretsiz kullanıcı monetizasyonu”ndan (yani reklamlardan) 1 milyar dolar gelir hedefliyor ve bu hedef doğrultusunda bir reklam platformu için ekip kuruyor. Altman’ın bu yumuşaması, yakın gelecekte ChatGPT’de görebileceğimiz “havalı bir reklam ürününün” ilk sinyalleri olabilir. Bu, pazarlamacılar için 800 milyonluk yeni ve etkileşimli bir kitleye ulaşma fırsatı demek.

Google NotebookLM, Robots.txt Kurallarını Esnetiyor

Google, yapay zeka tabanlı araştırma aracı NotebookLM’in, kullanıcı tarafından tetiklenen bir web getiricisi (user-triggered fetcher) olduğunu ve bu nedenle robots.txt kurallarını varsayılan olarak yok saydığını sessizce doğruladı. Bu, bir kullanıcının NotebookLM’e bir URL verdiğinde, Google’ın o sayfadaki içeriği robots.txt engellemelerine takılmadan alıp işlemesi anlamına geliyor.

Google’ın dokümantasyonuna göre: “Getirme bir kullanıcı tarafından istendiği için, bu getiriciler genellikle robots.txt kurallarını yok sayar.”

Bu bir indeksleme işlemi değil, kullanıcı adına yapılan bir eylem. Google, Google-NotebookLM user agent’ını kullanıyor ve yayıncılar bunu engellemek isterlerse Wordfence gibi araçlarla veya .htaccess ile özel kurallar oluşturabilirler. Ancak bu, aracı kullanmak isteyen meşru kullanıcıları da engellemek anlamına gelebilir.

Bu durum, içeriklerinin AI araçları tarafından nasıl kullanılacağını kontrol etmek isteyen yayıncılar için yeni bir dönemin başlangıcı. İçerik erişimi ve kontrolü arasındaki denge, önümüzdeki dönemin en sıcak tartışma konularından biri olacak.

5. Haftanın Kitabı: “Yapay Zeka ile Düşünmek”

Bu haftaki kitap tavsiyemiz, yapay zeka ile olan ilişkimizi yeniden düşünmeye davet eden taze bir eser: “Yapay Zeka ile Düşünmek”. Serdar Keskin tarafından kaleme alınan ve Okuyan Us yayınevinden 6 Ekim 2025'te çıkan bu kitap, yapay zekayı teknik bir araç olarak değil, bir “düşünce ortağı” olarak konumlandırıyor.

Kitap, yapay zekayı kullanarak nasıl daha stratejik kararlar alabileceğimizi, daha yaratıcı ve bilinçli adımlar atabileceğimizi anlatıyor. Yazarın kendi ifadesiyle, “Ben bir yapay zeka uzmanı değilim. Ama çok iyi bir oyun arkadaşıyım.” Keskin, yapay zeka ile ilk çalıştığında ona bir çalışana talimat verir gibi davrandığını ve sonuçların hayal kırıklığı olduğunu anlatıyor. Sonra yaklaşımını değiştirmiş ve ona bir düşünce ortağı gibi davranmaya başlamış. “İşte o zaman sihir başladı” diyor.

Kitap, yapay zeka tarafından yazılmadı; yapay zeka ile düşünerek yazıldı. Eğer siz de yapay zekayı sadece talimatlar verdiğiniz bir asistandan öteye taşımak ve onunla gerçek bir ortaklık kurmak istiyorsanız, bu kitaba mutlaka göz atın. 292 sayfalık bu rehber, teknik bilgi değil, düşünce sanatı öğretiyor.

6. Kapanış

Bu haftalık da bu kadar! Gördüğünüz gibi yapay zeka, dijital pazarlamanın her köşesini dönüştürmeye devam ediyor. Bu değişimden korkmak yerine, onu bir fırsat olarak görmek ve stratejilerimizi bu yeni düzene göre şekillendirmek, başarının anahtarı olacak.

Önümüzdeki hafta yeni gelişmelerle tekrar buluşmak üzere. O zamana kadar, merakla ve stratejiyle kalın!

Sevgiler,

Mert Erkal

Mert Erkal Hakkında

Mert Erkal dijital pazarlama ve SEO alanında 15+ yıl deneyime sahip bir uzman. Stradiji’nin kurucusu olarak, kurumsal şirketlerin SEO stratejileri, dönüşüm oranı optimizasyonu ve yapay zeka entegrasyonu konularında danışmanlık hizmeti sunuyor.

Daha Fazla Bilgi:

Bültenime Destek Olmak İster Misiniz?

SEO dünyasındaki en son gelişmeleri ve stratejileri sizinle paylaşmayı çok seviyorum. Eğer içeriklerimi faydalı buluyorsanız, bir kahve alarak destek olabilirsiniz. ☕ ‘Bana Bir Kahve Ismarla’ya tıklayarak bilgi paylaşımına katkıda bulunun. Hep birlikte daha fazlasını başaralım!


메타데이터
post_id
4df0dcce051b
slug
yapay-zeka-arama-motorları-i̇çin-i̇çerik-optimizasyonu-4df0dcce051b
url
https://medium.com/@merterkal/yapay-zeka-arama-motorlar%C4%B1-i%CC%87%C3%A7in-i%CC%87%C3%A7erik-optimizasyonu-4df0dcce051b
canonical_url
https://medium.com/@merterkal/yapay-zeka-arama-motorlar%C4%B1-i%CC%87%C3%A7in-i%CC%87%C3%A7erik-optimizasyonu-4df0dcce051b
author_url
https://medium.com/@merterkal
status
ok
fetched_at
2026-06-09 21:21:26