“Goriot Baba” Kitabı İkinci Notum: VAUTRİN’nin RASTİGNAC’a teklifi:
Ana notumda belirttiğim gibi kitapta ana nottan ayrı bir not olarak değinmek istediğim roman kahramanlarımızdan Vautrin’in Rastignac’a…
“Goriot Baba” Kitabı İkinci Notum: VAUTRİN’nin RASTİGNAC’a teklifi:
Ana notumda belirttiğim gibi kitapta ana nottan ayrı bir not olarak değinmek istediğim roman kahramanlarımızdan Vautrin’in Rastignac’a yaptığı teklifi bu notta ele alacağım. Bunu ayrı olarak ele almamın birçok sebebi var. Ama en somut nedeni daha sonra geri dönüp bakmak istediğimde ana not çok uzun olduğu için bu kısmı elimin altında bulabilmek oluşturuyor. Bunun dışında kişisel sebeplerim de oldu ama bu tabi buranın konusu değil. :)
Vautrin, Rastignac’ı yanına alıp biraz kendinden bahsettikten sonra aralarında geçen düello teklifi üzerine şöyle bir konuşma yapar;

Daha sonra Rastignac’a gençken girdiği bir düelloda aldığı yarayı açıp gösterir ve ekler: “Ama, o zamanlar ben daha çocuktum. Sizin yaşınızda, yirmi bir yaşında, bir şeylere, bir kadının aşkına, ileride sizin içinde bocalayacağınız bir sürü saçmalıklara inanıyordum daha.”

Bunun üzerine lafı düelloya getirip, eğer kendisini öldürürse ne yapacağını sorar? Yine kendisi cevaplar; İsviçre’ye gidecek ve pek parası olmayan babanızın parasını yiyeceksiniz der. Ardından kendisine göre dünya işlerinde tutulacak iki yol vardır; biri aptalcasına boyun eğmektir, biri de kafa kaldırma.
Ardından Vautrin, Rastignac’a bir milyon franka ihtiyacı olduğunu bildiğini ve kendisinin bunu ona vereceğini söyler. Bundan sonra da başlar Rastignac’ın tüm ailesinin geliri giderini ortaya dökmeye, bir hesap yapmaktadır. Bunun sonunda Rastignac’tan söz ederek kendisini de kast ederek şöyle der:
“Bize gelince, yükselme hırsımız var. Beauseant’lar gibi dostlarımız var, yaya yürüyoruz; servetimiz olsun isteriz, cebimizde metelik yoktur, Madam Vauquer’in tatsız tuzsuz yemeklerini yeriz, Saint-Germain semtinin güzel yemeklerinden hoşlanırız; pis, kötü yataklarda yatarız, konaklar isteriz!”

Ardından Vautrin, Rastignac’a bu isteklerini küçümsemediğini söylüyor. Zira kadınlar güçlü olan, yükselme hırsı olan erkeklerden hoşlanır diye ekliyor:
“…yükselme hırsı herkese vergi değildir. Hangi erkekleri beğendiklerini kadınlara sor. Yükselme hırsı olanları beğenirler. Yükselme hırsı olanların böbrekleri daha sağlamdır, kanlarında daha çok demir vardır, yürekleri ötekilerin yüreklerinden daha dayanıklıdır. Kadın güçlü olduğu saatlerde kendisini öyle mutlu, öyle güzel bulur ki, kemiklerinin kırılması pahasına da olsa, güçlü erkeği bütün öteki erkeklerden üstün tutar.”

Ardından Vautrin, asıl teklifini yapmaya başlamadan önce kendince Rastignac’ın önündeki yolları bir bir sıralar:
-Ya avukat olacaktır. Bu durumda mahkeme başkanlığına kadar yükselebilir. Zenginlere yaltaklanmak için kendilerinden daha değerli insanları omuzlarına kürek mahkumu damgası vurup sürgüne gönderir. Bu zahmetli bir iştir, beklemek gerekir, ilk iki yıl Paris’te cici mamalara dokunamazsın der.
Bunun üzerine şunları da ekler;
“Ele geçiremediğin şeyleri durmadan istemek yorucu bir şeydir. Solgun, kemiksiz hayvanlar soyundan olursak korku yoktur ama, damarlarımızda aslanların kanı, bize günde yirmi çeşit budalalık ettirecek kadar iştahımız var. Tanrı’nın Cehenneminde gördüğümüz işkencelerden daha korkunç olan bu işkence seni öldürür. Diyelim akıllı, uslusun; süt içiyorsun, ağıtlar söylüyorsun. Yüreğin cömert olduğu için, birçok sıkıntılardan, köpeği bile kudurtacak sıkıntılardan sonra, köstebek yuvası şehirlerde acayip bir herifin yardımcısı olmak zorunda kalacaksın. Kasap köpeğinin önüne çorba atar gibi, hükümet senin başına yılda bin frank atacak, işin yoksa hırsızların arkasından havla, zengini koru, iyi yürekli kimseleri giyotine yolla. Bu ne büyük mazhuriyet! Arkan yoksa taşradaki bir mahkemede çürür gidersin. Otuz yaşına doğru, hala cüppeni ısırganların üzerine fırlatıp atmadınsa yılda bin iki yüz frankla yargıç olursun.”
Buna göre de 40ında yıllık altı bin lira geliri olan bir değirmencinin kızıyla evlenirsin. Yok eğer kurnaz olursan otuz yaşında kralın savcısı olup belediye başkanının kızını da alırsın diyor. Bundan sonra ufak tefek siyasi alçaklıklar edebilirsen, kırk yaşında başsavcı olup, mebus seçilebilirsin diyor.

Diğer seçeneğe geçmeden önce şunları da ekliyor:”Şu küçücük vicdanımıza çelmeler takacağız; yoksa, yirmi yılı sıkıntı, sefalet içimde geçiririz; kız kardeşimiz de evde kalır…”

- Vautrin’e göre Rastignac’ın yapacağı bir diğer meslek şimdiki deyişle kamu meslekleri dışında sürekli avukat olarak kalması. Ama onun da kötü yanları var ona göre. Öncelikle yıllarca kıt kanaat geçinecek, biraz da yaltaklanması gerekecek ama tüm bunların sonunda bile elli yaşına gelip de yılda elli franktan fazla gelirinin olabilmesi çok zor olacaktır. Hatta şöyle bir değdirme yapıyor bu noktada: “…Paris’te, elli yaşına gelip de yolda elli bin franktan yukarı kazanan beş avukat gösterebilir misin? Eksik olsun! Ruh bakımından bu kadar alçalmaktansa, korsan olurum, daha iyi.”

-Son olarak bir kadının getireceği drohma’yı bir çare olarak sunuyor Vautrin. Ancak sonra bu seçeneği de evlenmek boynuna halka takmak demektir, para için evlenmek ise haysiyetsizliktir diyerek bu seçeneği yeriyor.
Sonrasında Vautrin, Rastignac’a hayatın dört yol ağzında olduğunu belirtiyor. Beaseant Vikontesi’nin evine ve Goriot Baba’nın kızı Restaud Kontesi’nin evine gidip geldikten sonra döndüğünde o gün alnına bir kelime yazılmış olarak döndüğünü belirtiyor: “Yükselmek! Ne pahasına olursa olsun yükselmek!”

Ardından ondan sonra para almak için çalıştın, kız kardeşinden buldun, peki ya o parayı çarçur edersen ne yapacaksın, çalışacak mısın diye soruyor. Ve çalışsan bile en güçlü halde Vautrin Ana’nın evinde bir oda sahibi olabilirsin diyerek ekliyor.
Vautrin, ardından çabuk zengin olmak zorundasın diyor Rastignac’a:
“Çabuk zengin olmak, hepsi de senin durumunda olan elli bin gencin şu sırada çözmeye çalıştığı bir bilmecedir. Bu elli bin içinde sen bir tek kişisin. Harcayacağın çabaları, savaşın çetinliğini bir düşün. Elli bin kişiye elli bin tane iyi yer bulunamayacağına göre, bir çanağın içindeki örümcekler gibi birbirinizi yiyeceksiniz. Burada insan kendi yolunu nasıl açar biliyor musun? Ya dehanın ışığı ile, ya da ahlaksızlıktaki ustalıkla. Bu insan yığını içine ya bir top güllesi gibi düşmeli, ya da bir veba gibi sokulmalı; dürüstlük hiçbir işe yaramaz. Dehanın gücü altında herkes iki büklüm olur. Herkes ona hınç duyar, çamur atmaya çalışır. Çünkü deha elde ettiğini paylaşmaz. Deha ayak direyince önünde herkes eğilir. Kısacası, insanlar dehayı çamura batıramayınca önünde diz çöküp ona tapınırlar.”
Balzac ustalığını konuşturmuş gerçekten: Ya dehanın ışığı ya da ahlaksızlıktaki ustalık…Bu yığına ya bir top güllesi gibi düşeceksin ya da bir veba gibi sokulacaksın….dürüstlük hiçbir işe yaramaz. Dehanın gücü altında herkes iki büklüm olur…muhteşem.

Ahlaksızlık ise yaygındır diyor Vautrin, kabiliyet ise az görülen bir şeydir. Onun için, ahlaksızlık her yerde rastlanan beceriksizliğin silahıdır. Bu silahın ucunu her yerde göreceksin diyerek bu duruma örnekler veriyor:

Yukarıda söylediklerine binaen bu yüzden namuslu insana herkes düşmandır diyor Vautrin, Budalalığın bütün tazeliğiyle namusun bulunduğu o yerde sefalet de vardır diye ekleyip şöyle diyor Rastignac’a:
“Onun için, çabuk zengin olmak istiyorsan, ya önceden varlıklı olmalısın, ya da öyle görünmelisin. Zengin olmak için büyük oyunlar oynamak gerek; yoksa, seni aldatırlar.”

Ona dünyanın bu düzeninden söz ettikten sonra ona benim kendimde her zaman görmek istediğim ama uzun zamandır kendimde göremediğim şöyle bir istenç ve inançtan söz ediyor:
“Kendini bir yokla: Her sabah bir gün önceden daha iradeli olarak kalkabilir misin?”
Rastignac’a bunu sorduktan sonra eğer öyleysen sana bir teklifte bulunacağım diyerek ona Amerika Birleşik Devletlerinde yaşamak istediğinden söz ediyor.
Ardından kendisinin bu hayalini gerçekleştirebilmesi için önünde 200 bin franka ihtiyacı olduğunu belirtip, eğer kendisine bir milyonluk drahoma sağlarsam, sen bana iki yüz frank verir misin diye soruyor.
Bunu yapmanın yolunu da şöyle çiziyor: Karıcığına kendini sevdirirsin; sonra birtakım kuşkular, pişmanlıklar gösterir, on beş gün surat asarsın; bir gece, cilveleştikten sonra, öpüşmeler arasında, karına: Sevgilim! diyerek, birine iki yüz bin frank borcun olduğunu söylersin.

Ardından da Vautrin, Victorine’yi kast ederek onun gönlünü kazanabilirse bunu başarabileceklerini belirtir.

Bundan sonra Taillefer’den yani Victorine’nin babasından ve onun servetinden bahseder. Onun servetini tek oğlu olan Victorine’nin abisine bırakacağını belirtir. Ardından da eğer Taillefer tek oğlunu kaybederse mecburen mirasını Victorine’ye bırakacağını belirtir.
Ardından bu kaderin cilvesini nasıl gerçekleştireceklerini anlatmaya koyulur. Buna göre kendisinin bir albay arkadaşı vardır. Anladığım kadarıyla önemli işi bu yerine getir. Bu sırada Vautrin; Rastignac’a şu öğütlerde bulunur:
“Sana bir öğüt daha vereyim, yavrum: Sözlerine olduğu kadar görüşlerine de pek bağlanma. Görüşlerini para ile almak isterlerse, hiç durma, sat. Görüşlerinin hiç değişmeyeceğiyle övünen kimse hep burnunun dikine gitmekle kendini görevlendirmiştir, insanın hiç yanılmayacağını sana bir böndür. Kurallar yok, olaylar vardır. Kanunlar yok, durumlar vardır. Üstün adam olaylarla durumları, yön vermek üzere, kaynaştırır. Değişmez kurallar, kanunlar olsaydı halk bunları gömlek değiştirir gibi değiştiremezdi. Kimse bütün bir milleten bilgili olduğunu iddia edemez.”

Vautrin, en son Rastignac’a teklifini yapıyor, yani o Taillefer’in oğlunu aradan çıkarırken Rastignac’ta Victorine’nin gönlünü kapacak bu şekilde onun 1 milyonluk drahoma’sından 200 bin franklığı Vautrin Rastignac’tan alacak. Rastignac planı anladığında kızar, bozarır. Bunun üzerine Vautrin ona belli telkinlerde bulunur:
“…Belli kaynağı olmayan büyük servetlerin sırrı unutulmuş suçtur. Suç unutulmuştur, çünkü gerektiği gibi işlenmiştir.”
Türkiye’de Ermeni soykırımı veya Rum tehciri ile zengin olan koca yığının servetini sorgularsam eğer mutlaka aklıma bu söz gelsin.

메타데이터
- post_id
- 50fa461189dc
- slug
- goriot-baba-kitabı-i̇kinci-notum-vautri̇nnin-rasti̇gnac-a-teklifi-50fa461189dc
- url
- https://medium.com/@muraturek/goriot-baba-kitab%C4%B1-i%CC%87kinci-notum-vautri%CC%87nnin-rasti%CC%87gnac-a-teklifi-50fa461189dc
- canonical_url
- https://medium.com/@muraturek/goriot-baba-kitab%C4%B1-i%CC%87kinci-notum-vautri%CC%87nnin-rasti%CC%87gnac-a-teklifi-50fa461189dc
- author_url
- https://medium.com/@muraturek
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-10 08:43:10