← Back to list

Kıvılcımdan Yangına Geçememek: Bir Coğrafyanın Bilimle İmtihanı

Nur Meryem ÖZBEK · 2026-05-23 14:26 · 150 claps · 4.0 min read
#middle-east #ortadoğu #afrika #africa #science
Open on Medium ↗
Wiki topics: CUL · Culture & Media 🔬 · Science · General 😂 · Humor & Satire

Kıvılcımdan Yangına Geçememek: Bir Coğrafyanın Bilimle İmtihanı

Sorun Zekada Değil Sistemde: Şark’ta / Berr-i Afrika’da İnovasyon/Bilim Neden Kurumsallaşamaz?

Bu hafta odak noktamız savaşlar, terör, şiddet, yangınlar gibi tüm felaketler içerisinde olan toplumların zorluklar karşısında neden bir dahi çıkaramadığına ilişkin ufak bir tartışma olacak. Diyeceksiniz ki, nasıl çıkarsın, zaten insanların başına gelmeyen kalmamış.. Evet biliyorum, zaten o yüzden sorguluyorum, tarihte büyük tartışma konusu olmuş olan: “buluşlar ihtiyaçlardan doğar” argümanı neden burada işe yaramıyor ona bakıyorum çünkü.. Bu argümanın doğruluğunu ispatlayan başka toplumlar var ama bu demek değil ki, bu tez yüzde yüz çalışıyor.. Elbette eksik noktaları var, işte o eksik noktaları görmemiz için felaketler içinde başaramayan toplumları incelemek ve neden başaramadıklarını görmek istiyorum: Öncelikle şunu biliyorum ki, burada önemli nokta bir toplumun ne kadar kapitalistleştiği ile ilgili değil; ne kadar kendi kendine yeter olduğu ve sürekli felaket döngüsünden kurtulabildiği ile ilgili.

Zorluklar ve ihtiyaçlar buluşların ortaya çıkması için birer kıvılcım görevi görürler. İnsanlar var olan ihtiyaçlar içinde bir arayışın peşine düşerler ve bu stres ortamı bir nevi onları harekete geçiren tetikleyici görevi görür. Ancak her ne kadar kişiler içinde bulundukları şartlarda yüksek performans gösterip bir şeyler için çabalasalar da, bunun büyük çaplı teknolojik ve bilimsel bir gelişmeye dönüşebilmesi için sermaye, altyapı gibi uygun bir ekosistem bulmaları veya oluşturmaları şarttır. Yoksa, düşünceleri ile desteklenmemiş tarihteki büyük kişilerin yaptığı gibi başka ülkelere göç etmek durumunda kalırlar.

1805 yılına ait bir Osmanlı Afrika Haritası/Garp Ocakları/Berr-i Afrika/Bilad-ı Sudan

1805 yılına ait bir Osmanlı Afrika Haritası/Garp Ocakları/Berr-i Afrika/Bilad-ı Sudan

Örnek olarak incelemek üzere; Şark, Yakın Şark, Bilad-ı Şam, Mezopotamya, Garp Ocakları, Bilad-ı Sudan ele alınabilir. Bu coğrafyalar tarihte bilimin beşiği olmuştur. Büyük kültürel zenginliklerin, verimli toprakların ve gönlü geniş insanların yaşadığı yerler.. Aynı zamanda tarihte görüldüğü gibi büyük medeniyetlerin geliştiği, uğruna savaşların yapıldığı verimli topraklar..

Bu coğrafyalarda ışığı parlayan kişiler son yüzyıllarda da çıktı mı? Elbette. Ahmed Zewaii(Mısır), Max Theiler(Güney Afrika/Re’s-Reca/Kaf-ı Ümit), Michael Atiyah (Lübnan/Bilad-ı Şam, Cebel-i Lübnan), Farouk El-Baz(Mısır) ve daha pek çok isim.. Hepsi büyük buluşlara imza atmış, büyük görevlerde bulunmuş kişiler.. Ama bu buluşları veya gelişmeleri kendi ülkelerinde değil Batı toplumlarında gerçekleştirebilmiş, her ne kadar kendi ülkeleri ile ilişkilerini kesmeselerde yaşamlarının büyük kısmını Batıda geçirmiş insanlar. Yani meyveyi yiyen Batı toplumları olmuş. Demek ki zeka,yetenek vs tek başına yeterli olmuyor. Körfez ülkeleri, petrole bağımlı ekonomilerini değiştirmek için devlet eliyle bilim üzerine çalışmalara yatırım yapıyor. Yapay zeka odaklı üniversitelerin kurulması, Mars’a uydu gönderecek şekilde uzay ve havacılığa yatırım yapılması bir kıvılcım işareti veriyor. Ama problem bilimsel üretimin halkın tabanından değil, ithal beyin gücü ile kuruluyor olması. Toplumun kendi içerisinden değil. Zaten burada daha çok zorluk altındaki toplumlara odaklanmamız gerek, BAE ile Lübnan’ı nasıl bir değerlendirebiliriz. Şark toplumlarındaki insanların hepsi dünyadan kopuk, topluma ilgisiz, araştırmaya kapalı, keşfetmeye kapalı, tembel değiller elbette. Peki ne öyleyse? Cevap: Yapısal engeller. İnovasyonun(yeniliğin) desteklenmesi ve sanayileşme sürecine girebilmesi kendi ülkelerinde kolay olmuyor. Siyasal engeller, sermaye bulamama, devlet teşvik eksikliği/destekleme, yerli girişimci ve finansman eksikliği gibi faktörler ışığı parlayan insanları da söndürmeye yetiyor.

Buluş¸​ (Laboratuvar)⟶Seri Üretim (Fabrika)⟶Küresel Pazarlama (Ş​irket)

Kapitalist dünyada sistem yukarıdaki sıralamada olduğu gibi çalışıyor. Amerika’sı da Çin’i de bunu uyguluyor. Beyin göçü en çok bu ülkelere yapılıyor. Çünkü bilim yani ilim bu ülkelerde itibar görüyor. Kafası iyi çalışan kişiler bu ülkeler tarafından destekleniyor ve havada kapışılıyor. Başta da dediğim gibi, dikkat kesileceğimiz yer dünyada her şeyi satın alabilecek aç gözlü şirketleşme profili değil, burada bir toplumun kendi kendine yetebilir olabilme kabiliyetine hizmet edecek kendi içlerinde yetişmiş, zorluklar içinde yeni fikirler bulabilmiş dahilerinin neden yetişmediğine odaklanıyoruz. Yetişse bile neden başka ülkelere göç etmek durumunda kaldığı, neden kendi toplumuna ülkesine tutunamadığını irdeliyoruz. Zorluklar dahiler çıkarıyorsa, dahiler toplumun gelişmesine katkı sağlıyorsa bu zor topraklar neden tarihte olduğu gibi şanı olan günlerine dönemiyor. O kadar sancılı yıllara rağmen hala aynı şekilde..

Bu sürecin gerçekleşmesinde en büyük engellerden biri sömürgeciliğe uğramış bu toplumların başlarına örülmüş örümcek ağlarını farketmeleri ve direnme sürecinin hala bitmemiş olması. İngiltere-Fransa bu bölgelerden çekilirken arkalarında bir enkaz bıraktılar tam anlamıyla.. *****Sürekli birbirleriyle kavga edecekleri, savaşacakları dini-mezhepsel problemler kalıcılaşmış, toplumsal bütünlüğün oluşmasına izin verilmemiştir. İç karışıklık çıkaracak her farklılık yara haline getirilmiştir. Sürekli bu döngülerle uğraşan bir ülkeye de hiç kimse yatırımda bulunmaz. Var olan yüksek zekalı beyinler de başka ülkelere göç ederler.

  • *****Bölgede var olan yeraltı zenginlikleri ya başka ülke şirketlerinin denetiminde, ya da toplumun yöneticileri var olan kaynakları( petrol,gaz gibi) satarak zenginleşme elde ediyor ve sadece bununla kalıyorlarsa, vizyon yoksa elbette bu toplumlar gelişemez.
  • ** Bir diğer nokta kültürel engeller: Eğer bu toplumların eğitim anlayışları — — -otoriteye itaat ve ezber sisteminden başka bir şey sunmuyorsa; ne merak ne keşif, ne eleştirel düşünme, kritik etme, mantık, matematik, edebiyat, tarih, arkeoloji, fizik, kimya, biyoloji değersizse elbette yetiştirdikleri yeni nesillerden büyük fikir insanları çıkması zor olacaktır.

Buraya kadar konuştuklarımız sizce bu toplumdaki insanlar tarafından veya yöneticileri tarafından bilinmiyor mu? Neden örümcek ağlarından kurtulmaları bu kadar zor? Sağlam bir devlet sistemi kurmakta mı zorlanıyorlar? Hala bağımsız değiller mi? Görüntüde bir bayrağının olması, sınırları çizilmiş bir ülke olman işe yaramıyor mu? Neden toplumlarında iç karışıklık çıkması bu kadar kolay? Millet olamamışlar mı? Toplumlarını bir arada tutan değerleri yok mu? Kültürel olarak kapalı toplumlar mı? Dünyada pek çok bilimsel gelişme, ilerleme oluyor bunu yakalamak istemiyorlar mı? inovasyona önem vermiyorlar mı? Yerli girişimcileri ülkelerine hizmet etmiyor mu? Daha fazla soru ile devam edebiliriz. Her birine olumlu veya olumsuz birtakım cevaplar bulmak zor değil.

Az çok vardığımız nokta, yukarıda saydığımız engelleri tam anlamıyla aşamamış olmaları.. Elbette ders çıkarmamız gereken pek çok şey var bu hikayede..

Nur Meryem ÖZBEK

Uzman Sosyolog-

https://www.instagram.com/nurozbekle/

[embed]Nur Meryem Özbek | Substack MA in Sociology | PhD Candidate |Family Counselor I Published Author. Specializing in the intersection of Social…substack.com

https://www.facebook.com/profile.php?id=100092373880345


메타데이터
post_id
5be1517592d9
slug
kıvılcımdan-yangına-geçememek-bir-coğrafyanın-bilimle-i̇mtihanı-5be1517592d9
url
https://medium.com/@nurmeryemzbek/k%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mdan-yang%C4%B1na-ge%C3%A7ememek-bir-co%C4%9Frafyan%C4%B1n-bilimle-i%CC%87mtihan%C4%B1-5be1517592d9
canonical_url
https://medium.com/@nurmeryemzbek/k%C4%B1v%C4%B1lc%C4%B1mdan-yang%C4%B1na-ge%C3%A7ememek-bir-co%C4%9Frafyan%C4%B1n-bilimle-i%CC%87mtihan%C4%B1-5be1517592d9
author_url
https://medium.com/@nurmeryemzbek
status
ok
fetched_at
2026-07-10 11:40:45