← Back to list

KRİLL’İN BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ VE DAĞILIMI

Krill, dünyanın tüm okyanuslarında bulunan küçük denizel kabuklu zooplankton türüdür. Krill, büyük eklembacaklı filum olan Crustacea’ya…

İrem Şenol · 2026-02-26 22:23 · 0 claps · 10.5 min read
#krill #crustacea #antarctica #euphausicea #satellite-technology
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🔭 · Astronomy & Space

KRİLL’İN BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ VE DAĞILIMI

Krill, dünyanın tüm okyanuslarında bulunan küçük denizel kabuklu zooplankton türüdür. Krill, büyük eklembacaklı filum olan Crustacea’ya aittir. Kabukluların en bilindik ve en büyük grubu olan Malacostraca sınıfında ve Euphausiacea takımına aittir. (Wikipedia, 2026). Euphausiacea takımı, pelajik karideslerden olan organizmalardan oluşur. Şu anda, dünya çapında farklı okyanuslarda 85 krill türü tanımlanmıştır. (The Ozone Hole, 2026). En iyi bilinen ve ticari olarak önemli olanı Antarktika krillidir (Euphausia superba). Krill, balinalar, foklar, penguenler ve diğer türler için besin olarak hizmet ettikleri için Antarktika ekosisteminde kilit bir türdür. Antarktika Krili bazen uzaydan görülebilecek kadar büyük sürüler oluşturur. Güney Okyanusu’nda yaklaşık 300 milyon ton tahmini biyokütle ile krill, dünyadaki en bol hayvanlar arasındadır. Krill’ler orta seviyede yağlı, yüksek seviyede omega-3 ve protein içermektedir; bu nedenle canlılar için önemli bir besin kaynağıdır. Balıklar veya penguenler gibi daha küçük hayvanlardan foklar ve balina türleri gibi daha büyük hayvanlara kadar birçok hayvan krill ile beslenir. Bir ekosistemin bozulması sonucu krill popülasyonunda azalma meydana gelmesi geniş kapsamlı etkilere yol açabilir. Krill astaksantin içerir. Astaksantin, yaşayan birçok organizmada doğal olarak bulunan kırmızı renkli bir pigment olup, özellikle kabuklu deniz ürünleri ve somonda bulunan ksantofil grubu bir karotenoiddir. (Arpacı & Ayaz, 2011) Kuvvetli antioksidan özelliği göstermesi sebebiyle biyolojik açıdan oldukça önemlidir. Salmonidlerle yapılan beslenme deneyleri, krill’in protein, enerji ve et pigmentasyonu sağlayan karotenoid kaynağı olarak başarılı bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir. Kriller çoğunlukla Omnivordur. Türüne bağlı değişmekle birlikte Fitoplankton ve bazı küçük zooplanktonlar ve balık larvaları ile beslenebilir. Ön araştırmalar, krillerin çapı 5 mm’den (0,20 inç) küçük mikroplastikleri sindirebildiğini, onları parçalayıp daha küçük bir biçimde tekrar çevreye salgılayabildiğini de göstermektedir. (Wikipedia, 2026).

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Plankton Bilgisi ve Kültürü, s.151, Şekil 109, İzmir.

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Plankton Bilgisi ve Kültürü, s.151, Şekil 109, İzmir.

KRİLL’İN MORFOLOJİSİ

Krill’in Gövdesi pembe ve hafif opaktır. En önemli morfolojik özelliği sefalatoraks karapakslarının tam oluşu ve pedunkul gözlerinin varlığıdır. Thoraks uzantılarının dibinde gelişmiş solungaç demetleri bulunur. (Ege Ü. Su Ürünleri Fakültesi, 145). Solungaçlar ventral olarak, kabuğun altında bulunur ve dışarıdan görülebilir.

Krill’ler kitinli bir dış iskelete sahiptir. Kitin içermesi sebebiyle hacimlidir. Vücutları üç bölümden oluşur: baş ve gövdeden oluşan birleşik bir sefalotoraks, on adet yüzme uzantısını taşıyan karın ve kuyruk yelpazesi. (Wikipedia, 2026) Krillerin dış kabuğu çoğunlukla şeffaftır. Yetişkinler 5–6,5 cm arasında değişir ve ortalama 2 g ağırlığındadır. Dişiler erkeklerden biraz daha büyüktür ve cinsiyetler arasında vücut şeklinde küçük farklılıklar vardır (örneğin erkekler daha uzun bir vücut şekline, biraz daha büyük gözlere, daha uzun antenlere ve biraz daha kısa rostrumlara sahiptir). Ayrıca, olgun erkekler, ilk pleopod çifti olarak petasmae adı verilen modifiye edilmiş endopodlara sahiptir. Bunlar çiftleşme sırasında spermatoforları aktarmak için kullanılır. Dişiler, vücutlarının ventral arka kısmında thelycum adı verilen üç loblu bir yapıya sahiptir. Eşilmemiş dişilerde bu yapı genellikle parlak kırmızı bir renktedir. Spermatoforlar (küçük beyaz veziküller), zaman zaman çiftleşmiş dişilerde buna bağlı olarak görülebilir. (Animal Diversity Web (ADW) Euphausia superba.)

Krill, dışarıdan görülebilen solungaçları sayesinde karidesler gibi diğer kabuklulardan kolayca ayırt edilebilir. Bentheuphausia amblyops hariç, kriller ışık yayabilen fotofor adı verilen organlara sahiptir. Biyolüminesans özelliği gösterir. (Wikipedia, 2026). Fotoforlar mavi bir ışık üretir. Bu organların kesin işlevi henüz bilinmemektedir; olasılıklar arasında çiftleşme, sosyal etkileşim veya yönelim ve gölgelerini yukarıdan gelen ortam ışığına karşı telafi etmek için bir tür karşı aydınlatma kamuflajı yer almaktadır. (Wikipedia, 2026)

The Ozone Hole (2025). krill [görsel]. Erişim: https://www.theozonehole.org/krill.htm

The Ozone Hole (2025). krill [görsel]. Erişim: https://www.theozonehole.org/krill.htm

YAŞAM DÖNGÜSÜ

Krill, nauplius, metanauplius, calyptopis ve furcilia olarak bilinen dört larval evreden geçmektedir. Her evre arasında tüy dökme olayı meydana gelir ve bazen içinde gerçekleşir. Her larval dönem yaklaşık 8–15 gün sürmektedir. Yumurtalar bırakıldıktan sonra yaklaşık 10 gün boyunca birkaç yüz metre ile 2000 metre derinliğe kadar batmaktadır. Bu derinlikte, tek gözlü ve henüz segmentleri ile uzuv tomurcukları gelişmemiş olan nauplius evresi başlar. Naupliuslar yüzeye doğru yükselirken metanauplius evresine geçer ve uzuv gelişimi başlar. Yükselmeye devam eden larvalar calyptopis evresine ulaşarak yüzeye yaklaşır ve bu aşamada beslenmeye başlar. Üç ek kabuk değişiminin ardından furcilia evresi görülür. Bu evre, kabuğun kenarından çıkıntı yapan hareketli bileşik gözlerin gelişimi ile karakterizedir. Furcilia evresini tamamlayan bireyler juvenil döneme geçer ve kış başlarında 4–10 mm uzunluğa ulaşır. İkinci yılın ilkbahar ve yaz döneminde gonad gelişimi başlamakta ve yaklaşık iki yaşında üreme gerçekleşmektedir. (Animal Diversity Web (ADW), Euphausia superba.)

The Ozone Hole (2025). Krill’in yaşam döngüsü [görsel]. Erişim: https://www.theozonehole.org/krill.htm

The Ozone Hole (2025). Krill’in yaşam döngüsü [görsel]. Erişim: https://www.theozonehole.org/krill.htm

ÜREME

Türlere ve iklime göre değişen çiftleşme mevsimi boyunca erkek, dişinin thelycum’una bir sperm kesesi bırakır. Dişiler yumurtalıklarında birkaç bin yumurta taşıyabilir ve bu yumurtalar krillerin vücut kütlesinin üçte birini oluşturabilir. Krill bir sezonda birden fazla yavru verebilir. Krillerin 57 türü döllenmiş yumurtalarını suya bırakır; yumurtalar dağılır ve batar. Diğer 29 tür ise yumurtalar çıkana kadar en arka torakopod çiftlerine bağlı olarak yanında taşır. (Wikipedia, 2026)

DAVRANIŞ VE EKOLOJİ

Çoğu krill sürü halinde yaşar. Bu sürülerin yoğunlukları türüne göre değişir. Sürü halinde yaşamaları yırtıcılara karşı bir savunma mekanizmasıdır. Kriller gündüzleri dikey göç yaparlar. Gündüzleri daha derinlerde, geceleri ise yüzeye doğru yükseldikleri varsayılır. Derine indikçe aktivitelerini azaltırlar. Bu göçün, avcılarla karşılaşmayı ve enerji kaybını azaltmak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Yüzme aktiviteleri mide doluluğuna göre değişir; midesi boş olan kriller daha aktif yüzer ve yüzeye doğru yönelir. Dikey göç günde 2–3 kez gerçekleşmektedir. Beslenme ve üreme için yüzeye çıkma davranışları avlanma riskini artırmaktadır. (Wikipedia, 2026)

KRİLL’İN DAĞILIMI

Krill Türlerinden olan E. krohnii Kuzey ve tropikal bölgelerde bulunur Atlantik Okyanusunda bulunur. Norveç sularından (Wiborg, 1968) ekvator Afrika sularına kadar (Boden ve Day, 1954) rapor edilmiştir. Ayrıca Akdenizin tamamında bulunmuştur. (Wiebe ve D’Abramo,1972; Guglielmo, 1979; Maucline 19809 Varlığı daha önce Levant havsazından başlayarak Türk denizlerinde de doğrulanmıştır.

Türkiye kıyıları açıklarında 9 tür bulunmasına rağmen, bu türlerin Ege Denizi’nin Türk kıyılarından bugüne kadar rapor edilmediği görülmüştür. (Güreşen & Gönülal, 2018)

Şekil 1. Örnekleme istasyonları. Kaynak: Güreşen & Gönülal, 2018.

Şekil 1. Örnekleme istasyonları. Kaynak: Güreşen & Gönülal, 2018.

Yapılan çalışmalarda; Sergestidae Familyasına ait Allosergestes sargassi çevreden altı örnek alınmasıyla: Örneklemeler, İstasyon 1 (40.236°N, 25.402°E), 2 (40.276°N, 25.606°E) ve 5 (40.366°N, 26.108°E) numaralı istasyonlarda gerçekleştirilmiştir. Dağılım: A. Sargassi Akdeniz ve Atlantik Okyanusu’nda 45 °N ile 34 °E enlemleri arasında yaşayan kozmopolit bir tür olduğu tespit edilmiştir. (Crosnier ve Forest, 1973; Farfante ve Kenseley,1997) Bu tür Güney Afrika’da da kaydedildiği bildirilmiştir. (Kenseley,2006).

Ege Denizindeki tek kayıt ise: Koukouras (2000) tarafından belgelenmiştir. Sagittidae familyasından Flaccisagitta hezaptera. Sekiz örnek; 2 (40.276°N, 25.606°E), 4 (40.312°N, 25.804°E) ve 5 (40.366°N, 26.108°E) numaralı istasyonlardan toplanmıştır. Tür Ege Denizi, Adriyatik Denizi ve Doğu Akdeniz’de Belgelenmiştir. Dağılımı Aden Körfezi Kızıldeniz ve Kuzey Denizine kadar uzanmaktadır. (Güreşen & Gönülal, 2018)

Finike Deniz Dağları Özel Çevre Koruma Alanı (SEPA) derin deniz pelajik faunası hakkındaki bilgiye katkıda bulunmak amacıyla yapılan diğer çalışmada Akdeniz’de 2021 yılında ilkbahar ve sonbahar araştırmalarında sekiz pelajik kabuklu türü kaydedilmiştir. Bu çalışmada en bol bulunan tür Euphausia krohnii, onu takip eden Robustosergia robusta ve Allosergestes sargassi türlerine rastlanmıştır. Diğer beş tür, Nematoscelis atlantica, Stylocheiron longicorne, Thysanopoda aequalis, Amalopenaeus elegans ve Lucifer typus, daha düşük bollukta bulunmuştur. (Gönülal, 2022)

Şekil 2. Örnekleme istasyonları; katı çizgiler Finike Seamounts SEPA’yı göstermektedir. Kaynak: Gönülal, 2022.

Şekil 2. Örnekleme istasyonları; katı çizgiler Finike Seamounts SEPA’yı göstermektedir. Kaynak: Gönülal, 2022.

Örnekler, 2200 m derinliğe kadar olan sulardan toplanmıştır. Toplamda, Euphausiacea takımına ait dört tür ve Decapoda takımına ait dört tür belirlenmiştir.

En yaygın tür, Euphausiacea takımına ait *Euphausia krohnii olup, toplam kabuklu örneklerin %45’ini oluşturmuştur. Bunu sırasıyla Robustosergia robusta (%15) ve Allosergestes sargassi *(%13) izlemiştir. Bu üç tür, tüm kabuklu türlerinin %75’inden fazlasını oluşturmuştur. Diğer türler ise toplamın %10’undan daha az temsil edilmektedir. (Gönülal, 2022). Örneklerin bulunduğu istasyon isimleri, türleri ve birey sayıları Tablo 1. ’de yer almaktadır.

Tablo 1. Örneklenen kabuklu türleri ve birey sayıları. Kaynak: Gönülal, 2022.

Tablo 1. Örneklenen kabuklu türleri ve birey sayıları. Kaynak: Gönülal, 2022.

Dekapoda Türleri:

Allosergestes sargassi (Ortmann, 1893) kozmopolit bir bathipelajik türdür ve Akdeniz ile Atlantik’in 45°N’den 34°S’ye kadar olan bölgelerinde yaşar (Farfante ve Kensley 1997). Bu tür, ayrıca Doğu Akdeniz’ten de kaydedilmiştir (Kensley 2006). Ege Denizi’nden bilinen tek iki kayıt, Koukouras (2000) ve Güreşen ve Gönülal (2018) tarafından belgelenmiştir. (Gönülal, 2022).

Amalopenaeus elegans SI Smith, 1882, bathipelajik bir Atlanto-Akdeniz türüdür ve Ege Denizi’nde bilinmektedir (Gönülal. 2014) ve Akdeniz’in tamamında yaygındır (Farfante ve Kensley 1997). (Gönülal, 2022).

Lucifer typus H. Milne Edwards, 1837 , epipelajik ve kozmopolit bir türdür. Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’nden bildirimi yapılmıştır (Holthuis ve Gotlieb 1958). (Gönülal, 2022).

Robustosergia robusta (SI Smith, 1882) (Şekil 3d), bathipelajik bir türdür ve Ege Denizi dahil olmak üzere çeşitli alanlarda bilinmektedir (Koukouras 2000) ve ayrıca Levant Havzası’nda da bulunmuştur (Galil ve Goren 1994). (Gönülal, 2022).

Euphausiacea türleri:

Thysanopoda aequalis (Hansen, 1905), Doğu Akdeniz’de, Rodos Adası açıklarında bulunur (Wiebe ve D’Abramo 1972). Ayrıca Ege Denizi’nde de bilinmektedir (Mavidis ve ark. 2005). (Gönülal, 2022).

Stylocheiron longicorne (G.O. Sars, 1883), kozmopolit ve eurybathik bir tür olup geniş bir dağılıma sahiptir ve tüm okyanuslarda bulunur. Ayrıca Akdeniz’in çeşitli alanlarında ve Levant Havzası’nda da bilinmektedir (Wiebe ve D’Abramo 1972). (Gönülal, 2022).

Euphausia krohnii (Brandt, 1851), Atlanto-Akdeniz kökenli bathipelajik bir türdür ve Akdeniz’in birçok alanında defalarca kaydedilmiştir. Gün boyunca 400–600 m derinlikte yaşar, ancak geceleyin 0–200 m’ye dikey göç yapar. Topluluk hâlinde bulunur ve birçok balık ve on ayaklı kabuklu için başlıca besin kaynağı olarak bilinir. (Gönülal, 2022).

Nematoscelis atlantica (Hansen, 1910), kozmopolit bir bathipelajik türdür. Akdeniz’de, özellikle Doğu Akdeniz’de yaygın olarak bulunur (Casanova-Soulier 1970). (Gönülal, 2022).

KRİLL’İN EKONOMİK ÖNEMİ

Krill, en az 19. yüzyıldan beri ve Japonya’da “okiami” olarak bilindiği dönemden beri insanlar ve evcil hayvanlar için bir besin kaynağı olarak hasat edilmektedir. Büyük ölçekli balıkçılık 1960'ların sonlarında ve 1970'lerin başlarında gelişmiş olup, günümüzde yalnızca Antarktika sularında ve Japonya çevresindeki denizlerde gerçekleşmektedir. Tarihsel olarak en büyük krill balıkçılığı yapan ülkeler Japonya ve Sovyetler Birliği, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ise Rusya ve Ukrayna olmuştur. Wikipedia. (2026).

EUPHAUSİA SUPARBA’NIN DAĞILIMI

Euphausia suparba Antarktik Krill’i olarak bilinir. Krill dağılımlarını incelemek adına yapılan çalışmalarda, Marr’ın (1962) krill dağılımına ilişkin kutup çevresi haritası günümüzde bile en önemli referans olarak kullanılmaktadır. (Tynan 1998, Nicol vd. 2000a, Hofmann ve Hüsrevoğlu 2003). Marr tarafından kullanılan dönüşüm faktörleri kısa süre sonra ayarlanmış (Mackintosh 1973) ve o zamandan beri krill dağılımına ilişkin bir dizi kutup çevresi haritası oluşturulmuştur. Şekil 3.’de görülen harita onu takip eden diğer haritalar gibi örnekleme mevsimlerine dayanır. Şekil 3.’de Euphausia superba post larvalarının yaz dağılımını vermektedir. Harita hem eğik hem yatay 1 m’lik halka ağlarla örneklenen 970 istasyona dayanmaktadır. Kaydedilen en yüksek yoğunlukların dağılımları esas olarak 20 ile 60° Batı arasında hem kıyıya yakın hem de okyanus alanlarında yüksek yakalanmaları göstermektedir. (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008).

Şekil 3. Atkinson, A., Siegel, V., Pakhomov, E. A., vd. (2008). Oceanic circumpolar habitats of Antarctic krill. Marine Ecology Progress Series, 362, 1–23. (Orijinal: Marr 1962).

Şekil 3. Atkinson, A., Siegel, V., Pakhomov, E. A., vd. (2008). Oceanic circumpolar habitats of Antarctic krill. Marine Ecology Progress Series, 362, 1–23. (Orijinal: Marr 1962).

Yapılan Haritaların birçoğu, diğer zooplankton türlerinde görülmeyen krill dağılımının kutuplarda oldukça asimetrik olduğunu göstermektedir. Ölçümlerden yola çıkılarak Güneybatı Atlantik sektöründeki biyokütle yoğunluklarının Hint sektöründekilerin 10 katı olduğu tahmin edilmiştir. Toplam stok ‘un %50 ile %70’inin Batı enlemleri arasındaki sektörde olduğu saptanmıştır. Şekil 4.de Euphausia superba’nın ve diğer krill türlerinin içerisindeki çevresel dağılım ilişkisi her bir örneklem içerisindeki örneklemeye göre yüzdelik olarak gösterilmektedir. (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008).

Şekil 4. Atkinson, A., Siegel, V., Pakhomov, E. A., vd. (2008). Oceanic circumpolar habitats of Antarctic krill. Marine Ecology Progress Series, 362, 1–23. (Orijinal: Baker 1954).

Şekil 4. Atkinson, A., Siegel, V., Pakhomov, E. A., vd. (2008). Oceanic circumpolar habitats of Antarctic krill. Marine Ecology Progress Series, 362, 1–23. (Orijinal: Baker 1954).

Şekil 5.’de Veri kaynağı KRİLLBASE’den alıntılanmış ve Antarktika Kutup Cephesi’nin (APF) kuzeyindeki cepheleri de kapsamaktadır. Toplamda 8789 istasyon kullanılmıştır. Veriler, her 3° enlem ve 9° boylam ızgara hücresi içerisindeki tüm istasyonların aritmetik ortalama krill yoğunlukları (birey m⁻²) olarak grafiklendirilmiştir. Örnekleme çabasının mekânsal dağılımı ile standardize edilmemiş verilere dayalı çevresel Bir kutup bölgesinin çevresini dolaşan / kutup çevresini kapsayan yoğunluk dağılımı Ek 1’de sunulmuştur. Siyah çizgilerle kuzeyden güneye doğru) gösterilen cepheler, Antarktik Polar Cephesi (APF) (Moore ve ark., 1999a) ile Antarktika Çevresel Akıntısı’nın Güney Sınırı’nı (Orsi ve ark., 1995) temsil etmektedir. Krill popülasyon merkezleri ise Antarktika Deniz Canlı Kaynaklarının Korunması Komisyonu (CCAMLR) tarafından yürütülen araştırma sonuçları (Hewitt ve ark., 2004) esas alınarak görsel değerlendirme yoluyla belirlenmiştir. (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008).

Şekil 5. KRILLBASE verilerine göre kril yoğunluğu (Atkinson ve ark. 2008).

Şekil 5. KRILLBASE verilerine göre kril yoğunluğu (Atkinson ve ark. 2008).

Krill’ler popülasyonun önemli bir bölümü derin okyanus sularında (>2000 m) yaşamaktadır ve genellikle orta düzeyde klorofil konsantrasyonuna sahip bölgelerde bulunmaktadır. Bu durum, krill dağılımının yalnızca besin miktarıyla değil, aynı zamanda yoğun yırtıcı baskısıyla da şekillendiğini göstermektedir. Her yıl çok büyük miktarda krill’in yırtıcılar tarafından tüketilmesi, mortalitenin popülasyon dinamiklerinde temel bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yanında krill’in dağılımında hem akıntılarla sürüklenme (adveksiyon) hem de aktif yüzme ve mevsimsel göç davranışları etkili olmaktadır. Güncel modeller, bu fiziksel ve biyolojik süreçlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamakta ve krill’in sıra dışı çevresel dağılımının; akıntılar, göç, besin kaynakları ve yırtıcı baskısı arasındaki dinamik bir dengenin sonucu olduğunu ortaya koymaktadır.

Şekil 6. Euphausia superba. Kutup çevresi habitatı. (a) 10° boylamın 36 sektörü, 0°’den doğuya doğru beyaz renkte numaralandırılmıştır; Atlantik sektörü 30 ila 3. Sektörler, Hint: 4 ila 16. Sektörler ve Pasifik: 17 ila 29. Sektörler olarak tanımlanmıştır. Kuzeyden güneye doğru cepheler (kırmızı çizgiler) Antarktika Kutup Cephesi (APF), Güney Antarktika Kutup Çevresi Akıntı Cephesi (SACCF) (Orsi vd. 1995'ten, Scotia bölgesi için Thorpe vd. 2002 tarafından güncellenmiştir) ve ACC’nin Güney Sınırı (SB-ACC)’dir. Deniz buzunun konumları, Şubat (kırmızı elmaslar) ve Eylül (mavi elmaslar) aylarındaki %15 konsantrasyonun ortalama enlemleridir. (a) Şelf (açık kahverengi), 1000 m izobatı ile sınırlandırılmıştır, 2000 m izobatı (mor çizgi) ise şelf eğiminin eteğini belirler. (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008). (b) 7 yıllık (1997–1998 ila 2003–2004) Aralık-Mart SeaWiFS ortalamalarından elde edilen, her 10° sektördeki klorofil a (chl a) konsantrasyon alanları. Yeşil tonlar (yani > 0,328 mg chl a m– 3), kril büyümesi için hesaplanan yarı doygunluk sabitinin üzerindeki değerlere karşılık gelir (Atkinson vd. 2006); (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008).

© Sektör başına deniz buzu bölgesi (SIZ) alanları (Nicol vd. 2004'ten alınan veriler); (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008).

(d) Sektör başına şelf alanı (<1000 m su derinliği) (Nicol vd. 2004'ten alınan veriler) (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008).

Şekil 6. Kril habitat parametreleri ve sektör analizi (Atkinson ve ark. 2008).

Şekil 6. Kril habitat parametreleri ve sektör analizi (Atkinson ve ark. 2008).

Antarktik Polar Cephe’nin (APF) güneyindeki kril için uygun alanlar, toplam alanın yalnızca onda birini oluşturmakta olup, sektörel olarak büyük farklılıklar göstermektedir. SW Atlantik’te bazı izole ada şelfleri kriller için önemli habitatlar sağlasa da, bu alanların büyük çoğunluğunu Antarktika kıtasına ait şelfler oluşturmaktadır. Antarktik Çevresel Akıntı’nın Güney Sınırı (SB-ACC) ve kuzeydeki deniz buzu sınırı, Weddell–Lazarev sektörlerinde kıtadan uzak konumlanırken, Hint Okyanusu sektöründe kıtaya doğru yaklaşmaktadır. Özellikle Atlantik sektöründe, Antarktik Yarımadası’nda buz sınırı ve cepheler kıyıya yakınken, Lazarev sektöründe kıtadan oldukça uzak bir konumda yer almakta, bu da krill’in dağılımında dramatik bir geçiş ve sektörel farklılıklar yaratmaktadır. Bu fiziksel koşullar, krill popülasyonlarının nerede yoğunlaştığını ve hangi alanların uygun habitat sağladığını belirleyen temel etkenler arasında yer almaktadır. (Atkinson, Siegel, Pakhomov, Rothery, Loeb, Ross, Quetin, Schmidt, Fretwell, Murphy, Tarling, & Fleming, 2008).

KAYNAKÇA

ADW (2024). Euphausia superba: Antarctic krill. Animal Diversity Web. https://animaldiversity.org/accounts/Euphausia_superba

Arpaci, N., & Ayaz, A. (2011). Astaksantin ve sağlık. Beslenme ve Diyet Dergisi, 39(1–2), 67–74.

Atkinson, A., Siegel, V., Pakhomov, E. A., et al. (2008). Oceanic circumpolar habitats of Antarctic krill. Marine Ecology Progress Series (MEPS), 362, 1–23. https://doi.org/10.3354/meps07498

Gönülal, O. (2022). Findings on pelagic macro crustacean species of the Finike Seamounts Special Environment Protection Area (SEPA), the eastern Mediterranean Sea. Journal of the Black Sea / Mediterranean Environment, 28(2), 195–203.

Güreşen, S. O., & Gönülal, O. (2018). Türk sularından yeni pelajik fauna kayıtları. Türk Zooloji Dergisi, 42(3), 337–339. https://doi.org/10.3906/zoo-1705-64

Lascara, C. M., Hofmann, E. E., Ross, R. M., & Quetin, L. B. (1999). Seasonal variability in the distribution of Antarctic krill, Euphausia superba, west of the Antarctic Peninsula. Deep Sea Research Part I, 46(6), 951–984.

The Ozone Hole. Krill — The Antarctic Food Chain. https://www.theozonehole.org/krill.htm adresinden erişildi.

Wayfinder Adventures. The Polar Front: The invisible boundary of the Southern Ocean.https://wayfinderadventures.com/the-polar-front/ adresinden erişildi.

Wikipedia. Krill. https://en.wikipedia.org/wiki/Krill adresinden erişildi.


메타데이터
post_id
5b416e4bcd11
slug
kri̇lli̇n-bi̇yoloji̇k-özelli̇kleri̇-ve-dağilimi-5b416e4bcd11
url
https://medium.com/@iremsenol/kri%CC%87lli%CC%87n-bi%CC%87yoloji%CC%87k-%C3%B6zelli%CC%87kleri%CC%87-ve-da%C4%9Filimi-5b416e4bcd11
canonical_url
https://medium.com/@iremsenol/kri%CC%87lli%CC%87n-bi%CC%87yoloji%CC%87k-%C3%B6zelli%CC%87kleri%CC%87-ve-da%C4%9Filimi-5b416e4bcd11
author_url
https://medium.com/@iremsenol
status
ok
fetched_at
2026-07-13 06:23:13