← Back to list

Instagram Kültürü ve Çocukların Metalaşması

Altı yaşında bir kız çocuğu. Makyajlı. Yetişkin gibi giyinmiş. Kameraya bakıyor, poz veriyor, dans ediyor. Video, TikTok’ta yayınlanıyor…

Ceren De Besir · 2026-04-29 07:01 · 0 claps · 6.8 min read
#social-media #children #childhood #child-abuse #instagram
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🔒 · Cybersecurity 👨‍👩‍👧 · Family & Parenting 🛠️ · Crafts & DIY

Instagram Kültürü ve Çocukların Metalaşması

Altı yaşında bir kız çocuğu. Makyajlı. Yetişkin gibi giyinmiş. Kameraya bakıyor, poz veriyor, dans ediyor. Video, TikTok’ta yayınlanıyor. Bir milyon görüntülenme. Binlerce yorum. Bazıları masum, “Ne tatlı.” yazıyorlar. Bazıları değil ama. Hem de hiç değil.

Anne, yorumları okuyor. Rahatsız edici olanları siliyor. Ama silmek, yetmez ki. Çünkü o video, çoktan indirilmiş. Ekran görüntüsü alınmış. Başka platformlarda paylaşılmış. Pedofili forumlarında dolaşıyor.

Anne biliyor mu? Belki. Umursuyor mu? Belki değil. Bilemeyiz ki, anneden anneye de fark var sonuçta. Çünkü video, para getiriyor. Markalar, sponsorluk teklif ediyor. Her video, yüzlerce dolar. Ayda binlerce. Bir gelir kaynağı. Peki ya çocuk? Çocuk ne istiyor? Kimse sormuyor.

Hoş geldiniz dijital çağa. Çocukluk, satılık.

Ryan Kaji, dokuz yaşında. YouTube’un en çok kazanan yıldızı. 2020'de 29.5 milyon dolar kazandı. “Ryan’s World” kanalı. Oyuncak incelemeleri, çocuk şovları. 30 milyon abone. Ryan’ın annesi ve babası, videoları çekiyor, editliyor, yayınlıyor. Ryan, oyuncaklarla oynuyor. Kameraya bakıyor. Çığlık atıyor. “Vay be çok havalı!” diyor.

Çocuk işi mi bu? Hayır. Çünkü “iş” kanunlarla düzenlenir. Çocuk oyuncular için sınırlamalar var. Çalışma saatleri, eğitim zorunluluğu, kazancın korunması. Ama YouTube? YouTube içerik üretimi yeridir. Kanunlar, henüz o kadar kapsayıcı değil bence. O yüzden, Ryan günde kaç saat çalışıyor? Kimse denetlemiyor. Kazancının ne kadarı ona ait? Kimse sormuyor. Okula gidiyor mu? Evet, ama ne kadar?

Ve en önemlisi, Ryan, bunu istiyor mu? Yoksa ailesini mutlu etmek için mi yapıyor? Bilmiyoruz. Çünkü Ryan, dokuz yaşında. Rıza veremez. Henüz anlayamaz ne olduğunu. Ne kendi mutluluğunu ne de ailesinin mutluluğunu bilebilir. O yaştaki bir çocuk sadece ilgi görmeyi sever.

“Sharenting” terimi, 2010'larda ortaya çıktı. “Share” + “Parenting”. Ebeveynlerin, çocuklarının hayatlarını sosyal medyada paylaşması.

Hamilelik testi fotoğrafıyla başlıyor. Ultrason görüntüleri. Doğum anı. İlk adım. İlk kelime. Her şey, paylaşılıyor. Facebook’ta, Instagram’da, TikTok’ta. Ve çocuk, daha konuşmayı öğrenmeden, dijital bir kimliğe sahip oluyor. Yüzlerce fotoğraf. Binlerce detay. Doğum tarihi, ismi, yaşadığı yer, gittiği okul…

Kim görüyor bunları? “Arkadaşlarım” diyor anne. Ama gerçekten sadece arkadaşlar mı? Peki arkadaşların arkadaşları? Onların arkadaşları? Algoritma, kimlere gösteriyor? Ama mesela, çocuk, bunları istedi mi? Rıza verdi mi? Veremez. Çünkü bebek. Sonra küçük çocuk. Sonra büyük çocuk. Ama her aşamada, gerçekten rıza verecek yaşta değil.

Ve bir gün, o çocuk 18 olacak. İnternette aratacak ismini. Ve bulacak. Binlerce fotoğraf. Videolar. Mahrem anlar. Utanç verici detaylar. Banyodaki fotoğrafları. Tuvalette oturuşunu. Çığlık atma anını. Her şey, orada. Kalıcı.

Ve o çocuk ne hissedecek? “Annem beni sattı” mı diyecek? Yoksa “Normal bu” mu diyecek? Normalin Amerikan borsasındaymış gibi hızlıca değiştiği günümüzde bunu sanırım bu çocuklar büyüyüp yetişkin olana bilemeyeceğiz gerçi. O yüzden belki ikisi de. Çünkü dijital nesil, başka bir normallik içinde büyüyor.

Baudrillard’ın simülakr kavramını hatırlayın. Gerçeklik, temsilin gerisinde kaybolur. Çocuk, artık gerçek bir çocuk değil. Bir “influencer çocuk” imajı. Bir marka. Bir ürün. Ve bu ürün, pazarlanıyor. Markalar, çocuk influencer’lara ödeme yapıyor. Oyuncak şirketleri, kıyafet markaları, yiyecek markaları. “Çocuğunuz, bu oyuncakla oynasın, biz size para verelim.”

Ve aileler kabul ediyor. Çünkü para, iyi. Para, güvenlik. Para, gelecek. Ama o çocuğun geleceği ne olacak? O çocuk, büyüdüğünde ne hissedecek? Çocukluğunun satıldığını öğrendiğinde?

Kimse bilmiyor. Çünkü bu, yeni bir fenomen. İlk dijital nesil, henüz büyümedi. Ama 10–15 yıl sonra, göreceğiz. Belki travma. Belki dava. Belki af. Bilemeyiz. Ama bu belkilerden biri olacak elbet. Şu anda da kesin olan şeyse, rızanın olmayışı.

Türkiye’de de benzer örnekler var. Küçük çocuklar, YouTube’da. “Elif ve Arkadaşları”, “Öykü ve Masal” gibi kanallar. Milyonlarca abone. Videolar, günlük hayat, oyun, eğlence. Ama dikkatli bakarsanız, çocuklar yorgun görünüyor. Çünkü video çekmek, iş. Her gün içerik üretmek, baskı. Kameraya gülümsemek, performans.

Ve bu çocuklar, okula gidiyor mu? Arkadaşlarıyla oynuyor mu? Yoksa sürekli kamera karşısında mı? Kimse denetlemiyor. Çünkü bu, “aile içi”. Devlet karışamaz. Çocuk işçiliği yasaları, burayı kapsamıyor. Ve aileler, “Biz çocuğumuzu seviyoruz, ona kötülük yapmayız” diyor. Belki haklılar. Belki gerçekten seviyorlar. Ama sevgi, sömürüyü haklı kılar mı? Doğurduğumuz için onun sahibi miyiz ki? Bir çocuk, birey değil midir sizce?

Bir fabrikada çalıştırdığınız çocuğa da “Bunu senin iyiliğin için yapıyorum” diyebilirsiniz. Ama yine de sömürüdür. Masumiyet, her zaman değerliydi. Ama dijital çağda, masumiyet pazarlanabilir bir meta haline geldi. Reklamlar, çocuk kullanıyor. Çünkü çocuk, güven uyandırıyor. Masum, temiz, samimi. “Çocuk yalan söylemez” algısı var. O yüzden, çocuk oyuncak tavsiye ederse, aileler satın alıyor. Ama o çocuk, gerçekten o oyuncağı seviyor mu? Yoksa senaryo mu okuyor? Çoğunlukla, senaryo. Çünkü bu, sponsorlu içerik. Marka, para ödüyor. Çocuk, belirli şeyleri söylemek zorunda.

Ve izleyen çocuklar, bunu bilmiyor. Onlar, “Vay Ryan bu oyuncağı sevdi, ben de istiyorum” diyor. Ama Ryan belki o oyuncağa hiç dokunmadı kamera kapandıktan sonra. İşte pazarlama, masumiyeti kullanıyor. Ve çocuklar, farkında olmadan, reklam aracı oluyor. Marx, “metalaşma” kavramından bahsetti. Kapitalizm, her şeyi metaya dönüştürür. Emek, meta. İlişkiler, meta. Ve şimdi, çocukluk, meta. Çocuk, artık bir insan değil. Bir “görüntülenme”, “beğeni”, “takipçi” kaynağı. Ve bunlar, paraya dönüşüyor.

Pedofili, her zaman vardı. Tarih boyunca, toplumun karanlık köşesinde gizlendi. Ama dijital çağda, yeni bir şekil aldı. Artık doğrudan temas gerekmeyebilir. Bir fotoğraf yeter. Bir video yeter. Ve bunlar, yasal olabilir. Bir anne, plajda çocuğunun fotoğrafını çekiyor. Mayo, kumda oynuyor. Masum bir an. Paylaşıyor Instagram’da.

Kim görüyor? Arkadaşlar, aile. Ama aynı zamanda, bilinmeyen hesaplar. Profil resmi olmayan hesaplar. Sadece çocuk fotoğraflarını beğenen hesaplar. Kim bunlar? Pedofiller. Ve onlar, o fotoğrafı indiriyor. Koleksiyonlarına ekliyor. Bazen, kırpıyor, düzenliyor. Bazen, başka platformlarda paylaşıyor. Anne bunu biliyor mu? Çoğunlukla hayır. Ya da bilse bile, “Benim çocuğum çok kıyafetli, sorun olmaz” diyor. Ama pedofiller için, kıyafet önemli değil. Onlar için, çocuk yeterli.

Araştırmalar gösteriyor ama. Instagram’da, masum çocuk fotoğrafları, pedofil ağlarında dolaşıyor. “PEDO” hashtag’leri var. Gizli hesaplar var. Ve hepsi, yasal içerik kullanıyor. Çünkü yasadışı bir şey yok tekniker olarak. Çocuk giyinik. Ailesi çekmiş. Herkese açık paylaşılmış. Ama kullanım şekli, sapkınca. Ve işte burada, sharenting’in karanlık yüzü ortaya çıkıyor. Masum paylaşım, istismar aracına dönüşebiliyor.

TikTok algoritması, bu konuda özellikle sorunlu. Küçük kızların dans videoları, milyonlarca görüntüleniyor. Ama kimler izliyor? Bir araştırma yaptılar. Sahte hesap açtılar. Pedofil gibi davrandılar. “Genç kız” videolarını beğendiler. Ve algoritma, ne yaptı? Daha fazlasını göstermeye başladı.

Çünkü algoritma, ahlak bilmez. Algoritma, “engagement” bilir. Beğeni, yorum, paylaşım. Ve pedofiller, “engage” ediyor. Çok izliyor. Çok beğeniyor. Bazen yorum yapıyor. Ve algoritma, “Bu içerik popüler” diyor. “Daha fazla gösterelim.” Ve böylece, çocuk videoları, pedofillere servis ediliyor.

TikTok bunu biliyor mu? Evet. Bir şey yapıyor mu? Yetersiz. Çünkü o videolar, yasadışı değil. Çocuk dans ediyor sadece. Ebeveyn çekmiş. İzin var. Ama sonuç? Çocuk, cinselleştiriliyor. Farkında olmadan. Ve işte, meşru görünen bir pedofili ekonomisi oluşuyor. Yasal içerik. Yasal platform. Ama sapkınca kullanım.

Küçük kız, jimnastik yapıyor. Video, YouTube’da. Ebeveynler, “Kızımız çok yetenekli, başarılarını paylaşıyoruz” diyor. Ama yorumlara bakın. Zaman damgaları var. “2:34'e gidin.” “Bu açıdan daha iyi.” Ne demek bunlar? Demek ki, izleyenler belli anları işaretliyor. Hangi anlarda, kameranın çocuğu hangi açıdan gösterdiğini. Ve bunları, birbirleriyle paylaşıyor.

YouTube, bu yorumları siliyor mu? Bazen. Ama hepsi silinemiyor. Çünkü dolaylı. Doğrudan cinsel içerik yok. Sadece zaman damgası. Ama niyet açık. Ve çocuk, habersiz.

Fransa’da, bir dava açıldı. Bir anne, kızının fotoğraflarını paylaşıyordu. Kız, 14 olunca isyan etti. “Bu fotoğrafları kaldır” dedi. Annesi reddetti. “Benim çocuğumsun, istediğimi paylaşırım” dedi. Kız, dava açtı. Mahkeme, anneyi suçlu buldu. “Çocuğun görüntü hakları var” dediler. “Ebeveyn, her şeyi paylaşamaz.” Emsal bir karar. Ama sadece Fransa’da emsal. Çoğu ülkede, böyle yasalar yok.

Türkiye’de de yok. Ebeveyn, çocuğunun velisi. O yüzden, çocuğunun adına karar verebilir. Fotoğraf paylaşabilir. Video çekebilir. Sosyal medyada gösterebilir. Ama çocuğun onayı? Gerekmiyor. Çünkü veli karar veriyor.

Peki çocuk 18 olunca ne olacak? O fotoğrafları kaldırabilir mi? Teoride evet. Pratikte? Çok geç. Çünkü internet, unutmaz. Ekran görüntüleri, yedekler, başka platformlar… Her şey, orada kalıyor. Bir nesil, dijital ayak izi ile büyüyor. Ama o ayak izini, kendileri yaratmadı. Ebeveynleri yarattı. Ve bu nesil, büyüdüğünde ne hissedecek? “Dijital varlığım, bana ait değil” mi diyecek? “Ben, ebeveynlerimin içerik kaynağıydım” mı? Belki. Ve belki, o zaman yeni yasalar çıkar. Çocukların “dijital hakları” koruma altına alınır. Sharenting, sınırlandırılır. Ama şimdi? Şimdi, vahşi batı. Herkes, dilediğini paylaşıyor. Çocuklar, korumasız.

Instagram, “çocukları koruma” politikaları açıkladı. 13 yaşından küçükler, hesap açamaz. Ama kaç çocuk, sahte doğum tarihi ile hesap açıyor? Milyonlarca büyük ihtimalle. Ve ebeveynlerin hesaplarında paylaşılan çocuklar? Onlar için sınır yok. Çünkü hesap, ebeveyne ait. TikTok, “aile modları” getirdi. Ebeveyn, çocuğun hesabını denetleyebilir. Ama eğer ebeveyn, zaten çocuğu kullanıyorsa? Denetim ne işe yarar?

YouTube, “çocuklara yönelik içerik” kategorisi oluşturdu. Bu videolarda, yorum kapalı. Ama kaç çocuk kanalı, kendini bu kategoriye koyuyor? Çok az. Çünkü yorum kapalı olunca, “engagement” düşüyor. Algoritma, daha az öne çıkarıyor. O yüzden, aileler “çocuk içeriği değil bu, aile içeriği” diyor. Ve yorumlar açık kalıyor. Ve pedofiller, yorum yapıyor.

Sistemik bir sorun var. Platformlar, sorunu biliyor. Ama tam çözmüyor. Çünkü çocuk içeriği, para getiriyor. Reklam gelirleri var. Kullanıcı bağlılığı var. Ve böylece, sorun sürüyor. Çözüm ne? Yasalar. Sıkı düzenlemeler. Çocuk içeriğinin tamamen yasaklanması mı? Belki çok radikal.

Ama en azından, sınırlar konabilir. Ebeveynler, çocuklarının kazançlarının belli bir yüzdesini, o çocuğun hesabına yatırmak zorunda bırakılabilir. Çalışma saatleri sınırlanabilir. Periyodik psikolojik değerlendirme yapılabilir.

Eğer istersek, çocuğun rızası, korunabilir. Belirli yaşa geldiğinde, kendi dijital geçmişini silme hakkı tanınabilir. Ama bunlar, henüz çoğu yerde yok. Ve çocuklar, bekleyemez. Onlar şimdi büyüyor. Şimdi sömürülüyor. Şimdi metalaşıyor. Ve gelecekte, bu nesil ne olacak? Belki isyan edecek. Belki dava açacak. Belki kendi çocuklarına aynısını yapmayacak. Ya da belki, normalleşecek. “Herkes böyle büyüdü ki” diyecek. Ve döngü devam edecek.

Ama şu çok net. Çocukluk, artık eskisi gibi değil. Eskiden, çocukluk mahremdi. Aile içindeydi. Fotoğraf albümlerindeydi. Şimdi, çocukluk halka açık. Milyonların gözü önünde. Ve meta bir şekilde. Satılık.

Ve bu, sadece bir nesli değil, insanlık kavramını değiştiriyor. Çünkü eğer çocuklar meta ise, o zaman hiçbirimiz insan değiliz. Hepimiz, metayız. Ve belki de kapitalizmin son zaferi budur. Çocukluğu bile satmayı başarmak.


메타데이터
post_id
5b3e5eeff271
slug
instagram-kültürü-ve-çocukların-metalaşması-5b3e5eeff271
url
https://medium.com/@ceroti/instagram-k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BC-ve-%C3%A7ocuklar%C4%B1n-metala%C5%9Fmas%C4%B1-5b3e5eeff271
canonical_url
https://medium.com/@ceroti/instagram-k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BC-ve-%C3%A7ocuklar%C4%B1n-metala%C5%9Fmas%C4%B1-5b3e5eeff271
author_url
https://medium.com/@ceroti
status
ok
fetched_at
2026-06-10 22:59:55